İsmi olmayan hikayeler -l

Sibel Kırcadere Uslu “Kim bilir ne derdi var,” dedi, şezlongunda hafifçe doğrulmuş güneş gözlüklerinin üstünden adama bakıyordu. Yaşlı adam en fazla altmış yaşında olmalıydı ama fazlasıyla çökmüş görünüyordu. Adam, çökmüş adam desek doğru olur, güneşin alnında, sarı incecik kumun üzerinde ağır adımlarla yürüyordu. Dirseğinin hizasına astığı plastik büyük sepette mısır satıyor olmalıydı ki “mısır var, … İsmi olmayan hikayeler -l okumayı sürdür