Close Menu
    Son Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Temmuz 6
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Figen Ormancı’dan yeni roman: Hiç Kimsenin Gölgesi

      Haziran 29, 2026

      40 Dilde Yayımlanan Dünya Çapındaki Fenomen Roman “Theo” Türkiye’de!

      Haziran 26, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » SuareMag Nisan 2026
    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    SuareMag Nisan 2026

    Nisan 7, 2026Yorum yapılmamış15 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    “Ben bir insanım, yanıldığım için insanım. En azından on dört defa hatta belki de yüz on dört defa yanılmadan insan hiç bir gerçeğe ulaşamaz.”

    Suç ve Ceza – Fyodor Dostoyevski 

    Editörden


    Merhaba sevgili okur,

    Gördüklerimizi, duyduklarımızı, buna bağlı olan düşüncelerimizi bile doğrulatmak zorunda olduğumuz bu günlerde; hakikati hilesiz, hileyi hakikatsiz düşünemezdik.

    Anlaşılacağı üzere bu ay iki keskin kavramın arasında duruyoruz: Hakikat ve hile.

    Biri şeffaflığı, açıklığı, yüzleşmeyi çağrıştırıyor; diğeri örtmeyi, saklamayı, gerçeğin eğilip büküldüğü anları. Ve biz, insanın çoğu zaman bu iki hâl arasında gidip geldiğini biliyoruz. Hakikati ararken kendimize söylediğimiz küçük hileleri de, başkasına anlattığımız büyük doğruları da tanıyoruz.

    Ama belki de mesele, bu iki kavramın karşı karşıya gelmesi değildir de daha çok iç içe geçmesidir değil mi?

    Çünkü artık mesele yalnızca doğru ile yanlış arasındaki fark değil. Daha çok, gerçeğin nasıl kurulduğu. Konuşmak ile susmak, aldatmak ve aldanmak arasındaki o keskin çizgi çoktan silindi. Her şey, her an, yeniden kurgulanıyor. 

    Edebiyat her zaman olduğu gibi bu günleri de çok önceden haber verdi bize. Günümüzün Muhteşem Gatsby’leri malikanelerini yeşil ışığın tam karşısına değil, sosyal medya hesaplarına konumlandırıyor. 

    Sinema da bizi çok önceden uyarmıştı. The Truman Show bize bir hayatın baştan sona kurgulanabileceğini gösterirken, Matrix her şeyin bir simülasyon olduğunu gözler önüne sermişti. 

    Erving Goffman’ın gündelik hayatı bir sahne olarak okuması boşuna değil; hepimiz bir rolün içindeyiz. Ne kadarı gerçek? Ne kadarı hile? Jean Baudrillard ise bir adım daha ileri gitmesi ve simülasyonlar çağında gerçeğin artık taklit edilmediğini, doğrudan üretildiğini söylemesi boşuna mı?

    Bu durumda soruyu yeniden sormak gerekmiyor mu?

    Hakikat dediğimiz şey, gerçekten var olan bir şey midir, yoksa üzerinde uzlaştığımız bir anlatı mı?

    Bu sayıda yer alan metinler tam da bu aralığa bakıyor.Bazıları hakikatin nasıl gizlendiğini, bazıları hilenin nasıl meşrulaştığını, bazıları ise ikisinin birbirine nasıl dönüştüğünü.

    Çünkü çoğu zaman hile, hakikatin karşıtı değil; onu mümkün kılan koşullardan biri olabilir. Ve belki de bu yüzden, hakikati aramak, onu bulmaktan çok, onu nasıl kurduğumuzu fark etmekle ilgilidir.

    Keyifli okumalar…

    H. Nilgün Karataş

    YAZARLAR

    hakan akdoğan - suare

    SÜSÜ AKMIŞ

    Alışmak kötü bir şey değil derler ya, bazen en büyük felaket o. İnsan alıştığı şeyin içinde yavaş yavaş kayboluyor. Çığlık atmıyor. Yardım istemiyor. Sadece normalmiş gibi davranıyor. En tehlikelisi de bu zaten. İnsanın kendi cehenneminde görgülü olması.

