Close Menu
    Son Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Ekim 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » KABUĞUN ALTINDA
    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    KABUĞUN ALTINDA

    Kasım 1, 2025Yorum yapılmamış8 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Semiha Can Çetin

    En büyük çığlıklar sessizlik içinde gizlidir. Tıpkı buram buram emek kokan bu tarlada çalışan her işçinin sessizliğinde gizlendiği gibi… Ellerimizdeki nasırlardan çok kalplerimiz acıyordu; yine de dertlerimizi dilimizle değil, çapalarımızla toprağa yazıyorduk. Kimi sevdasını, kimi evladını… Benim ise satır başlarım hep aynı cümleye çıkıyordu; korkuya. 

    ‘Korkuya’ diye fısıldadım bakışlarım arkamda kalan köye doğru kayarak.

    Kafamı kaldırıp gökyüzüne baktım. Karabulutlar tüm gökyüzünü kaplamıştı. Yer kara toprak, gök kara bulut… İçim ise katran karasıydı. Sanki bu karanlık benim içimden çıkıp her yeri sarıp sarmalamıştı. Belki de dünyadaki tüm kötülüklerin anası bendim. 

    Sonra bir ses yankılandı birden; tok, güçlü ve sarsıcı. Sanki bu ses kalbimde kırılan ve kopan tüm iyi şeylerden çıkıp tüm dünyada yankılanmıştı. Herkes önce olduğu yerde kalakaldı.

    “Zeynep işine bak,” diye bağırdı ırgat ağası Paşa. Gözlerim elindeki demir çubuğa takıldı. Yerdeki taşın üzerinde gezdirerek tiz bir ses çıkarışını seyrettim. O çubuk hep daha fazla çalışmamızı hatırlatan görünmez bir kırbaç gibiydi. Ses ne kadar güçlüyse, tehdit de o kadar ağırdı.

    Paşa’yı daha fazla kızdırmamak için tekrar toprağa, satır başına döndüm. Çapaların çamura vuruşu, Paşa’nın bağırışlarıyla yarışıyordu. Her vuruş biraz daha içime işliyordu.

    Siyah lastiklerime yapışan çamur ayaklarımı prangaya çevirmişti. Bacaklarım taş kesiliyor, belim çatlayacak gibi ağrıyordu. Çapamla çamurun ayağımı sarmış halkalarını temizledim. Tam adım atacaktım ki lastiğim çamura yapıştı; sanki görünmez bir el bırakmak istemiyordu.

    Ayağım kurtulup havaya kalkınca dengemi kaybettim. Çorabımla çamura basmak zorunda kaldım. Ilık, ıslak çamur parmaklarıma kadar işledi; bir ürpertiyle geriye sıçradım. Çoraplarım sabahtan beri yağmurla zaten ağırlaşmıştı, şimdi bir de çamurun kirli ağırlığı bindi üstlerine.

    Yüzüm kızararak etrafıma baktım. Kimse görmemiş olmalıydı… Hemen geri dönüp çamurun içindeki lastiklerimi çıkardım ve çamurlu ayağıma geçirdim. Ne olursa olsun toprağın sırasını bırakmamam gerekiyordu.

    Tam çapamı yeniden toprağa vurmuştum ki, ıslak yazmamın geriye doğru kaydığını fark ettim. Hemen doğrulup elimle düzelttim. Kimsenin görmediğinden emin olmak için etrafıma bakındım.

    O anda Ali Çavuş’un torunu Kadir ile göz göze geldim. Askerden yeni dönmüştü. Anası Fatma abla oğluna kız arıyordu; gölgesine erkek gölgesi değmemiş tazecik bir genç kız…

    İçimde soğuk bir ürperti gezindi. Hemen toparlandım, başımı eğip yeniden işime koyuldum. Erkeklerden köşe bucak kaçıyordum, hele de bekar olanlardan… Adımı çıkarsalar, bu köyden kovsalar, ben ne yapardım?

    Kalbim çırpınan bir kuş gibi göğsümde çarpıyordu. Başımı eğerek yeniden toprağa döndüm, ama ellerim titriyordu. Korkunun sıcak nefesi ensemdeydi.

