Close Menu
    Son Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Temmuz 6
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Figen Ormancı’dan yeni roman: Hiç Kimsenin Gölgesi

      Haziran 29, 2026

      40 Dilde Yayımlanan Dünya Çapındaki Fenomen Roman “Theo” Türkiye’de!

      Haziran 26, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » SOSYAL ASOSYAL
    Kenan Doğru

    SOSYAL ASOSYAL

    Şubat 1, 2026Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Kenan Doğru

    İçimizdeki gizli fenomenlerdir kahramanlar; bizi aşmak, özgürleşmek isterler. Kahraman, kendisinin bir adım ötesine geçer ve böylece “aydınlanma” gerçekleşir. Varlık içeriden dışarıya açılır, dışarıdan da içeri yansır. Hep bir adım ileridedir hakikatin parçaları ve insan ancak o zaman, ilerleyerek onları bir araya getirebilir, yol gösterebilir kendine.

    Kahraman, köstebek ininde geçirdiği sonsuz yolculuğunda, her seferinde başka birisi olarak yeni bir evrene uyanır. Mekân ve zaman, her zaman yer değiştirir. Örneğin bir cesaret örneği olmak istersen, ilk olarak kendinden korkarsın; dünyanın en büyük, en ulvi sevgisini kalplere koymak istersen de içindeki nefretten arınabilirsen; yapabilirsin ve sevebilirsin o kadar.

    “Ne kahramanlar geldi geçti bu dünyadan…” diye düşürüm bazen. Bir mühür gibi kalplere iz bırakmış, onlardan geriye kalan semboller; nasıl da yılları aşarak zamanın ruhuna tutunabildi…
    Sonra birden, bugüne ışınlanırım; milyonlarca “like” alan bir fenomenin hatırlanma ya da üzerine düşünülme süresi, sadece birkaç saniye. Tıpkı kendisinin, kitlesini umursadığı kadar.

    Fenomen yine de övgüyü hak eder; sırf hayran kitlesinin hasetlik duygularını telkin ettiği için. Çünkü aşağılık duygusunu aşmak isteyen birey, fenomenin iktidarına sığınarak, ona tapınmak için bir gerekçe bulur. Böylece simbiyotik bir ilişki kurup, sentetik duygularını paylaşırlar. Gerçek kahramanlar ise artık yok içimizde; mağaralarında çoktan yok olup gittiler.

    “Siz sahte kahramanlar, hiç yoksunuz bile!”

    Modernizm kisvesi altında, bir zenginlik diye bize yutturdukları bu safsatanın içinde, gerçek kahramanları birer birer sanal hayaletlere terk ettik. Hobo’luktan kendini var eden Jack London’ı düşünün, hiçlikten uluyan Cioran’a kulak verin, sürgünde kendi izini kaybeden, satırlarının altından sandalyesi itilmiş Dostoyevski’yi ve onun karanlığının aydınlattığı kaderleri; bir de bu, gerçek kahramanları düşünün!

    Unutmamalı ki maneviyatın denizinden bize bir tas su getiren mağara insanlarıydı. Hatıraları çoktan ebediyetin satırları arasına gömüldü bile. Biz ise şimdi onların sonsuz yolculuğunu konuşuyoruz. Piksellerden bir dünya, mutlu mutsuz, estetik ve modern bir hayat var artık önümüzde. Zamanın ruhu, makinelerin ağzından bize meydan okuyor bir de: “Mutlu değil misin yoksa?”

    Ah, sahte kahramanlar sizi!

    “Kurbanların yol göstericisi kahraman, okültizmin sırlarına vakıf bir kahraman, ejderhaların Tanrıçası kahraman, zihinleri kodlayan kahraman, orda burada puflayan kahraman, kahramanların kahramanı ve… Yalanın peşinde olan, yolculuğu hiç bitmeyecekmiş gibi yaşayan, sahte bir kahraman.”

    Bir birey sanal bir fenomene dönüştüğünde, hemen erk unsuru olmaya öykünür. Çünkü şimdilerin toplum yasaları, gösterişsiz olanı ötekileştirir ve kim olduğuna göre sözün dinlenir. Bu saçmalıkların dışındaki bir dünyayı fark edenler için, acıtan boşluk, mağara insanları kadar eskidir aramızda. Yani, şimdinin sahte kahramanının ötekinin bakışına duyduğu istenç ve haz, bir yaşam tarzı, hayatın kendisidir artık.

    Böylece nasıl yaşanır diye fenomene sorarlar; evrenin gizemlerini o bilir, bir ilişkinin sınırlarını o çizer, nerde eğlence var uzmanıdır, iyi ve kötünün ne olduğuna o karar verir ve hatta bunu kitlesine dikte eder.

