CHRISTOPHE ANDRÉ’NİN “TESELLİLER – YAS, KAYIP VE ACI KARŞISINDA AYAKTA KALABİLMEK” ADLI KİTABI ÜZERİNE
Burak Soyer
Tıbbi Araştırma Vakfı tarafından verilen “Jean Bernard Ödülü’nün sahibi, bilişsel ve davranışçı terapist “Christophe André’nin yazdığı “Teselliler – Yas, Kayıp ve Acı Karşısında Ayakta Kalabilmek”, belki de kaybını, acısını hâlâ yaşayanlar için bir şey ifade etmeyebilir ya da en azından teselliyi bir kitapta bulmak, taze bir kaybı olanlara saçma gelebilir. Ancak Christophe André’nin deneyimlerinden, kendi çalışmalarından yola çıkarak hazırladığı bu kitap bir hap bilgi içeriğine sahip değil. Aksine, hayatın tüm olağanlığı içinde ancak karşımıza çıktığında farkına varabildiğimiz acıların ardından yardımımıza koşan koşulsuz elin teselli olduğunu ısrarla vurguluyor.

“Teselli, kırmızı bir hat gibi tüm yaşamımız boyunca bizimle ilerliyor, doğumdan ölüme kadar. Teselliye ihtiyacımız var ve onunla birlikte olmalıyız: Çocukken çok açık bir biçimde bu ihtiyacı ortaya koyuyoruz ancak yetişkin olunca bu ihtiyaç kendini gizliden gizliye açığa vuruyor.”
Say Yayınları’ndan Lale Arslan Özcan çevirisiyle yayımlanan “Teselliler – Yas, Kayıp ve Acı Karşısında Ayakta Kalabilmek” adlı kitabının girişinde böyle diyor Christophe André. Çok da haklı. Zira insan her ne kadar akıl yetisiyle dünyadaki en “güçlü” canlı olarak görünse de yine aynı yeti nedeniyle de aynı zamanda an narin varlıktır. Çelikten bir kalbe sahip olduğunu dışa vuran, kendini güçlü göstermek ya da gerçekten öyle olduğunu ibret-i âlem için ortada dolaşan insanlar bile, beklemedikleri bir anda gelen bir kaybın ardından bir kırılma döngüsü içine girerler. İşte burada da tıpkı Christophe André’nin dediği gibi teselli devreye girip, bizi ayağa kaldıracak bir el uzatıyor ve bir ihtiyaçtan öte her zaman yanımızda taşımamız gereken bir dost görevi üstleniyor. “Teselli – Yas, Kayıp ve Acı Karşısında Ayakta Kalababilmek” de hayata tüm yoksunluklarla, kayıplarla birlikte devam etmenin yollarını anlatıyor.

Yedi bölüme ayrılan kitapta André ilk önce bizi tesellilerle tanıştırıyor. Tesellinin ne olup ne olmadığı, tesellinin asli görevi, kişiden kişiye göre değişen etkisi üzerinde durarak genel bir teselli tanımı ortaya çıkarıyor. İkinci bölümde, “İnsanın Üç Vazgeçilmezi” olarak nitelediği, “Teselli çünkü acı çekeceğiz”, “Teselli çünkü yaşlanacağız”, “Teselli çünkü öleceğiz”, kavramları üzerinden insanın düştüğü ya da düşebileceği yıkım ve umutsuzluk karşısında teselli sayesinde su yüzüne çıkabileceğini gösteriyor. Devamında bizi nelerin teselli edebileceği üzerinde duran yazar, dördüncü bölümdeyse bir başkasını teselli etmenin yöntemlerini, her iki taraf için de geçerli olan sağaltıcı yönlerini inceliyor. Beşinci bölümde tesellinin bir hediye ve bağış olduğundan dem vurarak yola çıkan, teselliyi kabul etmenin aynı zamanda kişinin kendiyle olan derdine de iyi geldiğini ifade eden André, altıncı bölümde teselli etmenin yollarını keşfe çıkarak okuru doğru bir yönlendirmeyle teselli edilmeye ihtiyacı olan kişiye karşı doğru bir pozisyonda konumlandırıyor. Son olarak da teselli olmanın ve teselli bulamamanın getirdiği olumlu ve olumsuz taraflarını masaya yatıran Christophe André, “Hiçbir şey bitmiş değil…” diyerek “yola devam” vurgusuyla kapanışı yapıyor.
“Teselliler – Yas, Kayıp ve Acı Karşısında Ayakta Kalabilmek”te yazanlar, belki de kaybını, acısını hâlâ yaşayanlar için bir şey ifade etmeyebilir ya da en azından teselliyi bir kitapta bulmak, taze bir kaybı olanlara saçma gelebilir. Ancak Christophe André’nin deneyimlerinden, kendi çalışmalarından yola çıkarak hazırladığı bu kitap bir hap bilgi içeriğine sahip değil. Aksine, hayatın tüm olağanlığı içinde ancak karşımıza çıktığında farkına varabildiğimiz acıların ardından yardımımıza koşan koşulsuz elin teselli olduğunu ısrarla vurguluyor.

Burak Soyer
Gazeteciliğe 2005 yılında Radikal Gazetesi Kültür Sanat Servisi ve Kitap Eki’nde başladı. Şimdiye kadar Milliyet, Hürriyet, Hürriyet Kitap Sanat, BirGün, BirGün Pazar, BirGünKitap, Taraf, Cumhuriyet Pazar, T24, Gazete Duvar, sendika.org, solhaber.org’a, siyaset, edebiyat, müzik, sinema, tiyatro yazıları yazdı. Halen Gazete Pencere, Bianet, Gazete İkinci Yüzyıl ve OT dergisine kültür sanat, K24, Edebiyathaber.net, Oggito, Ne Okuyorum?, Ajandakolik, Mahal Dergi, Romanoku internet sitelerine de edebiyat yazıları yazıyor. 2017 yılında ilk kitabı Zıvana Doğan Kitap etiketiyle yayımlandı. Zıvana’nın devamı olanBuji de 2019 yılında aynı yayınevinden çıktı. Son romanı Ring ise, geçtiğimiz Eylül ayında Karakarga Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun olan Burak Soyer, halen Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Sanat Tarihi bölümündeki eğitimine devam etmektedir.


