Close Menu
    Son Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Ekim 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » KÜÇÜĞÜM
    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    KÜÇÜĞÜM

    Kasım 1, 2025Yorum yapılmamış8 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Mahinur Çenetoğlu

    Üç basamaklı merdivenin en altında dururdu, geniş güvenli omuzları vardı. Ben en üstteki merdivende hazır olurdum, böylece onun omuzlarına yetişebilirdim. Babamın omuzlarına…  

    Baba omuzu dağ gibidir. Siz küçükseniz kollarınız da küçüktür. Bu yüzden onu sarıp sarmalamakta sıkıntı yaşayabilirsiniz, ama onun kolları kocaman ve güçlüdür. Sonra büyürsünüz, artık sırtına çıkma zamanınız geçmiş olsa bile, iki kolunuzla onun kolunu öyle bir sararsınız ki hayat boyu aranıza kimseler giremez.

    Beş yaşımdaydım, babamı her sabah işine uğurlarken koşarak o merdivenin tepesinde dikilirdim. Babam da merdivenin alt basamağında omuzuna asılmamı heyecanla bekler, yüzündeki gülümsemeyle kollarını yukarıya uzatırdı. Sarılırdım, burnumu omuzuna gömer, bir yandan hoplar öte yandan ceketindeki nikotin, yanaklarındaki limon kolonyası kokusunu içime çekerdim, babam kokardı hâlâ burnumun ucunda takılı kalan kokuydu o. Babam beni hoplatarak bahçenin geniş demir kapısına kadar götürürdü, annem kocasına kıyamaz kaşlarını çatarak azarlardı.

    ​“Ayıp ayıp koca kız oldun, in babanın sırtından.”

    ​“Bana neee yaaa, inmem.”

    Daha da çok sarılırdım babama, babam anneme göz kırpar yüzündeki hınzır gülüşle “Elleme Hanım kızı, inme kızım inme, sen benim küçüğümsün” derdi.

    Ben büyüsem de kocaman kız olsam da babamın küçük kızıydım, hep de öyle kalacaktım. Yıllar geçti, artık babamın omuzlarına çıkmadım ama o yanaklarındaki nikotinle karışık limon kolonyası kokusunu hep içime çekerek koklaya koklaya öptüm.

    O gece yarısı telefonun sesiyle ürpererek uyandım, Saate baktım 03:15. Allah Allah bu saatte hangi lüzumsuz bu? Yüreğim cız etti. Hayır olsun inşallah diyerek kalktım yataktan.

    ​“Alo! Abi sen misin? Hayırdır inşallah iyi misin?”

    Konuşamıyordu, dili dolaşıyor bir şeyler diyor anlamıyordum, en son “geliyorum” dediğini duydum, telefon kapandı. Acele giyindim, anahtarı alıp apartmanın önüne dikildim. Temmuz ayıydı, gecenin hafif serinliği yüzümü okşadı. Aklıma kötü şeyler getirmeden bekledim. Büyük ihtimalle sarhoştu, karısıyla yine dövüşmüştür. Neden olacak? İçki yüzünden tabi, bırakamadı. Neyse ne onların problemi, eşek kadar insanlar, çözerler elbet. Çözmese de bana ne boşansın hıyar. 

    “Bak beni endişelendirdi şimdi de gelemiyor,” derken arabanın ışıkları köşeden göz kırparak gürültüyle önümde durdu. Camı açıktı, neşeyle göz kırptım.

    ​“Hayırdır, hatun kapıya mı attı?” 

    ​“Bin hadi gidiyoruz.”

    ​“Senin arabana mı? Hayatta olmaz. Manyak mısın lan, dut gibi sarhoşsun.”

    ​“Korkma, araba yolunu biliyor.”

    ​“Abi saçmalama gel bir kahve yapayım sana konuşuruz sonra gideriz nereye gideceksek.”

