Close Menu
    Son Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Perşembe, Nisan 30
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      1 KAVRAM 10 DÜŞÜNÜR: Varoluşun On Yüzü

      Ağustos 2, 2025

      Ulus Baker: Kısacık hayatına çağları sığdıran ‘birisi’

      Temmuz 12, 2025

      Institut français, Fransız yazar, felsefeci ve filolog Barbara Cassin’i ağırlıyor

      Şubat 25, 2025

      Sade Yaşamın Gücü: Epikür ve Tao’nun izinde sadeleşmek

      Aralık 7, 2024

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Yeni Eril: Dr. Nil Keskin’den kapsamlı bir dönüşüm rehberi

      Mart 4, 2025

      Cansel Oruç’un ‘Başarmaktan Korkma’ kitabı okuyucuyla buluştu

      Aralık 26, 2024

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      “Bir ‘teselli’ ver…”

      Nisan 20, 2026

      Sandviç Kuşağı: Arada Kalmışlık

      Nisan 19, 2026

      Var ol! Kelime büyücüsü çok yaşa!

      Nisan 15, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026

      Filiz Çiçek’ten adalet ve intikam romanı: Kayıp Ada ve Şeytanları

      Nisan 22, 2026

      Adını Sen Koy: İki farklı zaman, iki farklı kadın ve benzer bir hikaye

      Nisan 21, 2026

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Ayın Şarkıları: MART AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mart 8, 2026

      İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar konserleri devam ediyor

      Ocak 15, 2026

      AYIN ŞARKILARI: OCAK AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Ocak 1, 2026

      Sanatın özgür ruhlu bilgesi Patti Smith İstanbul’a geliyor

      Aralık 14, 2025

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

      Mart 16, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lll

      Mart 16, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Río Sur, Pera Müzesi’nde

      Ekim 16, 2025

      Dalí’nin Tavşan Deliği: Bir romanın resme dönüşen rüyası

      Haziran 12, 2025

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nden ücretsiz sergi turları

      Şubat 20, 2026

      Isabel Muñoz’un Göbeklitepe fotoğrafları Berlin’de

      Şubat 10, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Palu Ailesi skandalı belgesel oldu

      Nisan 10, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      İstanbul Film Festivali 9-19 Nisan’da sinemaseverlerle buluşuyor

      Mart 24, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Sahnede paranormal bir deneyim: “Geceyarısı Hayaleti” başlıyor

      Mart 19, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

      Nisan 29, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      Ebru Karaayvaz’dan ağlarken güldüren kitap: Reçeteye Mizah Ekledim

      Mart 9, 2026

      Bozkurt: Yeni nesil yayıncı Toros, kitabı sadece basılı ürün gibi görmüyor!

      Mart 2, 2026

      “Gençler Nereye?” kitabının yazarı Tuğçe Tatari: Türkiye gençlerini duymuyor ve görmüyor

      Şubat 27, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Pablo Neruda: Aşkın, kavganın ve sessiz coğrafyaların şairi

      Temmuz 12, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » HIRSIZ
    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    HIRSIZ

    Ocak 1, 2026Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Boran Çiftci

    Hatırlıyorum…

    Çok sevdiğimiz müstakil evimizden, bize çıkmamız için bir hafta verilmeden birkaç yıl önceydi. Anneannemlerden evimize doğru yolu arabada uyuyarak gelmiş; arabadan evimizin bahçesine annemin kucağında yarı uyku halinde gelmiştim. Kapalı göz kapaklarıma vuran sokak lambaları, rüyalı zihnimde beliren, bebekliğimin olduğu aile fotoğrafımızı tanıyamama sebep oluyordu. Babam ellerindeki ev yemekleri dolu poşetleri kapıyı açmak için yere koymuş, ceplerinde evin anahtarını yokluyordu. Annem ise beni yere indirmeye ikna etmeye çalışıyordu; “Hadi annem, uyan bakalım…”

