Close Menu
    Son Eklenenler

    Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026

    Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026

    Ayın Kitapları: MAYIS AYINDA NE OKUYALIM?

    Mayıs 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Cuma, Mayıs 1
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      1 KAVRAM 10 DÜŞÜNÜR: Varoluşun On Yüzü

      Ağustos 2, 2025

      Ulus Baker: Kısacık hayatına çağları sığdıran ‘birisi’

      Temmuz 12, 2025

      Institut français, Fransız yazar, felsefeci ve filolog Barbara Cassin’i ağırlıyor

      Şubat 25, 2025

      Sade Yaşamın Gücü: Epikür ve Tao’nun izinde sadeleşmek

      Aralık 7, 2024

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Yeni Eril: Dr. Nil Keskin’den kapsamlı bir dönüşüm rehberi

      Mart 4, 2025

      Cansel Oruç’un ‘Başarmaktan Korkma’ kitabı okuyucuyla buluştu

      Aralık 26, 2024

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      “Bir ‘teselli’ ver…”

      Nisan 20, 2026

      Sandviç Kuşağı: Arada Kalmışlık

      Nisan 19, 2026

      Var ol! Kelime büyücüsü çok yaşa!

      Nisan 15, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: MAYIS AYINDA NE OKUYALIM?

      Mayıs 1, 2026

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026

      Filiz Çiçek’ten adalet ve intikam romanı: Kayıp Ada ve Şeytanları

      Nisan 22, 2026

      Adını Sen Koy: İki farklı zaman, iki farklı kadın ve benzer bir hikaye

      Nisan 21, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MART AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mart 8, 2026

      İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar konserleri devam ediyor

      Ocak 15, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

      Mart 16, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lll

      Mart 16, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Río Sur, Pera Müzesi’nde

      Ekim 16, 2025

      Dalí’nin Tavşan Deliği: Bir romanın resme dönüşen rüyası

      Haziran 12, 2025

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nden ücretsiz sergi turları

      Şubat 20, 2026

      Isabel Muñoz’un Göbeklitepe fotoğrafları Berlin’de

      Şubat 10, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Palu Ailesi skandalı belgesel oldu

      Nisan 10, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      İstanbul Film Festivali 9-19 Nisan’da sinemaseverlerle buluşuyor

      Mart 24, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Sahnede paranormal bir deneyim: “Geceyarısı Hayaleti” başlıyor

      Mart 19, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Kitapları: MAYIS AYINDA NE OKUYALIM?

      Mayıs 1, 2026

      EDİTÖR’DEN

      Mayıs 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      Ebru Karaayvaz’dan ağlarken güldüren kitap: Reçeteye Mizah Ekledim

      Mart 9, 2026

      Bozkurt: Yeni nesil yayıncı Toros, kitabı sadece basılı ürün gibi görmüyor!

      Mart 2, 2026

      “Gençler Nereye?” kitabının yazarı Tuğçe Tatari: Türkiye gençlerini duymuyor ve görmüyor

      Şubat 27, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Pablo Neruda: Aşkın, kavganın ve sessiz coğrafyaların şairi

      Temmuz 12, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      İMDAT POLİS

      Mayıs 1, 2026

      KİNGU

      Mayıs 1, 2026

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » ŞEYTAN TAŞLAMA
    Başak Bıyıklı