    Yazıyı oku

    YEŞİL IŞIĞA BAKARKEN:
    İCAT EDİLMİŞ İKARUS

    Ondan ne zaman söz edecek olsak, aklımıza ilk olarak aşk gelir… Bir kadını böyle güzel seven, her ne yapıyorsa sırf ona kendini sevdirebilmek için yapan bir adamdır anımsadığımız. Tabii bir de bu adamın, zenginliği, şatafatlı hayatı, yakışıklılığı da anılmazsa olmaz. Muhteşem.

    Yazıyı oku

    HAKİKATİN EN BÜYÜK HİLESİ HAKİKATTİR

    Hakikatin sabit olduğuna uzun süre inanmak istedim. Dünya sanki bir kez kurulmuş, anlamı da çoktan yerli yerine oturmuş olsun istedim mesela. Masa masa, kapı kapı, yüz de yüz olan. Her şey tanıdık, yerli yerinde ve güven verici. Ama biraz daha dikkatle bakmaya başladığımda, o yerleşik düzenin usulca kaydığını fark ettim.

    Yazıyı oku

    HAKİKAT SANDIĞIN BİR DÜŞSE

    Jorge Luis Borges de hikayelerinde hakikati parçalar, her parça, gerçek ve kurgu ile iç içe geçerek birden fazla gerçekliğe dönüşür. Hangisi gerçek sorusu; Hepsi, cevabına evrilir. Metinlerde anlam sabit değildir, sürekli ertelenir. Sabitlenemeyen hakikat dil tarafından oluşturulur. Dil hakikatin tahtını sarsar.

    Yazıyı oku
    Benan Bilek

    KENDİ RENGİNİ KAYBEDEN RESSAM

    Galeri, her dönem adı zenginlik ve entelektüellikle özdeşleşmiş semtteki eski bir apartman dairesinin ikinci katındaydı. Giriş kapısının ahşabında yılların yorgunluğu açıktı. Her açılışta kısa, kuru bir ses çıkıyor, sanki ev hâlâ birilerinin yaşadığı günleri hatırlıyormuş gibi hafifçe iç çekiyordu.

    YAZIYI OKU

    CAM KIRIĞI

    Başındaki siyah boneyle dimdik duran, elindeki süpürgeyi bir silah gibi kavrayan o kadının, kemikli ve ifadesiz yüzünün ardında saklı cam kesiklerinin hâlâ kanadığını görüyorum.

    EMANET

    Emanete bırakılmış kıymetli bir eşya, unutulacağından habersiz, bir gün döneceğini düşünerek geçirir zamanı, hiç gelmeyecek olanı beklemenin…

    Yazıyı oku

    MUM YANARKEN

    Zaman her şeyi muhafaza eder derler; buna inanmak isterim, ama içimde sessiz bir tereddüt var. Zaman, sakladığını olduğu gibi korumaz sanki, gecenin derin bir anında her şeyin rengini usulca değiştirir. Sabah geri verdiği, tanıdık olduğu kadar yabancıdır da.

    YAZIYI OKU

    YALAN RÜZGÂRI

    Tüm bu fantastik kurguların ardında, pekâlâ düşünülmüş sözler vardır, diyelim. Yapılmış nice felsefeler vardır ki, hadi onu da bir sıvacı görebilir olsun ancak. “Tuğlaları üst üste dizerken, güneşin kaçtığı yerleri kim bilebilir ki başka,” diyelim madem. Yaşanmış nice hikayeler de mahiyetin cabacı olsun hadi.

    YAZIYI OKU

    ŞEHRİN SON DUVARI

    Şehir bir sabah duvarlarını kaybetti.
    Yıkılmadılar. Gürültü de çıkmadı. Sanki taşın ve tuğlanın hafızası bir gecede silinmiş, yerlerini cam almıştı. Evler hâlâ aynı yerlerinde duruyordu ama içleri dışarıya dönmüştü.

    YAZIYI OKU

    ADALARDAN BİR YAR GELİR BİZLERE 

    Ara sokağa giden yoldan ayrılıp, deniz kenarından gidebileceği yola çevirdi yönünü. Belli ki kestirmeden gitmek vardı düşüncesinde evden çıkarken. Yol boyunca iyodun kokusunu çekerken içine, iskeleye bağlı teknelerin arasına doluşmuş çöplere bakıp, bilip de kullanmadığı en tumturaklı küfrü bastı.