    ​“Gel dedim kızım…”

    ​“Gelmem yaaa…”

    ​“Babam…”

    Babam, dedi gerisini duymadım, arabaya bindim. Hiç sormadım, hiç söylemedi. Araba yalpalayarak, gerçekten yolu biliyormuşçasına yürüdü gitti. Bugün bile anlamadığım şekilde hastanenin önüne vardı. Abim arabayı park yerine soktuktan ve kontağı kapattıktan sonra oturduğu yerde bir iki sallandı, yine dilinde anlamsız lakırdıları ve koca bedeniyle sağ tarafa doğru devrildi. Başı yamuldu, emniyet kemeri üzerime düşmesini engellemişti. Önce başını arkaya doğru düzelttim, birkaç kez “abi abi” diye seslendim, ağzını açtı alkol kokusundan midem bulanmıştı, diliyle dişi arasında bir şeyler geveledi sonra sustu.  Horlamaya başlayınca kafasına bir yumruk sallamak istedim fakat yapmadım. Arabadan hırsla çıktım hastanenin acil kısmına doğru koşmaya başladım.

    ​Sarhoş köpek, her gece her gece, bok var küfelik olana kadar iç, ben de bindim ya senin kullandığın arabaya pes vallahi, gebermedik, girmedik bir arabanın altına. Manyak manyak, tek erkek evlatsın annenin babanın sana ihtiyacı var bok herif…

    Sinirliydim, üzgündüm hırsımı alamıyordum, iki kardeş olmanın tüm sıkıntısı omuzlarımdaydı. Ah babam, babamın omuzları ve kokusu. Ağlayarak acil servisten içeriye girdim, annem tüm çaresizliğiyle bana doğru koştu. 

    ​“Mine ah babacığın Mine…”

    Ağlamaktan konuşamıyordu elinden tutup oradaki bir banka oturttum. İçimdeki ses sürekli “sakin ol Mine” diyordu. “Sakın kendini kapıp koyuverme, baban da böyle isterdi güçlü ol, güçlü dur.” Annemin yüzü bembeyazdı. 

    ​“Abin nerede?” dedi endişeli bir halde. 

    ​“Aman boş ver sen o sarhoşu da söyle ne oldu babama? Kalp krizi mi?”

    ​“Kızım o senin abin ne biçim konuşuyorsun, o senin için hiç kötü bir şey demez vallahi, neyi paylaşamıyorsunuz hem de böyle bir günde ayıp ayıp.”

    Yüzüne baktım, biricik oğluna yine toz kondurmayacaktı farkındaydım. Babama ne oldu diyorum o bana abimi savunuyor İleride bir oğlum olursa bu annemin yaptıklarını yapmayacağım. Şimdi susacağım desem de yine de kendimi tutamadım.

    ​“Hıı sinsiliğindendir o bir şey dememesi. Yine sarhoştu. Arabada sızdı kaldı. Vallahi o kadın bunu terk etse yeridir.”

    ​“Sus bakim. Sen karışma, karı koca arasına girilmez, içiyorsa vardır bir sebebi.”

    ​“Allah Allah, tam arabesk olduk desene, neymiş sebebi acaba? Bok herif o sarhoş haliyle kullandı arabayı, benim hayatımı da tehlikeye attı. Babam deyince dayanamadım bindim, neyse ölmeden geldik, yine şanslısın Valide Hanım yoksa toplu cenaze kaldıracaktın.”

    Buna söyledikten sonra elimle ağzımı kapattım, annem gözlerini kocaman açmış yüzüme öyle bir bakış fırlattı ki kendimden utandım. Fısıldar gibi konuştum.

    ​“Neyse canım çok şükür geldik işte. Sen otur burada ben babamın durumunu sorayım.”

    Hızlıca uzaklaştım kapıda duran görevliye babamın adını söyledim, “bekleyin haber verirler” dedi kibarca. Annemin yanına gitmek istemiyordum, dangalakça konuşup kadının kocası da dahil çoluk çocuğunun cenazesini kaldıracağını söylemekle çok ayıp etmiştim. Aman neyse ne, o da o mal oğlunu korumasaydı. Geline laf sokacak ya, güya o içiriyor. Sormazlar mı adama? Bu kime çekmiş böyle diye? Genetiği bozuk, aynı dayısı yani anacım senin kardeşin, diyemedim tabii. Zaten ne demişler kız halaya oğlan dayıya. Çok şükür halam yok. Bekârken de içerdi bu abim, evlensin düzelir dediniz kızın da başını yaktınız denmiyor işte. Dersen yersin paparayı.

