IŞIL ERVERDİ İLE ÇOCUK KİTAPLARI, YAYINCILIK VE BÜYÜMEK ÜZERİNE
Betül Çakıroğlu
Işıl Erverdi Kumdan Kale Yayınlarının kurucusu. Kendisini “İlk Çocuk Kitabımı Yazıyorum” atölyesi ile de tanıyoruz. Onunla yayıncılık, atölye ve yeni projeleri gibi pek çok başlıkta konuşabilirdik ama bu söyleşi de ana konumuz yeni çıkan kitapları.

Yazar kimliğini de bildiğimiz Işıl Erverdi iki kitaptan oluşan Duygularımı Tanıyorum serisi ve Çocuk ve Dev isimli kitapları ile konuşmak istedim.
Bu samimi söyleşiye Yeniköy Kitapçısı enfes kahveleri ile ev sahipliği yaptı. Ulu çınarlar ve turkuaz Boğaz manzaramız oldu.
Başlamadan önce Kumdan Kale Yayınları ile girişi yapmak istiyorum. Ocak 2018’de kuruluyor. Diyorlar ki; “Temel amacımız, dünya standartlarını yakalayabilen yerel içerikli kitapları herkese ulaştırabilmek. Kitapları seviyoruz ve ‘herkes için iyi kitap!’ diyoruz.”
Çok güzel bir slogan.
O zaman bu iyi kitaplardan son çıkanları bir konuşalım!
Kumdan Kale çocukluğumuza yelken açtırıyor. Peki Işıl Erverdi hem yayınladığı kitaplarla hem yazdığı kitaplarla hem de “İlk Çocuk Kitabımı Yazıyorum” atölyesi ile ilgili bakalım bize neler anlatacak? Sorularıma geçiyorum.

Yayıncılıkla ilgili her şey bir ekip işi.
• Sevgili Işıl Erverdi öncelikle bu söyleşi için çokteşekkür ederim. İlk sorum Çocuk ve Dev’le ilgili olacak. Çok taze tazecik. Bir resimli kitap. Heyecanlı mısınız? Bir eser, bir iz. Sonunda yayınlanıyor ve onun yolculuğunu hem yazar hem yayıncı olarak izlemek… Nasıl bir duygu?
Ben de size çok teşekkür ediyorum. Tabii ki heyecanlıyım.
Giriş cümlemin şu olmasını isterim. “Yayıncılıkla ilgili her şey bir ekip işi.” Yayıncılık gerçekten çok çaba ve emek gerektiriyor.
Buradan resimli çocuk kitaplarına, Duygularımı Tanıyorum serisine ve Çocuk ve Dev’e gelecek olursak… bu kitapların yayınlanma yolculuğunu takip etmek “kolay değil”
Değerli illüstratörler Elmas Ceren Tabak, Mine Aktuna ve Kumdan Kale’de birlikte çalıştığımız Burak Akbay’la birlikte birkaç yıllık bir çalışmanın ürünleri bu kitaplar.
Kitapların basılması, taşınması, tanıtılması, yazar buluşmaları ve satışı ise en az yazım ve tasarım süreci kadar zorluk içeriyor.
En baştan söyleyeyim: “Resimli Çocuk Kitabı işi zor bir iş”.
• İkinci sorum Duygularımı Tanıyorum Serisi ile ilgili olacak. İki kitaptan oluşan mini bir seri. Boyutu da minik. Resimli çocuk kitabı ama boyut olarak başka bir şey görüyoruz. İçeriğe geçmeden önce fiziksel bu özelliğinin nedeni de sormak istedim. Hem yayıncı hem yazar bulunca bu detayları öğrenmek de güzel olacak.
Ben yine yayıncılığın zorluğundan devam etmek istiyorum. Cevap basit… büyük yayınevleriyle rekabet etmek imkânsız… bu nedenle ebat ve kağıtla ilgili maliyetleri düşürebilmek için her yolu deniyoruz. Kitabın boyutunun küçük olması en çok bununla ilgili.
