İBRAHİM DAŞ İLE OTOMOBİL VE SİNEMA
Peaky Blinders dizisi, yalnızca hikâyesi ve karakterleriyle değil, kullandığı dönem otomobilleriyle de dikkat çeken yapımlardan biri. Dizinin ardından 20 Mart’ta izleyiciyle buluşan ‘Peaky Blinders: The Immortal Man‘, bu görsel dünyayı yeniden hatırlattı. Dizide kullanılan ve dönemin atmosferini doğrudan taşıyan klasik otomobillerin bir bölümü, Rahmi M. Koç Müzesi koleksiyonunda sergileniyor. Müze, ulaşım ve endüstri tarihine odaklanan yapısıyla bu araçları yalnızca sergilemekle kalmıyor; aynı zamanda dönemin otomobil kültürünü de görünür kılıyor.

Peaky Blinders önce dizi şimdi de ‘Peaky Blinders: The Immortal Man – Ölümsüz Adam’ filmiyle Netflix’te izleyiciyle buluşurken, o atmosferi hissetmek isteyenler için de güzel bir haber Rahmi M. Koç Müzesi’nden geldi.
Peaky Blinders, yalnızca hikâyesiyle değil, kurduğu dönem atmosferiyle de akılda kalan yapımlardan biri. Bu atmosferin önemli parçalarından biri de dizide kullanılan otomobiller. 20 Mart’ta izleyiciyle buluşan Peaky Blinders: The Immortal Man ile birlikte bu araçlar yeniden gündeme geldi.
Dizide gördüğümüz klasik otomobillerin bir kısmı bugün Rahmi M. Koç Müzesi koleksiyonunda yer alıyor. Müze, bu araçları yalnızca sergilemiyor; aynı zamanda dönemin otomobil kültürünü de görünür kılıyor.
Hikâye, I. Dünya Savaşı sonrasının İngiltere’sinde geçiyor. Birmingham sokaklarında gördüğümüz otomobiller, sadece ulaşım aracı değil; karakterlerin sınıfını ve konumunu da açıkça gösteriyor. Savaşın travmasını yaşayan Tommy Shelby ve ailesinin gücü, hırsı ve hayatta kalma mücadelesini, dönemin toplumsal çalkantıları üzerinden işleyen Peaky Blinders, karizmatik başrol karakteri, sinematografik görüntülerinin yanı sıra lüks dönem otomobilleriyle de dikkatleri çekiyor. Bu noktada Thomas Shelby’nin kullandığı araçlar özellikle öne çıkıyor.

Müzede sergilenen modeller arasında, dizinin ilk sezonunda Shelby’nin kullandığı Ford Model T bulunuyor. 1908’de üretimine başlanan Model T, otomobilin geniş kitlelere ulaşmasını sağlayan ilk seri üretim araçlardan biri. 1927’ye kadar yaklaşık 15 milyon adet üretilmiş. Koleksiyondaki araç ise 1908 üretimi şasiye sahip bir kamyon versiyonu ve sonradan restore edilmiş.

Shelby ile özdeşleşen bir diğer model ise 1935 Bentley. 3.5 litrelik motor hacmine sahip bu araç, Bentley’in Rolls-Royce bünyesine geçtiği döneme ait. Üstü açılabilen gövdesi Fransız karoser üreticisi de Villars tarafından yapılmış. Dönemin üst sınıf otomobil anlayışını doğrudan yansıtan bir model.

Koleksiyonda ayrıca 1936 Austin Heavy Twelve-Four Tourer da yer alıyor. Austin Motor Company, 1920’li ve 30’lu yıllarda farklı motor seçenekleriyle geniş bir kullanıcı kitlesine ulaşmış. Bu model ise daha büyük ve konfor odaklı araçlardan biri.
1994 yılında İstanbul’da kapılarını açan Rahmi M. Koç Müzesi, Türkiye’nin ilk sanayi müzesi olma özelliğini taşıyor. İstanbul’un yanı sıra Ankara ve Cunda’da da koleksiyonları bulunuyor. Karayolu ulaşımından havacılığa kadar geniş bir alanda, 15 bini aşkın obje sergileniyor.
Peaky Blinders’ta gördüğümüz otomobiller, burada yalnızca birer sergi parçası gibi durmuyor. Her biri, ait olduğu dönemin teknik imkânlarını ve sosyal yapısını doğrudan gösteriyor. Diziyi izleyenler için tanıdık sahneleri hatırlatan, otomobil meraklıları için ise dönemin araçlarını yakından görme imkânı sunan bir koleksiyon ortaya çıkıyor.


