Close Menu
    Son Eklenenler

    Editörden: KIYIYA VURAN KELİMELER

    Ekim 15, 2026

    ÖMRÜMÜN MEVSİMLERİ

    Ekim 15, 2026

    DALGALAR

    Ekim 15, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Perşembe, Ekim 15
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Polat Özlüoğlu ile “Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar” romanı üzerine

      Ekim 13, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      ÖMRÜMÜN MEVSİMLERİ

      Ekim 15, 2026

      İsmi Olmayan Hikâyeler – IX

      Ekim 14, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Bağdat Kavşağı: Savaş, Vicdan ve Kefaret

      Ekim 14, 2026

      37. Ankara Film Festivali’nde Ulusal Kısa Film Yarışması jürisi açıklandı

      Ekim 12, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Editörden: KIYIYA VURAN KELİMELER

      Ekim 15, 2026

      ÖMRÜMÜN MEVSİMLERİ

      Ekim 15, 2026

      İsmi Olmayan Hikâyeler – IX

      Ekim 14, 2026

      Bağdat Kavşağı: Savaş, Vicdan ve Kefaret

      Ekim 14, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Polat Özlüoğlu ile “Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar” romanı üzerine

      Ekim 13, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » DALGALARIN GETİRDİĞİ
    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    DALGALARIN GETİRDİĞİ

    Ekim 15, 2026Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Eda Ketenci

    Pencere kenarındaki berjerine oturmuş, yelkenlileri izliyordu. İçlerinden biri diğerlerinden ayrılıp başını alıp gitti. Suyun yüzeyinde süzülen martılara benzetti onları. Gidenin ardından bir bot yaklaşıyor, ona yeniden yönünü bulması için eşlik ediyordu. Patır patır suya düşenler vardı. Martıların kanadı eğilmişti sanki. Daha yakından görebilmek için salonun demirbaşı dürbünü gözlerine yaklaştırdı. İşaret ve başparmağı arasındaki merceği çevirip görüntüyü netleştirdi. Sahildeki su sporları okulunun öğrencileri olmalıydılar.

    “Afiyet olsun,” dedi yardımcısı Belkıs. “Bol köpüklü.”

    Göz göze geldiler. Sanki dilleri kenetlenmiş, ikisi de söyleyeceklerini yutmuştu.

    Sessizliği Belkıs bozdu.

    “İsterseniz falınıza da bakarım,” dedi gülümseyerek. “Ne zamandır kapatmıyorsunuz.”

    Bir haftadır kendi kabuğuna çekilen kadını biraz olsun neşelendirmek istiyordu. Arada böyle durgunlaştığı olurdu ama bu kez içine kapanışı uzamıştı.

    “Çok memnun olurum,” diye yanıtladı. “Yüreğim kabarıyor arada…”

    Kadının bakışları denize kaydı.

    Cümlesi havada kaldı.

    Dudak payı bırakılmış kahvesini yudumluyordu. Belkıs sade kahveyi tam kararında yapardı; köpüğü bol, acılığı kıvamında. Günde yalnızca bir fincan içerdi. Yaşı ilerledikçe kahvenin de ağır geldiğini düşünüyordu. Kahvesini usul usul içti. Sonunda fal da olsa, önünde açılacak birkaç sözün hatırına kahvesini aceleye getirmek istemiyordu. Fincanı ters çevirdi. Hızlı soğusun diye yüzüğünü üzerine bırakacaktı. Parmaklarının arasındaki yüzüğü gün ışığına tuttu. İç kısmındaki silik yazıyı ve tarihi okumaya çalıştı.

    Alkış sesleri her yanı sardı. Gözlerini bir an kapattı. Kalabalığın uğultusu, gülüşmeler ve heyecanlı fısıltılar yeniden canlandı zihninde.

    Ahmet’le birlikte, heyecandan terlemiş ellerini eniştesine uzatmışlardı. Parmaklarında incecik yüzükler ışıldıyordu. Kırmızı kurdele, gümüş renkli makasın altında gerildi. Ardından keskin bir ses duyuldu. Kurdele ikiye ayrılır ayrılmaz insanlar sevinçle ellerini çırpmaya başladı. Çocuklar etraflarında koşturuyor, büyükler onları gülümseyerek izliyordu.

