Close Menu
    Son Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Ekim 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » BELOVED: BİR İZ, BİR HAYALET
    H. Nilgün Karataş - Suare

    BELOVED: BİR İZ, BİR HAYALET

    Ekim 1, 2025Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    henize Nilgün Karataş
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Nilgün Karataş

    Margaret Garner’ın anısına, anneme ve çocuklarını yitiren tüm annelere…

    124. Aradaki eksik sayı: 3. 
    Köklere mi ait, göçlere mi? 

    124, kinle dolu bir ev. Bir bebeğin zehriyle.
    Bunu evdeki kadınlar da biliyordu, çocuklar da.

    Bir, iki; evin ağırlığına katlanamayıp, ilk fırsatta kaçan oğullar.
    Dört; yaşama tutunan kız.
    Üç; annesinin ellerinde can veren bebek.

    Anne: Demir iradeli, demir gözlü bir kadın.

    Sırtında kabartıları dallara benzeyen bir iz taşıyor; kamçı darbelerinin bıraktığı bu yara, bedene kazınmış bir ağaç gibi, bir kiraz ağacı. Kökleri geçmişe gömülü, dalları geleceğe uzanan bu iz, ona her adımda kim olduğunu hatırlatıyor. O ağacı hiç görmedi, biliyor ama sırtında olduğunu. 

    Kaçış ne kadar uzağa sürüklerse sürüklesin, bedenindeki kökler onu geçmişe bağlıyor. Göç yükünü hafifletmiyor; insan nereye giderse gitsin acısını da beraberinde götürüyor.

    Üçün eksikliği yalnızca bir sayı değil: Bir hayat, bir seçim, bir travma.
    Bu eksikliğin ortasında duran kadın Anne.
    Sırtında bir ağaç, evinde bir ruh var; ikisinin arasındaysa ise kollarında tuttuğu kızından başka bir şey yok.

    Onu anlamak için Sweet Home’da başlayan 124’e uzanan hikâyesinin tamamını bilmelisin.

    Birinin hikayesini ortasından okuyamazsın. Bildiğin yarım yamalak bir sonla, kimseyi yargılayamazsın. Gördüğün son düğümse hangi ipten örüldüğünü bilemezsin, zincirin kopmamakta direnen o son halkasının hangi demirden dövüldüğünü bilemeyeceğin gibi.

    Ne kadar acı olursa olsun, bu hikayeyi en başından anlatacağım. Sırça Fanus’un çatlaklarından sızanla yetinmeyeceğim bu kez; arada nefes alabilmek için duracağım, kendi kayıplarımın yasını tutacağım, hatta üzüntüden uyku molaları vereceğim. Ama kaç gün sürerse sürsün onun hikayesini dallarından değil, köklerinden başlayarak anlatacağım. 

    Sweet Home. Tatlı ev. Başlama noktası. Çoğumuzun hikayesindeki gibi adı tatlı ama acılarla dolu bir ev. Güç sahiplerinin en eski oyunlarından biri bu: En korkutucu, en leş yerlere sevimli isimler koymak! Sweet Home da sadece efendiler için tatlı yuva. 

    Tatlı Yuva’ya geldiğinde on üç yaşındaydı ve çoktan demir gözlüydü.

    Çiftliğin malı olan erkeklerin sayısı altıydı; tek kadın Sethe’di.

    Kadın bir yıl bekledikten sonra, Halle’yi seçti; beş yıl boyunca pazar günlerini verip karşılığında annesini özgür kılan bir erkeğe güvendi. Bir düğünleri olmadı, karı-koca olmalarının yeterli olduğu söylendi. O yine de çaldığı kumaş ve tül cibinlikle kendine yeni bir elbise dikti, çalışırken giydiği çuvalla evlenecek değildi! Balayı için, bir cumartesi öğleden sonra mısır tarlasına gittiler, yalnızca on dört yaşındaydı.

    Halle’yi tam dört çocuğunun babası yaptı. Her yıl gebeydi,  kaçtığında bile.
    Kaçmak zorundaydı.
    Çünkü Öğretmen onu kamçılamıştı, oysa oğlanlar -Öğretmen’in yeğenleri- onun sütünü çalmıştı, bebeğine ait olan göğüslerinden. Yaşadıkları kadar, anlaşılmayışı da yıktı onu; vahşet yalnızca tenini değil, ruhunu da paramparça etti. İşte o gün anladı: Kölelik yalnızca emek sömürüsü değil, insanlığın inkârıydı.

