Close Menu
    Son Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Temmuz 6
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Figen Ormancı’dan yeni roman: Hiç Kimsenin Gölgesi

      Haziran 29, 2026

      40 Dilde Yayımlanan Dünya Çapındaki Fenomen Roman “Theo” Türkiye’de!

      Haziran 26, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » Adına ne diyeceğimi bilemediğim karakterin hissettirdikleri
    Elif Gülünay

    Adına ne diyeceğimi bilemediğim karakterin hissettirdikleri

    FİLM ÜZERİNE SPRİTÜEL BAKIŞ
    Temmuz 28, 2023Yorum yapılmamış8 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Filmimizin adı; Bad Boy Bubby. Kahramanımızın adına ne diyeyim bilemedim! Ben. Sen. O. Havlayan Köpek. Nefes Almayan Kedi. Ensest Anne. Aşağılayan Baba. Küfreden Adam. Gaz Maskesi. Nara Atan Adam. İbne. Hepsi ve daha fazlası adamın adı!

    Elif Gülünay

    Kahramanımızın adı ne diyeyim bilemedim!?
    BEN, SEN, O, HAVLAYAN KÖPEK, NEFES ALMAYAN KEDİ, ENSEST ANNE, AŞAGILAYAN BABA, KUFREDEN ADAM, GAZ MASKESi, NARA ATAN ADAM, IBNE…!!

    Hepsi ve fazlasi adamın adı! İzlerken göreceksiniz adım adım nasıl değiştiğini, adının da kendisinin de kahramanımızın. Adeta deneyimin nasıl olduğunun, etiketlenerek, kendimiz zannettigimiz zihnin nasıl da yapıldığının röntgenini çekiyor film. Onun için her karesi, her repliğin hissettirdiği gerçeklik tabiiki görünenin dışındaki gerçekliği, örneğin annenin kızına “Şişko!” demesi ve o kadının ömür boyu kendisini yetersizlik duygusuyla var edebilecegini kastediyorum. Film laboratuvar gibiydi her açıdan…

    Adına karar verilemeyen kahraman, gözünü açtı, yaş aldı annesinden başka insan tanımadı! Ensest anneyi tanımış da sanki iyi mi olmuş diyeceksiniz…!

    En başta söyleyeyim, olana “Öyle anne olmaz olsun“ şeklinde yapılan yorumları, yaşamımdaki en kötünün bile! (Kötü gibi gözükenin), KURGUMDAKİ MÜKKEMMELLİYETİNİ OKUYUNCA VAZGEÇTİM, vazgeçtim bu NEDEN diye gelen soruları sormaktan. Bu mükemmellik sadece bana ait olamazdı! Onun için artık sormuyorum o niye sakat, o niye ensest, o niye fakir, niye savaş var gibi gibi. Ben bilmesem de vardır bir nedeni! Ve bu bilgiyi her anda, kötü gibi gözükenin geldigi zamanlarda da hatırlamak değerli elbet. Olan olmuşsa artık kabule gecmek denilen oluyor muhtemel burada. Atıyorum, ensest annesi olmasaydı gibi bir soru, “ben niye bu ailede doğdum?” gibi gereksiz, anlamsız bir soruya dönüyor.

    Anne modelini yargılamadım mesela… evet… yargılamadım… Nasıl mı olabiliyor bu?

    Başka sorular sorarak!

    Anne karnından deneyimle doğmadım, doğan var mı aramızda diye ilk soru gelir?
    Ilk kazığımi yemeseydim yani bunu yapan o kötü gibi gözüken olmasaydı, ikincisinde ÖNLEM almayı nasıl akıl ederdim! Bu zihni, alet kutusunu kullanmayı nasıl öğrenecektim. Kim öğretti, kim ortaya çıkardı verileri. Kotü gibi gözüken mı aklımı kullanmayı öğretti? E hani kötü insandı demezler mi adama. Yaşanılana da DENEYIM demezler mi?

    Neden kötü değil kötü gibi gözüken var diyorum? Iyi kötü diyorsak bu dualizmada oldugumuzu göstermez mi?
    Ne demiş Mevlana, “iyiden de geç, kötüden de, daha ötesine var“! Bu nasıl bir algıdır ve de hal!? Buwww

    Nasıl ki BMW var, Ferrari, Renault, Murat 124 var, o misal… anne de bu model diyorum mesela! Onu olduğu kişi olduğu için yargılama hakkını da nereden buluyorsun sen diye soruyorum kendime, bir de üstüne her zaman mutlaka sorulmasi elzem soruyu soruyorsam, NE ÖĞRENİYORUM şimdi burda diye, işin rengi değişiyor, yaşadığım farklı gözükmeye başlıyor hatta sana bunu yapana teşekkür eder bulabiliyorsun! Tuhaf degil mi?