    ŞEYTAN TAŞLAMA

    Mayıs 1, 2026Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Başak Bıyıklı

    Bahri’nin dedesi ölmüş. E n’apalım ölenle ölünmez. Peki ne yapılır? Cenazesine gidilir. Haydi gidelim bakalım. Hiç de sevmem ama cenazeleri. Elimi kolumu ne yapacağımı bilemem. Cenaze cahiliyim ben. Akşamında duası da varmış. Ona da gitmeli dediler. E n’apalım biz de öyle yaptık. Cenaze cahili olduğum kadar cenaze evi özürlüyüm de. Hep mutfağa kaçasım gelir böyle zamanlarda. Orada ölü yerine en azından iki tabak yıkar görünmez olursun. Ama bu defa öyle olmadı. Bu defa bir başkaydı bu cenaze. Ömrümde hiç görmediğim türünden. Önce sıradan bir tören gibi başladı. Düğün de cenaze de tören. Evlilik ile ölüm arasında bir bağ. Var var eminim. İyi ki hiç evlenmedim. Türlü türlü konuşmalar. Ahlar, ağıtlar. Başınız sağ olsunlar. Ölenle ölünmezler. Başa gelen çekilirler. Nurlar içinde – bu eve ışıklar içinde uyu modası gelmemiş henüz- yatsınlar. Yazıldıysa bozulmazlar. Allah sıralısını versinler. Aman versin de geçinden versinler. Bir konuşma balonu. Uğultu dolu. Bir sürü yaşlı, kırışık el ve yüz. Bahri’nin dedesinden genç sayılmazlar. Ama bunlar nefes alan kırışıklar. Sahi madem dede gitti bunlar neden ölmüyor? Kuralı yok bu işin biliyorum. Yani yaşa başa bakmıyor ölüm meleği. De ölünün ardından ağlayanlar hep yaşlı olunca insan sorguluyor kendilerine mi ağlıyorlar gidene mi diye.

    Dua başlamadan önce kadınlarla erkekler ayrıldı. Erkekleri hocayla evin salonuna aldılar. Ben de Bahri’yi onlarla bırakıp kadınların olduğu arka odalardan birine geçtim. Tesisat hazır. Odalara hoparlörler bağlanmış. Aman hocanın tek bir kelimesi kaçmasın. Dua sırasında henüz her şey yolundaydı. Bildiğim bilmediğim Arapça kelimeler ardı ardına sıralandı. Küçükken Kuran kursu nedir bilmediğimden benim için hepsi bir. Belli ki iyi bir şeyler söyleniyordu. Ölünün ardından kötü konuşulmaz malum. Uzunca, hayli uzunca bir süre sonra dua kesildi.

    Baktım kadınlarda küçük küçük toparlanmalar. Dedim herhalde kalkacağız, şükür. Herkes gidecek, evine dönecek. Olmadı. Kalkmadılar. Ben de tek başıma davranamadım. Ayıp olur. Kaldım. Belli ki bir bildikleri var.

    Yerlerinden kalkmayan kadınlar bir anda yerde bir çember oluşturacak şekilde oturdular. Allah dedim şimdi bir de ateş yaktık mı evin içinde Kızılderili ayinine dönecek cenaze akşamı. Tövbe tövbe. Ben de bozuldum burada. Dilim değişti. İçime dua kaçtı. Diyebilsem içimdeki duaya hop çık git içimden alışık değilim sana. Diyemedim. Dualar içimde kaldı.

    Dualarla beraber kokular gelmeye başladı burnuma. Mutfakta helva kavrulmaya başlamıştı belli ki. Suya irmik helvası. Fıstıksız, bademsiz. Peh, hiçbir şeye de benzemez eminim. Yanında musluk suyuna yapılmış tozlu çay kokusu. Kahve usulü ufak çay bardaklarının içinde dolandıkça yolunu yitiren çay kaşıkları. Doymaya mı geldik yahu ayıp. Çık şu mutfaktan. Çıktım da ne oldu olduğum odaya çevirdikçe burnumu kokular fecileşiyor söyleyeyim. Bir haftadır baştan inmemiş naylon eşarp kokusu. Ayakları kıskandıracak baş parmakları delik çorap kokusu. Fırçalanmamış dişlerine rağmen fısır fısır konuşan ağızların kokusu. İçliklerden gelen kuytuların kokusu. Off şiştim. Ölüler koku almadıkları için ne şanslı.  

