Close Menu
    Son Eklenenler

    Gül Bolulu: İplikleri hikâyeye, dokuyu duyguya dönüştüren sanatçı 

    Ekim 20, 2026

    Resim ve özgün baskı sanatının Süleyman Saim Tekcan yaşamını yitirdi

    Ekim 18, 2026

    Jane’den Beri: Aşkın ve kadınların değişmeyen yazgısı

    Ekim 17, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Salı, Ekim 20
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Resim ve özgün baskı sanatının Süleyman Saim Tekcan yaşamını yitirdi

      Ekim 18, 2026

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      ‘Çılgın kalabalık’ların içindeki sürü psikolojisi

      Ekim 16, 2026

      Polat Özlüoğlu ile “Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar” romanı üzerine

      Ekim 13, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      ÖMRÜMÜN MEVSİMLERİ

      Ekim 15, 2026

      İsmi Olmayan Hikâyeler – IX

      Ekim 14, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Bursa’da Zaman: Çağdaş sanata açılan yeni bir kapı

      Ekim 16, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Jane’den Beri: Aşkın ve kadınların değişmeyen yazgısı

      Ekim 17, 2026

      Bağdat Kavşağı: Savaş, Vicdan ve Kefaret

      Ekim 14, 2026

      37. Ankara Film Festivali’nde Ulusal Kısa Film Yarışması jürisi açıklandı

      Ekim 12, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      30. İstanbul Tiyatro Festivali Lacrima ile başlıyor

      Ekim 15, 2026

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Gül Bolulu: İplikleri hikâyeye, dokuyu duyguya dönüştüren sanatçı 

      Ekim 20, 2026

      Resim ve özgün baskı sanatının Süleyman Saim Tekcan yaşamını yitirdi

      Ekim 18, 2026

      Jane’den Beri: Aşkın ve kadınların değişmeyen yazgısı

      Ekim 17, 2026

      ‘Çılgın kalabalık’ların içindeki sürü psikolojisi

      Ekim 16, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Polat Özlüoğlu ile “Kalbin Durduğu Bütün Zamanlar” romanı üzerine

      Ekim 13, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » Gül Bolulu: İplikleri hikâyeye, dokuyu duyguya dönüştüren sanatçı 
    KÜLTÜR - SANAT

    Gül Bolulu: İplikleri hikâyeye, dokuyu duyguya dönüştüren sanatçı 

    Ekim 20, 2026Yorum yapılmamış8 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Özlem Güller Ünal

    Gül Bolulu’nun sanat dünyasına baktığımızda, ipliklerin, liflerin ve dokuların yalnızca birer malzeme olmadığını görüyoruz. Geleneksel dokuma kültüründen beslenen sanatçı, el emeğinin izlerini çağdaş bir sanat diliyle buluştururken, malzemenin kendi hikâyesini de görünür kılıyor. Onun çalışmalarında doğa, zaman, sabır ve dokunma duygusu iç içe geçiyor; her eser, sessiz ama güçlü bir anlatıya dönüşüyor.

    Büyükada’daki atölyesinde üretmeye devam eden Gül Bolulu ile sanat yolculuğunu, tekstil ve lif sanatının dönüştürücü gücünü, geleneksel tekniklerin bugünkü sanat anlayışındaki yerini ve üretirken kurduğu bağı konuştuk. Sanatçının dünyasına biraz daha yakından bakarken, bir ipin nasıl hikâyeye, bir dokunun nasıl duyguya dönüşebildiğini de sorduk.

    • Öncelikle Gül Bolulu’yu Suare Dergi okurlarına tanıtabilir miyiz?

    1988 yılında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Tekstil Tasarım/Dokuma Bölümünü bitirdim. 1998’de aynı fakültede yüksek lisansımı tamamladım. Zaten liseyi bitirirken Güzel Sanatlar’da resim bölümünde okumayı planlıyordum. Hatta sınav için ciddi bir resim eğitimi almıştım. Üniversite için acele etmiyordum. Önce Beyoğlu Kız Teknik Olgunlaşma Enstitüsüne girince oradaki eğitimimde halı ve kilimi tanımam resim bölümünde okuma fikrimi değiştirdi. Birincilikle kazandığım Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinin Tekstil Tasarım Bölümüne başladım. Tekstil tasarımcısı olarak mezun olduğum için çok mutluydum.

