Close Menu
    Son Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Perşembe, Nisan 30
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      1 KAVRAM 10 DÜŞÜNÜR: Varoluşun On Yüzü

      Ağustos 2, 2025

      Ulus Baker: Kısacık hayatına çağları sığdıran ‘birisi’

      Temmuz 12, 2025

      Institut français, Fransız yazar, felsefeci ve filolog Barbara Cassin’i ağırlıyor

      Şubat 25, 2025

      Sade Yaşamın Gücü: Epikür ve Tao’nun izinde sadeleşmek

      Aralık 7, 2024

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Yeni Eril: Dr. Nil Keskin’den kapsamlı bir dönüşüm rehberi

      Mart 4, 2025

      Cansel Oruç’un ‘Başarmaktan Korkma’ kitabı okuyucuyla buluştu

      Aralık 26, 2024

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      “Bir ‘teselli’ ver…”

      Nisan 20, 2026

      Sandviç Kuşağı: Arada Kalmışlık

      Nisan 19, 2026

      Var ol! Kelime büyücüsü çok yaşa!

      Nisan 15, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026

      Filiz Çiçek’ten adalet ve intikam romanı: Kayıp Ada ve Şeytanları

      Nisan 22, 2026

      Adını Sen Koy: İki farklı zaman, iki farklı kadın ve benzer bir hikaye

      Nisan 21, 2026

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Ayın Şarkıları: MART AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mart 8, 2026

      İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar konserleri devam ediyor

      Ocak 15, 2026

      AYIN ŞARKILARI: OCAK AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Ocak 1, 2026

      Sanatın özgür ruhlu bilgesi Patti Smith İstanbul’a geliyor

      Aralık 14, 2025

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

      Mart 16, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lll

      Mart 16, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Río Sur, Pera Müzesi’nde

      Ekim 16, 2025

      Dalí’nin Tavşan Deliği: Bir romanın resme dönüşen rüyası

      Haziran 12, 2025

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nden ücretsiz sergi turları

      Şubat 20, 2026

      Isabel Muñoz’un Göbeklitepe fotoğrafları Berlin’de

      Şubat 10, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Palu Ailesi skandalı belgesel oldu

      Nisan 10, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      İstanbul Film Festivali 9-19 Nisan’da sinemaseverlerle buluşuyor

      Mart 24, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Sahnede paranormal bir deneyim: “Geceyarısı Hayaleti” başlıyor

      Mart 19, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

      Nisan 29, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      Ebru Karaayvaz’dan ağlarken güldüren kitap: Reçeteye Mizah Ekledim

      Mart 9, 2026

      Bozkurt: Yeni nesil yayıncı Toros, kitabı sadece basılı ürün gibi görmüyor!

      Mart 2, 2026

      “Gençler Nereye?” kitabının yazarı Tuğçe Tatari: Türkiye gençlerini duymuyor ve görmüyor

      Şubat 27, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Pablo Neruda: Aşkın, kavganın ve sessiz coğrafyaların şairi

      Temmuz 12, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » Defne’nin tuhaf hayatından paranormal hikayelere iki kitap üzerine…
    Kitap

    Defne’nin tuhaf hayatından paranormal hikayelere iki kitap üzerine…

    Mart 11, 2025Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Henize Nilgün Karataş’ın “Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar” romanını okuduktan sonra şunu düşünebiliriz: Defne’nin başına gelen fantastik bir roman kurgusu mu yoksa yaşamın akışı içinde algılamakta ve inanmakta zorlandığımız olaylardan sadece biri mi? Hayat gerçekten bizim bildiğimiz gibi akmıyor olabilir mi? O zaman paranormal olaylar üzerine soru yağmuruna var mısınız? Çağatay Ergör, Paranormal Olaylar kitabına tam da bu soruyla başlıyor: “Paranormal Olaylar Üzerine Soru Yağmuru.”  Sadece sorular var, yanıtları yok, doğrusu da bu…

    MEHMET MOLLAOSMANOĞLU

    Hamile bir genç kız apartmanın on ikinci katından düşüyor ama bir süre komada yatıp kendine geldiğinde hafızasını kaybettiği için bu düşüşün bir kaza mı yoksa cinayet girişimi mi olduğunu hatırlamıyor. Defne o kız. Tamam, diyorsunuz, roman şimdi Defne’nin başına ne geldiğini kademe kademe anlatacak ve merak ettiğimiz yanıtı en sonunda bulacağız. Romanın adı: Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar.

