BURAK SOYER
Cemal Şakar “Eriyen Karlar”da, ahlaki ve vicdani hissiyatı öne çıkaran öyküleriyle karakterlerinin yaşadıklarını küçük meseleler üzerinden aktarırken, aslında insanın dünyasının ne kadar küçük olduğuna dikkat çekiyor. Karakterlerin narin ruhuna çökmüş zaaflarıyla, bu küçük dünyada onların nihai ve gerçek birer “insan” olduğunu ortaya döken “Eriyen Karlar”, okuru, insanın küçük, kırılgan, üflesen yıkılacak yaşamlarından kesitler sunuyor.

12 Eylül’ün silindir gibi üzerinden geçtiği toplum, ahlakin asfaltın ziftine jilet gibi yapışmışken, “normale” dönüşten sonra iktidara gelen Turgut Özal dönemiyle beraber bu kez de tarumar olan kafasını bir türlü dengeye oturtamadı. Zira tepeden tırnağa yasaklarla örülü bir atmosferden her şeyin tamamen serbest olduğu bir alana geçilmesi, bireyi birkaç yıl öncesinde içinde bulunduğu durumdan ziyade kendi içini sorgulamaya itti. Gündelik hayatın değişkenleri arasında yapayalnız kalanların en iyi arkadaşları, sırdaşları yine kendileri oldular. İnsanlar dışarıya güçlü ve “özgür” bir imaj verirken, “içeride” fırtınalar kopuyordu. Çağdaş Türk öykücülüğünün önemli isimlerinden, Kayıtlar, Hece, Hece Öykü, Muhayyel gibi mecraların kuruluşunda yer alan Cemal Şakar da Türk toplumundaki bu “araf”ta kalmış bireyin çıkmazlarını eserlerine taşıdı. Ketebe Yayınları tarafından yayımlanan son öykü eseri “Eriyen Karlar” da bunun en net biçimde işlendiği öykülerin toplamından oluşan öykülerin yer aldığı bir kitap. Bireyin ruhunun derinliklerine katran karası gibi yapışmış o tarifsiz duygularla toplumun fütursuzluğu arasında sıkışıp kalanların sessiz hezeyanlarını anlatan “Eriyen Karlar”, bu çatışmadan doğan ikilemleri, sorgulamaları, çatışmaları metaforik ve şiirsel bir dille okura sunuyor.
Toplamda on dört öyküden oluşan “Eriyen Karlar”, gelip geçici yaşamlarla ve bunun merkezinde yer alan zamana karşı direnmeye çalışsa da esasen helak olmayı göze almış bir güruh ve onu kapatan bir çevrenin içindeki sıkışıklığı etrafında dolanan meselelere odaklanıyor. Halı altına süpürülmüş duygular, bu duyguların sonradan genizden gelen bir şekilde dışa vurumu, gizlenen yüzleşmeler ayyuka çıkmaya başlayınca Şakar’ın öykülerde kendi içerisindeki yoğunluğu artırarak kırılma anlarının istikametinde bir evrilmeyle birlikte buzdağının görünen kısmından çok daha fazlasını incelikli bir şekilde ortaya çıkarıyor. Burada abartılı trajedilerden ziyadebireylerin içinde ufak ama daha sarsıcı bir yer kaplayan olaylar silsilesinin hâkimiyeti kendini hissettirirken diğer yandan da modern insanın dünyasına atılmış aynı ufaklıktaki bir göz kırpması bir sentezin başat rolünü üstleniyor.
“Eriyen Karlar”daki karakterler degeçmişleriyle, geride bıraktıklarını sandıkları hatalarıyla, sessiz bir biçimde yüzleşmek kalansıradan insanlardan oluşuyor. Şakar, karakterlerine “sessiz” bir ses vererekmeramını anlatıyor ve yukarıda bahsettiğim gecikmiş yüzleşmenin vakti geldiğinde daha dibe doğru inerek, karakterlerin kendi karanlığını aydınlatması için ellerine birer ışık tutuşturuyor.
Cemal Şakar “Eriyen Karlar”da, ahlaki ve vicdani hissiyatı öne çıkaran öyküleriyle karakterlerinin yaşadıklarını küçük meseleler üzerinden aktarırken, aslında insanın dünyasının ne kadar küçük olduğuna dikkat çekiyor. Karakterlerin narin ruhuna çökmüş zaaflarıyla, bu küçük dünyada onların nihai ve gerçek birer “insan” olduğunu ortaya döken “Eriyen Karlar”, okuru, insanın küçük, kırılgan, üflesen yıkılacak yaşamlarından kesitler sunuyor.

Burak Soyer
Gazeteciliğe 2005 yılında Radikal Gazetesi Kültür Sanat Servisi ve Kitap Eki’nde başladı. Şimdiye kadar Milliyet, Hürriyet, Hürriyet Kitap Sanat, BirGün, BirGün Pazar, BirGünKitap, Taraf, Cumhuriyet Pazar, T24, Gazete Duvar, sendika.org, solhaber.org’a, siyaset, edebiyat, müzik, sinema, tiyatro yazıları yazdı. Halen Gazete Pencere, Bianet, Gazete İkinci Yüzyıl ve OT dergisine kültür sanat, K24, Edebiyathaber.net, Oggito, Ne Okuyorum?, Ajandakolik, Mahal Dergi, Romanoku internet sitelerine de edebiyat yazıları yazıyor. 2017 yılında ilk kitabı Zıvana Doğan Kitap etiketiyle yayımlandı. Zıvana’nın devamı olanBuji de 2019 yılında aynı yayınevinden çıktı. Son romanı Ring ise, geçtiğimiz Eylül ayında Karakarga Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun olan Burak Soyer, halen Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Sanat Tarihi bölümündeki eğitimine devam etmektedir.


