Close Menu
    Son Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Temmuz 6
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Figen Ormancı’dan yeni roman: Hiç Kimsenin Gölgesi

      Haziran 29, 2026

      40 Dilde Yayımlanan Dünya Çapındaki Fenomen Roman “Theo” Türkiye’de!

      Haziran 26, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » FİLLER TEPİŞİR KARINCALAR EZİLİR
    Melek Toksoy

    FİLLER TEPİŞİR KARINCALAR EZİLİR

    Haziran 1, 2026Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Melek Toksoy

    O sabah içimde nedensiz bir sıkıntıyla uyandım. Yavaş yavaş kalktım, kahvemi hazırlayıp dışarı çıktım. Yoldan jandarmanın geçtiğini, yaklaşık yüz elli metre ilerde durduğunu fark ettim. Jeolojik durumdan oradan bana pek ses akmaz ama bir şeylerin ters gitmekte olduğu aşikârdı, karayolundan bağlanan bu tali yol genelde transit akışta seyrederdi. Kararsızdım ama çoktan ayaklarım o tarafa yürümeye başlamıştı. Bu arada telefonum çaldı;  komşumdu arayan, Ponçik motorun peşinden koşturmuş, sürücüsü gaza yüklenmiş ve duvara çarpmış. Tam bunları anlatıyorken ambulans tali yoldan yaklaştı, aynı noktada durmuştu bile. Konuşmalar duyuyordum yaklaştıkça, bu arada baba olduğu belli bir adam dümdüz hakaret ve beddualarla bağırıyor ardından tehditlerini savuruyordu.

    Jandarma beni görünce “Geri gidin, yaklaşmayın,” dedi. Şaşırdım, ısrarcıydı çünkü.

    ​Kazazede genç bir kızdı, oturuyordu, çenesi kan içindeydi, kaskı elinde, hemşirelerin eşliğinde kalktı topallayarak ambulansa bindi, gittiler.

    ​Ardından yaşlı ama son derece çığırtkan bir kadın elinde sopasıyla; köpeği besleyen ailelere “Çocukları inşallah g……n” şeklinde beddualar savurdu. “O köpek buradan gidecek, başınız çok yanacak,” diye kendinden emin tekrarladı durdu kadın.

    Köpeği besleyenler ise sahnede görünmüyorlardı. Köpek, Ponçik… Acıyla kederlendim, panikle koştum o evlere doğru. Düşüncelerim de beraber…

    ​Altı yıl önce doğmuştu Ponçik, ataları da buradanmış, diye anlatırlardı. Ben daha sonra tanımıştım onu. Havladığını hiç duymadım. Geceleri artık merkeze kadar dolanan domuzları beklerdi, beslendiği evlerin güvenliğini sağlardı. Hizmet etmese zaten kimse kolay kolay beslemez sahipsiz canları. Varsa yoksa doğup büyüdüğü yerde belki bir altı yıl daha sakin yaşamaktı niyeti Ponçik’in. İnsanlara asla havlamazdı, kimseyle derdi yoktu, dibine kadar yaklaşabilirdiniz yani. Tek eğlencesi zaman zaman motor ya da araba görürse, peşinden koşturup birkaç metre sonra alanına dönmekti. Bazen bize kadar gelse de bahçeme hiç girmedi. Ben de onu korumam altına almış, orada yaşasın, tedavi gerektiğinde aracı olacağıma söz vermiş ve uygulamıştım da.

    “Çip taktırın,” dedim, yapmadılar.

    ​Kaza hakkında ahırında saklanıp sonra ortaya çıkan, beni arayan komşumdan daha detaylı bilgi aldım. Motor pertmiş, “Kızın durumu iyi görünüyordu,” dediler. Ponçik ortalarda görünmüyordu. Komşum; “Hız vardır, neden trafik gelmedi ki?” diye ekledi.

    ​Onu dinlerken kafamda kuş sürüsü misali düşünceler daireler çizerek, köşelerde kesişerek uçuşuyor… Bu dünyayı başka canlılarla paylaşıyorsak onlarla nasıl yaşayabileceğimizi de öğrenmemiz gerekiyor. Keşke… Sosyal medyada, hatta sabah-akşam TV haberlerinde sokak köpeklerinden korkanlara nasıl davranmaları gerektiğini anlatılsa mesela; kısacık videolar yeterdi, bu yaşananlar en aza indirgenebilirdi. Tabii kısırlaştırılma telkinleri de yapılmalıydı. Şu an konumuz değil ama bu dahil her şeyi çok yazdım haber kanallarına, ilgi görmedi…

