Close Menu
    Son Eklenenler

    The Bad Plus veda turnesi için 16 yıl sonra Salon’da

    Ağustos 24, 2026

    Eskişehir’de festival zamanı: Porsuk kıyısında beş gün

    Ağustos 24, 2026

    Ayvalık Uluslararası Film Festivali beşinci yaşını dünyanın öne çıkan filmleriyle kutluyor

    Ağustos 17, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Salı, Ağustos 25
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Nilgün Karataş: ‘Tanrıçalar ölmedi, sadece kostüm değiştirdi’

      Ağustos 5, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 2. MODÜL

      Ağustos 2, 2026

      MİTOLOJİDEN EDEBİYATA YAZI ATÖLYESİ – 1. MODÜL

      Ağustos 2, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Canavar’ın ‘saf’ değişimi ve dönüşümü

      Ağustos 12, 2026

      Elsa Morante’nin iki eseri aynı anda Türkçede

      Ağustos 5, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Bir yasın izinde: Tanrıların Tahtında

      Temmuz 31, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – V

      Mayıs 9, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      Ayvalık Uluslararası Film Festivali beşinci yaşını dünyanın öne çıkan filmleriyle kutluyor

      Ağustos 17, 2026

      İBB Beyoğlu Sineması’nda Ağustos Boyunca Ücretsiz Film Şöleni

      Ağustos 4, 2026

      Obsession: Bir Dileğin Etik Bedeli

      Temmuz 27, 2026

      THE ODYSSEY ÜZERİNE DÜŞÜNCELER: EN FAZLA TANRILAR KADAR KUSURLU

      Temmuz 26, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      The Bad Plus veda turnesi için 16 yıl sonra Salon’da

      Ağustos 24, 2026

      Eskişehir’de festival zamanı: Porsuk kıyısında beş gün

      Ağustos 24, 2026

      Ayvalık Uluslararası Film Festivali beşinci yaşını dünyanın öne çıkan filmleriyle kutluyor

      Ağustos 17, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Nilgün Karataş: ‘Tanrıçalar ölmedi, sadece kostüm değiştirdi’

      Ağustos 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Nilgün Karataş: ‘Tanrıçalar ölmedi, sadece kostüm değiştirdi’

      Ağustos 5, 2026

      TUZ DENİZİ

      Ağustos 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir
    Edebiyat

    Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

    Nisan 11, 2026Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Kelimeleri, çoğu zaman avucumun içine bırakılan efsunlu nesneler gibi düşünürüm. Hem büyülü hem büyücüler.

    Röportaj: Elif Özge Karakaya

    Öykü, edebiyatın en yoğun ve en kırılgan türlerinden biri. Romanın geniş zamanı ve panoramik anlatısına karşılık tek bir anın, bakışın içinden bir ses. Okumaya başlarken açtığı kapıdan uzun uzun baktırdığı gibi etkisini de bir o kadar hissederiz kimi zaman. Hız çağında bile yavaşlamayı seçen, ânı tutup büyüten, söylenmeyeni duyuran sessiz bir çığlık bazen de. Çizgide durmanın, civarda kaybolmanın hâllerini kendine özgü incelikli dille kuran Türk Edebiyatının çağdaş temsilcilerinden Vildan Külahlı Tanış ile bir araya geldik. Everest Öykü etiketiyle okurla buluşan ikinci kitabının heyecanı hâlâ tazeyken kitaplarının yanı sıra yazarlık öyküsü üzerine de konuştuk. Vildan Külahlı Tanış, sorularımızı şöyle yanıtladı:

    • Öncelikle vakit ayırdığınız için teşekkür ediyorum. Sevgili Vildan, Suare Dergi okurları için kendinizi tanıtır mısınız?

    Sanırım en zorlandığım sorulardan biri. İnsanın kendini tanımlaması kolay değil diye düşünüyorum. Belki çok da geriye gitmeden başlayabilirim. Yaklaşık on senedir profesyonel olarak yazı dünyasının içindeyim. Beş sene bir edebiyat sitesinin yürütücülüğünü ve editörlüğünü yaptım, yayın ekibinde yer aldım. “Çizgide Bir Kukla” ilk kitabım. Geçtiğimiz aylarda ikinci kitabım olan “Civarda Kaybolanlar” da raflardaki yerini aldı. Şu sıralar bir öykü atölyesinde dersler veriyorum. Yazmaya meftunum ve meşakkatli bir yolun talibi olduğumu aklımdan çıkarmıyorum. Koşarak değil ama durmadan yürüyen bir yolcu gibi yol almayı seviyorum.

    • Yazılarınızda olduğu kadar sözlü anlatımınızda da kelimeleri son derece zarif ve etkileyici bir biçimde kullandığınızı düşünüyorum. Kelimelerle kurduğunuz ilişkiyi nasıl anlatırsınız?