    Dayanamadım, gizlice başımı kaldırıp köye, evimizin olduğu yöne baktım. Gözlerim bacaya ilişti. İncecik duman gökyüzüne doğru yükseliyordu. ‘Baca tütüyor… çok şükür’

    O an kalbim pamuk gibi yumuşadı. Dünyanın tüm karanlığına rağmen, orada beni bekleyen bir sıcaklık hâlâ vardı.

    “Zeynep!” diye bağırdı Paşa, sesi göğsümün içinde yankılandı.

    Korkuyla irkildim, yerimde dikildim. Eliyle yanına çağırıyordu. Kalbim çatlayacak gibiydi; çamurun içinde sendeleyerek, ayaklarım batıp çıkarken güçlükle yürüdüm. Önünde durduğumda bakışlarıyla üzerime çöktü.

    Çatık kaşlarının altından, büyük bir av yakalamış vahşi bir sansar gibi süzüyordu beni. Zevk aldığı belliydi; gözlerindeki parıltı bunun kanıtıydı. ‘Çocukluğunda diğer çocuklardan sürekli dayak yermiş. Büyükler öyle anlatırdı. Şimdi acısını, ekmeğini topraktan çıkaran biz zavallılardan mı çıkarıyordu?’

    “Sabahtan beri neden oraya bakıp duruyorsun? Ne var orada?”

    Islak elbiselerim, korkudan terleyen bedenime yapıştıkça yapışıyordu. Elbisem daralmış, ansızın patlayacak gibiydi. Lastiklerimdeki ağır çamurlar yetmiyormuş gibi, şimdi bir de korkudan titriyordum.

    Bir an bayılıp düşeceğim sandım. “Zeynep bayılmış tarlada” diye duyulsaydı, arkamdan ne dedikodular ederlerdi kim bilir… Derin bir nefes alıp kendimi toparlamaya çalıştım.

    “Hiç,” dedim fısıltıyla.

    “Bak kızım, sabahtan beri yağan yağmur yüzünden zaten iş çıkmadı. Çalışacaksan çalış, çalışmayacaksan bir daha gelme.”

    Dudaklarım titredi, sesim çıkmadı. Sadece başımı sallayıp boynumu büktüm. Arkamı dönmüştüm ki, şimşek çakar gibi bir ses duyuldu arkamdan:

    “Dur! Kim sana git dedi?”

    Olduğum yerde donakaldım. Arkamı döndüğümde Paşa’nın sararmış bıyıklarını düzelttiğini gördüm.

    “Gel buraya,” dedi. Titrek adımlarla birkaç adım attım. Önünde durduğumda, arkam dönük olmasına rağmen herkesin işini bırakıp bizi izlediğini hissedebiliyordum. Tüm bedenim bir yaprak gibi titriyordu. Paşa, sapsarı dişlerini göstererek güldü.

    ‘Şimdi burada bana dokunsa… ya da imalı bir laf etse, ben ne yaparım?’

    Elini önce havaya kaldırdı, sonra omzuma indirdi. Korkuyla etrafa baktım; insanların gözlerinde acıyan merak karışımı vardı. Her şeyin bittiğini hissettim. Beni artık bu köy tutmazdı. Gözlerimi kapattım ve bir adım geriye çekildim.

    Yavaşça açtığımda Paşa’nın bu hareketten çekindiğini fark ettim. İçimden uzun bir nefes boşaldı; biraz olsun rahatladım. Havada kalan elini, uçurumun kenarındaki kuru kütüğe doğru işaret etti.

    “Git şu kuru kütüğü getir de yakalım, üşüdük.”

    Arkam dönük olsa da bütün işçilerin bizi izlediğini biliyordum. Hem gözlerden silinmek hem de bu adamla yüz yüze gelmemek için başımı eğip dediğini yaptım. Uçurum kıyısına yaklaşırken çamur kayganlaştı; dikkatlice yürüdüm, her adımda ayağım bir an için kaydı. Kütüğe vardığımda bir an aşağıya baktım. Başım döndü. 