    O, sempatik maskesinin altında bir baskıcının tekidir aslında; kitlesine, yargısını sinsice her daim aşılar.  Buna da hakkı vardır! En vasatını sevenler için, bulunmaz bir Hint kumaşıdır onlar. Böylece, fenomen dijital habitusunda, kendi küçük iktidarını kurar.

    Nihayetinde konu her şeyi bilmekse, öyle yetenekler bile vardır aramızda. Sanki gökyüzünün sınırlarını bulmuş da sonsuzluğun en izbe noktasına kadar, evrenin her karışına ışınlanmış gibi, her şeye aklının ereceğini düşünen yaşamın silik formları.

    “Her daim mutlu olmak zorundayız!”

     Tabii ya, ne demezsin!

    Bu, mutluluk söylemine itirazı olan tinin huzursuzluğunu görünce, 1984 hikayesi henüz biz hayattayken gerçek mi oluyor diye, düşünmeden edemiyorum. Her şeyimizi gören, bir gözün içinde yaşıyoruz sanki.

    Geçmişin kahramanlarını anımsıyorum da şükür bir zamanlar bir şamanın ağzından çıktığında, derin bir niyet vardı o kavramın içinde ve yakıcı bir bakış vardı şamanların gözlerinde. Doğadan aldığı parçalar için, kendinden bir şeyler verirdi geriye. Çünkü, diğer yarısından bir şeyler koparmıştı. Şimdi ise geriye kalan, birbirimizden kopardığımız parçalar ile şükrediyoruz kendimize.

    Doğayı çabuk unuttuk. Sadece son birkaç yüzyıla bakın “Gözden ırak olan, gönülden de ırak olur,” sözünden neyse kastedilen, belki de diğer parçamızı, doğayı da kastetmişti söyleyen. Fakat artık dışarımız bir doğa değil ya da doğa artık bizim bir parçamız değil. Onu bir araç haline getirerek ateşe verdik. Küllerimiz ile çamura bulanıp, yarattığımız nesneler üzerinden benlikler inşa ediyoruz şimdi. Çarkların arasına sıkışmış, insan Tanrı’sını arayan benlikler. Mekanikleşen zihinlerimiz doğadan nasıl koptuysa, şimdi de köklerinden koparılması için, günleri sayıyoruz geriye doğru: tik tok, tik tok, tik tok, tik…

    Yine de sen boş ver bunları. Dinleme. Değişim acıdır, hem de sıradan. Çünkü hiç dışarıdan geldiğini görmedim! Yalnızlığı ötekileştirmek, acı çekmek istemiyorsan eğer, bir klan seç ve arkasından git.

    Derin kavramların bile, tıpkı bir tahta kurusu gibi içini boşaltırken fenomenler; anlamların dışındaki bir dünya hakkında nasıl da ahkam keserler öyle!  Tüketimin, ölümü çoktan gerçekleşmiş bu canlı nesneleri, kavramlardan türetilmiş bir yaşam türünü hakikat diye önümüze koyup, anlamın, kendi anladıkları olduğunu dikte ederler bize her seferinde. Belki de henüz bilmediğimiz, yapay bir rahmin içine düşen; henüz başını izlediğimiz bir filmin ilk embriyo karakterleri, gelecekteki canavarın iktidarları onlardır artık.

    Ne yazık ki sevgiden (manayı anlamaktan) daha baskın bir arketip tipidir: Güç. Şöyle manalı gözler ile bir bakın etrafınıza, göreceksiniz. “En çok gücü elinde tutmaya çalışan, en yalancısıdır.”

    Çok uzaklarda aramayın onu; gidin bir aynada kendinize bakın! Bakamıyorsanız da bana bakın. İkna etmeye çalışırken, nasıl da çalım atarız kelimelere.  Çünkü satırların temeli yoksa, yapı çöker; o zaman, düşünce de yoktur ve iktidarlığa öykünen benliklerimiz de.

    Tam da bu gücün karşısında mana ise farklı bir şey verir insana: “Tepkisizlik iradesi.” Aslında hayatında hiçbir şey yapmasan, hakikat daha yakındır hepimize. Bundan dolayı tepkisizlik, iyilerin en acıtan silahıdır. Ve onu kullandığında, yani kalemi elime aldığımda, kötü uyanmış olur.

    İnsanın zayıflığı, sahiplenmeyi arzulayan bir istenç olarak baskılanmıştır asırlardır. Sonunda intikamını almak için, ayaklarının üzerinde durduğunda ilk yaptığı şey, doğduğu yere hükmetmek oldu. Şimdilerde ise sanal bir dünyada daha iyi bir kopyasını yarattığı için, gerçekliğini inkâr ediyor insan ve senden de onu istiyorlar. Hissetmeye bile yer kalmadı; mutsuzluğu bile satıyorlar artık. Paylaştığımız sanal sevinçler, saklayamadığımız kederlerimizdir; hepsi bu. Aslında bu melankolik yanımız, nasıl da hükmetmek ister!