    ​Mesela motosiklet kullanıcılarına öncelikle ara sokaklarda yavaşlamaları telkin edilse; panikle zaten hız varken motora yüklenmenin motoru boğup kazalara neden olacağı anlatılsa… Tekme ya da sopa sallamamaları özellikle öğretilse… Sopaya tepkisel olarak ağzını açan hayvanın, o hızla iradesi dışında bacağınıza dokunma ihtimalinden söz edilse… Tepki vermeden yavaş geçen biriyle zaten ilgilenmez hiçbir canlı. Tabii büyük şehirlerde düzensiz mama sunumlarıyla yüksek enerjiyle beslenen, grup halinde yaşayanları kastetmiyorum…

    Hem sokak aralarında hıza yüklenmek diğer canlar için de tehlikeli; çocuklar, tavuklar, kediler için de…

    ​“Peki,” dedim. “Ne olacak şimdi?”

    Kadın “Köpeğimizi kimseye harcatmayız,” derken, “Onların derdi şu yola hız azaltıcı tümsek koyduk ya o galiba, tam bilmiyorum,” gibi bir şeyler geveledi.

    ​Bir saate kalmadı belediye yetkilileri köpeği almaya gelmişlerdi. Köpecik yok ortada. “Saklamayın, suçtur, başınız çok ağrır,” dedi onlar da.

    “Saklamayız,” dedik ama sorduk: “Kaza süreci hakkında bilgi alabilir miyiz?”

    ​“Bilmiyoruz ama genç kızın durumu ağırmış,” dediler, gittiler.

    ​Çaresiz köpeciği teslim edeceğiz, bulunca. Ama kaza nedeni yüzde yüz köpek mi, sürüş seyri ile ehliyet – hız var mı detayları hakkında hiç bilgilendirilmemek acıttı. Tabii geç gelen soru; “O köpek, bu köpek mi?”

    Suçlandı ama ispatı da yoktu! Kamera yoktu, genç kız dışında şahit yoktu, dedektif yoktu. “Suçlu buymuş,” dediler sadece.

    ​​​Akşamına köpecik döndü alanına. Mecbur haber verdik. Kazazede genç kız için son derece üzgünüz, dualar ediyoruz. Ertesi sabah 09.00’da geldiler. Aldılar götürdüler, özgürlük tasması çıkarıldı…

    ​Bir yandan köy kaynıyor. Kimileri diyor ki “Genç kızın durumu çok ağırmış! Ailesi belediyeye çıkmış, işin peşini bırakmayacaklarmış!”

    Kimileri de diyor ki “Kazazede gayet iyiymiş, etrafı kandırıyorlar…” Herkes farklı bir şey anlatıyor.

    Hannah Arendt’in “Kötülüğün Sıradanlığı” dediği şey tam da buydu belki de. Kimse doğrudan kötü niyetli değildi; jandarma, belediye görevlileri… Ama olayın tüm ayrıntıları gerçekten biliniyor muydu? Kimse bunu sorgulamıyordu? Kimse derinlemesine düşünmüyor, sorgulamıyor; herkes kendilerine verilen bürokratik ya da toplumsal rolleri uygularken; bu aile(ler) gibi bir çok insan haklı çıkmak ve kazanmak adına dipsiz bir hırsla çoktan suçluyu bulmuş, yargılamış, cezalandırılmasını istiyorlardı.

    Öyle ya sistem bir suçlu istiyordu; ailenin hırsı ve sistemin bu sıradan işleyişi birleştiğinde, Ponçik’in özgürlüğünü elinden almaya fazlasıyla yetmişti. Tabii yeni kanunlar cabası…

    Gerilim yükseldi, moraller sıfır. Hem kıza üzülüyorum hem de köpeğe.

    ​Arthur Schopenhauer, adaletin ve ahlakın yegâne temelinin “merhamet” olduğunu söyler. İnsanın, diğer canlıların acısını kendi acısı gibi hissetmesini gerçek bilgelik sayar. Acı çeken ve korkan bir genç kız ile haksızlığa uğrayan bir köpek arasında ayrım yapmadan, her ikisinin de sızısını aynı anda içimde hissetmek, beni bu öfkeli kalabalıktan ayıran tek şeydi o an.

    ​Bir hafta sonra gelen haberler ise “Kız eve çıkmış dolaşıyormuş sokakta. Bacağının sargısı haftasına açılmış,” diyorlar. Şükür… Ama bir yandan “Yalandan sargılı dolaşmış, ameliyat olmamış” diyenler de var. Genç kızın sağlık durumuyla ilgili neden kuşku uyandırıcı haberler dolaşıyor?

