Bologna Çocuk Kitapları Fuarı’nın ardından devam eden röportaj serimizde bu kez konuğumuz, çocuk kitapları yazarı ve illüstratörü Özlem Fedai Korçak. Fuarda kitaplarının yer almasından duyduğu memnuniyeti dile getiren Özlem Fedai Koçak, “Bologna Fuarı bir fuardan fazlası. Sadece fuar alanında değil tüm şehri kaplayan bir fuar, fuarı 4 gün boyunca yaşıyorsunuz. 32 binden fazla kişinin toplandığı bir etkinlik umut veriyor. Çocuk kitapları bence dünyadaki en umut barındıran şey” yorumunu yapıyor.
BETÜL ÇAKIROĞLU

Çocuk kitapları ile ilgilenen herkes için çok önemli olan Bologna Çocuk Kitapları Fuarı ile ilgili röportajlarımız çok ilgi görünce, çok önemli bir söyleşi daha yapmaya karar verdim. Çünkü gidemeyenlerin dinlemeye, gidenlerin anlatmaya çok ihtiyacı var. 61. Bologna Çocuk Kitapları Fuarı röportaj serimiz; bir çizer, bir ajans derken şimdi de bir yazarla devam ediyor.
İlk söyleşi serisinin başındaki uzun girizgahı tekrarlamıyorum. Fuar hakkında detaylı bilgi edinmek isterseniz, serinin ilk yazısına göz atabilirsiniz. Şimdi gelelim bu serisimizin ilk röportajına. Konuğumuz; Özlem Fedai Korçak.
Özlem Fedai Korçak, çocuk kitapları yazar ve illüstratörü. Küçük bir kızken hayalini kurduğu… diye başlıyor hikayesi pek çoğumuzun ki gibi. Farklı yayınevlerinden yayınlanan pek çok kitabı var. Kitapları birçok dile çevrildi. O da bireysel bir katılımla bu sene fuardaydı.
- Merhabalar. Hem yazar hem de illüstratör kimliğiniz olduğunuzdan size biraz zor sorular soracağım. Şaka yaptım. Söyleşi serimin ikinci ayağının ilk konuğu sizsiniz. Hazır mısınız? Ama herkese ilk sorum aynı oldu. Bunu bozmuyorum. Bologna Çocuk Kitapları Fuarı’nın sizin için önemi nedir?
Merhabalar öncelikle buraya davetiniz için çok teşekkür ediyorum. Zor soruları severim😊 Ben fuara ilk kez 2017 yılında katılmıştım. Bu benim 2. fuarım oldu. 2017’de daha çok çizer olarak portfolyo görüşmeleri, etkinliklere ve atölyelere falan katılarak fuardan maksimum verim almaya çalıştığımı hatırlıyorum. O yıldan bu yıla kendi yazıp resimlediğim bir sürü kitabım yayınlandı. Bu sene hem kendi yayıncımın standında hem ajansın standında hem de Türkiye standında kitaplarımın olması benim için çok kıymetliydi. Aynı zamanda kitaplarımın çevirilerini görmek çok büyük bir mutluluktu. Hem Türkiye’den hem yurtdışından birçok arkadaşımla ve yurtdışından bazı yayıncılarla fuarda buluştuk. Bu da güzel bir fırsat oldu benim için.
Bologna Çocuk Kitapları Fuarı, çocuk kitapları özelinde yaklaşık 32.000 kişinin toplandığı bir etkinlik çok umut vericiydi. Çocuk kitapları bence dünyadaki en umut barındıran şey.
- Hayatınız iki farklı şehirde geçiyor. Ankara ve Londra. Türkiye’de yaşayan ve yazmaya çizmeye çalışan çoğu insan için yurtdışı sadece birkaç günlük programlar olabiliyor ya da hiç olamıyor. Bir de üzerine Bologna’da bu fuar. Neler farklı diye sorabileceğim sayılı insanlardanız. Evet neler farklı? Bildiğim kadarı ile Bologna’dan dört ay kadar önce Ankara kitap fuarına da katıldınız. Karşılaştırma gibi değil ama yine aynı şeyi tekrarlayacağım fark ne?
Ben bir kez Londra kitap fuarında, iki kez Bologna, bir kez de Abu Dhabi kitap fuarında bulundum. Ankara Kitap Fuarı’na genellikle her sene katılıyorum, bu sene Bursa kitap fuarında da imza etkinliği yaptık. Aslında Bologna bir telif fuarı, son kullanıcı fuarı değil, diğer fuarlardan biraz farklı. Ama şunu söyleyebilirim Bologna Fuarı bir fuardan fazlası. Sadece fuar alanında değil tüm şehri kaplayan bir fuar, sadece fuara gidip gelip işinizi bitirmiyorsunuz, fuarı 4 gün boyunca yaşıyorsunuz.
Fuar süresince Bologna’nın değişik yerlerinde sergilere ve etkinliklere katılabiliyor, aynı zamanda fuar için dünyanın dört bir yanından gelen birçok kişiyle de buluşabiliyorsunuz. Hiçbir fuar bunu yapamıyor. İtalyanlar 61. kez bunu başarıyor…