    Arka cebinden anahtarı çıkaran babam kapının kolunu tuttu ve anahtarı yerleştirdi, çevirdi. Hâlâ kucakta kalmayı ve gözlerini açmamayı direten ben, babamın kapıyı ittirmesi ve içerden kapatılmış mandalın çıkardığı kuvvetli metal sesiyle tamamen uyandım. Annemin kucağında baş aşağı, babamın suratındaki dehşeti tersten gördüm. Beni komşu teyzeye emanet edip polisi aradılar. Annemin tüm uyarılarına rağmen babam, polisleri beklemedi. Mangalda yakılmak için kırılmış bir odunu eline alıp evin etrafını kolaçan etti. Arka bahçeye bakan pencerelerden içeri dikkatlice baktı; hepsi kapalıydı. Hırsız hâlâ içerde olmalıydı.

    Komşu teyze bana su getirmeyi teklif etti, istemedim. Salonunun camından bizim bahçeyi görmeye çalışırken şaşkınlığını dile getirdi; “Nasıl olur bu? Ben hiçbir şey duymadım. Sizin köpek de çıt çıkarmadı. Gelen geçene havlayan, bana bile yıllardır alışamamış köpek… Sana su getireyim.”

    Bu duyduklarım, bende olanlara dair bir sezgi uyandırdı; kimin geldiğine, neden geldiğine dair. Hazır komşu teyze mutfakta su doldururken evinden dışarı sıvıştım; emin olmam, olanları herkesten önce görmem gerekiyordu.

    Bu sırada polis ekipleri gelmiş, babamın yaptığı kontrollerin aynılarını, tabancaları ve fenerlerini doğrultarak yapıyorlardı. Pencerelerin kapalı ve hiçbirinde zorlama izi olmadığından emin oldular. Arka bahçeden beni göremeyeceklerinden emin olarak ön bahçedeki, köpeğimize ayrılmış alanın çitlerini sessizce tırmandım. Normalde saatlerce aç kaldığı ve enerjisini koşup atamadığı için yerinde durmadan zıplaması beklenecek polis köpeğimiz, kapkaranlık kulübesinin içinde gözleri parlamasa varlığından şüphe edilecek kadar sakindi. Köpeğin alanına baktığı için, muhtemelen polislerin bile hırsızın buradan girmesine ihtimal vermeyeceği pencereye yaklaştım ve hafifçe ittirdim. Pencerenin yavaşça içeri doğru açılmasıyla camda kalan parmak izimi gördüm.

    Polisler en büyük pencereyi levye ile açmaya hazırlanıyorlardı, bense içerdeydim. İçeri tuttukları ışıkla etrafa baktım; salon darmadağındı. Dolapların içi boşaltılmış, vazolar ve biblolar kırılmış, koltuk minderleri yerinden çıkarılmış… Kendini görmekten kaçamayacağın kadar büyük olan aynamız olanları görünce kendinden çatlamış, salonumuzu gözetleyen bir efendi gibi duran eskitme duvar saatimiz ise belli ki kasıtlı olarak kırılmış ve çalışmayı durdurmuştu; sanki birisi zamanı durdurmak istemişti. Salondaki öfkenin kalıntısı, çaresizliğin ve nafile çabanın yıkıcı izleri sezgilerimi biraz daha doğruladı… Ona çok üzüldüm. Tüm karmaşaya rağmen, salondan eksilen bir şey olduğunu hissettim; tek bir şey.

    Birden, karanlıkta hayalet gibi parlayan ayak izleri gözümü aldı. Üstlerine basa basa merdivenlere doğru yöneldim. Polisler dışardan açtıkları camdan içeri silah ve fener doğrultarak seslendiler; “İçerdeki! Polis! Ortaya çık!”

    Kısa bir sessizlikten sonra gelen çıt sesiyle herkes irkildi; polis parmağını tetiğe, annem elini ağzına koydu; babam odunu iyice sıktı. Nefeslerin tutulduğu an pencereden dışarı bir kedi fırladı. O benim canım kedimdi. Evden apar topar taşınınca yanımda götüremediğim, birbirimizden ayrılmamıza en az benim kadar üzülen kedim. Hâlâ bahçemizde yattığını bildiğim kedim.

