Close Menu
    Son Eklenenler

    Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

    Ekim 3, 2026

    İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

    Ekim 3, 2026

    Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

    Ekim 2, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Cumartesi, Ekim 3
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü için geri sayım: Bu yıl kimlerin adı konuşuluyor?

      Eylül 9, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      George Saunders’ın Yeni Romanı “Nöbet” Türkçede: Ölüm döşeğinde bir petrol patronu

      Eylül 30, 2026

      “Suyun Tatlılığı” Türkçede: Nathan Harris’ten Amerikan Güneyi’ne kırılgan bir bakış

      Eylül 22, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      37. Ankara Film Festivali’nin Onur Ödülleri açıklandı

      Eylül 16, 2026

      Muson Hayalleri: Güneydoğu Asya Sinemasının Yeni Hikâyeleri İstanbul Modern’de

      Eylül 16, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

      Ekim 1, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından
    Manşet 2

    Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

    Ocak 7, 2026Yorum yapılmamış5 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Sinema tarihi boyunca pek çok yönetmen “zamanı” anlatmaya çalıştı; ancak çok azı zamanın kendisini bir karakter gibi, etten ve kemikten bir varlık gibi perdeye yansıtabildi. Macar usta Béla Tarr, o nadir ruhlardan biriydi. Bugün sinema dünyası derin bir kederle ustalarından birini kaybetmenin yasını tutuyor. Onun gidişiyle birlikte, perdede onun yarattığı siyah-beyaz yağmurlar biraz daha kederli, rüzgârlar biraz daha sert esmeye başladı.

    SEVİN BAYRI

    Macar yönetmen Béla Tarr, 70 yaşında, uzun ve ağır bir hastalığın ardından hayata veda etti; ardında sadece filmler değil, bir sinema geleneği, bir bakış açısı ve sayısız izleyicinin deneyimlediği estetik bir başkaldırı bıraktı. Béla Tarr, sadece film çekmedi; o, varoluşun ağırlığını, insanın çaresizliğini ve eşyanın tabiatını 35mm filmin içine hapsetti.

    Tarr, 1955’te Macaristan’ın Pécs kentinde doğdu ve 16 yaşında amatör kamerayla kendi filmlerini çekmeye başladığında, sinemanın sadece bir anlatı aracı olamayacağını çoktan sezmişti. 23 yaşında tamamladığı ilk uzun metrajı Aile Yuvası (Family Nest, 1979) ile Mannheim-Heidelberg Uluslararası Film Festivali’nde Grand Prize’ı kazandı ve sinema kariyerine güçlü bir başlangıç yaptı.

    Sinema tarihine adını altın harflerle yazdıran Tarr’ın başyapıtlarından biri olan filmi Şeytan Tangosu (Sátántangó, 1994), sadece uzunluğu (yaklaşık yedi buçuk saatlik epik anlatımı) ile değil, aynı zamanda sinemanın zaman, mekân, insan ve ütopya kavramlarını sorgulayan estetiğiyle de bir dönüm noktası oldu. Filmlerinde diyalog yoktu belki ama her karenin içinde insanın yalnızlığı, umutsuzluğu, toplumsal ve bireysel çöküşün sessiz çığlıkları saklıydı.

    Tarr sinema tarzını, ana akım sinemanın tüm hız ve aksiyon kurallarını yıkarak inşa etti. O, izleyiciyi sabretmeye değil, tanıklık etmeye davet etti. Onun dünyasında kamera, dakikalarca çamurlu yollarda yürüyen insanları, bir masada sessizce patates yiyen babayı ve kızı ya da bir barda sonsuz bir döngüde dans edenleri takip ederdi. Yavaş sinema akımının en yoğun örneklerini barındıran, kesintisiz uzun planlar, siyah-beyaz estetik, minimal diyalog, yoğun atmosfer ve derin bir varoluşsal sorgulama onun kamerasından bizlere ulaştı. Karanlık Armoniler (Werckmeister Harmonies, 2000) ve Torino Atı (The Turin Horse, 2011) gibi filmleri, yalnızca görsel etki bırakmakla kalmadı, izleyeni bir düşünüş biçimine davet etti. Sinema ile düşünce arasında bir meditasyon alanı yarattı. Şeytan Tangosu (Sátántangó,1994) filmi ile, çöküşün, ihanetin ve umutsuzluğun destanını bizlere beyaz perdeden aktardı. Bu eser halen yedi saati aşan süresiyle sinema tarihinin aşılması gereken zirvesi olarak kabul edilir.

