62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, “kalpten” bir açılış töreniyle başladı. 2 Kasım’a kadar sürecek festival, pek çok farklı etkinlikle şehrin dört bir yanında sinemanın bütün renklerini yansıtacak.

Türkiye’nin en köklü sinema şenliği, sinemanın en “kalpten” halini Antalya’dan bütün dünyaya sunmak üzere bir kez daha perdelerini açtı. Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen 62. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 25 Ekim Cumartesi günü, geleneksel kortejle başladı. Sinema ve televizyon dünyasının sevilen isimleri, Antalya sokaklarında seyircilerinin sevgi ve hayranlık dolu coşkusuyla karşılandı. Korteje katılan sanatçılar arasında Serap Aksoy, Settar Tanrıöğen, Ezel Akay, Mahmut Cevher, Kaan Çakır, Mehmet Kurtuluş, Korhan Yurtsever, Mircan Kaya, Aybars Kuday, Cem Yiğit Üzümoğlu ve Yosi Mizrahi de vardı.
Türk ve dünya sinemasının önde gelen isimlerini, sinema heyecanıyla dolu genç yetenekleri ve sinefilleri bir araya getiren gece; kırmızı halı töreninin ardından Cansu Canan Özgen ve Alpdoğan Esenoğlu’nun sunumuyla başladı.

Ömer Vargı: Söz veriyorum,
biz adaletli davranacağız
Ulusal Jüri Başkanı, yönetmen Ömer Vargı, açılışta şöyle konuştu: “Sinemanın bir özelliği vardır; filmi izlerken okuma yazma bilmiyor olabilirsiniz, profesör olabilirsiniz, çöpçü olabilirsiniz, üst düzey yönetici olabilirsiniz ama herkes aynı duyguları paylaşır. Bunu günlük hayatlarında belki yapamazlar çünkü bir arada bulunamazlar. Dünyanın ve ülkemizin hak ve adalet konusunda çok zorlu bir dönemden geçtiğine değinen Vargı, “İnşallah bu festival çok güzel geçecek ama önümüzdeki seneki festivalin daha da güzel geçmesini diliyorum. Belki de bu duygularımıza çözüm bulacağız. Jüri adına şunun sözünü verebilirim ki biz adaletli davranacağız.”

Festival Başkanı ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkan vekili Büşra Özdemir, şunlanı söyledi: “1964 yılında Dr. Avni Tolunay’ın önderliğinde açılan sanat perdesini, bugün yine aynı heyecanla, aynı tutkuyla ve kalpten bir inançla aralıyoruz. Ve biliyoruz ki festivalimiz yalnızca filmlerin değil özgürlüğün, dayanışmanın ve umudun da perdesidir. Bu perde, insanlığın ortak vicdanı ve hakikatin ta kendisidir. Bugün bu salonda yalnızca bir festivalin değil bir inancın, emeğin, bir yolculuğun da başlangıcındayız. Birlikte izleyeceğimiz her film bizi birbirimize biraz daha yaklaştıracak ve yeniden hatırlayacağız ki sanat; güzel ülkemizin kalbidir ve o kalp attığı sürece güzel günlere olan inancımız tükenmeyecektir. Bu geleneği yalnızca yaşatmak değil geleceğe taşımak da hepimizin en büyük sorumluluğudur. Kalpten bir inançla diliyorum ki sinemanın ışığı, Antalya’dan tüm dünyaya yayılsın! Bu festival; kalpten bakan, kalpten hisseden herkes için umut olsun!” diyerek sonlandırdı.
Tanrıöğen ve Aksoy’a Onur Ödülü verildi
Gecenin ilk Onur Ödülü’nü, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan vekili Büşra Özdemir, usta sanatçı Settar Tanrıöğen’e takdim etti. Tanrıöğen “Çok şaşkınım, ne diyeceğimi bilemiyorum. Festivalde filmim olmamasına rağmen ödüle layık gören festivale teşekkür ediyorum” dedi.
Usta oyuncu Serap Aksoy ise Onur Ödülü’nü, Cem Yiğit Üzümoğlu’nun elinden aldı. “Ödülü, haksız ve hukuksuz şekilde özgürlükleri ellerinden alınan herkes için kabul ediyorum” diyen Aksoy, konuşmasını şöyle sürdürdü: “İnsafsız bir insan acıları çağındayız. Cehennemin ortasında insanlığımızdan utanarak, sanatın iyileştirici gücüne sığınarak yaşama savaşı veriyoruz. Bu sevgisizlik ve açgözlülük bitsin artık.”
Feride Çiçekoğlu’na Sinema Emek Ödülü
Bu yılki Sinema Emek Ödülü’nün sahibi, senarist- yazar Feride Çiçekoğlu, ödülünü; Sinema Emekçileri Sendikası (SİNE-SEN) Genel Başkanı Galip Görür’den aldı. Çiçekoğlu, teşekkür konuşmasına mizahî bir tonda başladı: “Üçüncü kez buradayım; ilkinde senaryo yazmanın öğrencisiydim. İkincisi, çok sevgili öğrencim Selman Nacar’ın filmine verdiğim destek dolayısıylaydı. Şimdi de artık herhalde ‘üçledik’ diye mi, artık yeter diye mi; öyle algılanmasın diye vurguluyorum. Ben gülmeyi cezaevinde öğrendim. Orada yaşamak için gülmek zorundasınız. Emin olun; içerdekiler daha güçlü, daha kuvvetli çıkacak; yeni hikayeler olacak. Çıktıklarında onları yine bu sahnede alkışlayacağız.”
SİNE-SEN) Başkanı Galip Görür ise “Sinemanın ışığının düştüğü yerde vardır hayat vardır, denir. Ama bugün Gazze’de çocukların üzerine karanlık yağıyor. Gazze’ye ışık olalım” diye konuştu.