    Yazıyı oku

    THOR VE LOKİ DEĞİL DE…

    Hakikat ve Hile iki kardeş. Öz değil üvey. Zaten bu kadar zıtlık başka türlü açıklanamazdı. Bir kralın iki oğluydular. Küçük kardeş olmasına rağmen annesi Kraliçe olan Hakikat babasının varisiydi. Hile buna pek aldırmazdı. Bu iki kardeşin hayatları da adları gibiydi.

    Yazıyı oku

    BU SON OLSUN

    İnsanın sahte olanla ilk karşılaşması daha hayatın ilk günlerinde başlıyor. Sıcak ve korunaklı anne karnından çıktık önce. Gözlerimizi kamaştıran ışıkla soğuk bir dünyaya geldik. “Ne işim var benim burada?” der gibi şaşkınlıkla ağladık hepimiz.

    YAZIYI OKU

    GÖZLER

    Uçak seyahati yordu çok. Ne zaman dönerim acaba gene gurbet ellere bilmem. Servis küçük memleketime giderken, yorgunluğuma rağmen biraz bile olsun uyuyamadım. Çok sinir… Gurbet eller… Buralar ne zamandır yuvam gibi gelmiyordu ki aslında. Neresi gurbet oldu bana, ne zamandır oldu?..

    YAZIYI OKU

    KRAL ÇIPLAK

    Modern zamanların düşünürü Nietzsche, toplumsal uzlaşmaların hakikati oluşturduğunu söylerken bu durumu sorgular. O halde insan değiştikçe hakikatler de değişime uğrar, yepyeni anlamlar kazanır. 

    YAZIYI OKU

    HİLELERLE SARILAN HAKİKATLER

    Bir arının saksıdaki çiçeğe konuşunu izlerken komşu arkadaşımla çaylarımızı höpürdetiyorduk. Sokağın başındaki evden bağrışmalar çığlıklar patladı ansızın, evdeki ahşap merdivenlerden patır patır bir şey yuvarlandı. Elimizde çaylar, birbirimize yuvarlak gözlerle bakakaldık.

    YAZIYI OKU

    KAPI ZİLİ

    Salim salonda koltuğun üstünde kafasında türlü düşüncelerle sızıp kalmıştı. Necla en seksi haliyle gelmiş ona uzaktan bakarak konuşuyordu. Tabii ya, geri dönmüştü Necla! Salim biliyordu onun geri döneceğini. Ama o da ne!

    YAZIYI OKU

    KAÇIŞ YOK

    Herkese benzeyen bir adam, her güne benzeyen bir iş gününde plazadaki işinden çıkmış, akşam trafiği savaşını da verdikten sonra, ışıl ışıl şehri yirmi üçüncü kattan seyredebilmek için onca para döküp tuttuğu şu bir oda bir salon evine varabilmişti.

    Yazıyı oku

    SPEKTRUMUN HİLESİ    

    Pazara gittim. Tezgâhlarda satılıyordu. ‘Hakikat’ miş ismi. Aldım bir şişe. Eve geldim. Bir yudum içtim. Hakikati, bulmak için… Oysa, asıl hakikat gözümün önündeydi. Mehmet’in ta kendisiydi. İzlerken idrak ettim. Etkisi güçlüydü. Her zihnin ayrı bir spektrum olduğunu..

    YAZIYI OKU
    Duygu Görücü

    AYNADAKİ YÜZ

    Gerçek neydi?
    Akşamki ödül töreni için hazırlanırken aklımda bu soru vardı. Onca oynanan film, dizi, canlandırılan birbirinden farklı karakterler. Her iş sonrası sayısız övgü, tebrik… Bunları hak eden ben miyim gerçekten?

    YAZIYI OKU

    BEDEL

    Kimi zaman suyun zeminde kimi zaman içinde ilerlerim.
    Kimi zaman ılık, kimi zaman soğuk, bazen karanlık bazen mavi suyumda.
    Dokunduğum her şeyi hissederim. Bütün hücrelerimle anlarım aslını.

    YAZIYI OKU

    TEK BİR LİSAN

    Binlerce yıl önce, kil bir tablete kazınmış bu cümle insanlığın en eski arzularından birini taşır. Tek bir dil. Tek bir hakikat. Uruk kralı Enmerkar’ın hayali insanların aynı dili konuştuğu bir dünya değildir. Daha basit, daha tanıdık bir istektir. Herkesin onun hakikatini konuştuğu bir dünya.

