
EDİTÖRDEN
Bazen bir rüyadır sizi uyandıran, bazen bir ses. Bazen yüzünüze düşen bir ışıktır, bazen gecenin bir yarısı çöken lacivert. Uyanış, bir fark ediştir neticede. Bilirsiniz artık; hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Evet, bu sayımızın teması: Uyanış.
H. Nilgün Karataş yazısını oku →
PERDE
Güneşin odaya sızmasına izin verdi. Toz zerreleri ışık huzmesinde dans ediyordu. Yıllardır kapalı tuttuğu ağır kadife perdelerin aslında ne kadar çok toz tuttuğunu ilk kez fark etti.
Osman Akçay’ın Öyküsünü Oku →
MÜREKKEP HOKKASI
Çevremde, benden hoşnut olan insan sayısı giderek azaldı ya da tek tek kayboluyorlar. Sıkıldılar belki de benden. Sen de sıkılmadın değil mi? Gözlerini kaçırıyorsun.
Emel Altuntaş’ın Öyküsünü Oku →
BİLİYORSUN: UYANIŞIN SESSİZ YOLU
Ateşi gören kendini yere atıyor. Bu, diyorlar yanımdan geçenler, bu deli çıkarmış yangını. Uzaktakiler de şu, diye işaret ediyorlar. Ayılana gazoz bayılana limon, yok onu demeyecektim…
Emel Altuntaş’ın Öyküsünü Oku →
BİLİYORSUN: UYANIŞIN SESSİZ YOLU
Şehir sabaha henüz tam uyanmamıştı. Gökyüzü gri bir aydınlıkla açılıyor, sokaklarda geceden kalan serinlik dolaşıyordu. Otobüs durağında bekleyen birkaç kişi vardı.
Zeynep Altuntaş’ın Öyküsünü Oku →
LİSTE
Küfreder gibi çalıyor saatin alarmı. 5.55’e kuruyorum ki beş dakika daha uyuyayım. Kendimi kandırmaktan başka bir şey değil. Ha 5.55, ha 6; ne fark eder?
Güzin Arar’ın Öyküsünü Oku →
KARDEŞİM
Zaman nasıl da hızlı akıp gidiyor… Dile kolay, tam on iki yıl… Onlar sadece bir kadın ve köpeği değil, birbirlerinin hayatına sığınmış iki can yoldaşıydılar.
Lale Baturlar’ın Öyküsünü Oku →
SAHVE
Adımı anneannem koymuş. Cemre. Baharın müjdecisi. Havaların ısınmaya, toprağın uyanmaya başlaması.Afganistan’da iki odalı bir evde dünyaya gelmişim.
Pınar Cebeci’nin Öyküsünü Oku →
KIRKINCI KIŞ
Bugün yine erken uyandım. İnsan erken uyanınca ne yapacağını bilemiyor. Uyku, insanın dünyaya karşı aldığı küçük bir önlemmiş meğer. Uyanınca anlıyorsun.
Semiha Çetin’in Öyküsünü Oku →
SÜT
Dört kişiydiler. Uzun zamandır sofraya beraber oturmuyorlardı. Ben sonra yiycem. Ben daha acıkmadım. Daha yeni yedim ben. Napiim çok acıkmıştım. Bugün okulda da bundan vardı zaten. Canım istemiyooo!
Gökbanu Sezi Coşkuner’in Öyküsünü Oku →
BARIŞA UYANMANIN GÜÇLÜĞÜ
Akşam sisinin ortamı görünmezliğe bürüdüğünü bildiğim bir bahçenin ortasındaki konağın kapısını zar zor buldum. Kapı zilini aramama gerek kalmadan, elimi hafif ittirdiğimde kapı kendiliğinden ağır ağır iniltilerle açılmaya başladı.
Ümit Ahmet Duman’ın Öyküsünü Oku →
BOŞLUK
Derin bir boşluğa baktı. Arkasında karanlık, derin bir boşluk bırakmıştı. Gündüz otobüse binerek başladığı yolculuk geceye kadar sürmüştü. Geri kalan yoluna bir minibüs ile devam etti.
Melike Erdoğan’ın Öyküsünü Oku →
DUVARA BAKAN
Selda’nın şansı yaver gitmemişti bu sene. Lise aşkı ile evliliği beş senede bitmişti. Girdiği hiçbir işi beğenmeyen ama para harcamayı seven adamın tekiydi.
Ekin Toprak Ertuğral‘ın ÖyküsünüOku →
SESSİZ KOPUŞ
Evliliğinin ilk yılları, bir zafer sarhoşluğu gibi değil, huzurlu bir limana varış gibiydi. Her şey, toplumun o görünmez elinin çizdiği şablona uygundu.
Selcen Gezgin’in Öyküsünü Oku →
ÇIPLAK GERÇEK
Uyandım. Ama bu, sabahın olağan uyanışı değildi. Göz kapaklarım aralandı, evet; perde aralığından sızan ışık odanın duvarında titreyen bir çizgi bıraktı.