    Filmdeki kahramanların her birine yargısız bakma bilgisini bilince çevirmek istiyorsak hayatımızı ve çok yakından tanık olabildiklerimizin yaşadıklarına çevirebiliriz bakışımızı. İçimizdeki hayvanla tanışanlar bilir. Şartlar değiştikce, içimizden neler çıkabilir neler, aklımız şaşar!“Her sey bizim için“ i idrak etmis olan, ne anne modelini ne de diger karakterleri, hem onları hem kendini yargılamadan ŞAHİT olmaya park ederek, bir yandan da zihnini seyretme, gözlemeleme dikkati içersinde olmaya çalışır zira nerelerde duygular tetikleniyordur, zihni ne diyordur vıdı vıdı!Gözlemcimizin avlaması önemli ki kişi kendini görsün film izler gibi ama yargısız. Düşüncelerin, duyguların altında ne yattığı yani zihnin nasıl kodlandığıni görmeye başlayabilir ve akabinde yargısızca, olanı kabul etme aşamasına, gene belki milim milim…

    👉 Böyle kötü gibi gözükenlerden “UYMADI” deyip ki bu yargısız bir algıyla bakıştır ayrılığın geldigi zamanlardaki sonuca ve bu tanımlama bir anlamda sihirlidir çünkü karşımızdakini savunmaya değil anlamaya iten bir etkisi vardır. Neyse muhtemelen 6. seferden! sonra uzaklastırırız, uzaklaşTIRABILIRIZ bize bu ilişkide uymayanı ha!?

    👉 Hic bir şey tekrarlanmadığı sürece HATA DEĞİLDİR de boşa denmemis. Ikincisi geliyorsa başıma bu sefer de SORUMLUSU ben olmuyor muyum!? Filmin başrolünde sensin dedikleri bu diye hissetmez miyim? Herkes gerçekten birbiri için oynuyor demek! Hımm olmaz mıyım?…

    “Içerde ne varsa, dışarıda o var“ dendiği gelir aklıma. Dışımdaki sahnelerin varolmasında, seçimerimde, döngülerimde, anda verdiğim her tepkide sorumluluğum var yani! Adeta geleceğimi yazıyorum o an yani!… öyle mi? Diye irkilmez miyim?

    Ve her sey benim icin varsa nasıl kızabilirim, öfklenebilirim vs bir başkasına, hakkım yokki! diye yıklılırım bunu ilk öğrendigimde. Eğer bu duyguları taşıyorsam, bu deneyimde öğrenemediğim veya tekrarlattığım bir seçimim vardır demekki diye sormaz mıyım kendime?

    “E bu farkındalıkla yaşamak çok zordur be arkadaş” diyorsanız, öyle gözüküyor walla!
    Düşünsenize şikayet edemezsiniz mesela, çünkü cevabı zaten biliyorsunuzdur, neyi neden yaşadığınızı okumuşsunuzdur hani olanı.

    👉 Buarada kendimizi de sütten çıkmış ak kaşık görmeyelim. Hepimiz birilerine, o birilerinin arşivlediği deneyim ve duygu ve anlama yani algısına göre kötüyüzdür veya hakkaten kötüyü oynuyoruzdur:) Bazılarımız da tabii başını yastığa koyamaz böyle zamanlarda :)) Suçlar suçlar, atar kendini cehenneme. Görmez deneyimi, dönüşmeyiz…

    👉 Veeee bu mizansende kötü gibi gözüken  kahramanımızı uymadı deyip uzaklaştırmıyorsak, yok hayatımızda olsun istiyorsak, artık onu olduğu gibi kabul edip, belki tedbirli ama devam eden, onu suçlamadan, sen şöylesin böylesin demeden, bıdı bıdı yapmadan olan bir ilişki formuna taşıyabilmek, gene bu matematiksel sistemde dogru yol gözüküyor geldi bana…

    👉 Şu seçeneğe girenler de vardır.
    Bana aklımı kullanmayı öğreten ama kötü gibi gözüken, kazık atan insan sonrasında aynı senryoyla ikinci kez karşılaştığımda kazık mı yemistim ben de o yeni insana kazık atarım! der. Onlara ne mi olur, kazık at gene yersin at gene yersin. BUMERANG gibidir ya her davranış, bazen düşünce, bazen duygu. Bunu zaten keşfetmişsinizdir. Farkındalık dahilindedir muhtemel.