    Yüzüğü bırakmak istemedi. Parmağına tekrar geçirdi.

    Belkıs arada salona gelip gidiyordu. En son gelişinde, “Az kalsın soğutalım derken kahveyi, telveyi kurutacağız,” dedi ve sırıttı. Sehpanın üzerindeki fincana uzandı. Belkıs iri gözlerini açtı. Fincanın en altındaki yuvarlak boşluğu gösterdi.

    “Hanenize ay doğacak,” dedi. “Bakın şuraya.”

    İspat eder gibi fincanı ona çevirdi.

    “Balık da var. Kısmet havalanmış. Ferahlık tez zamanda.”

    Büyük bir teknenin düdüğüyle ev zangırdadı. Ardında bıraktığı dalga köpük köpük oldu; salonun içine kadar uzandı. Belkıs ayağa kalktı. Fincanı bir an önce yıkamalıydı. Eğilip fincanı aldı. Salonun ortasında su, ayaklarının dibinde köpürüyordu. Kapıdan çıktığı anda kayboldu. Kadın ayağına bir şeyin değdiğini fark etti.

    Bir çift gözlük.

    Camındaki damlaları bluzuna sildi. Kemik çerçeveli gözlükler Ahmet’e ne yakışırdı. Genç kız gibi yerinden fırladı.

    “Belkıs, bak,” dedi. “Yine dalgalar getirdi.”

    Yardımcısı koşarak odaya girdi, az önceki falı doğrular gibi baktı.

    “Ben size demedim mi?”

    “Bunu da diğerlerinin yanına, yatak odasına bırakır mısın?”

    Bir an durdu.

    “Akşama güzel bir sofra hazırlayalım mı? Tatlı olarak revani yap. Ahmet’in en sevdiği.”

    Günlerdir yatak odasıyla berjer arasında köşe kapmaca oynayan kadın gitmişti. Belkıs’la birlikte mutfağa girdi. Kızın, “Ben yaparım, siz yorulmayın,” ısrarlarına aldırmadan sarmaları incecik sarıyor, iç harcını tavada karıştırıp kuş üzümlerini üstüne serpiyordu.

    Belkıs bir süre onu izledi. Sonra belli belirsiz gülümsedi.

    Kadının elleri durmuyordu.

    “Ay, yoruldum artık. Biraz dinleneyim.”

    Belini destekleyerek salona geçti. Bu kez çay eşliğinde denizi seyrediyordu. Akşam güneşi suyun yüzeyinde geziniyordu. Tekneler rotalarını tamamlamış, tatilcileri kıyıya bırakıyordu. Yemeği salondaki masada yiyecekti. Belkıs, eski günlerdeki davet sofralarını aratmayacak titizlikle örtüleri serdi.

    “Her şey tamam. İsteğiniz yoksa ben çıkayım,” diye seslendi oturduğu yerde şekerleme yapan kadına. “Yarın sabah ben sofrayı hallederim.”

    “Geldi mi?” diye gözlerini açtı kadın. “Hani nerede?”

    Sessizliği suya dalan martıların çığlıkları böldü.

    “Teşekkür ederim. Gidebilirsin.”

    Kadın minik adımlarla masaya yaklaştı. Dış kapının kapanma sesi duyuldu.

    Sarma, havuç tarator, patlıcan salatası, borani, şakşuka, ızgara antrikot, patates püresi ve revani… Acıkmıştı, sanki sudan çıkmış gibi. Kaşığı tabaklara daldırıyor, önüne ne geldiyse yiyordu. Kaç günlük açlığını o akşam doyuruyordu. İki dilim revaniden birine uzandı. Hava kararmıştı. Güçlü bir rüzgâr çıktı. Yalının ahşap kepenkleri sallandı. Bir süre sonra dalgalar içeri girmeye başladı. Su dizlerine kadar yükseldi. Kadın revaniye çatalını batırdı. Son lokmasını yediğinde ahşap zemin kupkuruydu. Salonun köşesinde bir şey parlıyordu. Yerinden kalktı, çömeldi. Avuçlarını yere bastırıp ıslaklığı sildi. Sonra eline aldı.