    YAZIYI OKU

    DAHA ÖNCEKİ YARIN

    Kapının önünde duruyorum. Kapıyı çalmadan önce bir süre bekledim. Zile basmadan önce hep aynı şeyi düşünüyorum. İçeride biri varsa neden kapıyı açmıyor, içeride kimse yoksa neden yine de geliyorum? Elimi zile götürdüm, sonra vazgeçtim.

    YAZIYI OKU

    İNANDIĞIMIZ MI SAKLADIĞIMIZ MI?

    Morpheus, Neo’ya “Mavi hapı alırsan hikâye biter, yatağında uyanır ve inanmak istediğin şeye inanırsın. Kırmızı hapı alırsan Harikalar Diyarı’nda kalırsın ve sana tavşan deliğinin ne kadar derin olduğunu gösteririm,” der.

    Yazıyı oku
    Şebnem Özbay

    GERÇEĞİMİN HAKİKATİ

    Gün doğumu elimden yine kaçamadı. Kaçırmam. Sımsıkı tutmuşum uykusuzluğun elinden, nereye, nasıl kaçar? Başlarda geçici zannetmiştim ama gece uykusuzluğu asla geçmiyor. Yine ayaktayım. Şimdi seher vakti.
    Gel ey seher, gel ey seher

    YAZIYI OKU

    “ON DAKİKA ARA…”

    İlkbaharın ince ışığı, pencerenin pervazına usulca konmuştu; sanki zaman, sabahın omzuna dokunup şöyle demişti: “Biraz dur. On dakika ara.”
    Hayatın bütün büyük kararlarının aslında bu küçük aralarda verildiğini sonradan öğrenir insan.

    YAZIYI OKU

    ALİ HARİKALAR DİYARINDA

    Koridor bembeyaz. Duvarları çıplak. Parmaklarımı sürtüyorum. Tek bir pürüz bile yok. Tavan ayna gibi. Yukarı bakınca kendimi görüyorum. Üzerimde bembeyaz bir elbise. Duvarlar gibiyim. Ayaklarım çıplak. Ayaklarıma bakıyorum. Zemin lekesiz. Şeffaf adeta. Aşağıda sonsuz bir uçurum.

    Yazıyı oku

    HİLEKAR TANRILAR

    Hakikat dediğimiz şeyin var olup olmadığından emin değilim. Varsa bile kimse onunla doğrudan karşılaşmamıştır. Hep bir şeylerin sonunda gelir. Bir fırtınadan, bir kavgadan ya da sırf biri öyle anlattığından ya da bir Tanrı öyle istediğinden.

    Yazıyı oku

    GECEYE UÇMAK…

    Gecenin en kalın, en yalnız, en sessiz zamanı ve yine uykum yok. Perdeyi araladım, bahçe bıraktığım gibiydi. Sadece penceremin önünden geçen elektrik tellerindeki kuşlar… Mutlu gibiydiler, bana inat. Bir sürü toplanmışlar, güllerimden yükselen güzelim kokular eşliğinde sevişiyorlardı.

    YAZIYI OKU

    MAÇIN OYNANMAMIŞ ZAMANI

    Ömrümü uzatmanın yolunu buldum sevgilim. Gün boyunca her fırsatta saatime bakıyorum. Zaman daha da yavaşlıyor böyle. Farkında olmadığım bir ‘An’ yok artık. Gün sonunda ne zaman ne yaptığımı tüm ayrıntılarıyla hatırlayabiliyorum. Yatağa başımızı koyduğumuzda yalnızca günün flaş sahneleri gelir ya aklına. Bende öyle olmuyor işte.

    YAZIYI OKU

    HİLEAVCISI

    İlk karşılaştığımızda üzerinde çok şık füme rengi bir takım elbise vardı. Parlak mor kravatı ve ceket cebindeki aynı renk ipek mendili ona apayrı bir hava katmıştı. Belliydi diğerlerinden, bizden, farklı olduğu. Oturmuş ‘extra hot’ daha da sert içim ‘double’ espressom ve içindeki organik badem sütünün tadını çıkarırken, “Yanınıza oturabilir miyim?” demişti.

    YAZIYI OKU

    YARIM HAKİKAT

    Tanık olduğum ve duyduğum onun bilmediği bazı gerçekler vardı. Bildiklerimi anlatmak için kaç kez niyetlendiysem de her defasında vazgeçtim. Onunla her yan yana gelişimde, zihnimin bir köşesinde asılı duran o gerçek beni huzursuz etmesine rağmen söylemeye cesaret edememenin vicdan azabını da yaşıyordum.

