İTAAT VE İSYAN TEMASINI HİSSETTİREN FİLM SEÇKİSİ
Hazırlayan: Sevin Bayrı
Dördüncü duvarı yıkıp kameradan sana bakan karakterle isyanda mı buluşuyorsun yoksa itaatte mi? Bu ayın ikileminde bakışımızı yöneltmek için seçtiğimiz filmlerle keyifle seyirler diliyoruz
- Andrei Rublev (1966), Yönetmen: Andrei Tarkovsky
Yönetmenin başyapıtlarından bu filmde, ortaçağ Rusya’sında bir ressamın şiddet ve siyasi kaos ortamında “neden sanat yapmalıyım?” sorusuna verdiği cevaptır. Sanatın sessiz kalarak mı yoksa tanıklık ederek mi isyan ettiğini sorgular.
- Pan’ın Labirenti (Pan’s Labyrinth, 2006), Yönetmen: Guillermo del Toro
Faşist Franco İspanya’sında hayal gücünün bir itaat reddi olarak nasıl kullanılabileceğini masalsı ama sert bir dille anlatır.
- Mephisto (1981), Yönetmen: István Szabó
Naziler döneminde bir aktörün, sanatını icra edebilmek için sisteme ne kadar itaat etmesi gerektiğini ve bunun ruhunu nasıl çürüttüğünü anlatan bir filmdir.
- V for Vendetta (2005), Yönetmen: James McTeigue
Fikirlere kurşun işlemez mottosuyla, faşist bir düzene karşı maskeli bir anarşistin başlattığı toplumsal isyanın destanıdır.
- Parazit (Parasite, 2019), Yönetmen: Bong Joon Ho
Modern sınıfsal ayrımı, koku ve mekan üzerinden anlatarak, itaatin bir yerden sonra nasıl öngörülemez bir isyana dönüştüğünü gösterir.
- Joker (2019), Yönetmen: Todd Phillips
Toplumun görmezden geldiği, ezdiği ve itaat beklediği bir bireyin, yaşadığı travmalarla nasıl bir kaos sembolüne, isyan figürüne dönüştüğünü resmeder.
- Zafer Yolları (Paths of Glory, 1957), Yönetmen: Stanley Kubrick
Bir Albatın üstlerinin ihtirasları uğruna ölüme gönderilen askerlerini askeri mahkemede savunarak askeri disiplin ve adalet kavramlarını sorgular.
- Umut (1970), Yönetmen: Yılmaz Güney
Sefalet içindeki bir faytoncunun, düzene karşı çaresizce ama umutla sürdürdüğü arayış, Türk sinemasında sınıfsal bilincin ve isyanın miladıdır.
- Ölü Ozanlar Derneği (Dead Poets Society,1989), Yönetmen: Peter Weir
Sıradışı İngilizce öğretmenin, şiir ve edebiyat aracılığıyla baskı altındaki öğrencilerine anı yaşamayı, özgür düşünmeyi ve hayatı dolu dolu yaşamayı öğretmesini konu alan bir dram filmidir.
- Dogville (2003), Yönetmen: Lars von Trier
İtaat eden toplumun zalimliğe nasıl dönüştüğü tiyatral bir dille anlatan filmdir