    Merdivenlerden üst kata, oradan bir odaya, bir odadan diğerine… İzleri takip ettim, aynı acınası çabayı hepsinde gördüm. Aradığını bulamayan, bulsa sanki dokunabileceğini, dokunsa sanki elinde tutabileceğini sanan saflığa her bir odada tekrar tanık oldum. Etraf önemli değildi, kendini nasıl dağıttığını gördüm. En son kendi odama geldiğimde, tüm dağınıklığın içinde tek bir çekmece dikkat çekiyordu. Kilidi olan çekmeceler bile kırılıp açılmış, içi dışına çıkarılmıştı, ama o çekmece tamamen kapalı duruyordu. Ne altındaki ne de üstündeki çekmece. Küçüklüğümde içindeki örtünün altına sakladığım şeyleri, geçen zamana karşı koruyan çekmece. O, dolabımın en alttan bir üstündeki çekmece. Ayak izleri o çekmecenin önünde aniden bitiveriyordu. Artık emindim; gelenin ne aradığından da çekmeceye hapsolanın kim olduğundan da.

    Aşağıda parmak izi toplamak için pencerelere toz döken ve bant yapıştıran bir polis “Aha!” dedi. Heyecanlı suratı sonradan normale döndü. Anneme dönüp; “Bakın, bu muhtemelen oğlunuzun,” dedi. Diğer bir polis ise elindeki kağıtlara tikler atarken açık bırakılmış ön camı işaret etti ve babama sordu; “Muhtemelen kapıdan girip, ön camdan kaçmış. Çalınan değerli bir şey var mı?”

    Yoktu. Ortalıkta onca elektronik cihaz, çekmecelerdeki mücevherlere dokunulmamıştı. Hatta ev sahibinin bir günlük gecikmeden bile bizi evden attırmaya hukuken hakkı olacağını bilen babamın koltuk minderinin altına sakladığı iki aylık nakit kira bile öylece duruyordu.

    “Hayır,” dedi babam; “sadece…” Duvardaki çerçeve izini işaret etti, birlikte aile fotoğrafının yokluğuna baktılar.

    Onu kurtarmak için dolabıma yaklaştım, dizlerimin üzerine çöktüm. İki elimle iki kulbu da tuttum. Kendime doğru çekmemle, benim gücümün milyon katı güçte karşı bir güç, çekmeceyi hızla geri kapattı. Kulplara değen ellerim yandı, çarpmanın kuvvetiyle saçlarım ve perdeler uçuştu. Çıkan yüksek ses, aşağıdakileri hırsızın hala evde olduğuna inandırdı; polisler tabancalarını tekrar kuşanıp temkinli bir şekilde merdivenden yukarı yöneldiler. Ahşap merdivenlerden gelen ayak seslerini duydum, acele etmem gerektiğini anladım. Çaresizce çekmeceyi tekrar açmayı deneyecektim ki, birden kedim büyük dolabın üstünde belirip çekmece dolabına, oradan da yanıma zıplayıverdi. Ortamın tüm gerginliğine, gittikçe artan ayak seslerine karşın kedimin kısık gözleri ve küçücük gözbebekleriyle bakıştım. İkimizin de her şeyin farkında olduğumuzu, ikimiz de çok iyi anladık; hırsızı kurtarmanın tek yolunun bir kabullenişten geçtiğini…

    Tak, tak, tuk… Gıcır, gucur… Evimizin eskimiş parkeleri üzerindeki adım sesleri. Arttı, azaldı, tekrar arttı ve kesildi. Odamın kapısının ittirilmesiyle çıkan gıcırtıyı duymamla gözlerimi kedimden alıp çekmeceyi kendime çektim. İçindeki bembeyaz kumaşın parlaklığı ve saçtığı rüzgâr başta odamı, sonra tüm evi, sonra da bahçenin sınırlarına kadar her yeri kapladı. Polisler olan biteni algılayamadan gözleri kamaştı, rüzgârın kuvvetiyle silahları ellerinden fırladı, saçları ve şapkaları uçuştu. Sonra da yok oldular. Işık ve rüzgâr duruldu. Şu an, artık burada kimse yoktu ne polisler ne annem ne babam. Bir tek ben.