    Ahmet’in saatiydi. Hiç çıkarmazdı bunu. Sadece suya girdiği zamanlarda. Kadın masayı olduğu gibi bırakarak yatak odasına geçti. Saati komodinin üzerine, gözlüğünün yanına bıraktı. Yediklerinin ağırlığı çökmüştü üzerine. Çift kişilik yatağa uzandı. Gözleri ağırlaştı.

    Bir süre sonra odada yalnızca saatin sesi kaldı.

    Tik.

    Tak.

    Kapısı usulca tıklıyordu. Belkıs sabah gelmiş, onun uyanmadığını görünce merak etmişti.

    “Ah, saat kaç olmuş?” dedi kadın. “Uzun zamandır böylesine yemek yememiş ve derin uyumamıştım.”

    Belkıs gülümsedi. Sabah salona girdiğinde masadaki tabakların hepsi silinip süpürülmüş, geceden kalan son kırıntı bile ortadan kalkmıştı. Gözü komodinin üzerindeki saate ilişti. Gece, dalgalar kadını ziyaret etmişti. Bir süre hiçbir şey söylemeden baktı. Sonra kadın, neredeyse kendi kendine konuşur gibi mırıldandı:

    “Az kaldı…”

    Belkıs’ın içinden ince bir ürperti geçti. Kadın elini parmaklarına götürdü. Kendi yüzüğü hâlâ oradaydı.

    Ama Ahmet’inki…

    Bakışları denize kaydı.

    Ahmet’in kaybolduğu günlerin üzerinden çok geçmemişti. Aramalar sürmüş, tekneler açılmış, kıyılar didik didik edilmişti. Her kapı çaldığında kadın yerinden fırlıyor, gelenin kocası olmasını bekliyordu.

    Bir gece, beklemekten yorulup yalının kıyısına indi. Ay, denizin üzerine ince bir yol çiziyordu. Ahmet’in gömleğini kucağında taşıyordu. Cebinden saatini çıkardı. Gözlüğünü avucuna aldı. Bir süre hepsine baktı. Sonra gömleği suya bıraktı. Dalgalar kumaşı kıyıdan çekip götürdü. Saatini avucunda biraz daha tuttu.

    “Bunları al,” diye fısıldadı.

    Saati suya bıraktı. Ardından gözlüğünü. Her seferinde biraz daha geriye çekildi. Sanki denizden bir cevap bekliyordu. Ama deniz susuyordu. Kadın elini cebine götürdü. En son yüzüğü denize bıraktı. Bir süre suya baktı.

    “Onu bana geri ver,” dedi.

    Başka hiçbir şey söylemeden geri döndü.

    “Kahvaltınızı hazırlayayım mı?” diye soruyordu Belkıs. “Salona.”

    Kadın başını salladı.

    “Olur. Bir de plakları getirir misin?”

    Kahvaltısını yaparken eski şarkılar salona yayıldı.

    “Bugün hava kapalı,” dedi Belkıs. “Seferler de iptal olmuş.”

    Puslu bir gündü. Güneş bulutların arasına siniyor, sonra bir anlığına yeniden yüzünü gösteriyordu. Yağmur damlaları suya düşüyor, rüzgârla birlikte pencereye serpiliyordu. Gökyüzü gürledi. Şarkının sesi kadına giderek uzaklardan geliyordu.

    “Bu havada çıkma,” demişti Ahmet’e. “Lütfen.”

    “Eski köye yeni âdet getiriyorsun. Denizi mi kıskanıyorsun?” diye gülmüştü kocası. “Hep yüzerim.”

    Dalgalar çok büyüktü.

    Çok, çok dalgalı…

    Dinlememişti. Atlamıştı suya bir akşamüstü. Kaç yıl geçmişti üzerinden? Kadın hatırlayamadı. Daha dün gibiydi.

    “Çayınızı yenileyeyim mi?” diye sordu Belkıs. “Buz gibi olmuş.”

    Kadın şalının düşen uçlarını omuzlarına yerleştirdi.

    “Su soğuktur şimdi,” dedi. “Yüzülmez.”