    👉 E kötü gibi gözüken neden öyledir? Bu onun problemi! Bumerang gibidir dedik ya sistem, belki onu da dürten olur?
    👉 Tabii bir de bunu, uzaklaştırmayı yapAmadıklarımız var… AİLEMIZ! 🙂

    En derin veriler, duygular, deneyimler, travmalar, yapılmışlığımız, yüklendiklerimiz oradan çıkıyor!  Kaçamıyoruz. Işte burdaki karakterlerimizin bize ne öğrettiğini çok iyi çözümlemeliyiz. Neye dönüşmeyi seçiyoruz aralarında. Olduğu gibi kabul bilincine ulaşmamız çok zor biliyoruz ama neyi deneyimlediğimizi iyi saptamalıyız ki yargıladıklarımız başımıza gelmesin veya aynı karakterleri, senaryoyu çekmeyelim yaşamımıza. Bazen de öfkelendigimiz o kişiye benzer buluruz kendimizi ki o zaman nasıl kızıyorsun sen, taklidi olmayı seçtiğin kişiye? Diye sorarlar…

    Aslında uzaklaştırmıyorsak da uzaklaştıramıyorsak da olduğu gibi şahit olmak, yargısız olabilmek, açılımda mihenk taşı gibi hissettiriyor sistemde.

    👉 Bir de bunun tersi algıda olanlar varız ki yüklenir nefreti, öfkeyi, kini vs ömür geçirebilir, hatta ölebilir. Bu kadar olumsuz duygunun içinde nasıl altın gibi olabiliriz, nasıl yaşam ağacına temas edebiliriz, nasıl açabiliriz potansiyelimizi katman katman, kat kat negatif kapladıysak enerji ağlarımıza!?

    Neden? Neden peki!?

    Titreşimimiz düşer, hele 200 un altında titreşiyorsak artık vampir, enerji vampiri konumundayızdır. Hep şikayet, hep şikayet, hep dedikodu…, hep…, hep…
    Stephen Hawking’in “Bilinç Haritası Tabosun“ndan söylüyorum bunu, binlerce araştırma yapmış ve en yüksek frekansa ulaşmış bir bilincin düşük frekanslı 70 milyon bilinci dengelediğini klinik olarak kanıtlamış! Yani sadece kendi frekansımızı yükseltmek yetiyor! da demek bu.
    Gözlerimizi başkasının yerine hep kendimize çevirmek bu! Kimseyi sorumlu tutamayacagız! En kötüsü KIZAMAYACAGIZ! 🙂 da demek bu… Bir yandan da ne özgürlüktür ama,çünkü sadece kendimin yolculuğu bütüne zaten hizmet ediyor da demek bu…

    Titresimine göre de evrende yerini alırsın geliyor bana!
    Neden, “Onun söylediği olur ‘altın’ gibi kalbi var“ denir?
    Titreşimimizle hangi çekmecedeyiz acaba, cennet cehennem dedikleri de bu mudur yoksa?🙂
    Bu konu bir baska filmde tekrar açılınabilir.

    Yüklendiğimiz  o adı olan negatiflikler, dururken temizlenmiyor. Geliyor biri basıyor tokatı 🙂 ve bu sahnede de sonrasında da kaptan biziz. Dümeni nereye kırıyoruzdur?

    Korkmayın, bir elimiz yağda da balda da olsa ya da ateşte de olsa, uyuyoruz! Çünkü, OKUmuyoruz olanı. Bize ne öğrettiğini sormuyoruz. Sormuyoruz neden yaşıyorum şimdi bunu ben? Sonra da tekraaar tekraaar tekrar yaşıyoruz maalesef! Geçemiyoruz! Takıldık! Farklı sahnelerde, farklı zamanda, farklı canlılarla aynı senaryonun versiyonunu yaşıyoruz. Döngüde ve de UYKUDAYIZ gözüküyor.
    Bir de bu işler tren kazasi gibi hani… Aktarılıyorlar… Aktarılanların dışında! Kader döngüsünden çıkamıyoruz biz de dolayısıyla peşimizdekiler de…

    Yol, zor ama tadından yenmez! Ağıza bal çalınınca her yerde onu aramak, gibi…

    Filmde dikkatin yöneldigi diğer husus, en başından sonuna kadar kahramanımız ve diğer karakterler arasında geçen konuşmalardan dökülen sözlerin ve oluşturduğu duyguların, birbirimizi etiketleyerek yapılan zihnimizin, karakterimizi oluşturmadaki gücü ve bu yapılmış zihinle özdeşleşmemiz…