    Acil servisin önüne çıktım gün ağarmak üzereydi, yaz aylarının insana huzur veren, her şeyi yolunda hissettiren havası vardı. Sanki arkadaşlarla çardakta oturmuşuz da sabaha kadar sohbet edip keyiflenmişiz, şimdi de çorba içmeye gideceğiz. Bu güzel havalar bana hep böyle hissettiriyordu. Birden kendime geldim, derdi olan insanın hava falan umuru mu olur be diyerek otoparka doğru yöneldim, abim ölmüş müdür acaba? Bir koşu gidip baksam mı? Ya burada bir şey olursa, babam uyanıp küçük kızımı getirin bana derse. Gerisin geri annemin yanına döndüm. İyi ki de otoparka gitmemişim, sinsi sarhoş abim ayılmış, anneciğinin kollarında birbirlerine sıkıca sarılmış oturuyorlardı. Beni görünce alkolden, yorgunluktan kızarmış gözleriyle bet bet baktı.

    ​“Niye bıraktın beni öyle arabanın içinde?”

    ​“Hoppala, sızdın sen farkında mısın acaba? Horlaya horlaya hem de. Top patlasa uyanmazdın, bir de bana hesap soruyorsun.”

    ​“Ne sızması kızım bayılmışım ben. Sonra kendime geldim. Ölsek kalsak senden hayır yok anlaşıldı.”

    ​“Hııı, tabi canım sarhoş araba kullanırken ölmedik ya, daha da ölmeyiz. Buraya nasıl geldiğimi bilmiyorum valla, şans eseri girmedik bir kamyon altına falan.”

    ​“Abartma, sus hadi, paranoyak manyak.”

    ​“Sensin.”

    Annem şaşkınlıkla bakıyordu didişmemize, bunu fark ettiğimde daha fazla uzatmamak için sustum. Zaten senin gibi manyakla baş edilmez.

    Gün çoktan ağarmıştı, saatlerdir acil servisin önündeki tahta kanepenin üzerinde oturuyordum. Annem acil servisin iç tarafındaki kapalı alanda uyukluyordu. Abim de güya onun yanında ona destek gibi durup bir gün önceki sarhoşluğunun yorgunluğundan arınmaya çalışıyordu. Ben on dakikada bir karşıdaki kantinden sigarama eşlikçi olarak çay kahve alıyordum. Stresten saçlarımın ucunu çekiştirmeye başlamıştım. Ara sıra içeriye bakıyor sonra biraz yürüyordum. Babamı düşündükçe yüreğimde kabuk bağlamış bir yara kanıyordu. Sırtına atladığım günlerden sonra koluna yapıştığım günler ne güzeldi. Sokaklarda bağırarak şarkı söylediğimiz, aralarda annemi, abimi çekiştirdiğimiz zamanlar. Okul gezilerine annemin izin vermediği ama babamın hep “rahat bırak hanım kızı” dediği ve son noktayı koyduğu şahane vakitler.

    Abim yanıma geldiğinde kahvemden son yudumu almıştım.

    ​“Bok var di mi ayrı eve çıkacağım diye tutturdun, bu ihtiyarları yalnız bıraktın.”

    ​“Sen iyice kafayı yedin alkol beynini de küçültmüş galiba, deli misin nesin ya, defol git benimle uğraşma. Şurada da kavga etmeyelim, babam bu haldeyken.”

    ​“Babam değil mi zaten seni böyle şımartan tepemize çıkaran, hayırlı küçük kızı.”

    Annem uyanmış camlı bölmeden bizi duymasa da gözlerini dikmiş dikkatle bakıyordu. Abim bana gülüyordu. “Küçük kızı, hayırlı küçük kızı” diyerek. Ben de hem ona hem anneme doğru gülümsedim, annemin gözlerinin nemini buradan bile görebiliyordum “oh iki kardeş ne güzel de konuşuyorlar çok şükür dediğini” duyar gibiydim. Abime döndüm.