Mutlu Gözüküçük’ün Öyküsünü Oku →
İMZA
Kasvetli havanın ağırlığıyla buğulanmış gözlerini, titreyen elinde tuttuğu kalemden ayıramıyordu. Aylardır beklediği o imzayı atarken tuttuğu nefesini olanca hızıyla bıraktı.
Çağla Günay’ın Öyküsünü Oku →
EŞİK
Kırk beş yıl boyunca, başkalarının hayatlarını dik tutan bir sütun gibi yaşamıştı. Önce babasının “uslu kızı”, sonra kocasının “sakin karısı”, sonra da “çocuklarının fedakâr annesi” olmuştu.
Figen Günlü’nün Öyküsünü Oku →
EKMEK KIRINTISI
Seviyorum sabah rutinlerimi. Makinenin hazırım sesi ile eve dolan kahve kokusuyla uyanıyorum. Camın önünde beni karşılayan renk renk çiçeklerim günaydın diyorlar.
Hatice Güray’ın Öyküsünü Oku →
ÖMRÜMÜZÜN SON DEM-İ
Fatih’teki yaşlı bakımevinde matemli bir gündü. Koridorun sonundaki odada bir süredir yaşam ile ölüm arasında mücadele eden Firdevs Hanım, Azrail ile olan savaşını kaybetmişti.
Funda Kılıç’ın Öyküsünü Oku →
YAKAZA
Tramvayın camındaki yüzüm titriyor; cam düzeldikçe ben bozuluyorum. Bir anlığına yerime oturmuş bir başkasını görüyorum ve o bana bakmadan benim adımı söylüyor. Yoksa bana mı öyle geliyor.
Meral Kurulay‘ın Öyküsünü Oku →
SU AKAR, DERYAYA VARIR
Sabaha karşı beş. Akıllı yüzük, parmağını metalik bir serinlikle sıkıp sarstı. Ağzı kum, genzi kuraktı. Gözlerini zar zor araladığında odada o tavizsiz, o steril mavi ışık asılıydı.
Şirin Öz’ün Öyküsünü Oku →
OLUR ÖYLE!
Bu kaçıncı gece bilmiyorum. İç sesimin gürültüsünü bir kumandayla sessize almak istedim. Olmadı. Bozulmuş kumanda. Sesi sonuna kadar açık. Alınmıyor sessize. Üstelik kapanmıyor da hiç.
Atiye Gözde Sıdar’ın Öyküsünü Oku →
İÇİMDEKİ BEN
İç sesini duyabilen her insan manevi uyanışına başlar… Selin otuzlu yaşlarının sonunda, incecik zarif bedeni ile hayatla tek başına mücadele eden, ama sıkışıp kaldığı hayat döngüsünün içinde ışığını kaybetmiş genç bir kadın.
Fahriye Mine Şener’in Öyküsünü Oku →
DAR VAKİTLER
Dardı vakit… Uzamıyor, esnemiyor, çoğalmıyordu. Görüşmeye, buluşmaya, aramaya, sormaya, dertleşmeye, sevmeye-sevilmeye hiç vakit yoktu.
Eylem Erdem Şengör’ün Öyküsünü Oku →
UYANIŞ VEYA BİR DEVİN AYAĞA KALKIŞI
Kumral dalgalı saçları beyaz patiskadan yapılmış yastığın üzerine dağılmıştı. Yastığın kenarına mor menekşelerin, yeşil yaprakların özenle işlendiği kanaviçenin bitimine dikilmiş dantelin beyazlığına tezat kızın saçları daha koyu görünüyordu.
Alev Toparlı’nın Öyküsünü Oku →
DOĞUM GÜNÜ
Bugün günlerden ne? diye seslendi hemen yanındaki arkadaşları. Biliyordu, aklının her bir ücra köşesi, tüm ruhu takvim ve saate ihtiyaç duymadan tarihi söyleyebilirdi. 21 Mart dedi ve gülümsedi.
Nazife Yetişgen’in Öyküsünü Oku →
GEÇEN ZAMAN DEĞİL, BENDİM
Akşam olduğunda ev de tıpkı şehir gibi yavaş yavaş sessizliğe çekiliyor. Gün boyunca açık kalan ekran kapanmış, yapılması gereken işler yarım bırakılmış, masa üzerinde dağınık bir düzen oluşmuştu.
Nihal Turan Yurdabak’ın Öyküsünü Oku →
ZAMAN ACISI
Elinde valizle sokağa girdiğinde hava iyice kararmıştı. Kimseyle karşılaşmak istemediği için bu saati özellikle seçmişti. İki yanda tek katlı evlerle uzayan sokağa baktı.
Deniz Yılankaya‘nın Öyküsünü Oku →
YAZI İŞLERİ
Nilgün Karataş (Yayın Yönetmeni)
Tuba Ayşe Özgün (Yazı İşleri Müdürü)
Arzu Kurt ((Yazı İşleri Müdürü)
YAZI KURULU
Benan Bilek, Demet Cengiz, Sayım Çınar,
Maksude Kılınç, Zeynep Pınarbaşı
Mükerrem Yılmaz, Elif Özge Karakaya