Başarı Ödülleri Dizdar ve Paşalı’ya
Açılış töreninde Başarı Ödülleri de sahiplerini buldu. Bu yıl Merve Dizdar ve Selahattin Paşalı’nın layık görüldü. Ödülünü Uluslararası Jüri üyesi, oyuncu Mehmet Kurtuluş’tan alan Merve Dizdar, şunları söyledi: “2022’de ‘Kar ve Ayı’ filmiyle En İyi Kadın Oyuncu ödülü aldığımda da beni en çok Antalya seyircisi heyacanlandırmıştı. Seyircilere teşekkür ederim; şahanesiniz! Biraz dünyadan, her şeyden uzak, sadece film konuştuğunuz harika bir hafta diliyorum hepinize.”
Oyuncu Selahattin Paşalı ise törene, video mesajıyla katıldı. Paşalı, mesajında şunları söyledi: “Aileme miras kalacak bu geceye katılamadığım için çok üzgünüm. Meslekî yolculuğumuzu takdir edip bizi onurlandıran ve geleceğe yönelik sorumluluk veren festivale tüm kalbimle teşekkür ediyorum. Bu bireysel bir ödül değil; bunu, meslekî yolculuğumda üzerimde emeği olan herkese armağan ediyorum. Ödülü Merve’yle paylaşmam ayrıca anlamlı benim için: 2017’de tiyatroda yollarımız kesişti Merve’yle. Şimdi ülkemizin en köklü film festivalinde başarı ödülünü paylaşıyoruz.”
Cansu Baydar’a Genç Sinemacı Başarı Ödülü
Gecede; “Neredeyse Kesinlikle Yanlış” adlı kısa filmi ile Altın Portakal dahil pek çok ödülün sahibi olan genç yönetmen Cansu Baydar’a ise Genç Sinemacı Başarı Ödülü verildi. Ödülünü, yönetmen Ömer Vargı’nın elinden alan genç yönetmen Cansu Baydar, şunları söyledi: “İkinci kez bu sahnede olmak çok heyecan verici. İşini obsesyon derecesinde tutkuyla yapan ekibimizin emeği sonucunda buradayım. Çok teşekkür ediyorum. Biliyorum ki bir zamanlar yakılan cadıların torunları, yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek meramını anlatmaya devam edecek.”
Festivale ayrıca Muhittin Böcek ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel de mesaj gönderdi.