• Serideki çizimler Elmas Ceren Tabak tarafından yapılmış. Bu süreci biraz paylaşabilir misiniz? Şu yönüyle önemli bir detay var. Yazarsınız. Yayınevleri biliriz ki yazarla çizeri resimli çocuk kitabında çok baş başa bırakma taraftarı değildir. Ama siz yayıncısınız da. Kendi kitabınızda bu süreç nasıl ilerledi?
Elmas Ceren Tabak İngiltere’de yaşıyor ama kendisinin düzenli ve disiplinli çalışması sayesinde çalışırken hiçbir aksaklık yaşamadık. Bana gelecek olursak hem yayıncı hem de yazar olurken fazlaca bölünüyorum. Sanırım sizin gibi bir editöre ihtiyacım var…
Konumuz büyümek…
• Çocuk ve Dev’in arka kapak yazısında bir sloganla başlamışsınız. “Hikâye hepimiz için temel ihtiyaç.” Bir kitap seçici için vurucu bir cümle. Ama bir o kadar da alışılmadık. Çünkü genelde kitabın konusunu anlatan arka kapak yazılarına alışkınız. Devam ediyorum. “Karnı doyan çocuk hikâye dinlemek ister.” İkinci cümlede bu şekilde. Bu seçim nasıl gelişti?
Çocuk ve Dev bir halk masalından uyarlandı bildiğiniz gibi… Burada hikâyenin gücü resimlerle birleşiyor ve arka kapağın da buna uygun olarak biraz anlaşılmaz ve vurucu olması gerekiyordu. Yayıncılıkla ilgili tercihler diyebiliriz…
• Düttürü Düüt açılış. Bu çok komik. Epey güldüm. Gecenin laciverti bizi karşılıyor. Gözlerim kapaktaki kızı aradı. Ama gece onu da laciverte boyamış. Bir an önce gündüz olsun dedim. Ama bu sayfalarda sarı yıldızın parlaması güçlü kılınmış gibi hissettim. Ne dersiniz? Bu alındaki yıldız sembolünü biraz konuşalım mı?
Biz de çocuklar gibi ses yansımalarını çok seviyoruz…
Alnın ortasında parlayan yıldız önemli bir sembol.
Halk hikâyelerinde, masallarda, mitolojide ve güncel illüstrasyonlarda çokça karşımıza çıkıyor. Taç gibi… Anlamı açık… bir eşikten geçmek ve bir sonraki aşamaya atlamakla ilgili… mobil oyunlardaki gibi… “level” atladığımızda yıldızlar fışkırıyor bir yerlerden…
• İlk cümle, “Sen artık büyüdün.” Annenin ağzından duyduğumuz bu söz. Düşündürücü mü, yaralayıcı mı yoksa cesaret verici mi? Aslında konumuz da bu değil mi? Büyümek.
Evet, konumuz büyümek. Ve annenin ağzından çıkması bence en çok “hayata hazırlayıcı.” Peri masallarında masalın başında anne ölebilir. Burada sembolik biçimde odadan çıkıyor…

• Mine Aktuna… çizimler kendisine ait. Çizimler hakkında sorum yok. Ben çok beğendim. Karakterler, sadelik, belli bir dönemin ruhunu her çizgide görebilmek. Özellikle tam gelincikler açmışken gelincikler içindeki kız. Harika! Sorum başka. Resimli çocuk kitabında yazar çizer dengesini hep yayınevi sağlar. Bu kitapta siz hem yazar hem yayıncısınız bu denge nasıl sağlandı?
Yine tekrar etmek gerekiyor… zor bir süreç. Mine Aktuna, sizin meslektaşınız. Kendisi mimar ve mesaili bir işte çalışıyor. Buna rağmen disiplinli ve özverili çalışmasıyla süreci çok iyi kotardı. Hepimiz bu proje için çok emek verdik.
Yayıncılık meseleleri…
• Biraz da yayıncılık üzerine söyleşimize devam edelim. Sizce resimli çocuk kitaplarının geleceği nasıl şekillenecek?