    Kara bulutlar fırtınayı haber verir gibi ağır ağır toplandı. Kadının içineyse tuhaf bir huzur yayıldı. Sanki uzun zamandır beklediği bir misafir kapının önünde ayakkabılarını çıkarıyordu.

    İlk büyük dalga rıhtımı yaladı geçti.

    Yerinden kıpırdamadı. Eteğinin ucuna değen suyu eliyle düzeltti; çocukluğundan kalma bir alışkanlıkla, sanki birazdan kuruyacakmış gibi. Ama kurumadı.

    Bir sonraki dalga yalının içine doldu. Belkıs kahvaltı sofrasını topluyordu. Su mutfağın taşlarına usulca yayıldı. Yalının bazı sabahları denize, bazı akşamları eve benzerdi. Üçüncü dalga ötekilerden büyüktü. Su, iki kadının omuzlarına kadar yükseldi. Belkıs elindeki tabağı bırakmadı. Kadın karşısındaki pencereye baktı. Tam o sırada güneş bulutların arasından başını çıkardı. Bir anlığına bütün yalı altın rengine büründü. Sonra su buharlaşmaya başladı. Önce kadınların omuzlarından, sonra dizlerinden, ayaklarından çekildi. Zemindeki su göğe yükseldi. Pencerelerdeki damlalar da birer birer kayboldu.

    Kadın derin bir nefes aldı.

    “Geldi,” dedi.

    Belkıs ona baktı.

    “Kim?”

    Kadın cevap vermedi. Pencerenin önüne yürüdü. Dışarıda deniz sakindi artık. Rıhtımda ne bir damla su vardı ne de fırtınadan eser. Yalnızca kıyıda, güneşin vurduğu yerde küçük bir şey ışıldıyordu. Belkıs onun nereye baktığını anlamıştı. İkisi birlikte kapıya yöneldiler. Kadın daha hızlı yürüyordu. Yüzük ahşap zeminin üzerinde parlıyordu. Eğilip aldı. Bir süre avucunda tuttu. Sonra çevirdi. İç kısmındaki yazıyı görünce nefesi kesildi.

    İki isim vardı. Kendi adı ve Ahmet’in adı.

    Tarih de oradaydı. Yıllardır parmağında taşıdığı yüzüğün içindeki tarihin aynısı. Gözlerini kapattı. Belkıs hiçbir şey söylemedi. Kadın yüzüğü göğsüne bastırdı.

    “Son parça,” dedi. Sesi artık titremiyordu. Denize baktı.

    “Az kaldı.”

    İçeriden saatin sesi geldi.

    Tik.

    Tak.

    Kadın başını çevirmedi. Denize bakmayı sürdürdü. Dalgalar kıyıya vuruyor, sonra usulca geri çekiliyordu.


    Eda Ketenci öykü öykü dergisi

    Related Posts

    Editörden: KIYIYA VURAN KELİMELER

    Ekim 15, 2026 H. Nilgün Karataş - Suare

    DALGA ARŞİVİ

    Ekim 15, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    EY HAYAT

    Ekim 15, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    DALGALAR

    Ekim 15, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Editörden: KIYIYA VURAN KELİMELER

    Ekim 15, 2026 H. Nilgün Karataş - Suare

    H. Nilgün Karataş Yüzeyde başlayan küçük bir titreşim, hafif bir esintiyle. Kilometrelerce ötede gerçekleşen bir…

    ÖMRÜMÜN MEVSİMLERİ

    Ekim 15, 2026

    DALGALAR

    Ekim 15, 2026

    BENİM DALGALARIM

    Ekim 15, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’na farklı bir bakış

    Ekim 19, 2023 Beril Bozdoğan

    Turcovac’ın Faz-3 sonuçları açıklandı

    Ocak 10, 2022 Uncategorized

    Ah! Kosmos özel setiyle 1 Mart’ta Akbank Sanat’ta

    Şubat 27, 2024 Konser
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Editörden: KIYIYA VURAN KELİMELER

    Ekim 15, 2026

    ÖMRÜMÜN MEVSİMLERİ

    Ekim 15, 2026

    DALGALAR

    Ekim 15, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.