    • Geleneksel dokuma tekniklerini çağdaş sanatla buluşturma fikri sizde nasıl doğdu?

    Öğrenciliğimizde 72 iş günü stajımız vardı. Eğitim yıllarımda her yaz baskı ve dokuma fabrikalarda stajımı yapıp son yıla staj bırakmamıştım. Son sene çok istediğim köylerde halı ve kilim stajı yapmaktı. Ayvacık’ta Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinin DOBAG adı altında bir kooperatifi vardı. DOBAG Projesi dünya çapında bir proje olup Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi eğitimcileri tarafından köyleri kalkındırma, kadınları özgür kılma ve iş sahibi yapma ve sosyal statüde değişiklik yaratma projesidir. Buraya 52 köy üyeydi ve üniversitenin değerli hocası Prof. Dr. Şerife Atlıhan halının desenlerini ve kalitesini takip ediyordu. 1987 yılında yaptığım stajım 52 köyü dolaşarak, doğal boyama atölyesinde iplik boyayarak, köyde üretim yapan kadınlarla birlikte çalışarak, dokumanın heyecanı ve üretim keyfini yaşayarak geçirdim. Sonra bu üretimin içinde olmaya karar verdim. İstanbul’a döndüğümde sahiplendiğim halı tezgâhımla dokumaya başladım. Bu heyecan hiç bitmedi bende, aynı coşkuyla devam ediyor ve edecek diyorum.

    • Eserlerinizde “doku” kavramı çok belirgin. Doku sizin için ne ifade ediyor?

    Üniversitede tekstil tasarım eğitiminde bizler için doku çok önemliydi. Fotoğraf dersimizde doku fotoğrafları çeker, daha sonra onlardan kâğıt üzerine boya ile tekstil yüzey tasarımı oluştururduk. Benim için doku, eserin duygusunu ve hafızasını taşıyan bir yüzey. Dokumalarımda kullandığım dokular malzemenin etkisi ile oluşan rölyef, havlı, sert yüzeylerdir. Dokuları, izleyicide dokunma hissi uyandırmasının yanı sıra, malzemenin kendi karakteriyle benim müdahalemin karşılaştığı bir alan olarak görüyorum. Bazen kontrol ettiğim, bazen de malzemenin kendi oluşumuna izin verdiğim bu süreçte doku, eserin hikâyesinin bir parçasına dönüşüyor.

    • Doğadan ilham aldığınızı görüyoruz. Size en çok ilham veren doğa unsuru hangisi?

    Benim için doğa, yer ve göktür. Tek bir doğa unsuru söylemek zor. Ağaçtan, buluttan, kuştan, topraktan, rüzgârdan, şimşekten ve yağmurdan, böcekten ayrı ayrı ilham alıyorum. Doğadaki her şeyin kendine özgü bir dili, hareketi ve duygusu olduğunu düşünüyorum. Bazen bir ağacın formu, bazen rüzgârın hareketi, bazen de yağmurun sesi, yaprakların renkleri ve formları, çiçeklerin açması ve tohuma durmaları beni etkiliyor. Ortaokuldayken böcek koleksiyonu yapıyordum. Topladığım böceklerin desenlerini kâğıda aktarıyor, daha sonra da renklendiriyordum. Doğanın bütünü, benim için sürekli ilham veren yaşayan bir kaynak diye düşünüyorum.

    • Büyükada’da üretmek, sanatınıza nasıl bir ruh ve perspektif katıyor? Büyükada’nın doğası, insanları ve gündelik yaşamı çalışmalarınıza nasıl sızıyor?