    Romanlarda bile bir klişe ortaya çıkmış ki farkında olmadan konunun girişinden nasıl gelişeceğini pat diye kestirmeye çalışıyoruz. Sakıncalı mı, değil elbet, merak unsuru bir eseri diri tutacak bir kavramdır ama bu eserde yanılıyoruz işte. Hiç sandığımız gibi değil, beklediğimiz türden gitmiyor olaylar. En başından beri paranormal bir şeyler var ama dikkatli dikkatli okunmazsa gözden kaçabilir ya da kız komada ya, o yüzden sanrı gördüğü zannedilebilir. Tam bu noktada Defne’nin öyle kolay okunacak, sayfaların peş peşe çevrilecek bir kitap olmadığını belirteyim. Dikkatli okumak ve satır aralarını atlamamak gerekiyor, uzun betimlemeler ve gereksiz diyaloglarla konu boğulmadığından her bir cümle sonraki okuyacaklarımızın anahtarı gibi. Bir göle düşürdüğümüz madalyonu arıyoruz ama su biraz bulanık, madalyon parlayıp gözümüze çarpmayacak biz madalyonu görmek için şartlarımızı zorlayacağız. 

    Baştan hissedilen ama tam emin olunamayan paranormal yapı birkaç bölüm sonra iyice ortaya çıkıyor. Çünkü Defne kendine geldikten sonra diyor ki, “Adım Deff, 2222 yılından gelerek Defne’nin bedenine girdim ve bebeğin sağlıklı doğması için görevliyim.” Aile diziliminden ve atalarının geçmişindeki bir sorunu düzeltmesi gerektiğinden söz ediyor. Bunları kime anlatıyor? Telepatik olarak iletişim kurduğu Servan’a. Servan kim? Defne’nin refakatçısı ve aynı zamanda ablası ola Selma Rıza’nın apartman komşusu gizemli bir adam. Üçü aynı hastane odasındalar ve Selma Rıza duymasın diye ikisi kendi aralarında telepatiyle anlaşıyorlar.

    Deff gerçekten gelecekten gelen biri mi yoksa Defne’nin terapistinin iddiası gibi komadan çıktıktan sonra hafızanın gerçekte mümkün olmayan şeyler ürettiği, bilimde de karşılığı olan tıbbi bir vaka mı? Evet romanın merak unsuru beklentileri alt üst ederek Defne niçin on ikinci kattan düştü sorusundan sıyrılıp anlatıp durduğu ütopik/fantastik hikayeler gerçek mi sorusunu merkezine alıyor.

    Gelecekten geldiğini iddia eden Deff bir performans sanatçısı olduğunu söylüyor,  detaylar veriyor. Memleketinin adı Katpatuka, Mauna Loaland adlı bir ülkede ama Deff seçkinlerin ülkesi Mauna Kealand’a taşınmış ve statüsünü arttırmış intersex (hermafrodit-çift cinsiyetli) bir birey. Hikâye ne kadar ilginç değil mi? Ülke ve şehir isimleri güzel seçilmiş, üçünün de fonetiği kulağa hoş geliyor, bir web aramasıyla yazarın bu isimleri nereden bulduğu/türettiği anlaşılıyor ve seçimlere saygı duyuyoruz.

    Bu arada roman kahramanı olan abla Selma Rıza’ya dikkat! Esasında Selma Rıza Feraceli 1931 yılında ölmüş ilk Türk kadın gazeteci ki, aynı zamanda kadın hakları konusunda yazılmış ilk eserlerden Uhuvvet’in de yazarı. Benim gibi bilmeyenlere kitabın bir katkısı da bu oluyor işte. Yazar Henize Nilgün Karataş (Henize ne güzel bir isim) romanının başkarakterine Selma Rıza adını vererek ve üstelik onu güncel bir şair, yazar ve kadın hakları aktivisti şeklinde kurgulayarak romanın ana teması olan ‘kadın hakları-kadın direnişi’ adına simgesel bir imza atıyor, hoş bir ayrıntı.