    Hani küçükken birisi bize 5 kere “salak” demiş olsa ve bu etiketi sahiplenmişsek o anda farkında olarak veya olmayarak, yetişkin olduğumuzda dahi altında aslında bu geçmişten sahnenin yattığı ama göründüğü şekliyle, hiç de bunu avlayamayacağımız kadar farklıymış gibi duran senaryolar içinde bulabiliriz kendimizi!! Bir işe atılırken, okulda derslerimizde, arkadaslıklarımızda, birisi yan baktığında ve daha nice yaşanmışlığın altında sinsice yatmis kodlamalar yatabilir.
    Birisi, “çok guzelsin” de dese bu çengeli yemesek ne de guzel olurDU! 🙂

    Bu filmi seyir ve gözlemlemeden maksat zihinle özdeşleşmiş bizi farketmek, arşivlediklerimizin, dolayısıyla düşünme şeklimizin, alışkanlıklarımızın, davranışlarımızın, tepkilerimizin yani algımızın farkındalığına varmak ve mümkünse oraya, nasıl yapılmışlığımıza dair bir bakış atmak, ama sevecence çünkü kim sanıyorsak kendimizi, o bize ait değilmiş ki!, birilerinin eğrisi doğrusu, yapılmışlığıymış, dolayısıyla nasıl kızabiliriz kendimize, BİLMİYORDUK Kİ? Üstelik beni yapanlar da yapılmış!

    Hımmm, o zaman yapılmışlıklarımı bulup dönüşmeliyim sanki!?

    Film, Bad Boy Bubby, +18 ve görmekten rahatsız olabileceğimiz, bunalma hissettirebilen pek çok sahnesi var lakin, Ceyar olmasaydı Dallas çekilmezdi ha 🙂

    Iyi seyirler eğer karar verdiyseniz gözlemlemeye, yargı nerede tetikleniyor veya yargısızlık, şahit olabilmeye veya olamama hallerine, deneyime karar verdiysek yani…

    Sorduğum sorular ve cevapları şimdilik! bunlar ve….. hâlâ söyleyemiyorum kahramanımızın adını… BEN, SEN, O, HAVLAYAN KÖPEK, NEEFES ALMAYAN KEDİ, ENSEST ANNE, AŞAGILAYAN BABA, KUFREDEN ADAM, GAZ MASKESi, NARA ATAN ADAM, IBNE…!!!

    🍀Gülmeyeyim şimdi ağlanacak uykumuza…

    ELİF GÜLÜNAY

    Ondokuz Mayıs Üniversitesi Resim-İş Bölüm, Grafik ana sanat dalından mezun olmuş, mesleğini icra ederken reklam camiasında yer almaya meylederek istifa etmiş, sonrasında fıtratımın öğretmenliğe uygunluğunu idrak ederek geri dönüş yapmış bir resim öğretmeniyim. Mesleğime ilk günkü heyecanımla devam ederken, sadece “istemek” ile herkesin resim yapabileceğine inanıyorum ve bunu deneyimletiyorum. Düşüncelerimizi görünür kılan filmleri ve dizileri ise kendimize olan yolculuğun bir parçası olarak görüyor ve evrilmemize olan katkılarını yorumluyorum.

    YAZARIN TÜM YAZILARI

    Sarsıcı ve karanlık bir film: Bad Boy Bubby

    Bad Boy Bubby, alışılmadık ve sıra dışı teması, çarpıcı sahneleri ve karakterin iç dünyasını derinlemesine keşfetmesi ile oldukça sarsıcı bir film. Ancak bazı izleyiciler için rahatsız edici olabilir. Bazıları için ise karanlık ve bir o kadar düşündürücü…

    FİLM HAKKINDA

    Related Posts

    Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

    Temmuz 1, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    SEANS VE SONRASI

    Temmuz 1, 2026 Betül Çakıroğlu

    IL TEMPO SOSPESO.            

    Temmuz 1, 2026 Belgin Ulutay

    GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

    Temmuz 1, 2026 Sinan Cem Çamözü
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Nihal Gündüz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle hazırladığı “Yüzleşme: Hayalet…

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Sürdürülebilirlik nedir?

    Ocak 14, 2021 Sürdürülebilir Yaşam

    Gazeteci Celal Başlangıç’ı haberleri kadar kitaplarıyla da hatırlamak

    Mayıs 11, 2024 Kitap

    Yıldız Holding’in ‘Konuşan Yazılar’ sergisi

    Mart 28, 2023 KÜLTÜR - SANAT
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.