Burak Soyer
Merve Uygun, yeni kitabı “Tasa Kuşları”nda, modern Türk öykücülüğüne yeni bir soluk getirirken dijital dünyanın görmezden gelinemeyen unsurlarını, toplumsal normlardan kökten ayırmadan bir yol haritası çiziyor. “Tasa Kuşları”, büyülü gerçeklikle fütürist gerçekliğin dirsek temasından daha fazla yakınlığı olan öykülerden oluşuyor.

İçinde yaşadığımız zaman dilimi, en hafif tabirle absürtlüğe tekabül etse de mesele fikir üretme, yaratım ve bunları hayata geçirme olunca, verdiği malzeme bakımından ele aldığımızda hiç de fena sayılmayacak donelerle bize epey yardımcı oluyor. Sanatçının, yazarın da bunları iyi kullanmasıyla hayli ilgi çekici, üzerine kafa patlatılması gereken, mesaj kaygısı da taşıyan eserler ortaya çıkıyor. Merve Uygun’un kısa süre önce Ketebe Yayınları’ndan çıkan “Tasa Kuşları” kitabı da tam olarak bu nitelemenin altını dolduracak özelliklere sahip. İlk kitabı “Taşıyacak Bizi Rüzgâr” ile Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü’nü kazanan Merve Uygun, yeni öykü kitabı “Tasa Kuşları”nda eli yükseltip, bahsettiğim absürtlüğü bambaşka bir çizgiye taşıyıp kadim anlatı değerlerimizle günümüzün modern yaşamının çatışmasını harmanlayarak bugünün insanının iç dünyasını, dijital çağın askısına asarak çok katmanlı bir eser koyuyor önümüze.
İsmini, bu toprakların hüzünlü kanatlarının sahibi tasa kuşlarından alan kitap, aynı zamanda bu imgenin altını da doldurup, dün, bugün, yarının tam ortasında durarak, bulunduğu noktadan hayatın büyük resmine bakar. Kitaptaki öyküler geleneksel masallarla örülürken diğer yandan günümüzün olmazsa olmazı teknolojiyle çatışma hâlinde bir bağ kurar. Örneğin aile içi ilişkilerde toplumun kodları yerli yerinde dururken, Merve Uygun bunlara ek olarak post-modern çağın “dalları”ndan eklemlemeler yaparak konuya çok farklı bir bakış açısı getirir. Yine aynı şekilde Uygun’un öykülerindeki karakterler dışarıdan bakıldığında ayakları yere sağlam basan karakterler gibi görünseler de mutlak suretle vaktinde gelmesi gereken bir kargonun gecikmesiyle, dışarıdan görünen o gücün nasıl narinleştiğine okuru tanıklık etmeye davet eder ve bunu da yine doğruluk payıyla beraber varoluşsal bir mevzuya dönüştürür. Ayrıca haybeye sözcük harcamaktan kaçınan yazar, kısa ama vurucu cümlelerle okurun zihnine bir faça atarak, onun üzerinde durmasına da olanak sağlar.

Merve Uygun, “Tasa Kuşları”nda, modern Türk öykücülüğüne yeni bir soluk getirirken dijital dünyanın görmezden gelinemeyen unsurlarını, toplumsal normlardan kökten ayırmadan bir yol haritası çizerek ilerlerken, saniyelerle yarıştığımız bu çağda, okuru ucu açık öyküleriyle baş başa bırakarak üzerinde durmak istediği meseleyi onunla birlikte ele alır. “Tasa Kuşları”, büyülü gerçeklikle fütürist gerçekliğin dirsek temasından daha fazla yakınlığı olan öykülerden mürekkep, nevi şahsına münhasır bir kitap olarak da raflardaki yerini alır.

Burak Soyer
Gazeteciliğe 2005 yılında Radikal Gazetesi Kültür Sanat Servisi ve Kitap Eki’nde başladı. Şimdiye kadar Milliyet, Hürriyet, Hürriyet Kitap Sanat, BirGün, BirGün Pazar, BirGünKitap, Taraf, Cumhuriyet Pazar, T24, Gazete Duvar, sendika.org, solhaber.org’a, siyaset, edebiyat, müzik, sinema, tiyatro yazıları yazdı. Halen Gazete Pencere, Bianet, Gazete İkinci Yüzyıl ve OT dergisine kültür sanat, K24, Edebiyathaber.net, Oggito, Ne Okuyorum?, Ajandakolik, Mahal Dergi, Romanoku internet sitelerine de edebiyat yazıları yazıyor. 2017 yılında ilk kitabı Zıvana Doğan Kitap etiketiyle yayımlandı. Zıvana’nın devamı olanBuji de 2019 yılında aynı yayınevinden çıktı. Son romanı Ring ise, geçtiğimiz Eylül ayında Karakarga Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun olan Burak Soyer, halen Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Sanat Tarihi bölümündeki eğitimine devam etmektedir.