    Kitabın sonunda Defne’nin cam kulede başına ne geldiğini asla öğrenmiyoruz, zaten konu oralardan çok daha başka yerlere gidiyor, ama pek çok merak edilenin yanında o soru da bir kenarda duruyor. Bir de Deff’in geldiği 2222 yılında uğradığı küçük komplonun yol açtığı sorunların çözülüp çözülmediğini de öğrenemiyoruz. Belli ki yazar bunu özellikle yapıyor, belki Deff’in tekrar geri geleceği ikinci bir kitap için belki okurun zihin jimnastiği yaparak boşlukları kendi doğasınca doldurması için. Kaldı ki bu türlü kurgularda okuru şartlayan sonları ben de sevmem, bir eser okuyanın hayal dünyasına da yer açmalı, eser o zaman eserdir.

    Bu arada, sadece roman okumuyor, aynı zamanda bilgileniyorsunuz, neredeyse bir alternatif bilim ansiklopedisi elimizdeki. Satır aralarında Hellinger Terapisi, Lazarus Efekti,  Mandela Etkisi, Lusid Rüyalar türünden parafiziğe açılan kapılar olarak niteleyebileceğimiz konular da yer alıyor. Bunu yanında edebi dili ve tarzı da koyu edebiyatseverleri tatmin edecek düzeyde. Çok benimsediğim iki cümleye yer vereyim:

    Benim saçma sapan diye adlandırdığım birinin gerçeğidir, onu saçma bulmam benimle ilgili bir durum, ben ya da sen başkalarının gerçek algısını değiştirecek kadar yüce varlıklar değiliz.

    Her insanın hayatında en az bir ‘aykırı’ arkadaşı olmalıydı; sadece yaşamı renklendirmek için değil, delikler, pencereler, kapılar açarak zihnimizi havalandırmaları ve ruhumuzu olması gereken yere uçurup kondurmaları için.

    Kitabı tek bir cümleyle özetleyeceksem; bazıları bilim kurgu okuduğunu düşünürken kendini eleştirel ve derin felsefi sorgulamalar içeren bir edebiyat eserinin içinde bulur, bazılarıysa bireylerin varoluş sancılarını ele alan bir edebiyat eseri okuduğunu zannederken bilimin mantıksal temellerini koruyarak, gelecekten gerçekçi ve kapsamlı kesitler sunan bir bilim kurgunun cazibesine kapılır, Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar öyle bir kitap işte.

    Peki Defne’nin başına gelen fantastik bir roman kurgusu mu yoksa yaşamın akışı içinde algılamakta ve inanmakta zorlandığımız olaylardan sadece biri mi? Hayat gerçekten bizim bildiğimiz gibi akmıyor olabilir mi? Yaşamın iskeleti olan ışığın ve sesin sadece belli bir frekans aralığını görebiliyor ve duyabiliyorken farklı frekans aralıklarında neler olduğunu asla bilemiyor muyuz, o perdeyi aşamıyor muyuz? Yoksa hemen burnumuzun ucundaki o perdenin bir adım ötesinde olup bitenlere tanık olabilecekken şartlanmış beyinlerimizin kalın duvarını aşamadığımız için algılarımızın üzerine gitmeyip mantığımıza kurban mı edip duruyoruz? Paranormal olaylar üzerine soru yağmuruna var mısınız?

    O zaman Çağatay Ergör’ün Paranormal Olaylar kitabına bakacağız. Yazar eserine tam da bu soruyla başlıyor işte; “Paranormal Olaylar Üzerine Soru Yağmuru.” 

    Sadece sorular var, yanıtları yok, doğrusu da bu, yanıtlarla eserini dört köşeli bir kutu yapmaktan kaçınmış. Daha doğrusu yanıtları okurun algısına ve becerisine bırakmış diyelim. Şöyle: Kitap beş bölümden oluşuyor, “Yaşanmış Paranormal Hikayeler,” “Ölüm Ötesi Deneyimler,” Paranormal Yetiler,” “Sahipli Evler,” ve “Doğaüstü Korku Öyküleri.”