    YAZIYI OKU

    HERKES HAKLI

    Eğer imkânım olsaydı, kafese kapatılmış tüm kuşları serbest bırakırdım. Lâkin biliyorum. onların hepsi de o kafese mahkûm. Yoksa ya av olurlar ya da ölürler. Mamafih insan, kendi zihninde yarattığı ile gerçeğin örtüşmediğini gördüğü anda hazin bir aydınlanma yaşıyor. Nitekim olgunlaşmak dedikleri de bu galiba. Hayal etmeyi bırakmak…

    YAZIYI OKU

    SON DANS

    Şehir meydanı bu gece görülmemiş bir gösteriye sahne oluyordu. Meydanın tam ortasında, toprağa kazılmış hendek, gösteri alanının sınırlarını çiziyordu. Hendeğin içine dökülen yanıcı yağlar ateş çemberine dönüşürken isli duman havayı kaplıyor, yarım daire şeklinde dizilmiş meşaleler rüzgârın etkisiyle duvarlarda titrek aydınlıklar bırakıyordu.

    YAZIYI OKU

    EX MACHINA: GÖRDÜĞÜMÜZE NE KADAR İNANABİLİRİZ?

    Ex Machina, bilim kurguyu yalnızca bir gelecek ya da teknoloji üzerine kuran bir film değil. Bu film, gerçeğin artık sabit bir şey olmadığını en çıplak hâliyle gösteren yapımlardan biri. Flm, izleyiciyi bir laboratuvar deneyinin sınırlarından çıkarıp insan zihninin daha belirsiz, daha kaygan alanlarına taşıyor.

    YAZIYI OKU
    Sevin Bayrı

    SANATTA ALDATMANIN ESTETİĞİ

    Gözlerimize ne kadar güvenebiliriz? Işığın bir tuval üzerindeki oyununa, saniyede yirmi dört karelik bir illüzyona ya da hiç var olmamış bir karakterin satırlardan dökülen kederine. Sanat, tarih boyunca bizi kandırmak için birçok yol inşa etmiştir. Sanatın kalbi tam da hile ile hakikat arasındaki o yaratıcı çizgide atmaktadır.

    YAZIYI OKU

    LAS VEGAS: ÇÖLDEKİ BİR SERAP ​

    “Hakikat” denilince aklıma epey bir şehir geldi; merkezi ve arka sokakları ile hangisi gerçek dedirten? Ama işin içine “hile” girince bazı şehirler zihnimde daha da belirginleşti. “Hakikat ve Hile”yi en iyi hangi şehir anlatır diye düşündüm epeyce. Hangisi?.. Büyüklüğü ve ihtişamıyla Las Vegas ağır bastı.

    YAZIYI OKU

    ELMALARIN SAHİBİ ​

    Perdeyi kapatmamıştı. Hava aydınlık ile karanlık arasında sabitlenmişti sanki. Gece ya da gündüz fark etmeksizin hep aynı gri tonda duruyordu. Rüzgârın uçurduğu kar taneleri pencere görüntüsüne pikselleri gözüken eski bir film havası veriyordu. Kızı huzursuzca kıpırdandı.

    YAZIYI OKU

    KİTAP, BABA, ZAMAN

    Mutlu olacak kadar günışığı sızardı bu pencerelerden. Huzurlu ve güvende hissettirmeye yetecek kadar ağaç gölgesi de vardı. Ama sen dışarıda köklenen filizlerine kapılarını açmadığın gibi içeride de yeşerenleri budamayı tercih edersin. Sen o pencere önündeki derli toplu temiz koltuksun bu evde. Kucağına bile sığmaz insan senin.

    Yazıyı oku

    TURUNCU

    Sık sık bir şeyleri rendeleme ihtiyacı duyuyordum o sıralar. Sabun, mum, şarap mantarı, Tom Waits’in Bone Machine plağı, Meydan Larousse’un birinci cildinin sırtı, Neriman Hanım’ın dildosu… Arada parmak uçlarımı kaptırıyordum rendeye. Bak. İyileşmedi hâlâ.