    Az sonra yapılan çemberin Ulu Manitu ile ilgisi olmadığı çıktı ortaya. Zaten Balıkesir’in sıradan bir mahallesinde, sıradan bir evin bir arka odasında ne işi vardı kartal tüylü bir reisin. Saçmalıyordum yine. Ölüm saçmalatıyor beni. Yaşam kadar olmasa da. Bir anda bir başka odadan bir başörtüsü kaykılmış, hafif topallayan, kara kaşlı şişkin burunlu otuz yaşlarında bir kadın elinde büyükçe bir torbayla çıkageldi. Belli ki ağırdı torba. Torbadan çok içi kozalak dolu bir çuval gibiydi. Kozalak mı? Yok canım. Ne alaka. Çemberin ortasına ceylandan hayli uzak bir zarafetle atlayan kadın, çuvalın içine daldırdığı eliyle hepimizin önüne bir şeyler bırakmaya başladı. Duaya, cenaze merasimlerine alışık olmayan zihinde uygun düşünceler de durmuyor. Şeker mi dağıtıyor? Yok yok yılbaşı çuvalından hediyeler dağıtan Noel Baba da olamaz. Hiç tohumluk buğdaya da benzemiyor çuvaldakiler. Tarla mı burası ayrıca baharın ortasında atılmaz buğday tohumu. Saçmalığın daniskası, millet acısına ağlıyor benim kafadan geçenlere bak. Neyse çıktı çuvalın kokusu. Hatta hiç kokmamasından anlaşılmalıydı içindeki sır. Taştı bunlar. Taş. Bildiğin uyduruk çakıl. Şekilsiz. Yamuk yumuk. İrili ufaklı. Siyahlı beyazlı. Bırakırken de dudakları kıpırdıyor, sanki bir şeyler sayıyordu. Benim önüme geldiğinde anladım ki hepimizin önüne aynı sayıda taş bırakmıştı. Hızlıca saydım. Tamı tamına kırk bir. Haydaa, hoppaa. Ölünün ardından maşallah mı çekeceğiz nedir bu. Dememe kalmadı. Baktım ki sağımdaki solumdaki karşımdaki tutturdular bir dua. Küçükken Kuran kursu nedir bilmediğimden bir Fatiha’yı bilirim o kadar. Ama okudukları benzemiyordu Fatiha’ya. Hızlı hızlı okuyor ve tekrar başa dönüyorlardı. Her dönüşte de bir taş atılıyordu çemberin ortasına. Anladım o kırk bir dua okunacak. Ne kadar da hızlıydılar. Bir iki üç… Daha ben ilk taşımı atmamıştım ortada küçük bir yığın oluştuğunda.

    Rezillik. Dinden minden anlamadığım çıkacaktı ortaya. Haydi beni geç de Bahri üzülmesin diye bir çare bulmalıydım. Mış gibi yapmayı da vicdanım kabul etmedi. Düşündüm taşındım buldum çareyi. Madem ortaya taş atmaktı duaların kanıtı ben de şeytanları kışkışlayacaktım. Kırk bir kere. Çekilin bakayım merhumun baş ucundan, biiir. Rahat bırakın yahu adamcağızı, ikiiii. Ahı gitmiş vahı kalmış çekeceğini çekmiş bu dünyadan haydi kışkış, üüüççç. Sen küçük çabuk çabuk defol, döört…

    Oh be bir rahatladım ki sorma gitsin. İçimdeki taşları döktüm çıktım. Ama aklımda deli sorular. Haydi ben şeytanları taşladım da bu taşlar şimdi ne olacak? Bu taşları kim toplayacak? Taş dağıtıcılar gibi toplayıcılar da var mı? Bir kere atılan taş bir daha atılır mı? Başka şeytanlar aynı taşla taşlanır mı? Bunlar cenaze cenaze dolaşır mı? Her evin kendi taşı kendi şeytanı olur mu? Duası taş ile sayılanlar cennete çabuk girer mi? Şeytanları bir cahilin elinden taşlananlar Allah katında kabul görür mü? Yoksa yedi gün yedi gece evin başından sonuna gezer mi? Odalarda, koridorlarda köşelere kaçmış taşları toparlar mı? Yedinci gün geldiğinde ölü yerini beller mi? Yoksa geldiğine dönmek için ardında bıraktığı taşları izler mi? Ölüler bir önceki gece mışıl mışıl uyuduğu yatağına geri döner mi?…