    Kelimeleri, çoğu zaman avucumun içine bırakılan efsunlu nesneler gibi düşünürüm. Hem büyülü hem büyücüler. Evirip çevirdiğim, döndürüp dolaştırdığım, bazen kırıp döktüğüm ama her ne ise derdimi hep onlarla aşikâr ettiğim büyülü bir dünya orası benim için. Sanırım yazma yolculuğumun en büyük itkilerinden biri onlarla olan ilişkim. Görünmez, incecik ama sapasağlam bir bağ. Sözlük okumayı, kelimelerin kökenbilimlerini, hangi dile ait olduklarını bu kadar yoğun yazmaya başlamadan önce de hep merak ederdim. Bir sözcük defterim var mesela. Yeni karşılaştığım, uzun süredir kullanmadığım kelimeleri not aldığım, içi dolu bir defter. Kelimeler benim sesim.

    • Öykü, yazı serüveninizde nasıl bir yere sahip? Yazın hayatına öyküyle başlamak bilinçli bir tercih miydi?

    Öykünün kelime iktisadıyla kurulan evreni ve okurun damağında bıraktığı o yoğun tadı seviyorum. O daracık alanda hem duyguyu okura geçirmek hem de okuru hikâyenin merkezine alabilmek çok çarpıcı geliyor bana. Meseleni, çok konuşmadan çokça anlatmadan yazmak, o rafine hal ile son noktayı koymak hem zor hem çok lezzetli. Okuru olmaktan da son derece memnun olduğum bir tür olan öyküye başlamam biraz da bütün bunların toplamı.

    • İlk kitabınız “Çizgide Bir Kukla”nın adı Uzun Düz Çizgiler” öyküsünde tek bir cümlede geçiyor ve hiçbir öyküye adını vermiyor. Sanki karakterler görünmez iplerin ucunda savrulurken, öyküler bu iplere bağlı değil. Çizgideki kuklalar nasıl bir araya geldi? Onları tutan tek bir ip mi var, yoksa birbirine dolanmış çoklu bağlar mı?

    Kuklayı kukla yapan ipleridir. Bu ipler mecburiyetlerimiz, kaybettiklerimiz, geçmişten getirdiklerimiz, toplumsal baskılar, normlar, idealize edilenler, gelenekler, baskılar, olması gerekenler, ayıplar, günahlar, aile, genetik kodlar, kolektif bilinçlerimiz… O kadar fazla ipe dolanmış vaziyetteyiz ki. Bazen iplere hükmetmek kolay olmuyor. Onlardan kurtulmak da. Kontrolü ele almak ve hatta ipleri kesme pahasına yaşama inatla direnmek gerekiyor sanırım bazen de. Ya da iplerle barışmak. Öykülerin bütününe baktığımızda da hayatın inişli çıkışlı çizgisine iplerle asılı karakterlerin yaşam karşısında nasıl birer kuklaya dönüştüğüne şahitlik ediyoruz. Bu anlamda kitabın tamamındaki öykülerin genel muhteviyatını çerçevelen bir isim olarak doğdu diyebilirim. 

    • Her öykünün kendine has, biricik bir sızısı vardır. Ancak bu kitap özelinde hâlâ aynı etkiyi hissettiğim öykü “Alo Buyurun Yalnızlar Geçidi”nin finali oldu. Sizin hâlâ sızısını koruduğunuz öyküler var mı? Yazılarınıza başlarken genellikle bir duygunun mu, bir imgenin mi peşinden gidersiniz?

    Buna şöyle cevap verebilirim: Aslında her hikâye kendi hikâyesiyle geliyor. Kimisi bir fotoğrafla, kimisi bir duyguyla, kimisi kapı aralığından sızan bir kokuyla, bir fotoğrafla, bir mısrayla…  Dolayısıyla öykü kendi evrenini nasıl yaratmak istiyorsa biraz da onun peşinden gidiyorum.

    “Denizlere düş. Sulara sarıl. Şimdi biz düşerim korkusuyla daha yükseğe uçmaktan vaz mı geçeceğiz? Dünyayı hiç kuşbakışı görmemişlere ne anlatılır?”
    Civarda Kaybolanlar

    • “Civarda Kaybolanlar” da hiçbir öykünün başlığı değil, aynı duyguyu paylaşan öykülerin ev sahibi. Öyküler iki epigraf arasında konumlanıyor. İlk öyküden itibaren kitaba sinen duyguyu hissediyoruz; görünmeyenler, yok olanlar, kaybolanlar. Bu “civar”ı nasıl tanımlarsınız?

    “Civar” kelimesi ardına geldiği kelimeyle anlam bulan bir sözcük aslında. “Civarımdan ayrılma” demek başka, “bu civarlarda kayboldu” demek başa. İkisi iki ayrı uçurum. Yakında kaybolanın bulunamaması, hatta kaybolurken fark edilememesi kendi içinde büyük bir hüsran taşıyor. Açılmadan boğulmak gibi. Bu kitap kendi yanından yöresinden, evinden barkından, yolundan yordamından, bildiğinden öteye gidemeyenlerin hikâyelerini bir araya getiriyor. Açılamadan boğulanların mı bilinmez ama açılamadan gözden kaybolanlar var burada.