    Büyükada’nın çalışmalarıma kattığı en önemli şeylerden biri, içinde yaşadığım bir yere başka türlü bakabilme yetisini kazandırması. Adanın gündelik hayatının bir parçası olmak; insanlarını, ritmini, doğasını ve değişimini zaman içinde gözlemlemek hem kendi pratiğime hem de çevreme farklı bir gözle yaklaşmamı sağlıyor. Bu yüzden ada benim için yalnızca üretim yaptığım bir yer değil; düşünme, gözlemleme ve işlerin oluşma biçimini etkileyen aktif bir alan. Büyükada’da üretmek, benim için öncelikle zamanla kurduğum ilişkiyi etkiliyor. Burada hayatın ritmi İstanbul’dakinden daha yavaş ve daha katmanlı akıyor, bu yavaşlık etrafımdaki detayları daha fazla fark etmemi ve üretim sürecinde daha sabırlı olmamı sağlıyor.

    • Tekstil sanatının Türkiye’de hak ettiği değeri gördüğünü düşünüyor musunuz? Daha iyisi için neler mümkün?

    Tekstil sanatının Türkiye’de sahip olduğu potansiyelin henüz tam anlamıyla karşılığını bulduğunu düşünmüyorum. Köklü tekstil kültürümüz; dokuma, halı, kilim, nakış, keçe ve baskı gibi geleneksel tekniklerle güçlü bir kültürel hafıza taşıyor. Bu mirası çağdaş sanatla buluşturmak ve genç sanatçıların yeni malzeme ve teknolojilerle yeniden yorumlamasını desteklemek, tekstile yeni bir dil kazandırabilir. Bunun yanında sergi, burs ve rezidans gibi desteklerin artırılması, tekstil sanatının görünürlüğünü ve değerini de güçlendirecektir.

    • Geleneksel el sanatlarının geleceği konusunda umutlu musunuz? Genç kuşaklar bu mirası taşıyabilir mi?

    Evet, bu konuda umutluyum. Son senelerde kumaş ve halı üreten şehirlerimizde atölyelerin yeniden canlanmaya başladığını ve üretimi geleneksel olarak yaptıklarını, halk eğitim merkezlerinde uzman hocaların eğitime değer verdiklerini görüyoruz. Geleneksel el sanatlarının geleceğinin, genç kuşakların bu mirasa nasıl yaklaştığıyla yakından ilişkili olduğunu düşünüyorum. Gençlerin sadece geçmişten kalan bir geleneği devam ettirmesi değil, aynı zamanda onu kendi bakış açılarıyla yeniden yorumlaması çok değerli. Bu mirasın sürdürülebilmesi için ustaların bilgi ve deneyimlerini gençlere aktarması, eğitim ve üretim imkânlarının artırılması gerekiyor.

    • Bir eserinizi üretirken önce fikir mi gelir, malzeme mi sizi yönlendirir?

    Önce bir konu vardır. Bu konu için okumalar ve araştırmalar yaparım. Notlar alırım ve gruplarım, buradan konu hakkında söyleyecek fikirler çıkmaya başlar. Bu çıkan fikirleri inandığım insanlarla tartışırım. Eskizler ortaya çıkar, teknik, boyut ve malzeme netleştikten sonra üretim başlar.

    • Bugüne kadar sizi en çok etkileyen veya duygusal bağ kurduğunuz eseriniz hangisi oldu?

    Benim bu soruya tek bir eser söylemem çok zor. Bugüne kadar ürettiğim birçok eserin bende farklı bir karşılığı ve duygusal izi var. Her biri hayatımın farklı bir dönemine, yaşadığım bir duyguya ya da iç dünyamda bıraktığı bir deneyime dokunuyor. Bu yüzden “en çok etkilendiğim eser” demekten yerine, bazı eserlerimin zaman içinde benim için özel anlamlar kazandığını söyleyebilirim. Kimi bir duyguyu, kimi bir dönemi, kimi de hayatımda önemli bir kırılma anını temsil ediyor.