    Buradan düşecek olsam, aşağıdan cenazemi bile çıkaramazlar.

    Kütüğün kenarından tutup kendime çekmeye çalışırken ayağım kaydı; düştüm. Acım var mı, yok mu diye düşünmeden etrafa bakındım. Neyse ki kimse görmemişti. Hemen doğrulup, var gücümle kütüğü çekmeye başladım.

    Önce pürüzlü kabuğuna dokundum; ellerimi çizmesine izin verdim, sonra derin bir nefes aldım ve koca kütüğü sırtladım. Uğruna çalıştığım değerler için dünyayı sırtlamam istenseydi, tereddüt etmezdim. Bu yüzden kütük bana tüy gibi hafifti.

    Çamurda bir iki kez kayıp düşsem de sonunda kütüğü Paşa’nın ayaklarının dibine bıraktım. Doğrulurken belim sanki ortadan çatladı; ellerim refleksle yanlara kaydı. Kolumdaki kabuk izlerini ovuşturarak acıyı bastırmaya çalıştım.

    Paşa ise keyifle kahkaha attı. Çektiğim acıdan zevk alıyordu. Ayağını kütüğün üzerine koydu, sanki zafer kazanmış gibi göğsünü kabarttı. Cebinden çakmağını çıkardı.

    “Mola!” diye bağırdı.
    İşçiler bir anda etrafına toplandı. Akşamüstü çıkan rüzgârda, ıslak elbiseleri içinde tir tir titriyorlardı. Paşa kibirle eğilip kütüğün bir ucunu tutuşturdu.

    Gözlerim, kütüğün bir ucunda kalkmış kabuğun içinden çıkan minik karıncalara ilişti. Bir an durdum, sonra bir hışımla kütüğün üzerine atlayıp küle dönmeden söndürdüm. İşçilerin şaşkın bakışları ve Paşa’nın bağırışları umurumda değildi. Sanki o çekingen, korkak kadın gitmiş; yerine dünyaya başkaldıracak kadar güçlü bir kadın gelmişti.

    “Deli kadın! Sen ne yaptın?” diye bağırdı biri.
    “Bu kütük olmaz. Kabuğun altında karıncalar var,” dedim. Sesim titriyordu.
    “Ne olmuşsa,” diyen oldu.
    “Bu kütüğü yakamayız. Karıncalar var.”
    “Ben… ben başka bir tane getireyim,” diye ekledim.

    Paşa kestirip attı: “Sana üç dakika veriyorum. Üç dakika içinde buraya bir kütük getirmezsen, bu kütüğü yakarım.”

    Paşa’nın tehdidiyle zaman bir anda ağırlaştı. Herkes sus pus olmuş bana bakıyordu. Kulaklarım uğulduyor, ellerim titriyordu.

    “Zeynep abla…” diye bir ses yankılandı uğultuların arasından. Başımı çevirdiğimde kalabalığın arasında Kadir’i gördüm; eliyle az ötede duran kütüğü işaret ediyordu.

    Abla. Bu kelime kalbimin kilidini açan anahtar gibiydi. Artık ona güvenebilirdim. ‘Küçükken Mustafa arabasını tamir etmişti, bu yakınlık ondan olsa gerek.’

    Tereddüt etmeden işaret ettiği tarafa koştum. Kuru çalıların arkasında duran kütük sanki yalnızca beni bekliyordu. Hiç düşünmeden sırtladım, var gücümle taşıyıp Paşa’nın ayaklarının önüne bıraktım.

    Alnımdaki teri silerken göz göze geldik. Yüzündeki ifade tanıdıktı: benim acımdan beslenen bir memnuniyet. Bu, kadınlara özgü bir kin miydi, yoksa yetersizliğin ortasında yetkinin oyuncağı olmuş bir budalalığın tezahürü mü? Bilemedim. Ama bildiğim bir şey vardı: doğru bildiklerim uğruna bu budalanın oyuncağı olmaktan gocunmayacaktım.

