BİR PORTRE BİR REPÜTASYON
Sibel Kırcadere U.
Tarihin tozlu sayfalarında kalmış, yetenekli bir kadın. Döneminin toplumsal kısıtlamalarının trajik bir örneği. Günümüzde hâlâ süren eski bir hikayenin kahramanı: Maria Anna Mozart.
Lütfen bu yazıyı okurken dinleyin.
Amadeus Mozart, sadece döneminin değil günümüzün de en büyük bestecilerinin biridir. Babası Leopad tarafından daha küçük yaşlarda müzik konusunda eğitilmeye başlar. Zamanının en prestijli müzisyenleri ile çalışma fırsatı olur. Yaptığı bir çok beste, verdiği bir çok konser övgü ile karşılanır. Mozart adını duymayanımız var mı? Elbette yok.
Peki Maira Anna Mozart?
Maria Anna Mozart ya da aile içinde kullanılan adıyla “Nannerl”, dahi besteci Wolfgang Amadeus Mozart’ın ablasıydı. Müzikal yeteneği ve yaşamı, kardeşi kadar geniş kitlelerce bilinmese de, kendi döneminde saygı duyulan bir müzisyendi.
Babası Leopold, hem Nannerl’e hem de Wolfgang’a küçük yaşlardan itibaren müzik eğitimi verdi. Nannerl, piyano konusunda olağanüstü bir yetenek sergiledi.

Kardeşi Wolfgang ile Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde turnelere katıldı. Bu turnelerde piyano çaldı ve müzikal yeteneğini sergiledi. Özellikle erken yaşlarda Wolfgang ile birlikte verdikleri konserler büyük ilgi gördü.
Nannerl’in müzikal kariyeri, dönemin toplumsal beklentileri nedeniyle kısıtlandı. Genç bir kızın konserler vermesi ve müzikle uğraşması bir yere kadar kabul görüyordu. Evlilik çağına geldiğinde, toplumun beklentisi evlenip aile kurması yönündeydi. On sekiz yaşına geldiğinde evde annesi ile kalıp ev işlerini öğrenmek zorunda kaldı. Otuz üç yaşında, toplumun beklediği gibi Johann Baptist Franz von Berchtoldzu Sonnenburg ile evlendi. Kocası kendisinden yaşça büyüktü ve duldu. Bu evlilikten çocukları oldu. Evlendikten sonra müzik dersleri vererek geçimini sağladı.
Kardeşi Wolfgang Amadeus Mozart’ın 1791’deki ölümünden sonra, onun eserlerinin korunması ve yaygınlaştırılması için çaba gösterdi.
Peki ölene kadar kaderine isyan edip, büyük bir müzisyen olmadığı için toplumdan nefret etti mi? Karşıma bizzat çıkıp hayır diyene kadar öyle olduğunu kabul ediyorum.
Maria Anna Mozart’ın hikayesi, tarihin tozlu sayfalarında kalmış, yetenekli bir kadının ve döneminin toplumsal kısıtlamalarının trajik bir örneğidir. Ancak, günümüzde de benzer hikayelere rastlamak zor değildir.

Sibel Kırcadere Uslu
Bursa’da doğdu. İlk, orta, lise ve üniversiteyi Bursa’da okudu. Bursa’da yaşıyor. Zehra Su ve Zeynep Ada’nın annesi. Kehanetteki Çocuk Suzan Orto ve Fırtınadaki Çocuk Suzan Orto serisinin yazarı.


