İsimsiz
Sana bu mevsimi nasıl anlatsam, bilmiyorum.
Deniz sere serpe uzanmış yatağına.
Pürüzsüz, etine dolgun bedeniyle,
Çıplak, güzel, baştan çıkarıcı.
Ve meyvelerin en yasağıyla sesleniyor.
Vakit dar! Her an geç!
Ayıpsa ayıp, günahsa günah!
Sokul koynuma da sarayım seni.
Hisset, yasak edilenin hazzını.
Hissettir, arzularını her zerremde.
Sana bu mevsimi nasıl anlatsam, bilmiyorum.
Gökyüzü kızgın, öfkeli.
En acımasız tanrılar gibi.
Gözleri kör eden, kalpleri titreten kırbacıyla,
Dövüyor, denizin kışkırtıcı bedenini.
Ve bağırıyor, en ürkütücü sesiyle.
Beni unutma, beni unutma, beni unutma!
Sana bu mevsimi nasıl anlatsam, bilmiyorum.
Hayal ederken dalmayı, en güçlü arzularımla,
Kargalar üşüşüyor denizin pürüzsüz, bembeyaz vücuduna.
Karabataklar dalıp çıkıyor, en mahrem yerlerine.
Bir taka, yara yara gidiyor hiç dokunulmamış yerlerine.
Sanki bağırıyor, Ademoğlu, bir motorun pat pat sesiyle.
Sen benimsin, sen benimsin, sen benimsin.
Sadece hizmet etmelisin isteklerime.
Sana bu mevsimi nasıl anlatsam, bilmiyorum.
Hayal ederken denize dalmayı, en iflah olmaz yanımla,
Sen geliyorsun aklıma, en kusursuz anlarla.
Sarılıp hayaline, usul usul ısınıyorum yaşamaya.
Ve bağırıyorum denize de gökyüzüne de.
Daha çok beklersiniz, daha çok beklersiniz, daha çok beklersiniz.