    • Akademisyen kimliğiniz ile sanatçı kimliğiniz birbirini nasıl besliyor?

    Akademisyen kimliğim ile sanatçı kimliğim birbirinden ayrı iki alan olmaktan çok, sürekli birbirini besleyen iki damar gibi ilerliyor. Akademik çalışma bana sorgulama, araştırma, kavramsallaştırma ve eleştirel düşünme imkânı sunarken; sanat, bu birikimi sezgi, duygu ve deneyim üzerinden yeniden ifade edebilmemi sağlıyor.

    • Bugün genç bir sanatçı size gelip “Nasıl özgün olunur?” diye sorsa ona ne söylersiniz?

    İlk önce yaşadığı dünyayı ve dönemi her yönü ile anlamaya çalışmasını öneriyorum. Özgünlük çoğu zaman daha önce hiç yapılmamış bir şeyi bulmak değil, dünyada var olan şeylere kendi bakışını, deneyimini ve duyarlılığını katabilmek. En önemlisi kendi sesini bulmak ve yıllarca aramaktan vazgeçmemek. Hata yapmaktan korkmamak, çok üretmek, kimsenin önemsemediği ayrıntıların peşine gitmek, en önemlisi kendisine dürüst olmaya çalışmak olduğunu söylerim.

    • Eğer hayatınızı tek bir dokuma eserle anlatmanız gerekseydi, nasıl bir eser olurdu?

    Hayatımı tek bir dokuma eserle anlatmam gerekseydi, farklı renk ve dokuların bir araya geldiği, zamanla oluşmuş bir kilim olurdu. Her iplik bir karşılaşmayı, her düğüm bir dönüm noktasını temsil ederdi. Bazı bölümleri düzenli ve sakin, bazılarıysa karmaşık ve düzensiz olurdu. Yer yer sökülmüş iplikler de bulunurdu; çünkü hayatın kusursuz ilerlemediğini, kayıpların ve hataların da hikâyenin bir parçası olduğunu düşünüyorum. Her onarım yeni bir renk katardı. Ortaya çıkan kilimi üç boyutlu tekstil olarak düşünerek yaşanmışlığı etrafında dönerek izlemeyi düşlerdim.

    • Geleneksel teknikleri kullanırken geçmişle bugün arasında nasıl bir bağ kuruyorsunuz?

    Geleneksel yöntemlerin taşıdığı kültürel ve estetik değerleri korumamız gerektiğini düşünüyorum. Geleneksel yöntemleri korurken, dokumalarımda ise çağdaş malzemeler, formlar ve anlatım biçimleriyle onları bugünün dünyasına uyarlıyorum. Şöyle söyleyebilirim: Geleneksel teknikleri kullanırken geçmişin birikimini günümüzün bakış açısıyla yeniden yorumlamaya çalışıyorum. Böylece geçmiş yalnızca bir referans olarak kalmıyor; güncel bir üretimin parçasına dönüşüyor.

    • Eserlerinizde el emeğinin görünür olması sizin için ne kadar önemli? Kusursuzluk mu, iz bırakmak mı?

    Benim için el emeğinin görünür olması çok önemli. Çünkü bir eseri değerli kılan şey yalnızca kusursuz olması değil, onu yapan insanın dokunuşunu, sabrını ve hikâyesini taşımasıdır. Kusursuzluk bazen eseri mesafeli kılabilir; küçük bir iz, bir farklılık, hatta bazen beklenmedik bir hata ona karakter kazandırır. Ben kusursuzluktan çok iz bırakmayı önemsiyorum. Eserin elden çıktığı, bir insanın ona zaman ve emek verdiği hissedilsin istiyorum.

