Sibel Kırcadere Kutsal Çarşamba günü bitmek üzereydi. Onu, semtin en tekinsiz caddesinde yürürken buldular. Dondurucu soğuğa karşı; ince, deri bir ceket giyinmişti. Karanlıkla, cılız ışığı ile savaşan, tek sokak lambasının altında durup, bir dal sigara çıkardı. Çakmağı çaktığı sırada bir ses duydu. Sokakta bir o bir de Ouroboros yılanı gibi yatan sokak köpeği dışında hiç kimse yoktu. “Zamanında yetişemeyeceğiz!” dedi Pan. “Her zaman, zamanında yetişirim ben,” diye kıkırdadı Albastı. Kestirdiği kısacık saçları, yırtık pantolonuyla, alelade genç bir kadından farklı … İsmi olmayan hikayeler – VII okumayı sürdür
WordPress sitenizde gömmek için bu adresi kopyalayıp yapıştırın
Bu kodu sitenize gömmek için kopyalayıp yapıştırın