Osman Akçay
ÇEKMECEDEKİ AŞK MEKTUBU
Çekmecenin dibinde sararmış bir aşk mektubu duruyordu. Zarfın üstünde “Asla açma,” yazıyordu. Merakım ağır bastı. Açtım. İçinde tek cümle: “Sen açtığın an bitti.” O gün bugündür mühürlü bir zarfın içinde nefesim kesik.
ÇEKMECEDE UNUTULAN GENÇLİK
İhtiyar adam çekmeceyi araladığında içinden yirmilik hâli fırladı. “Nereye?” diye sordu titrek sesiyle. Gençlik omzunu silkti: “Sen beni çoktan yitirdin.”
ÇEKMECEDEKİ DİŞ
Mevlüt çekmeceyi açtığında içinde sadece kırık bir diş duruyordu. Annesinin “Bunu sakla, bir gün lazım olur,” dediği aklına geldi. Diş hâlâ kan kokuyordu. Çekmeceyi kapatıp anahtarı yuttu. Artık hiç kimse açamayacak, o diş de sonsuza dek içinde çürüyecekti.
DEDEMİN ÇEKMECESİ
Dedemin çekmecesinin içinde siyah bir düğme dururdu. “Bu, dünyanın durdurma düğmesi,” derdi. Dün bastım, hiçbir şey değişmedi. Bugün anladım: dünya çoktan durmuş, bizse hâlâ koşuşturuyorduk.
ÇEKMECEDEKİ SESSİZLİK
Çekmeceyi açtığımda içinden kocaman bir sessizlik aktı. Konuşmak istesem de dudaklarım kendi kendine “şşşt” dedi. Kapatamadım. Sessizlik odayı ve beni yuttu. Çekmece bomboş. Ben hâlâ içindeyim.