    “Ruhu küçücük bir kutunun içinde. Kapağı açılıp içine aceleyle bir şeyler tıkıştırılan, aynı hızla hemen kapatılan, o daracık alanda bütün her şeyle baş başa bırakılan küçücük bir kutunun içinde.”
    Çizgide Bir Kukla

    • İki kitabın da ilk öykülerinde kadın karakterler görüyoruz. Çizgide Bir Kuklada, geçmişsiz ve hikâyesiz adının yer almadığı şemsiyeli kadın; Civarda Kaybolanlarda ise adını sıkça okuduğumuz ama görünmez karakter Perihan… Zıt iki durum gibi görünse de benzer bir paydada oldukları hissi var. Belki bu iki karakter yan yana gelse, sohbet etse birbirlerini etkilerler miydi? Nasıl anlaşırlardı?

    Sadece Şemsiyeli Kadın ve Perihan değil, iki kadın yan yana geldiğinde benzer dertler, benzer duygular ve hatta sevgili Buket Uzuner’in dediği gibi kendiliğinden peyda olan bir “Kız Neşesi” orada beliriverir. Kadınların meselelerini sırf kadın oldukları için değil, her şeyden önce insan oldukları için yazıyoruz. Ama bu hal bile “canım siz de hep kadın hikâyeleri anlatıyorsunuz” minvalinde biraz da hakir bir bakış açısıyla eleştirilmeye kalkılıyor. İnsana dair olan ne varsa onu anlatmaya devam edeceğiz. Kadınlar da bu hale fazlasıyla dâhil. 

    • Çizgide Bir Kukla’dan bu son kitaba uzanan çizgide, anlatımınızda, sesinizde ya da kurduğunuz dünyada neler dönüştü? Değişim içinde korumak istediğiniz bir tarafınız var mı?

    Aslında bunun cevabını en net okurlar verebilir. Ama kendi yolculuğuma baktığımda ikinci kitaba giden yolda elimin, kalemimin rahatladığını hissediyorum. Bu kabul görmüşlüğün bir neticesi de olabilir, okurun size artık aşina oluşunun rahatlığı da. Korumak istediğim şey ise hep duygudur. Eğer bir metnin duygusu okura geçmiyorsa dünyanın en güzel teknik bilgilerini de kullansanız, olay örgünüzü şaha da kaldırsanız duygu yoksa hikâye yoktur.

    • Günümüzde yazarlığın temel işlevini nasıl değerlendirirsiniz?

    Yazar ve okur yan yana yürüyen, birlikte yol alan, kol kola girip gidilmesi gereken yere birlikte varmaya çalışan iki yol arkadaşıdır bence. Yazar okurun ya da toplumun önünde değildir. Dolayısıyla toplumsal bir yönü, öncülüğü görev edinmek zorunda da değildir. “Size öğreteceklerim var” diyen bir yerde değilim kendi adıma. Ben sadece okurun bildiği ama adını koyamadığı duyguların sözcüsüyüm.

    • Vildan Külahlı Tanış’ın yazı yolculuğu nasıl devam edecek?

    Hikâye beni nereye sürüklerse diyelim.


    edebiyat röportaj Vildan külahlı tanış

    Related Posts

    Eskişehir’de festival zamanı: Porsuk kıyısında beş gün

    Ağustos 24, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    Ayvalık Uluslararası Film Festivali beşinci yaşını dünyanın öne çıkan filmleriyle kutluyor

    Ağustos 17, 2026 Manşet 2

    Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

    Ağustos 13, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    Canavar’ın ‘saf’ değişimi ve dönüşümü

    Ağustos 12, 2026 BURAK SOYER
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    The Bad Plus veda turnesi için 16 yıl sonra Salon’da

    Ağustos 24, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    Çağdaş cazın özgün topluluklarından The Bad Plus, 12 Eylül’de Fiba Salon İKSV sahnesine konuk oluyor.…

    Eskişehir’de festival zamanı: Porsuk kıyısında beş gün

    Ağustos 24, 2026

    Ayvalık Uluslararası Film Festivali beşinci yaşını dünyanın öne çıkan filmleriyle kutluyor

    Ağustos 17, 2026

    Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

    Ağustos 13, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    İKİ KÜÇÜREK: EŞİK & ÇAĞRI

    Ekim 1, 2025 Demet Çaltepe

    GÖLGENİN SAVUNMASI

    Kasım 1, 2025 Mualla Çelik Hıdıroğlu

    COMO: BİR GÖL. ÜÇ ŞAİR. ÜÇ FARKLI DÖNEM. ÜÇ FARKLI YAŞAM

    Temmuz 1, 2025 Melis Melek
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    The Bad Plus veda turnesi için 16 yıl sonra Salon’da

    Ağustos 24, 2026

    Eskişehir’de festival zamanı: Porsuk kıyısında beş gün

    Ağustos 24, 2026

    Ayvalık Uluslararası Film Festivali beşinci yaşını dünyanın öne çıkan filmleriyle kutluyor

    Ağustos 17, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.