Okul öncesi dönem benim en sevdiğim dönem. Çocukların merak ve ilgisi hazine değerinde. Bu nedenle bu dönem için hazırlanan Resimli Çocuk Kitaplarını uzun bir süre daha görecekmişiz gibi geliyor. Hikâyenin gücüne inanıyorum ve hikâye Resimli Çocuk Kitabı formatında iyi çalışıyor.
• Kumdan Kale Yayınevi kendini tanımlarken “yerel” kelimesini kullanmanız dikkat çekici. Buradan yola çıkarak çeviri resimli kitaplar Türk çocuk edebiyatını nasıl etkiliyor?
İyi ki çeviri Resimli Çocuk Kitapları var ve bu sayede türün en güzel örneklerini kendi dilimizde okuyabiliyoruz.
Son yıllarda çok iyi yerel örnekler de görüyoruz. Biz de bunlara katkı sağlayabilirsek ne mutlu!
• Yayınevi olarak seri kitaplarınız oldukça fazla. Çok sevilen serileriniz de var. Türkiye’nin Ağaçları, İlk Okuma Kitapları ve Severek Okuyorum serisi de bunlardan bazıları. Seriler hakkında düşünceniz net gibi ama biraz da sizden dinlemek isterim.
Serileri çok seviyorum bildiğiniz gibi. Okur da serileri seviyor. Referans kitaplardan oluşan seriler okumayı ve anlamayı sistematik hale getiriyor. Kurgu eserlerden oluşan seriler çocuklara kitap bitirmenin tatminini sunuyor.
İlk Çocuk Kitabımı Yazıyorum Atölyesi…
“Yazmak ne kadar öğretilebilir?”
• “İlk Çocuk Kitabımı Yazıyorum” atölyesi benim de katıldığım herkese önerdiğim bir atölyeden fazlası. İyi çizilmiş çerçevesi ile kafanızda ışıklar yanmasını sağlıyor. Nasıl başladı, nasıl gelişti ve nasıl devam ediyor?
Atölyeyle ilgili sizin de bildiğiniz gibi en önemli şey “güvenli öğrenme ortamımız”. Sınıf içi pratiğimizP4C’nin güvenli öğrenme ortamı ve soruşturma yaklaşımına dayalı.
Resimli Çocuk Kitaplarını kavramlar üzerinden anlamaya ve anlamlandırmaya odaklanıyoruz.
Piaget, Jung, Rogers, McGhee gibi kuramcıların kavramlarıyla ve eklektik analizle okuyoruz kitapları.
Atölyenin ileri aşamalarında yazmaya odaklanıyoruz ve şu sorunun peşine düşüyoruz “Yazmak ne kadar öğretilebilir?”
Bitirirken…
• Yeni projeleriniz var mı? Bunlar hakkında bize küçük bilgi kırıntıları verebilir misiniz?
Yaz dönemi sezona hazırlandığımız dönem. Yeni sezonda serilerimizin yanında artık ilkokul çocukları için yazılmış romanlar yayın programımıza dahil oluyor.
Bu güzel söyleşi için sizinle bu güzel mekânda buluşmak çok güzeldi.
Kumdan Kale Yayınları ile tanıdığımız sevgili Işıl Erverdi bu güzel söyleşi için çok teşekkür ederim. Sizin sloganınız ile bitirelim. “Herkes için iyi kitap!”

Betül Çakıroğlu
Gelibolu’da doğdum ve 2002 yılından bu yana İstanbul’da mimar olarak çalışıyorum. Kızımın doğumundan sonra çocuk kitapları tekrar hayatıma girdi. Yazmayı ve okumayı çok seviyorum. Fantastik kurgular ve mitoloji özel ilgi alanlarım. Göçebe, Karşılaşma ve Ayna Meselesi kolektif öykü kitaplarında öykülerim yayınlandı. Nevzat Süer Sezgin’in Yetişkinler İçin Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Atölyesi’ni bitirdim. Eksi 18 Edebiyat Açık Kürsü platformunda deneme yazılarımı paylaşıyorum. Yine Eksi 18 Edebiyat grubuna ait Kıpırtı Çocuk Dergisi’nde gönüllü olarak çalışmaktayım.