    Kadın’ın kalbindeki en derin yara, annesinden kalan boşluktu. Çalışmaktan tükenmiş, yüzünü hatırlayamadığı bir anne… Tek tesellisi şuydu: Annesi, çocukları arasında yalnızca ona bir isim vermişti. Ama bu küçük işaret, annesinin yakalanıp asıldığını öğrendiğinde yerini terk edilmişlik duygusuna bıraktı. Belki de kaçmaya çalışmıştı annesi, belki de onu ardında bırakmıştı. Bu belirsizlik, onun sırtındaki yükü daha da ağırlaştırdı.

    Ama kararını vermişti: Hiçbir zaman çocuklarını terk etmeyecekti, hiçbir zaman çocuklarını zalimlerin eline bırakmayacaktı.

    Göç, onun için yalnızca kölelikten kaçış değil, çocukları adına yaptığı bir umut yolculuğuydu. Üç çocuğunun kaçışını sağladı önce, sonra kendisinin. Kaçtığında Halle yanında yoktu ama bedeni yalnız değildi; karnında bir hayat taşıyordu. Ormanın derinliklerinde yere yığıldığında, onu hayatta tutan beklenmedik bir el oldu; genç bir beyaz kız. Onun yardımıyla kadın, ikinci kızını doğurdu. Bebeğe, kurtarıcısının adını verdi: Denver.

    Hayata tutunmak kolay olmasa da anladı ki; göç ölüm de olabilirdi yeniden doğuş da… 

    124 numaralı eve ulaştı sonunda. Ev, özgürlüğün mekânı olmalıydı ama ne tam bir sığınaktı, ne de huzurun adresi. Bir gün kapı yeniden çalındı. Köle avcıları, Şerif eşliğinde eşiğe dayandığında, kadının önünde yalnızca iki yol vardı: Çocuklarını köleliğe teslim etmek ya da onları kendi elleriyle özgür kılmak.

    Onun gözünde kölelikten daha korkunç hiçbir şey yoktu. Bu yüzden kararını verdi. Dört çocuğuna da kendi kaderini yaşatmayacaktı. Ölüm yalnızca birini aldı, iki yaşında ya vardı ya yoktu annesinin kollarında ölen bebek. Geride kapanmaz bir yara kaldı: Üç.

    Ölen bebeğin ardından Kadın, bir mezar taşı yaptırmak istedi. Parasızdı, oymacı yapabileceğini söyledi, bedava!

    Yedi harf için on dakika. Bir on dakika daha verse “içtenlikle” sözcüğünü de yazdırabilir miydi?  Ama bunu adama önermeyi göze alamamıştı; belki de yapardı, diye düşünmek hâlâ içini sızlatıyordu – bir yirmi dakika, bilemedin yarım saatini verseydi, tamamını, papazın cenazede söylediği bütün sözcükleri (yani söylenebilecek her şeyi) bebeğin mezar taşına kazıtabilirdi belki: “İçtenlikle Sevilen.” Her neyse, sonuçta ikinci sözcükle yetinmişti. Önemli olan da o sözcüktü zaten. Oymacıyla mezar taşlarının arasında çiftleşirken, “Sevilen” sözcüğünün yeterli olduğunu düşündü; adamın genç oğlu onlara bakıyordu, yüzündeki öfke eskiydi, iştahsa yeni. Evet, bu tek sözcük kesinlikle yeterliydi.

    Bir kadının bedenine karşılık taşın üzerine yazılan tek bir kelime: Beloved.
    Anlamı: Sevilen. 
    Hem bir bebeğin adı hem de isimleri çalınan tüm bebeklerin; hem adı unutulan kayıpların hem de isimsiz gömülenlerin.

    Ama geçmiş kolay kolay gömülmez. Ve çağırırsan hayaletler mutlaka gelir.