- Fuara herkes uzmanlık alanına göre farklı amaçlarla gidiyor. Sizin oradayken ağır basan kimliğiniz hangisi oldu? Tabi bir de üst kimlik var. Kimya mühendisliği. Sanırım onun bu fuarla ilgisi yoktu. Ya da var mıydı? Fuar da benim için çok kıymetliydi diyeceğiniz ve bizimle paylaşmak istediğiniz bir an var mı?
Mühendis kimliğim çocuk kitapları projelerimde beni besliyor ama fuarla hiç ilgisi yoktu. Fuara yazar ve çizer kimliğimle katıldım:) Aslında ilk soruda cevaplamışım benim için kıymetli anlarımı. Kitaplarımla farklı farklı stantlarda var olmak benim için çok kıymetliydi. Ayrıca TC. Kültür Bakanlığı tarafından yayımlanan “Okuma Kültürü Mekanları” kitabımızın lansmanını tüm ekiple beraber fuarda yaptık. Bu da güzel anlardan biriydi benim için.
- Zor soru değil ama cevap vermek ister misin ondan da emin değilim. Yine de soruyorum. Fuarda keşke ben çizseydim dediğiniz bir çizim oldu mu?
Keşke ben yazıp çizseydim dediğim bir sürü kitap var tabi. Tarzlarımız farklı ama İtalya ve uzak doğu stantlarındaki birçok kitap keşke benim olsa dediklerimden.
- Fuarda çok sevdiğinizi söyleşilerinizde sürekli söylediğiniz isimlerle buluşma şansınız oldu mu? Kimlerle görüşebildiniz?
Oliver Jeffersla:) Oliver fanatikliğimi herkes bilir, buldum mu kaçırmam:) Fuarda çok güzel isimler vardı ama ben görüşmelerimden dolayı birçoğunu kaçırdım. Mark Janssen ve Yuval Zommer le de konuşma fırsatımız oldu.
- Bologna Çocuk kitapları Fuarı özelinde bu samimi söyleşi için çok teşekkür ederim. Özlem Fedai Koçak ile çizimlere yolculuk başlığı ile de bir söyleşi yapmayı çok isterim. Özellikle resimlediğiniz Uğurböceği Kapınızı Çalarsa kitabını çok konuşmak istiyorum. Nunu’yu da çok seviyorum. Onun yeri ayrı.
Asıl ben teşekkür ederim size. Çok keyifli bir söyleşi oldu benim için de Bologna atmosferini yeniden hissettim. Ne zaman isterseniz yeniden konuşuruz, istediğiniz her konuda.

Betül Çakıroğlu
Gelibolu’da doğdum ve 2002 yılından bu yana İstanbul’da mimar olarak çalışıyorum. Kızımın doğumundan sonra çocuk kitapları tekrar hayatıma girdi. Yazmayı ve okumayı çok seviyorum. Fantastik kurgular ve mitoloji özel ilgi alanlarım. Göçebe, Karşılaşma ve Ayna Meselesi kolektif öykü kitaplarında öykülerim yayınlandı. Nevzat Süer Sezgin’in Yetişkinler İçin Çocuk ve Gençlik Edebiyatı Atölyesi’ni bitirdim. Eksi 18 Edebiyat Açık Kürsü platformunda deneme yazılarımı paylaşıyorum. Yine Eksi 18 Edebiyat grubuna ait Kıpırtı Çocuk Dergisi’nde gönüllü olarak çalışmaktayım.