    Siyah, Beyaz ve Uzun Planlar

    Béla Tarr denince akla gelen ilk şey, dakikalarca süren ve kesilmeyen tek plan çekimleridir. İzleyiciye zor bir deneyim yaşatır. Görüntü yönetmenleri (başta Fred Kelemen) ve kurgucusu (ve hayat arkadaşı) Ágnes Hranitzky ile yarattığı bu görsel dil, seyirciyi hipnotik bir yolculuğuna çıkarırdı. Renkleri reddederek siyah ve beyazın tüm gri tonlarını kullanan Tarr, sahnelerini Mihály Vig’in o tekinsiz ve tekrara dayalı müzikleriyle mühürlerdi.

    2011 yılında Torino Atı (The Turin Horse) ile Berlin Film Festivali’nde Gümüş Ayı – Büyük Jüri Ödülü’nü aldıktan sonra yönetmenliği bıraktığını açıklamıştı. Ona göre söylenecek her şey söylenmiş, sinema yapma biçimleri tükenmişti. O günden sonra vaktini Saraybosna’da 2012 yılında kurduğu film okulunda (film.factory) genç sinemacılara rehberlik ederek geçirdi.

    “Ölümden bahsettikten sonra daha neyi anlatabilirsiniz ki” Béla Tarr

    Béla Tarr sinemasında hikâye geri çekilir; geriye, insanın dünyayla kurduğu o ağır ve kaçınılmaz ilişki kalırdı. Onun filmleri bittiğinde, koltuğumuzdan kalkmakta zorlanmamızın sebebi sadece filmin uzunluğu değil, omuzlarımıza bıraktığı o varoluşsal ağırlıktı.

    “Hayat, günler geçtikçe sessizce biter. Günlük rutininizi yaptığınızı sanırsınız, ama öyle değildir. Her gün biraz daha yaşlanırsınız, her gün biraz daha farklılaşırsınız ve günlük küçük farklılıklarla o noktaya çok daha fazla yaklaşmış olursunuz. Hiç gürültü çıkmaz, hiçbir şey olmaz. Öylece olup biter. Şimdi, bununla nasıl baş edeceksiniz peki?“ Béla Tarr

    Tarr’ın sineması her zaman zordu ama aynı zamanda özgürlükçüydü. Filmlerinde yalnızca görüntü yoktu, bir düşünce hâli, bir ritim, bir varoluş mücadelesi vardı. Bugün o uzun planlardan biri nihayete erdi. Belki o meşhur Macar rüzgârı şimdi onun için esiyor. Sinema dünyası, zamanın bu en dürüst şairini asla unutmayacak.

    Karanlığın ve Çamurun İki Ustası: Béla Tarr ve László Krasznahorkai

    Modern sinemada bazı ortaklıklar vardır ki, birini diğerinden ayırdığınızda ortaya çıkan boşluk doldurulamaz. Herzog ve Kinski, Fellini ve Rota ya da Godard ve Coutard gibi. Ancak Béla Tarr ve yazar László Krasznahorkai arasındaki bağ, bunlardan çok daha öte; neredeyse sanatsal bir suç ortaklığıdır. Béla Tarr’ı anarken László Krasznahorkai ile olan çalışmalarından bahsetmeden olmazdı.

    Tarr’ın 1980’lerin ortasında toplumsal gerçekçilikten uzaklaşıp o meşhur kozmik huzursuzluğuna evrilmesi, tam da Krasznahorkai’nin dünyasıyla tanışmasıyla başlar.

