RADVÂ ÂŞÛR’UN AVRUPA’NIN BİR PARÇASI KİTABI ÜZERİNE
Burak Soyer
Radvâ Âşûr, “Avrupa’nın Bir Parçası”nda, Kahire’nin değişen çehresinden ilhamla modernleşme, kültürel kimlik, sömürgecilik ve tarihsel bellek üzerine kalem oynatırken Filistin’de yaşanan acıları da su yüzüne çıkararak şehirle toplum arasındaki ilişkiyi tarihsel bir yerden alıp bugünlere kadar getiren, çok katmanlı bir anlatıyı belgesel niteliği taşıyan bir şekilde anlatıyor.

Her anlamda modern olmanın “Batılı” olmaktan ama en çok da “Avrupalı” olmaktan geçtiği, tüm dünyada bireysel ve kolektif hafızaya kazımış bir kural gibidir. Doğu’nun binlerce yıllık sosyokültürel birikimi “Yeni Kıta”nın sokakları, mimarisi, ışıltılı hayatı karşısında bir anlam teşkil etmez. Burada önemli olan modernlikten anlaşılan ve modernliğin kimin tekelinde olduğudur. 1946 yılında Kahire’de doğan ve Mısır edebiyatının mihenk taşlarından biri olarak kabul edilen Radvâ Âşûr’un yazdığı, Ketebe Yayınlarından Mustafa İsmail Dönmez tarafından Türkçeye kazandırılan “Avrupa’nın Bir Parçası”, tüm bu çıkarımlar etrafında Kahire’nin tarihinden başlayıp Filistin’in her daim kanayan yarasına, Mısır’ın modernleşme sürecine kadar Doğu’nun yeni dünyadaki doğum sancılarını belgesel anlatı şeklinde sunan bir kitap.
Kahire’yi sadece bir şehir olarak değil, tüm katmanlarıyla ele alan Radvâ Âşûr, şehrin tüm geçmişi, toplumsal değişimleri, kültürel tezatları arasında bağlar kurarak yaşayan bir karakter gibi romanda görünür kılarken mimariden caddelerine, otellerinden gece hayatına kadar Kahire’nin üzerindeki Avrupai izdüşümünü elinde kamerasıyla sokakları arşınlayan bir yönetmen gibi okurun gözlerinin önüne getirir. Şehrin bu yüzü, modernleşme isteğinin, yeni ve başka bir hayat tahayyülünün gözle görünür bir biçimi olarak belirse de bu imajın arkasında kaotik bir tarih yatmaktadır.

Kahire’nin sadece mimarisi dahi tüm bu açılardan bakıldığında Avrupa’ya benzemenin, Avrupa gibi olmanın, Avrupai bir yaşam formuna sahip olmanın göstergesi olarak gün yüzüne çıkar. Ancak Radvâ Âşûr, sadece Kahire’nin bu yönüyle ilgilenmez. Herhangi bir mimari yapının mazisi, sıradan bir caddenin değişimi veya bir mekânın orada yaşayanlar için anlamına tarihsel bir perspektiften bakarak, şehrin saf bir biçimin dışına çıkarır olmaktan çıkar; insanların hayatları üzerindeki etkileriyle bu yaşanmışlığın anlatısı olarak karşımıza çıkarır.
Bunların haricinde Âşûr, Kahire’nin Avrupai formunu siyasal ilişkiler ve iktidarın biçimlenişiyle de işler. Mısır’daki var olan Siyonist hareketin tarihi ve Rothschild ailesinin ülke üzerindeki etkisi de bu çerçeve içinde bir yere oturur. Şehir modernleşmektedir ancak diğer yandan sınırlarının çok ötesinde bir siyasal ve ekonomik ilişkiler ağının içinde kendini yeniden tanımlamaktadır.
Kitap, Filistin meselesini de konuya dâhil ederek sadece geçmişle birlikte ilerleyen bir okumanın ötesine geçer. Bitip gitmiş bir tarihten ziyade, süreçle şekillenmeye devam eden bir çark olarak karşımıza çıkar ve Filistin meselesi de bunun sac ayağını oluşturur.
Radvâ Âşûr, “Avrupa’nın Bir Parçası”nda, Kahire’nin değişen çehresinden ilhamla modernleşme, kültürel kimlik, sömürgecilik ve tarihsel bellek üzerine kalem oynatırken Filistin’de yaşanan acıları da su yüzüne çıkararak şehirle toplum arasındaki ilişkiyi tarihsel bir yerden alıp bugünlere kadar getiren, çok katmanlı bir anlatıyı belgesel niteliği taşıyan bir şekilde anlatıyor.

Burak Soyer
Gazeteciliğe 2005 yılında Radikal Gazetesi Kültür Sanat Servisi ve Kitap Eki’nde başladı. Şimdiye kadar Milliyet, Hürriyet, Hürriyet Kitap Sanat, BirGün, BirGün Pazar, BirGünKitap, Taraf, Cumhuriyet Pazar, T24, Gazete Duvar, sendika.org, solhaber.org’a, siyaset, edebiyat, müzik, sinema, tiyatro yazıları yazdı. Halen Gazete Pencere, Bianet, Gazete İkinci Yüzyıl ve OT dergisine kültür sanat, K24, Edebiyathaber.net, Oggito, Ne Okuyorum?, Ajandakolik, Mahal Dergi, Romanoku internet sitelerine de edebiyat yazıları yazıyor. 2017 yılında ilk kitabı Zıvana Doğan Kitap etiketiyle yayımlandı. Zıvana’nın devamı olanBuji de 2019 yılında aynı yayınevinden çıktı. Son romanı Ring ise, geçtiğimiz Eylül ayında Karakarga Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun olan Burak Soyer, halen Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Sanat Tarihi bölümündeki eğitimine devam etmektedir.