    Yazıyı oku

    BEYAZ LEKE

    Adrian otelin camından tramvay raylarının üzerinde biriken suya baktı. Yaz vakti ne yağmuru diye hayıflandı. Oysa birkaç saat önce nehir kıyısında birkaç arkadaşıyla oturmayı, bir iki beyaz bira içmeyi düşünmüş ama sonra her zamanki gibi vazgeçmişti. Kalabalıkların içinde tanıdık değil, bir yabancı olmayı yeğlerdi.

    Yazıyı oku
    Sessizlik, 2026 ©Nihal GÜNDÜZ

    Yıllarca köşe bucak kaçtığım ışığın, içine saklandığım minicik kalbime sızmasına keşke daha önce izin verseydim. 

    Nihal Gündüz

    Gerçeği yerin altına gömseniz bile, o bir gün büyüyerek patlayacak ve her şeyi yok edecektir.

    Gerçek – EMILE ZOLA

    İLK SAYFASI

    Pırıl pırıl, soğuk bir nisan günüydü; saatler on üçü vuruyordu. Dondurucu rüzgârdan korunmak için çene­ sini göğsüne gömmüş olan Winston Smith, bir toz bur­ gacının da kendisiyle birlikte içeri dalmasını önleyecek kadar hızlı olmasa da, Zafer Konutları’nın cam kapıla­ rından çabucak içeri süzüldü. Binanın girişi, kaynatılmış lahana ve eskimiş keçe ko­ kuyordu. Hemen karşıki duvara, içerisi için epeyce bü­ yük sayılabilecek, renkli bir poster asılmıştı. Posterde, bir metreden geniş, kocaman bir yüz görülüyordu: kırk beş yaşlarında, kalın siyah bıyıklı, sert bakışlı, yakışıklı bir adamın yüzü. 

    Winston merdivene yöneldi. Asansörü de­ nemeye gerek yoktu. En iyi dönemlerde bile pek ender çalışırdı; kaldı ki, son günlerde gündüz saatlerinde elekt­ rik kesintisi uygulanıyordu. Nefret Haftası’nın hazırlıkla­ rı kapsamında alınan tutumluluk önlemlerinin bir parça­ sıydı bu. Daire yedinci kattaydı; otuz dokuz yaşında olan ve sağ ayak bileğinin üzerinde iri bir çıban bulunan Wins­ ton, merdiveni ikide bir durup dinlenerek ağır ağır çıkı­ yordu. Her katta, asansörün tam karşısına asılmış olan posterdeki kocaman yüz duvardan ona bakıyordu. Resim öyle yapılmıştı ki, gözler her davranışınızı izliyordu san­ ki. Posterin altında, BÜYÜK BİRADER’İN GÖZÜ ÜS­ TÜNDE yazıyordu. 

    1984
    GEORGE ORWELL

    Can Sanat Yayınları
    Çeviri: Celâl Üster



    Paradoksal bir şekilde gerçek bizim için hakiki bir ütopyaya dönüşmüştür oysa bu ütopyanın gerçekleşme olasılığı sıfırdır çünkü bu ütopya yitirdiğimiz gerçeği bir daha ancak rüyamızda görebileceğimizi söyleyen türden bir şeydir

    Simülakrlar ve Simülasyon
    Jean Baudrillard

    Gizlenmiş gerçekler, çılgın dokunuşlar, tutkun kalpler ve merhametle ilgili küçük yalanlar işte hep böyle yaşadım insanların arasında…

    Böyle Buyurdu Zerdüşt
    Friedrich Nietzsche
    Yönetmen & Senaryo: Christopher Nolan
    Vizyon Tarihi: 2006
    Ülke: ABD, Birleşik Krallık
    Tür: Drama, gizem, bilimkurgu
    Süre: 130 dakika
    Oyuncular: Hugh Jackman, Christian Bale, Scarlett Johansson, Michael Caine, David Bowie
    Konusu:
    Film, 19. yüzyıl Londra’sında iki rakip sihirbazın -Robert Angier ve Alfred Borden’ın- birbirlerine üstünlük sağlamak için girdikleri takıntılı mücadeleyi anlatır. Her iki karakter de “kusursuz illüzyonu” yaratmaya çalışırken, yalnızca sahnede değil hayatlarında da giderek daha büyük bedeller öder. Rekabet, zamanla bir meslek meselesi olmaktan çıkar; kimlik, gerçeklik ve fedakârlık üzerine karanlık bir oyuna dönüşür.
    Neden Seçtik?
    The Prestige, hakikat ile hile arasındaki sınırın ne kadar geçirgen olduğunu en çarpıcı biçimde gösteren filmlerden biridir. Film, sihrin doğasını üç aşamada tanımlar: Vaat, Dönüş ve Prestij. Ancak asıl mesele, izleyicinin gerçeği bilmek isteyip istemediğidir.
    The Prestige, hakikatin her zaman görünür olmadığını, bazen bilinçli olarak gizlendiğini ve hatta çoğu zaman seyircinin de bu gizlenişe razı olduğunu gösterir. Bu yönüyle film, yalnızca bir rekabet hikâyesi değil; gerçeğin nasıl kurulduğunu, nasıl saklandığını ve neden çoğu zaman hileye tercih edildiğini sorgulayan bir anlatıdır.