    Aklımda delice sorular, kalbim ağrıyor.

    Tüm bu iddialar havada dolanırken; unutulan, barınağa gönderilen masumiyeti ile bilinen bir canlıya “tek suçlu o” denilince, herkes susunca konu çözülmüş müydü? Daha da mühimi; neden bunca yıl hizmetini, sevgisini kullandıkları köpeği gidip resmi olarak sahiplenmiyor mahalleli, neden onun için savaşmıyorlar? Neden benden başkası düşünmüyor bunları. Neden yalnız bırakılıyorum bu konuda?

    ​Nietzsche haklıydı; ‘sürü’ tehlike anında hemen bir kurban, bir günah keçisi arar.

    Güç karşısında sinen, sorumluluk almaktan korkan o sürü insanları, hınçlarını ve korkularını hiçbir savunması olmayan bir canlıdan çıkardılar. Motoru kullananın ehliyetinden tedavi sürecine kadar onca polemik yapılıyorken, kimse bir canlının haklarından söz etmiyordu. Yıllarca Ponçik’in varlığından konfor devşirenler bile, ilk krizde susmuşlardı. Savrulan tehditlerinden korkmuş olsalar bile, bu bir nevi  “feda etmek” değil miydi?

    ​İnsanların iki yüzlülüğü tiksinti verici, bunu düşündükçe midem bulanıyor; zihnimin kuş sürüleri birbirine çarpıyor acımasızca.

    ​Jean-Paul Sartre’ın bahsettiği o varoluşsal “bulantı” tam olarak bu olmalı. İnsanın; çıkar üzerine kurulu sahte ahlakı, ikiyüzlülüğü ve herkesin kendi köşesine çekilip gerçeğe gözünü yumduğu o çiğ gerçekliği fark ettiğin an içini kaplayan o derin tiksinti… Hislerim tam da böyleydi.

    ​Kalktım bağış yaptım. Zaman kazanmalıydım, düşünmeliydim. “Ne yapsak, barınağa bağış mı yapsak” diyorum, Ponçik’e o güne kadar bakan mahalleliye, tık yok. İki taraf hâlâ birbirine laf atıyor, bildik boş gürültüler… Haksız yere kafese atılan -hem de haksız yere şiddete eğilimli sıfatı yapıştırılan ama tamamen tersine kuzu gibi bir karakteri olan- can Ponçik’i kimse düşünmüyor bile…

    ​Doğa, çocuklar, patili tüm dostlaradır tutkum; benim hayata bakışımın temeli. Albert Schweitzer’ın o köklü ilkesinde vurguladığı gibi: “Ben yaşamak isteyen bir yaşamım ve yaşamak isteyen diğer yaşamların arasındayım.”

    Her canlının bu dünyaya gelme sebebi var. Sadece; birbirimize ve bu gezegeni paylaştığımız diğer canlara nasıl davranmayı bilsek, bilmeyene öğretebilsek yeterli… Sözde üstün olan insanoğlunun bilinci ne diyor bu işe? Her şey bir sınavsa, sınıfta kaldık…

    ​Ve yazık oldu Ponçik efendiye…


    Melek Toksoy, Antalya doğumlu. Ege Üniversitesi Fen Fakültesi’nde okudu. Turizm ve otelcilik alanından emekli oldu. Yaratıcı yazarlık atölyelerine katıldı; insanlar, hayvanlar, doğa her daim ilgisini çektiğinden, sandığından günlük ve karamalarını çıkartarak  yazın hayatına başladı. Beş kolektif kitapta öyküleri yer aldı, çeşitli dergilerde yazıları yayımlandı. 

    DİĞER YAzıları oku
    melek Toksoy suaremag yazar

    Related Posts

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026 Manşet

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026 Hakan Akdoğan

    Ayın Filmleri: TEMMUZ AYINDA NE İZLEYELİM?

    Temmuz 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

    Temmuz 1, 2026 Ayın Kitapları
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Nihal Gündüz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle hazırladığı “Yüzleşme: Hayalet…

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Sürdürülebilirlik nedir?

    Ocak 14, 2021 Sürdürülebilir Yaşam

    Seçim temalı ufuk açıcı 8 film

    Mart 31, 2024 Film

    ‘Şimdi Yemek Zamanı”, Düşbaz Kitaplar’dan çıktı

    Mart 12, 2024 Kitap
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.