Nilüfer Karataş Çamözü

Çocuklar dünyayı bizden farklı görür. Henüz alışmamış, henüz kabullenmemiş bir gözle bakarlar. Bu yüzden edebiyatta çocuk anlatıcı, olayları daha sade ama çoğu zaman daha çarpıcı biçimde anlatır.
Bu romanlarda çocuklar sadece birer karakter değildir; olup biteni ilk kez fark eden, anlamaya çalışan tanıklardır. Bu yüzden bu kitaplar, hem çocukları hem de onları anlamak isteyen yetişkinleri düşündürür.

- Bülbül Öldürmek (1960) – Harper Lee Küçük Scout’un gözünden bir kasabada adalet ve önyargı anlatılır. Babasının savunduğu dava, onun dünyaya bakışını değiştirir. Olayları anlamaya çalışırken birçok soruyla karşılaşır. Büyümenin ne demek olduğunu yavaş yavaş öğrenir. Çocuk bakışıyla büyük meseleler sade ama etkili şekilde görülür.

- Çavdar Tarlasında Çocuklar (1951) – J. D. Salinger
Holden’ın diliyle bir gencin yalnızlığı ve dünyaya uyumsuzluğu anlatılır. Okuldan ayrıldıktan sonra şehirde tek başına dolaşır. İnsanlarla yakınlık kurmak ister ama bunu başaramaz. Düşüncelerini açık ve filtresiz bir şekilde anlatır. Okur, onun iç dünyasına doğrudan tanık olur.

- Oda (2010) – Emma Donoghue
Küçük bir çocuğun gözünden kapalı bir dünyada büyümek anlatılır. Dış dünyayı hiç bilmeyen bir çocuk, kendi gerçekliğini kurar. Annesiyle kurduğu bağ hayatının merkezindedir. Yeni şeylerle karşılaştıkça dünyası değişmeye başlar. Okur, her şeyi onun bildiği kadarıyla öğrenir.

- Aşırı Gürültülü ve İnanılmaz Yakın (2005) – Jonathan Safran Foer
Bir çocuğun kayıp ve yasla baş etme süreci anlatılır. Babasından kalan bir ipucunun peşine düşer. Şehirde birçok insanla karşılaşır ve hikâyeler dinler. Aradığı şey sadece bir cevap değildir.
Aynı zamanda duygularını anlamaya çalışır.

- Süper İyi Günler (2003) – Mark Haddon
Christopher’ın bakışıyla bir gizem çözülürken farklı bir zihin dünyası tanınır.
Bir köpeğin ölümünü araştırmaya karar verir. Bu süreçte kendi ailesiyle ilgili gerçekleri öğrenir. Olayları kendine özgü ve mantıklı bir şekilde anlatır. Okur, dünyayı onun düzeniyle görür.

- Şeker Portakalı (1968) – José Mauro de Vasconcelos
Küçük Zeze’nin gözünden yoksulluk ve hayal gücü anlatılır. Yaşadığı zorluklara rağmen kendi dünyasını kurar. Bir ağaçla kurduğu bağ ona güç verir. Sevgiye ve anlayışa duyduğu ihtiyaç çok belirgindir.
Duyguları sade ama etkileyici bir şekilde aktarılır.

- Saksı Olmanın Faydaları (1999) – Stephen Chbosky
Charlie’nin mektuplarıyla büyüme, yalnızlık ve arkadaşlık anlatılır. Yeni bir okula başlar ve çevresini anlamaya çalışır. Yaşadığı deneyimleri içten bir şekilde yazar.
Duygularını ifade etmekte zorlanır ama denemekten vazgeçmez. Okur, onun değişimini adım adım izler.

- Küçük Ağacın Eğitimi (1976) – Forrest Carter
Küçük Ağaç’ın gözünden doğa, aile ve hayat anlatılır. Büyükannesi ve büyükbabasıyla yaşadığı deneyimler onu şekillendirir. Doğayla kurduğu bağ, dünyayı anlama biçimini belirler. Yaşadıkları üzerinden büyümeyi ve kaybı öğrenir. Sade diliyle güçlü bir anlatım sunar.