    Paşa’nın büyük bir zevkle tutuşturduğu kütüğün etrafında kalabalık toplanmıştı. Ben ise yavaşça aralarından sıyrıldım, kurumaya yüz tutmuş bir çamur kümesinin üzerine oturdum. Gözüm köye kaydı; her şey süt liman görünüyordu. Bacadan hâlâ ince bir duman yükseliyordu. Bu iyiye işaretti.

    Molanın bittiğini duyuran Paşa’nın sesi yankılandı. Herkes yeniden çapasını aldı, çamurlu toprağı dövmeye koyuldu. Bu kısır döngü, “Paydos, bugünlük bu kadar,” diye bağırıncaya kadar sürdü.

    Çekirgelerin sesleri akşam karanlığına karışırken büyük ormanın önünden geçtim.
    ‘Hiç sevmiyorum şu ormanı… İnsan içine çeken koyu bir mezara benziyor. Koyu bir mezar…’

    Birden güçlü bir hışırtı duyuldu. Nefesim kesildi, olduğum yerde kaldım. Ardından şiddetli bir gürültü ve çığlık yankılandı. Bir erkek sesi: “Ormancılar… Yine birinin ocağına ateş düştü belli…”

    Etrafta ayak sesleri ve bağrışmalar çoğaldıkça kulaklarımı kapatır gibi koştum. Hatice Ana’nın bahçe duvarına dayandığımda nefesim kesilmişti. Hava kararmış, insanlar çoktan evlerine çekilmiş, pencerelerde ışıklar yanıyordu. Birkaç derin nefes alıp tekrar yola koyuldum.

    Tam o sırada bir ses hançer gibi saplandı arkamdan: “Bu saatte eve gidiyorsun, torunlarım açlıktan ölecekler!”

    Pencereye yaslanmıştı Hatice Ana, başörtüsünün uçlarını başının üstüne atmış, kollarını sıvamış, öfkeyle bana bakıyordu. Akşam ezanı yeni okunmuştu; belli ki abdest alacaktı.

    “Torunlarıma yazık ediyorsun, günahtır! Çocukları ver bana ve git buradan!” diye bağırdı.

    ‘Evlatları annesinden ayırmanın günah olduğunu bilmiyor muydu acaba?’

    Sonra sesi daha da yükseldi. “Hep senin suçun! Mustafa’yı sen yolladın o kara ormana; torunlarımı da heba etmene izin vermeyeceğim.”

    Onu duymazlıktan gelerek koşar adımlarla kapıya vardım. Derin bir nefes aldım. Başörtümün ucuyla yanaklarımdan süzülen yaşları sildim. Çocuklar beni böyle görmemeliydi.

    İç astarıma bağlı anahtarı hızla çıkarıp kilide soktum. Çevirdim, çevirdim… Her dönüşte sanki bir korkumu kapının dışında bırakıyordum. Sonunda anahtar dönmez oldu; kapı açıldı. Ve işte oradaydılar: dört güzel meleğim, gülümseyerek bana bakıyorlardı. O an Paşa da, çamurlar da, Hatice Ana da bizden çok uzaktaydı. Biz kendi kabuğumuzdaydık artık. Tıpkı kabuğun altındaki karıncalar gibi…


    kabuk öykü semiha can çetin suare öyküler

    Related Posts

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    DEKADANS

    Ekim 1, 2026 Arzu Kurt

    MIH

    Ekim 1, 2026 Benan Bilek

    İKİ KÜÇÜREK:TOPRAĞIN SAÇLARI & ALTIN KÜPELİ

    Ekim 1, 2026 Demet Çaltepe
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün fotoğraflarıyla yer aldığı yeni kitabı Kırık Yansımalar üzerine İstanbul…

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    KUTUDA…

    Haziran 1, 2026 Fatma Maksude Kılınç

    KABUK: KAPILARI ARALAMAK

    Kasım 1, 2025 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    Kitap okumaktan hikaye tamamlamaya çocuklarla evde yapılacak 30 etkinlik

    Şubat 8, 2024 Betül Çakıroğlu
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.