    Las Meninas – Nedimeler

    • Ressam: Diego Velázquez
    • Eser: Las Meninas
    • Yıl: 1656
    • Ülke: İspanya
    • Tür: Barok
    • Teknik: Tuval üzerine yağlı boya
    • Boyut: 318 × 276 cm
    • Bulunduğu Yer: Museo del Prado
    • Konusu:
    • Eser, İspanyol sarayında geçen bir sahneyi tasvir eder. Merkezde küçük prenses (Infanta Margarita) yer alırken, etrafında nedimeler, bir cüce, bir köpek ve ressamın kendisi bulunur. Arka plandaki aynada ise kral ve kraliçenin yansıması görülür. Ancak bu yansıma, sahnenin gerçek merkezinin kim olduğu sorusunu doğurur: Resimde görünenler mi, yoksa görünmeyenler mi?
    • Neden Seçtik?
      Kim kimi izliyor? Resimdeki gerçek kim? Aynadaki yansıma mı hakikat? Las Meninas, hakikat ve hile arasındaki ilişkinin yalnızca “gösterilen” üzerinden değil, “bakış” üzerinden kurulduğunu gösterir. Resim, izleyiciyi pasif bir göz olmaktan çıkarır; onu doğrudan sahnenin içine yerleştirir. Çünkü aynada gördüğümüz kral ve kraliçe, aslında bizim durduğumuz noktadadır. Yani bakılan ile bakan yer değiştirir. Bu noktada şu soru ortaya çıkar: Hakikat, bakış açısına göre değişir. Bu yönüyle eser, hakikatin sabit bir şey olmadığını; bakış, konum ve temsil aracılığıyla sürekli yeniden kurulduğunu gösterir. Ve belki de en önemlisi: Bazen en büyük hile, gerçeğin tam ortasında duruyor olmasıdır.

    “Kişi (person) sözcüğünün ilk anlamının “maske” olması büyük olasılıkla basit bir tarihsel rastlantı değildir. Daha ziyade herkesin her zaman ve her yerde, az çok farkında olarak belli bir rolü oynadığı gerçeğinin kabulüdür bu… Biz birbirimizi bu roller içinde tanırız; bu rollerde kendimizi tanırız.”

    Günlük Yaşamda Benliğin Sunumu
    Erving Goffman

    Nisan Kitapları

    • Damızlık Kızın Öyküsü – Margaret Atwood
    • Benim Olağanüstü Akıllı Arkadaşım – Elena Ferrante 
    • Mor Amber – Chimamanda Ngozi Adichie 
    • Sıfır Noktasındaki Kadın – Nawal El Saadawi
    TÜM LİSTEYİ GÖR

    Nisan Filmleri

    • Mutluluk (Le Bonheur, 1965) – Agnès Varda
    • Nomadland (2020) – Chloé Zhao
    • Toz Bezi (2015) – Ahu Öztürk
    TÜM LİSTEYİ GÖR

    Nisan Şarkıları

    • I am woman – Helen Reddy
    • Minnet Eylemem – Selda Bağcan
    • Veinte Años– Omara Portuondo
    • Varım – Nova Norda
    TÜM LİSTEYİ GÖR

    hakikat hile

    Related Posts

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026 Manşet

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026 Hakan Akdoğan
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Nihal Gündüz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle hazırladığı “Yüzleşme: Hayalet…

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    SuareMag Haziran 2026

    Haziran 1, 2026 SUAREMAG

    Yalnızlığın En Keskin Kokusu: Rezene

    Ağustos 13, 2025 Kitap

    SUSKUN BEDENİN İSYANI

    Temmuz 1, 2025 Arzu Kurt
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.