Kategori: Uncategorized
İlknur İşcan Kaya Şu çetin kabuğu kırdığım zaman ulaşacağım yemişin lezzeti, çektiğim tüm sıkıntılara bedel. Çok değil, birkaç ay öncesine kadar, yaşanan dondan…
Habibe Şenol “Çay olmadı mı daha saatlerdir ne yapıyorsun be kadın?” Evet, hayatının yarısı otuz beş yaşına tekabül ediyorsa, tam hayatının yarısındaydı. Bir gün olsun rica kelimeleri ile kendisine seslenilmemiş, dünyaya birilerine hizmet etmek için gelmiş bir varlıkmışçasına muamele edilmişti. Zeynep, beş çocuk annesi,…
Arife Sağman 1. Herhangi bir sonbaharda, serin bir eylül akşamı. Keskin bir acı var havada asılı duran. Keskin acı usulca süzülüyor, bir…
Talha Karaboğa Nasıl kurtulacağım bilmiyorum. Günlerdir ağrıyan bir yaram var. Ölsem, ruhum gidiverse gökyüzünde süzülerek, ancak diyorum o zaman geçer.…
Mutlu Gözüküçük Kapının önünde donmuştu. Tokmağın soğuk metali hâlâ parmaklarının arasında, içi dışına sığmaz bir çarpıntıyla boğazına dayanan kalbiyle bekliyordu.…
Osman Akçay Hüseyin Dede, köyün en sakin köşesindeki taş evde, yılların yorgunluğunu taş duvarlara sığdırmış bir adamdı. Eşi Ayşe Nine’yle…
Arin Sera Eylül’ün sonlarıydı. Pamuk hasadının başladığı, tarlaların bir telaşla dolup taştığı zamanlar… Mevsimler birbirine karışmış gibiydi; yazın sıcak nefesi…
BİRLİKTE YAZILAN BİR EDEBİYAT HAREKETİ Suare Dergi Yayın Yönetmeni Nilgün Karataş, Suare Öykü’yü hem bir dergi hem de kolektif bir…
Semira Nur Bilir “Çatlamış ayaklarının kabuğu, toprağın sertliğini içeri alırken umudunu dışarı sızdırmıyordu.” Yola çıkarken taşıdığım en ağır şey, birkaç…
Hakan Akdoğan Gölge öğleyle akşam arasındaki o kısa yarıktan ürüyor. Bir yüzün kenarında beliren ince çizgi kadar sıradan, bir itiraf kadar sarsıcı.…