    ​“Sen de hayırsız alkolik oğlu, işi gücü batıran, babasının arabasını pert eden, karısını döven bir boka yaramayan, kımıl zararlısı oğlu.”

    Bunları söylememin ne yeri ne de zamanıydı biliyordum ama bu dilin kemiği yoktu işte. Hemen arkasından hızlıca ekledim.

    ​“Annem camdan bize bakıyor.”

    Kafasını çevirdi anneme gülümsedi, onun ağlamış gözlerine bakarken yumruklarını da sıkıyordu sonra bana döndü yine gülümseyerek konuştu.

    ​“Mikrop senin ağzına sıçacağım bekle gör sen! Bu dediklerini sana yedirmezsem eğer…

    “Heee heee” diyerek ayağa kalktım, annem hala bakıyordu. Kollarımı abimin boynuna dolayıp yanağından bir öpücük aldım. Elimi omuzundan çekmeden anneme doğru el salladım. Annemin yüzündeki umutlu bakış yüreğimi acıtmıştı, abime yıllar var ki böyle sarılmadığımı hatırladım, birbirimize dokununca içimde bir şeylerin yumuşar gibi olduğunu hissetmiştim.  Neyse ki bu duygum uzun sürmedi, içerideki hareketlenmeyle hemen kendime geldim. İkimiz de içeriye doğru koştuk. Babamı sedyenin üzerine yatırmışlardı, beyaz örtülerin içindeydi, kapalı gözleriyle uykusundaymışçasına huzurlu gözüküyordu. Bacaklarımın titremesine engel olamıyordum.

    ​“Ne oldu lütfen söyler misiniz? O benim babam, babam o benim. Öldü mü ne oldu? Baba, baba!”

    “Sakin olun!” diye azarlarcasına baktı babamın başucunda duran beyaz önlüklü adam. “Babanızı diyalize sokacağız.” Abim annemi sakinleştirmek için yanında kaldı ben babamın arkasından koştum. Kimse sesini çıkartmadı, diyaliz makinesine bağlanan babamın yanında oturmama da hiçbir şey demediler. 

    Ellerini tuttum, gözleri kapalıydı. Yüzünde bir gülümseme. Göz pınarlarında bir damla yaş vardı. O halde ne kadar kaldığımı hatırlamıyordum. Omuzuma dokunan bir elle başımı kaldırdım. 

    “Hadi gel omuzlarıma, kapıya kadar hoplatacağım seni.”

    “Ama ben çok büyüdüm, omuzlarına çıkamam ki.”

    “O zaman koluma asıl, belki şarkı da söyleriz.”

    Yerimden kalktım, babama son kez baktım. Yanaklarından öptüm, hâlâ nikotin ve limon kolonyası kokuyordu. Abimin koluna girdim, hastane kapısından çıkarken ikimizin de gözlerinde yaş, dudaklarından aynı şarkı vardı.

    ​… Söyledim aşkımızı Ankara rüzgârına, olmadı kaldı benim her hevesim yarına, boş yere ağlama, kalbini bağlama Ankara kızlarına…


    kabuk Mahinur Çenetoğlu öykü suare öyküler

    Related Posts

    Erdal Öz Edebiyat Ödülleri’nin 2026 yılı sahipleri açıklandı

    Eylül 30, 2026 Edebiyat

    İsmi olmayan hikâyeler – VIII

    Ağustos 30, 2026 Manşet 2

    Benan Bilek’ten iki yeni öykü kitabı:

    Ağustos 26, 2026 Edebiyat

    İsmi olmayan hikayeler – VII

    Temmuz 25, 2026 Edebiyat
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün fotoğraflarıyla yer aldığı yeni kitabı Kırık Yansımalar üzerine İstanbul…

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Geleceğe inancınızı güçlendirecek umut dolu filmler

    Haziran 15, 2023 Film

    Frédéric Bastiat’nın Hukuk kitabı Can Yayınları’ndan çıktı

    Ekim 16, 2025 Kitap

    İNSANLAR SİZİ BİR ŞİİRLE TANIŞTIRMAK İÇİN VARDIR

    Ekim 1, 2025 Saliha Demir
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.