WILLIAM BLAKE’İN “CENNET VE CENENNEM’İN EVLİLİĞİ KİTABI ÜZERİNE
Burak Soyer
William Blake, “Cennet ile Cehennemin Evliliği”nde modern insanın farkında olmadığı en trajik hâline gönderme yapar: Ona göre modern insan sahte ahlâk yasalarının görünmez zincirlerine hapsolmuştur ve bu yüzden de içindeki yaratıcı enerjiyi dışa vuramaz. İşte “Cennet ve Cehennemin Evliliği”, insanın içindeki “cehennemi”, yani enerjiyi ve arzuyu ortaya çıkarmaya, onu akılla hizaya getirerek özgürleşmenin yolunu açan bir manifesto niteliğindedir.

İngiliz şair ve yazar William Blake, kendisi gibi “sanatçı ruhların” kadim kaderinden nasibini almış bir sanatçı. Gerek şiirleri gerek de resimleri yaşadığı dönemde ilgi görmeyen ancak sonradan kıymeti anlaşılan Blake’in düşün dünyasında önemli bir yer kaplayan hayal gücü, onu sınırlarının son haddesine kadar getirdiği için yapıtlarına “deli işi”, zatına da “deli” gözüyle bakılmış. Ancak Blake, muhteşem hayal gücünü “Tanrı’nın sureti”, insanın varoluşu gibi ağır meselelerde gerek fırçası gerek de kalemiyle dışa vurarak 19. yüzyılın önemli düşünürlerinden William Rosetti’nin kendisini “şanlı bir bilgin” diye nitelendirip, “öncelikler tarafından engellenmemiş, çağdaşlarıyla aynı kefeye konulmamış ve sonrakiler tarafından yeri doldurulmamış biri,” olarak tanımlamasına denk düşen eserler ortaya koydu. Bunlardan biri de 1790-1793 yılları arasında yazdığı tahmin edilen “Cennet ile Cehennemin Evliliği” kitabıydı. Bizde, Everest Yayınları’ndan Kaan H. Ökten çevirisiyle yayımlanan “Cennet ile Cehennemin İşbirliği”, romantik dönemin edebiyat ve felsefesini en uç seviyelerde yansıtan yapıtlarından biri olarak gösterilir. Kitabında, geleneksel din, tasavvurları, ahlak normlarını ve rasyonalist felsefeyi alaşağı ederek kültürel bağlamda bir eleştiriyle tersyüz eder.
Şiir, düzyazı ve Blake’in kendi çizdiği gravürlerden oluşan “Cennet ve Cehennemin İşbirliği”, gücünü zıtlıkların diyalektiğinden alır. “Zıtlıklar olmazsa ilerleme olmaz” önerisinden yola çıkarak evren ve insan ruhunun statik olmadığını, aksine çatışmalarla var olduğunu öne süren yaklaşımı benimseyen Blake, enerji ve akılla da Cennet’i pasif, itaatkâr ve rasyonellik ile özdeşleştirirken, Cehennem’i tamamen özgürlük, yaratıcı deha ve enerji ile yan yana koyar.

Kilisenin dogmalarının “kötülük” dediği şeyi üstü örtülemez bir insani enerji ve arzudan ibaret olduğunu savunan Blake, bireysel ilerlemenin, akıl ve enerjinin beraber var olup bütünleşmesiyle mümkün olacağını söyler. Kitabın en dikkat çeken bölümlerinden biri de “Cehennem Atasözleri” adlı bölümdür. Zira Blake burada toplumun ikiyüzlülüğünü, rasyonalizmin katı tutumunu ve kilisenin ahlâk anlayışını hedef tahtasına koyar.
Kitabın ve belki de Blake’in, insan ruhunun derinliklerinde dolaşmasını sağlayan en önemli unsur şairin, Aydınlanma Çağı’ndaki rasyonalizme şiddetle karşı çıkmasıdır. Locke ve Newton gibi isimlerin de nasibini aldığı bu karşı çıkıştaki bam teli Blake, insanların evreni anlamasında sadece fiziksel duyuların rolü olduğudur. Ona göre insanın gelişimindeki duvarlar kurumsallaşmış dinler, dogmatizm ve rasyonalizmdir. Gerçek dünyayı kavramak ancak beş duyunun ötesine geçerek mümkün kılınabilir.
William Blake, “Cennet ile Cehennemin Evliliği”nde modern insanın farkında olmadığı en trajik hâline gönderme yapar: Ona göre modern insan sahte ahlâk yasalarının görünmez zincirlerine hapsolmuştur ve bu yüzden de içindeki yaratıcı enerjiyi dışa vuramaz. İşte “Cennet ve Cehennemin Evliliği”, insanın içindeki “cehennemi”, yani enerjiyi ve arzuyu ortaya çıkarmaya, onu akılla hizaya getirerek özgürleşmenin yolunu açan bir manifesto niteliğindedir.

Burak Soyer
Gazeteciliğe 2005 yılında Radikal Gazetesi Kültür Sanat Servisi ve Kitap Eki’nde başladı. Şimdiye kadar Milliyet, Hürriyet, Hürriyet Kitap Sanat, BirGün, BirGün Pazar, BirGünKitap, Taraf, Cumhuriyet Pazar, T24, Gazete Duvar, sendika.org, solhaber.org’a, siyaset, edebiyat, müzik, sinema, tiyatro yazıları yazdı. Halen Gazete Pencere, Bianet, Gazete İkinci Yüzyıl ve OT dergisine kültür sanat, K24, Edebiyathaber.net, Oggito, Ne Okuyorum?, Ajandakolik, Mahal Dergi, Romanoku internet sitelerine de edebiyat yazıları yazıyor. 2017 yılında ilk kitabı Zıvana Doğan Kitap etiketiyle yayımlandı. Zıvana’nın devamı olanBuji de 2019 yılında aynı yayınevinden çıktı. Son romanı Ring ise, geçtiğimiz Eylül ayında Karakarga Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun olan Burak Soyer, halen Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Sanat Tarihi bölümündeki eğitimine devam etmektedir.


