Hakan Akdoğan Yalnızlık bir hâl gibi gelir, kapının önünde durur, içeri süzülür, sandalyeye oturur, susar. İçeri girdiğini anlarsın çünkü odanın havası değişir, sesin bile biraz daha uzaktan gelir. Tekbaşınalık ise daha sinsi bir şeydir. Yalnızlık misafir gibidir, tekbaşınalık ev sahibine dönüşür. İnsan kendini hayatın içine yerleştirmeyi bırakıp hayatı kendinin içine yerleştirmeye başladığında ortaya çıkar. Odalar küçülmez, odalar ben … İKNA ÇİLESİ okumayı sürdür
WordPress sitenizde gömmek için bu adresi kopyalayıp yapıştırın
Bu kodu sitenize gömmek için kopyalayıp yapıştırın