    Her bölüm birbirinden ilginç yaşanmışlıklar ve hikâyelerle dolu. Özellikle en sondaki ‘Evimden Şüpheleniyordum, Yanılmamışım’ edebi ve bilimsel temasıyla dikkatimi çekti; paranormal olgular nedir, doğaüstü ya da bilim dışı sayılabilecek safsata durumları mıdır sorularıyla göz ardı ettiklerimize çözüm arayan bir yapıya sahip.

    Çağatay Ergör kendi deneyimleri, araştırmaları ve en sonundaki öykülerde de hayal gücünü kullanarak bu eseri ortaya çıkarmış. Aslında yazar çok genç birisi, 95 doğumlu fakat dijital medya, sosyal medya ve özellikle Youtube kanalı aracılığıyla paranormal olaylar üzerinde yayın yapıyor, ben de oradan takip ediyorum. Şimdiden ele aldığı konularla dikkat çekmeye başlamış, ileride adını çok duyacağımızdan eminim.

    Bu kitapla ilgili eklemek istediğim bir şey daha var. Yaşanmış Paranormal Hikâyeler bölümünde yer alan  ‘Kitap İşe Yaradı, Fakat…’ adlı yaşanmışlıkta Defne’de tanık olduğumuz olayların bir kısmına benzer biçimde telekinezi, astral seyahat, bilinçli rüya kavramlarıyla ilgili zihin açıcı kısa bir anlatıya şahit oluyoruz.

    Yazar bu kitapta yayımladığı farklı kişisel deneyimlerin sonuna araştırmacı kişiliğiyle kanaat getirdiği tahminlerini, düşüncelerini ve öngörülerini eklemiş. Onlardan biri: 

    Bazen kabul edilmiş yazılı ya da sözlü düşünceler gözlemlerle birlikte hükmünü yitirir. Belki keşifler ‘acabalardan’ ibaret kalır ama hayat çizgisinin anlatıldığı gibi ilerlemediği ortadadır artık.

    Son sözüm; yaşam zor ama onu anlamak daha zor. Kavrayabildiğimiz kadarıyla geçiriyoruz ömrümüzü, ruhumuz ise kavrayışımızın miktarınca olgunlaşıp gidiyor bu yaşamdan. Sonra? Sonrası paranormaller işte.

    Mehmet Mollaosmanoğlu

    Yazar ve İnşaat Mühendisi. Alanya’da doğdu. İlk ve ortaöğretimini de aynı şehirde tamamladı. İlk eseri olan Ataerkil’i 2007 de yayımladı. Tanınırlığı ikinci romanı Ata Mezarlığı ile arttı. Kaos Kuramı’ndan yola çıkarak, “Çin de kanat çırpan bir kelebek ABD de bir fırtınaya neden olabilir” temalı Kelebek Etkisi modellemesini örnek alan yazar, eserlerinde genellikle yeryüzünün herhangi bir köşesinde herhangi bir zamanda ortaya çıkmış bir olgunun, bir başka yer ve zamandaki muhtemel en kaotik sonucunu kurgulayarak hikâyeleştirme yoluna gider. Eserlerinde gerilim teması kuvvetlidir, sık sık da fantastizm ve siyasal/sosyal kurgu izleri görülür. Yazarın kaleme aldığı 13 kitabı bulunuyor.

    mEHMET MOLLAOSMANOĞLu yazıları
    Kayıp bir çantanın peşinde Patagonya’da edebiyat
    Şilili bir yazarın Türkiye sevdası
    kitap yazar

    Related Posts

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026 Sanat

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026 Fotoğraf

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026 Sinema

    Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

    Nisan 27, 2026 Edebiyat
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026 Sanat

    Dolunay Kocabağ, New York’taki oyunculuk kariyerine yeni başarılar eklemeye devam ediyor. Sahne adıyla Luna Vintner…

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026

    Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

    Nisan 27, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Emma Shapplin 9 Ekim’de Antalya’da

    Temmuz 17, 2024 Konser

    DUVARLARIN GÜRÜLTÜSÜ

    Temmuz 1, 2025 Şehnaz Orhan

    Karşı Atölye “Eve Dönüşler” ile seyirci karşısında

    Şubat 18, 2025 Manşet 2
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.