    Öğrenciliğimde İslam Eserleri Müzesine gitmiştik. Yüzyıllar önceki halı ve kilimleri inceliyorduk. Kilimlerde bir şey dikkatimi çekmişti, motifler kilim yüzeyinde belli bir tekrar yöntemi ile tekrarlarken arada motiflerden farklı, kullanılan renklerden farklı motiflerle karşılaştım. Müzenin desen sorumlusuna sorduğumda anlattığı bilgi beni çok etkiledi. Bu kilimi dokuyan kadın kilimi dokuduğu sırada aldığı güzel ya da üzüntülü bir haberi dokurmuş kilimin bir tarafına, düşünebiliyor musunuz, yüzyıllar sonra ben onun söylemek istediklerinin izini buldum. Bu hikâyeden sonra ben de dokumalarımda zaman zaman bazı izleri kullanırım.

    • Günümüzde hızın bu kadar hayatımızın merkezinde olduğu bir dönemde, dokuma gibi sabır isteyen bir üretim biçiminin size öğrettiği en önemli şey ne?

    Dokuma, yalnızca bir nesne üretme tekniği değil; zamanla kurulan bir ilişki biçimi olarak düşünülebilir. Bu açıdan bakıldığında, günümüzün hız, verimlilik ve tüketim kültürüne alternatif bir bakış açısı sunar. “Tekrar” çoğu zaman sıkıcılıkla ilişkilendirilirken, dokumada tekrar aynı hareketlerin yinelenmesi sonucunda ortaya çıkan desenin, sabrın ve sürekliliğin somutlaşmış hâlidir. Bu durum, “hemen sonuç alma” beklentisi yerine farklı bir zaman algısı oluşturur. Sonuca odaklanmak yerine sürece dikkat etmeyi, sabırlı olmayı ve küçük tekrarların zaman içinde nasıl güçlü bir bütüne dönüştüğünü öğretir. Günlük hayatın hızında ise bu anlayış, benim için neredeyse bir karşı duruş hâline geliyor: Her şeyin hemen olması gerekmiyor. Bazı şeyler ancak zaman tanındığında kendi değerini buluyor.

    • Son olarak, bir ipliği elinize aldığınız ilk andan eserin tamamlandığı ana kadar geçen süreci tek bir kelimeyle anlatmanız gerekseydi, bu kelime ne olurdu?

    Sabır.

    ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

    Related Posts

    Resim ve özgün baskı sanatının Süleyman Saim Tekcan yaşamını yitirdi

    Ekim 18, 2026 Resim

    Jane’den Beri: Aşkın ve kadınların değişmeyen yazgısı

    Ekim 17, 2026 Film

    ‘Çılgın kalabalık’ların içindeki sürü psikolojisi

    Ekim 16, 2026 Kitap

    Bursa’da Zaman: Çağdaş sanata açılan yeni bir kapı

    Ekim 16, 2026 KÜLTÜR - SANAT
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Gül Bolulu: İplikleri hikâyeye, dokuyu duyguya dönüştüren sanatçı 

    Ekim 20, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    Özlem Güller Ünal Gül Bolulu’nun sanat dünyasına baktığımızda, ipliklerin, liflerin ve dokuların yalnızca birer malzeme…

    Resim ve özgün baskı sanatının Süleyman Saim Tekcan yaşamını yitirdi

    Ekim 18, 2026

    Jane’den Beri: Aşkın ve kadınların değişmeyen yazgısı

    Ekim 17, 2026

    ‘Çılgın kalabalık’ların içindeki sürü psikolojisi

    Ekim 16, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Livaneli Kitaplığı edebiyatın 10 büyük eserini bir seçkide topluyor

    Eylül 6, 2023 Edebiyat

    Bir antikahramanın portresi: MARLA SINGER

    Nisan 30, 2025 Film

    Pan’ın Labirenti: Savaşlara karşı masalsı bir direniş

    Şubat 27, 2025 Film
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Gül Bolulu: İplikleri hikâyeye, dokuyu duyguya dönüştüren sanatçı 

    Ekim 20, 2026

    Resim ve özgün baskı sanatının Süleyman Saim Tekcan yaşamını yitirdi

    Ekim 18, 2026

    Jane’den Beri: Aşkın ve kadınların değişmeyen yazgısı

    Ekim 17, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.