    Tam da burada Freud, ağzında piposu, derin düşünceler içerisinde bana bakıyor şimdi. “O konuyu burada masaya yatırmaya gerek yok,” der gibi bıyık altından tebessüm ediyor sonra.

    Yine de söylemeliyim: “Yalnızlık maddi bir evrende yalnız olmak değil, baktığında bulamamak gözlerdeki manayı. Bir adım geri gidip, bir zamanlar yaşamış hayaletler ile selamlaşmak hiçlikte.”

    Belki de yalnızlık, ötekinin yalnızlığını paylaştığın bir birlikteliktir. Oysaki maddi birlikteliği yaratan fenomen, gücü elde ettiğinde onu paylaşmak yerine, kitlesini yiyerek tüketmek ister!

    Geçmişin kahramanları mağara insanlarıydı bence! İnindeki canavar ile karşılaşmak ve ona meydan okumak için, en önde gidenler!
    Ya siz fenomenler?
    Onlar, bu sirk gösterisinin arkasına saklanmış dijital bakterilerdir. Altın kafesinin içinde saklanırken, ölümün gerçekleştiği sinirlerin yerini iyi bilir ve hemen oradan kemirmeye başlarlar.

    Sürekli personasını parlatan bu dijital avcılar, aslında her daim tamamlanmak ister; diğer bir adıyla pohpohlanmak! Ancak o zaman hükmettiğini görerek, kendilerini var etme cesaretini elde edebilirler. Toplumların yeni rol modelleri tıpkı böyledir işte: Aslan postu giymiş bir korkak, içtenmiş gibi görünen bir sahtekâr. Ve ne yazık ki, bireyin de imrendiği, olmak istediği karakterdir o.

    Dijital bir illüzyonun içinde hapsolan benlik, hükümdarına boyun eğmekten haz duyar. Çılgınlık, çılgınlığına dönüşmüş bir dünyada, değersizlik duygusunun tetiğini çeken şey, işte tam da budur: “Görünmeyen kurbanın, güç istenci!”

    Bir insan doğaya geri bırakılsa, onun kadar zavallı başka bir yaratık olmayacağını söylemeye gerek yok. Bir tembel hayvan bile bizden daha iyi tırmanır ağaca. Bunun yanında insanın çaresizliği, sadece doğada tutunacak becerileri olmadığı için değil, aynı zamanda, ruhsal yoksunluğunu doğadaki bir türden, daha nevrotik bir şekilde deneyimleyeceği içindir. Çünkü insan konuşmazsa, susturamaz aklındaki gerçeği.

    Bedenlerimize giydiğimiz evrimin giysilerini kendimiz örüyoruz artık. Hatta olanı beğenmeyip, modifiye ediyoruz bazen. Korkarım ki bir gün, bir fenomenin peşinden gidip, insanlığın kalbini sökerek, kendilerini kökten modifiye edecekleri.

    Bir ağaçtan diğerine zıplarken, yaşamın ritmine ayak uydurduğumuz zamanlar vardı. Işığın renkleri gibi, karakterimize edinimler olarak yansıyan heyecan ve cesaret. Şimdilerde ise heyecanı kuruntu bir yalnızlığa ve sahneyi sahtekarlara bıraktık!

    “Hakikati mi arıyorsun?”

    Yalnızlaşmak istemiyorsan eğer, onların peşinden git! Tabii ki sana hakikati göstereceklerdir. Fakat önce, aynı ol. Ve İtaat et!


    Kenan Doğru, Ardahan’da doğdu. İstanbul’da yaşıyor. Uluslararası bir firmada yönetici olarak çalışmakla birlikte, küçük yaşta tutku edindiği yazı alanında üretmeye devam ediyor. “Sapien Hislerim” adlı deneme aforizmalar kitabının yazarı olan Doğru’nun çeşitli mecralarda yayımlanmış pekçok öyküsü bulunuyor. Mühendislik eğitiminin ardından yüksek lisansını tamamlayan Doğru, şimdilerde İstanbul Üniversitesi “Felsefe” bölümünde eğitimine devam ediyor. Aynı zamanda ilk romanı ile okurlarıyla buluşmaya hazırlanıyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    kenan doğru suaremag yazar

    Related Posts

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026 Manşet

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026 Hakan Akdoğan

    Ayın Filmleri: TEMMUZ AYINDA NE İZLEYELİM?

    Temmuz 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

    Temmuz 1, 2026 Ayın Kitapları
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Nihal Gündüz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle hazırladığı “Yüzleşme: Hayalet…

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    ‘Bologna Fuarı’na hem hikaye anlatmaya hem de dinlemeye gidiyoruz’

    Mayıs 31, 2024 Betül Çakıroğlu

    Sergei Eisenstein’ın ‘kamerası’ndan Piranesi’nin akışkan formu

    Mart 2, 2025 BURAK SOYER

    Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

    Şubat 24, 2026 Felsefe
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.