Booker ödüllü Amerikalı yazar George Saunders’ın yeni romanı Nöbet, Deli Dolu Yayınları etiketiyle Türkçede okurla buluştu. Arif Cem Ünver’in Türkçeye çevirdiği roman, Saunders’ın daha önce Arafta’da kurduğu ölüm ile yaşam arasındaki tekinsiz bölgeye yeniden dönüyor; bu kez odağına iklim krizini, şirketlerin sorumluluğunu, kapitalizmi ve insanın kendisini aklama biçimlerini alıyor.

Özgün adı Vigil olan roman, ABD’de Random House tarafından 27 Ocak 2026’da yayımlandı. Saunders, Arafta ile 2017’de kazandığı Man Booker Ödülü’nün ardından yeni romanında da öte dünyayı dünyevi meseleleri tartışabileceği bir anlatı alanına dönüştürüyor.
Ölmek Üzere Olan Bir Adamın Başucunda
Romanın merkezinde güçlü bir petrol şirketinin CEO’su K. J. Boone var. Boone hayatının son saatlerini yaşarken ona bu dünyadan ötekine geçişinde eşlik etmek üzere Jill “Doll” Blaine gelir. Jill 1976’da genç yaşta ölmüş ve ölümünden sonra yaşamının sonuna yaklaşan insanlara eşlik etmeyi kendisine görev edinmiştir. Boone, onun 343’üncü “vakasıdır.”
Ancak bu kez karşısında alıştığı türden biri yoktur.
Boone teselli edilmeyi istemez; çünkü pişman olması gereken herhangi bir şey bulunduğuna inanmaz. Kendi gözünde büyük ve başarılı bir hayat yaşamış, dünyayı daha iyi bir yere dönüştürmüştür. Saunders romanın ahlaki gerilimini tam da burada kurar: İnsan kendi hayatının hesabını verebilir mi, yoksa kendimize anlattığımız hikâye ile geride bıraktığımız dünya arasında her zaman bir mesafe mi vardır?
Boone ölüme yaklaşırken odası giderek gerçeklikle öte dünya arasındaki sınırın kaybolduğu bir yere dönüşür. Yaşayanlar ve ölüler, geçmişten insanlar ve hayvanlar belirir; kuşlar odayı doldurur. Hepsi, bir anlamda, Boone’un yaşamının tanıklarıdır ve bir hesaplaşmanın parçası hâline gelirler.
İklim Krizinden Daha Büyük Bir Soru: Sorumluluk
Nöbet ilk bakışta iklim krizini merkezine alan bir roman gibi görünse de Saunders’ın meselesi yalnızca çevresel yıkım değil. Yazar petrol endüstrisi üzerinden kurumsal açgözlülük, kapitalizmin sonuçları, teknolojinin yarattığı tehlikeler ve bağışlanma gibi birbirine bağlı meseleleri sorguluyor. Random House da romanı duyururken özellikle bu dört eksene dikkat çekmişti.
Böylece iklim krizi romanda yalnızca dünyanın başına gelen bir felaket olmaktan çıkıyor; bir ahlaki sorumluluk problemine dönüşüyor.
Bir insan, yaptığı kötülüğü kötülük olarak görmüyorsa suçluluk mümkün müdür? Bir şirketin kararlarının bedelini milyonlarca insan, başka canlılar ve gelecek kuşaklar ödüyorsa sorumluluk kime aittir? Ve belki Saunders’ın en zor sorusu: Bağışlanmak için önce pişman olmak gerekir mi?

“Arafta”dan “Nöbet”e
Saunders okurları için romanın en ilginç yanlarından biri kuşkusuz Araftaile kurduğu akrabalık.
Saunders, Arafta’da Abraham Lincoln’ün oğlunun ölümünden hareket ederek yaşayanlarla ölülerin seslerini birbirine karıştırmış; yas, sevgi ve insanın dünyadan kopamaması üzerine çok sesli, biçimsel açıdan sıra dışı bir roman kurmuştu. Nöbet ile yeniden ölümden sonraki dünyanın kapısını açıyor.
Ancak bu kez bakışını kişisel yastan daha geniş bir alana çeviriyor.
Öte dünya, yaşayanların dünyasını yargılayabileceği bir aynaya dönüşüyor.
Saunders’ın grotesk ayrıntıları, kara mizahı, absürdü ve duygusal kırılmaları aynı anlatı içerisinde buluşturan üslubu da Nöbet’te yeniden karşımıza çıkıyor. Roman, ölüm ve kötülük gibi ağır meseleleri ele alırken mizahı terk etmiyor. Saunders’ın kendi resmi kitap sayfasının da romanı yaşam ve ölüm, iyi ve kötü arasında dolaşan bir anlatı olarak tanımlaması bu sürekliliğe işaret ediyor.
George Saunders Kimdir?
1958 doğumlu Amerikalı yazar George Saunders, çağdaş Amerikan edebiyatının özellikle kısa öykü alanındaki önemli isimlerinden biri. Pastoralia ve Tenth of December gibi öykü kitaplarının yanı sıra kurmaca, deneme ve edebiyat üzerine çalışmaları bulunuyor. Tenth of DecemberABD Ulusal Kitap Ödülü finalisti olmuş, Saunders 2006’da MacArthur Fellowship’e, 2013’te ise kısa öykü alanındaki çalışmaları nedeniyle PEN/Malamud Ödülü’ne değer görülmüştü. Syracuse Üniversitesi’nin yaratıcı yazarlık programında ders veriyor.