    Bir gün 124’ün kapısında genç bir kadın belirdi. Adını sorduğunda tek kelime söyledi: Sevilen.
    Bir yabancının değil, geçmişin eve dönüşü gibi. Annesinin öldürdüğü bebeğin büyümüş hâliydi sanki. Evin duvarlarında dolaşan uğultu artık bir beden kazanmıştı. 

    Travmaları geçmişte bırakmak her zaman mümkün olmuyor;  travma unutulmadığında, çağrıldığında yeniden beden buluyor, bir hayalet gibi evlerimizin içinde dolanıyor.

    Beloved. Sevilen. Annesinin öldürdüğü bebek. Sudan gelen kız. Annesini delirten çocuk.

    Anlatılacak bir öykü değildi bu.

    Bu anlatı zaten bana ait bir öykü de değil, Toni Morrison’un “Sevilen” adlı romanının kahramanı Sethe’nin hikâyesi.
    Bir anne, bir köle, bir kadın.
    Kökleri sırtında bir yara, göçleri kapısında bir hayalet. 

    Morrison’a ilham veren ise Margaret Garner’ın öyküsünü özetleyen bir gazete kupürü.

    Kölelikten kaçmayı başaran bu genç anne, çocuklarının çiftlik sahibine iade edildiğini görmektense, onlardan birini öldürmek (ve diğerlerini öldürmeye teşebbüs etmek) suçundan tutuklanır. Kaçan kölelerin sahiplerine iadesine emreden Kaçak Köleler yasasına karşı verilen mücadelenin simge ismi olur. Makul, aklı başında tavrı ve hiçbir pişmanlık sergilememesi, köleliğin kaldırılması taraftarlarının olduğu kadar gazetelerin de ilgisini çeker. Belli ki kafasına koyduğunu yapan bir kadındı ve yaptığı yorumlara bakılırsa, bir zorunluluk saydığı özgürlük için her şeyi tehlikeye atabilecek zihniyete, gözü dönmüşlüğe ve gönüllülüğe sahipti.

    Margaret Garner’ın büyüleyici ancak bir romancı için sınırlayıcı öyküsünü onun aklından geçenleri kurgulayarak aktaran Morrison, Sethe aracılığıyla bize yalnızca geçmişin zincirlerini değil, bugünün görünmez prangalarını da hatırlatıyor.

    Bugünün Sethe’leri, hâlâ köklerin ağırlığıyla, göçlerin hayaletiyle yaşıyor.
    Kökler bellekte bir yara; göçler yürekte sürgün.
    Aklımda Judith Butler ve sorular: Kimlerin hayatları hayat, kimlerin ölümleri ölüm sayılır? Hangi hayat yaşanmaya değer, hangi ölüm yas tutmaya?

    …çünkü bir yaşamın yası tutulamıyorsa pek de yaşam sayılmaz; yaşam vasfını taşımaz ve kayda değmez. Zaten gömülmemiş olandır, veya belki gömülemez olan.”

    KİTAPLAR:

    • Sevilen (Beloved), Toni Morrison, Sel Yayınları 
    • Kırılgan Hayat, Yasın ve Şiddetin Gücü (Precarious Life The Powers of Mourning and Violence), Judith Butler, Metis Yayınları

    Henize Nilgün

    H. Nilgün Karataş, İstanbul’da doğdu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’nden mezun oldu. Henüz öğrenciyken çalışmaya başladı, Milliyet, Dünya, Akşam, Günaydın, Business Week Dergisi ve Hürriyet’te gazetecilik yaptı. İlk romanı Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar’ın yanı sıra birçok kolektif kitapta öyküleri yayımlandı. Yayın yönetmenliği yaptığı Suare Dergi’de ve Bianet’de yazıyor. İkinci üniversite olarak da felsefe okuyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    SuareMag – Arşiv
    nilgün karataş suaremag yazar

    Related Posts

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Kitapları
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün fotoğraflarıyla yer aldığı yeni kitabı Kırık Yansımalar üzerine İstanbul…

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Pedro Almodóvar imzalı “Yandaki Oda” filminin resmi posteri yayınlandı

    Eylül 2, 2024 Sinema

    Ayın Filmleri: Ekim ayında ne izleyelim?

    Ekim 1, 2025 Ayın Filmleri

    O’NDAN SONRA

    Mayıs 1, 2026 SUAREMAG
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.