Dolunay Kocabağ, New York’taki oyunculuk kariyerine yeni başarılar eklemeye devam ediyor. Sahne adıyla Luna Vintner olarak bilinen Kocabağ, Murder in the Dark adlı gerilim filmindeki performansıyla eleştirmenlerin dikkatini çekerken, 16 Mayıs’ta prömiyer yapacak olan A Night of Chekhov oyunuyla da seyirci karşısına çıkmaya hazırlanıyor.

Doğuştan ileri derecede görme kaybıyla dünyaya gelen Dolunay Kocabağ, bugün New York merkezli bir oyuncu, besteci ve söz yazarı olarak uluslararası sahnede üretimlerini sürdürüyor. Sahne adıyla Luna Vintner olarak bilinen Kocabağ, hem sanatsal çalışmaları hem de erişilebilirlik alanındaki katkılarıyla dikkat çekiyor.
Eskişehir’de doğan Kocabağ’ın görme kaybı henüz bir aylıkken fark edildi. Ailesinin desteğiyle eğitim hayatına erken yaşta dahil olan Kocabağ, İstanbul’da başladığı öğrenim sürecinde kaynaştırma eğitimi aldı. Türkan Sabancı Görme Engelliler İlköğretim Okulu’nun ardından eğitimine farklı okullarda devam eden Kocabağ, ortaokul yıllarında Milli Eğitim Bakanlığı’nın düzenlediği SBS sınavında üç yıl üst üste 500 tam puan alarak Türkiye birinciliği elde etti.
Lise eğitimine Robert Kolej’de devam eden Kocabağ, buradan üstün başarıyla mezun oldu. Akademik yolculuğunu yurt dışına taşıyan sanatçı, Kanada’da York Üniversitesi Psikoloji bölümünü tam burslu olarak tamamladı. Eğitim sürecinde müzik yan dalı da yapan Kocabağ, bu dönemde sanatsal üretimini akademik bir zeminle birleştirdi.
Oyunculuk kariyerine yönelme kararı ise pandemi döneminde netleşti. New York’ta American Academy of Dramatic Arts’da burslu olarak oyunculuk eğitimi alan Kocabağ, mezuniyetinin ardından sahne çalışmalarına başladı.

Sanatçı, New York tiyatro sahnesinde The Tempest, Picnic, A Sketch of New York ve An Enemy of the People gibi yapımlarda rol aldı. 16 Mayıs’ta prömiyer yapacak olan A Night of Chekhov oyununda ise üç farklı kısa oyunda başrol üstlenerek üç ayrı karakteri canlandırmaya hazırlanıyor.
Kocabağ’ın ekran projeleri arasında Murder in the Dark (eski adıyla A Scream in the Dark) filmi de bulunuyor. Filmde Dani karakterine hayat veren oyuncunun performansı, eleştirmenler tarafından dikkat çekici bulunurken, yapımda görme engelli oyuncuların yer alması da temsil açısından önemli bir adım olarak değerlendiriliyor.
Sanatsal üretiminin yanı sıra erişilebilirlik alanında da aktif rol üstlenen Kocabağ, New York’ta Lincoln Center for the Performing Arts bünyesinde sesli betimleme projelerinde kalite kontrol danışmanı olarak görev aldı. Kocabağ, performans sanatlarında erişilebilirliğin bir tercih değil, temel bir hak olması gerektiğini vurguluyor.

Müzik alanında da çalışmalarını sürdüren sanatçı, piyano eşliğinde sinematik bir anlatım dili benimsiyor. Kendi bestelerini üreten ve söz yazarlığı yapan Kocabağ, ilk EP projesi üzerinde çalışıyor. Bu projede Türkçe bir parçanın da yer alması planlanıyor.
New York’ta tiyatro, sinema ve müzik alanlarında üretimlerine devam eden Dolunay Kocabağ, aynı zamanda Türkiye’deki bağımsız projelere de açık olduğunu belirtiyor. Kültürlerarası bir anlatım dili geliştirmeyi hedefleyen sanatçı, sahne performanslarında yer yer Türk mizahının ritmini de taşıyor.
Kocabağ’ın kariyeri, yalnızca bireysel bir başarı hikâyesi olarak değil; sanatın daha kapsayıcı ve erişilebilir hale gelmesine yönelik çabaların bir parçası olarak öne çıkıyor.


