Kategori: başak bıyıklı
Başak Bıyıklı Koridor bembeyaz. Duvarları çıplak. Parmaklarımı sürtüyorum. Tek bir pürüz bile yok. Tavan ayna gibi. Yukarı bakınca kendimi görüyorum.…
Başak Bıyıklı Gözlerimi, gri gökyüzünde gezdirdim. Sokak sakindi. Sakin de ne demek, basbayağı bomboştu. Bir sağa bir sola baktım. Önümden…
Başak Bıyıklı Pirinç ayna ve iki yanındaki kanatlar, tuvalet masasının üzerinden Halide’ye bakıyor. Bir elinde babaannesinden kalma gümüş sırtlı saç…
Başak Bıyıklı Küçük tepenin üzerindeki yaşlı bankta oturuyorum. Bank en az benim kadar yaşlı. Belki de yaşlılıktan öte, terk edilmişliğin…
Başak Bıyıklı Akşamüstünün kızıllığı önce suya, ardından sırtımı verdiğim fenerin kirli beyaz duvarlarına yansıyor. Güneş bütün gün başaramadığını son bir…
Başak Bıyıklı Yunan tiyatrosu maskları gibi, yüzünde iki ayrı ifade yan yana duruyordu sanki. Işık ve gölge. Ümit ve ümitsizlik.…
Başak Bıyıklı Aynanın karşısına geçerken, haylidir uzun uzun bakmadığım yüzümü inceleyip, sevdiği erkeği kaybetmiş bir kadının gözlerini aramaktı niyetim. Gözlerindeki ifadeden…
Başak Bıyıklı “Gurbete düştüm düşeli doğduğum toprak gündüz hayalimde, gece düşümde.”Yaşar Kemal, Tanyeri Horozları. O akşam Selanik’teki konağımızın kapısı çaldığında, aslında…