    Uzun Cümleler, Uzun Planlar

    2025 Nobel Ödüllü yazar Krasznahorkai’nin edebiyatı, sayfalarca süren, nefes aldırmayan, labirent gibi uzun cümlelerden oluşur. Tarr ise bu cümlelerin görsel karşılığını, dakikalarca kesilmeyen hipnotik planlarında bulmuştur. Krasznahorkai’nin metinlerindeki o “bitmek bilmeyen çürüme”, Tarr’ın kamerasında ağır ağır yürüyen insanlara, dinmeyen yağmura ve rüzgâra dönüşür.

    Bu iş birliği sadece bir uyarlama süreci değildir. Krasznahorkai, Tarr’ın neredeyse tüm başyapıtlarının (Kárhozat, Sátántangó, Werckmeister Harmonies, The Turin Horse) senaryo aşamasında bizzat masadadır. Onlar, dünyanın sonunun nasıl görüneceği ve nasıl duyulacağı konusunda aynı dili konuşan iki simyacı gibidirler.

    Başlıca Ortak Çalışmalar;

    Lanet (Kárhozat, 1988): Bu filmle birlikte Tarr sinemasının görsel dili radikal bir biçimde değişti. Krasznahorkai’nin kasvetli atmosferi, Tarr’ın siyah-beyaz dünyasına kalıcı olarak yerleşti.

    Şeytan Tangosu (Sátántangó, 1994): Krasznahorkai’nin aynı adlı romanından uyarlanan bu devasa yapıt, ikilinin zamanı bükme konusundaki en büyük başarısıdır. 7 saatlik bu epik anlatı, edebiyatın ve sinemanın sınırlarının nerede bittiğini unutturur.

    Karanlık Armoniler (Werckmeister Harmonies, 2000): Krasznahorkai’nin Direnişin Melankolisi kitabından uyarlanan film, ikilinin insan doğasındaki vahşeti ve masumiyeti en rafine şekilde sunduğu eserdir.

    Sonun Başlangıcı: Torino Atı

    Béla Tarr’ın sinemaya veda ettiği Torino Atı (The Turin Horse, 2011), aslında bu ortaklığın da zirve noktasıdır. Krasznahorkai’nin kaleme aldığı metin, sadece bir atın ve sahibinin hikayesini değil, evrenin geri dönüşsüz bir şekilde kapanışını anlatır. Tarr, bu metni alıp görüntülerle susturduğunda, sinema tarihinin en etkileyici vedalarından biri doğmuştur.

    Béla Tarr’ın vizyonunu anlamak için László Krasznahorkai’nin satır aralarına bakmak gerekir. Biri kelimelerle dünyayı durdurmaya çalışmış, diğeri ise kamerasıyla o duran dünyanın yasını tutmuştur. Bugün Tarr’ın ardından bakarken, aslında bu muazzam entelektüel ve ruhsal ortaklığın bıraktığı o devasa boşluğa da bakıyoruz.


    Béla Tarr Sevin Bayrı sinema yönetmen

    Related Posts

    İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

    Ekim 3, 2026 e-Yayın

    Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

    Ekim 2, 2026 Sinema

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Şarkıları
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

    Ekim 3, 2026 Kitap

    Tiyatro sahnesinden hayatın rollerine uzanan bir hikâye: Celal Kadri Kınoğlu’nun ikinci romanı Provalar, İthaki Yayınları…

    İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

    Ekim 3, 2026

    Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

    Ekim 2, 2026

    Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

    Ekim 2, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Gözcüler: İlhamını Kelt mitolojisinden alan bir ‘ilk’ filmi

    Şubat 8, 2025 Alperhan Benlioğlu

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026 SUAREMAG

    BİR TAT BİR KOKU

    Haziran 1, 2026 Gökbanu Sezi Coşkuner
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

    Ekim 3, 2026

    İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

    Ekim 3, 2026

    Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

    Ekim 2, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.