    Dünden beri Bahri’nin dedesini düşünüyorum. Görmediğim, tanımadığım dedeyi. Hiç dedem olmadığından neye benzediğini bilmediğim bir dedeyi. Bir daha bahar dallarını görmeyecek olan dedeyi. Öyle mi gerçekten? Ya cennette baharlar açmıyorsa? Ölüler kıştan bahara çıkışı özler mi? Yirmi sekiz haneye dağıtılan helvaların kokusunu alır mı? Edilen duaları duyar, çekilen tesbihleri görür mü? Dua bilmeyenlerin taşladığı şeytanları uğurlar mı? İçilen suların sası tadı içini ferahlatır mı? Su içer mi? Ölülerin içi olur mu? Ölülerin olmayan içine ağladım. Neden ağladım? Ne zamandır açmasını beklemeyi unuttuğum bahar dallarına mı?

    Onları sevmeyi ben de bilirdim bir zaman. Dağların suyunu kana kana içmeyi de bilirdim. Sütle, kaymakla kavrulan helvaların ılık ılık tadına bakmayı da. Gerine gerine uyandığımı da bilirdim. Hayatın tadına varmayı da bilirdim bir zaman. Ne zaman? Yaşadığım zaman.

    Sabahları pencereden bakarken. Karşıdaki mezarlığın sessizliğini dinlerken. Vapurda martılara simit parçalarken. Sokak kedileri bacaklarıma sürünürken. Mayıs sonlarında başaklar boy atarken. Bir cenazenin ardından iç çekerken. O ölüm hep üçüncü şahıslarda kalacak diye düşünürken. Ölümle ben mesafeliyiz iddiasındayken. O buz gibi teneşirde yatanı bir başkası sanırken. Kara kuzgunlar benden uzakta uçarken. Ardından taşlar atılan, helvası kavrulan, duası edilen, beyaz köpüklerle yıkanan, mühürlü bir mektup gibi bembeyaz bezlerle sarılan, küçük çakıl taşlarıyla Balıkesir’in bir mahallesinin bir arka odasında kadınlardan oluşan bir çemberde şeytanları taşlanan. Hep bir başkası sanırken.

    Kokuları çeşitlendir ve sonuna kadar taşı


    Başak Bıyıklı İstanbul doğumlu. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. Yirmi yedi yıldır pazarlama araştırması alanında çalışıyor; kendi işinin sahibi. 2022’de Çanakkale’ye taşındıktan sonra edebiyat eğitimine ve yazı çalışmalarına yoğunlaştı. Öykü ve küçürekleri çeşitli kolektif kitaplarda yer aldı. Denize ve fıstık çamlarına karşı yazıyor; yakında yayımlamayı planladığı kişisel kitapları üzerinde çalışıyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    başak bıyıklı suaremag yazar

    Related Posts

    Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: MAYIS AYINDA NE OKUYALIM?

    Mayıs 1, 2026 Ayın Kitapları

    SuareMag Mayıs 2026

    Mayıs 1, 2026 Manşet
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026 Ayın Filmleri

    İTAAT VE İSYAN TEMASINI HİSSETTİREN FİLM SEÇKİSİ Hazırlayan: Sevin Bayrı Dördüncü duvarı yıkıp kameradan sana bakan…

    Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026

    Ayın Kitapları: MAYIS AYINDA NE OKUYALIM?

    Mayıs 1, 2026

    EDİTÖR’DEN

    Mayıs 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Evrim Kuran: Başarılı Bir Kadın Olduğum İçin Özür Dilerim

    Nisan 24, 2024 Kitap

    Sevdalinkalar ülkesi: Bosna Hersek

    Şubat 7, 2025 SD+

    ±9.5 Hafta: Yaşamla ölümün dansı

    Şubat 23, 2025 Kitap
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026

    Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026

    Ayın Kitapları: MAYIS AYINDA NE OKUYALIM?

    Mayıs 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.