    Oda artık dağınık değildi, ama sebebi uzun zaman önce terk edilmiş olmasıydı. Dışardan içeri sızan ışığın renginden, başka bir zamanda olduğumu anladım. Çekmecedeki beyaz kumaşın altına saklanmış bir çerçeve olduğunu gördüm. Elime aldım ve çevirdim; tanıyamadığım bir adam ve bir kadın, kucaklarında bir bebek gördüm. Çerçevenin camı öyle bir çatlamıştı ki, aynı hizadaki üç kişinin yüzünü de tanınmaz hale getirmişti. Beklediğimden daha ağır olan kumaşı ve çerçeveyi alıp merdivenlerden aşağı indim. Duvarda gördüğüm çivi ve altındaki dikdörtgen ize çerçeveyi asarken, fotoğrafa dikkatli bakılmayınca görünmeyen kedimi gördüm. İnsanların aksine, onu tanıdım. İki elimdeki beyaz kumaşın içinden aşağı sarkan kedimin kuyruğunu o an gördüm. Yavaşça taşıdım. Kapının mandalını, bir zamanlar bu eve ait kalabilmek için nasıl kapattıysam, şimdi bu tutsak edici çabadan kurtulmak için açtım. Bahçeye çıktım, hava lacivertti, ağaçlar yapraksızdı. Kedim için uygun yeri aradım, elma ağacının altını seçtim. Zamanında annemle çiçek ektiğimiz küçücük bir kürekle, bu sefer kedim için toprağı kazdım. Toprağı avuçladım, elimde tutmaya çalışmadan, şu an dokunabiliyor olmayı sevdim. Kabullendim, parmaklarımın arasından kayıp dökülmesini izledim. Son kez, toplanmamış ve çürüyüp kurtlanmış elmaların kuru dallarında hafif rüzgârla titremesini izledim. Gözlerimi yumup, ekşi kokularını içime çektim.

    Karanlığın içindeyken toprağın eşelenme sesini duydum. Ağzımda mat ve tozlu bir metal tadı vardı; bir yerlerden bildiğim, çok eskilerden sızmış gibi. Kedimin her zamanki ciddiyeti ve karizmasıyla beni gömmesi, içinden gelen yöne doğru mezarımdan uzaklaşması beni asla incitmedi; aksine…

    Kedim kayıtsızca yürüdükçe lacivert hava maviye, mavi siyaha, siyah maviye döndü. Ağaçlar tekrar yapraklandı, çürük elmalar toprağa düştü, elmalardaki kurtlar topraktan beslendi. Sonra bir akşam, kedim bahçe kapısının sesiyle irkildi ve dönüp baktı; elinde poşetlerle bir adam ve bir kadının kucağında uyuyan bir çocuk gördü, gözleri kısıldı.


    Boran Çiftci çekmece öykü suare öykü

    Related Posts

    İsmi olmayan hikayeler – lV

    Nisan 12, 2026 Edebiyat

    SuareMag Nisan 2026

    Nisan 7, 2026 Manşet

    Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

    Mart 16, 2026 Öykü

    İsmi olmayan hikayeler – lll

    Mart 16, 2026 Edebiyat
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026 Sanat

    Dolunay Kocabağ, New York’taki oyunculuk kariyerine yeni başarılar eklemeye devam ediyor. Sahne adıyla Luna Vintner…

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026

    Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

    Nisan 27, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Hakan Dedeler: İstanbul bir kültür metropolü

    Ocak 30, 2025 KÜLTÜR - SANAT

    Sanki Her Şey Biraz Felaket, MUBİ’de  

    Aralık 13, 2023 Film

    Caz’ın büyüleyici ritimleri Kaş’ın ılık rüzgarlarına karışıyor

    Ağustos 20, 2024 Konser
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.