Close Menu
    Son Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Temmuz 6
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Figen Ormancı’dan yeni roman: Hiç Kimsenin Gölgesi

      Haziran 29, 2026

      40 Dilde Yayımlanan Dünya Çapındaki Fenomen Roman “Theo” Türkiye’de!

      Haziran 26, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » BİR ORMAN GECESİ
    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    BİR ORMAN GECESİ

    Kasım 1, 2025Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Zeynep Tezel

    Kütükten yapılmış büyükçe bir evdi. Dev çınar ağaçlarından oluşan ormanın içinde, bir tepenin üzerinde yükseliyordu. Aynı masal kitaplarından fırlamışçasına kırmızı tuğlalı çatısı, küçük pencereleri, dumanı tüten bacaları ve üst üste muntazam dizilmiş koyu kütükleriyle bu akşamın misafirlerini gerçek dünyanın müstakbel kukla kahramanlarını sahneye çağırıyordu. Ormanın renginin, yeşilden uzaklaşmaya başlayıp sarıya kızıla dönüştüğü zamandı. Gökyüzü çivit mavisinin sessizliğinde uzanıyordu. Hava ısırıyordu. 

    Araçların giremediği oldukça uzak patika yoldan tepeye doğru yürüyen insanların şıklıkları göz kamaştırıyordu. Ağır aksak yürüyen hanımların ipek elbiseleri attıkları her adımda sırtlarındaki çeşit çeşit kürklerin arasından görünüyor, ormanda farklı görüntüler oluşturuyordu. Küçük hayvanlar kıpırdamayı kesti. Kuşlar, tavşanlar ürkekti. Ormana ait olmayan bir nefes girmişti aralarına. 

    Hanımlar sararmaya yüz tutmuş ağaçların altında halı gibi yayılmış sarı kırmızı dev çınar yapraklarının üzerinde incecik topuklarıyla beylerinin kollarına asılmış yürümeye çalışıyorlar, sürpriz yemeğin neden bu özel mekânda olduğunu kaçamak, anlamsız bakışlarla sorguluyorlardı. Yer ıslak ve kaygandı. Düşmemek için birbirlerine tutunurlarken yerdeki yaprak halısının sunduğu görsel şöleni görmüyor, ayaklarına batan, paçalarına sürünen nemli yapraklardan rahatsız ve gerçekliklerini yitirmişçesine ilerliyorlardı. Kimi zaman ayaklarının altındaki çıtırtılar, nemli soğuk havanın da etkisiyle, bedenlerinde şarap ve ateş isteği uyandırıyordu. Hatta omuzlarını göğüslerine doğru indirerek büzülüyor, yutkunuyorlardı. Titreyerek âdeta bir ayine gidermiş gibi ilerliyorlardı.

    Ne topuklarının sivriliğinden muzdarip hanımlar ne de çanta gibi asılmış hanımlarını taşıyan adamlar, ormanın güzelliğini, renklerini, kuş cıvıltılarını, önlerinde reverans yapan ağaçları, bulut gibi uçuşarak kendilerini selamlayan yaprakları fark edemediler. Bir ara uzunca patikada yol alırken, tırmanırken küçük tepeye, en arkadaki adamın sesi duyuldu. “Av zamanı,” diyordu adam. Sonraki sözleri, yaprak hışırtılarıyla boğulunca öndekiler söylenenlerin devamını duyamadılar. Topluluğun sıkıntılı hallerini, kasılan yüz hatlarından da anlamak mümkündü. 

    Tepeye, az ötedeki kütük eve çıkarlarken ıslak toprak ve çürümüş yaprakların kokusu her tarafı sarmış, hanımların parfümlerini bastırmıştı. Öbek öbek yığılmış turuncu kabaklar yol boyu sıralanmış, bir grup müzisyen ise ellerinde kemanları, flütleri, akordeonları mini konsere başlamaya hazır durumda evin önündeki birkaç basamaklı ahşap merdivenin başında bekliyorlardı. Verilen işaret üzerine keyifle çalmaya başladılar. Neyi kutlayacaklarını bilmeyen şaşkın topluluk, neşeli müzisyenleri geçip evin kapısına varıncaya dek ne müziğin ormanda yankılanmasını duydu ne de çiganın müthiş ritmine ayak uydurdu. Evin önünde, kadınlar şişen ayaklarının, adamlar ise acıyan kollarının derdine düştüler. Sonra da hepsi içeri, şöminelerin ısıttığı sıcak mekâna girdiler.

    On üç kişi, geniş odada, dikdörtgen masanın etrafına, protokolün belirlediği şekilde dizildiler. Her hareket, sessiz bir hiyerarşiyi ilan ediyordu. Herkes yerine yerleşince, birkaç garson, son hazırlıkları tamamladı. Av eti şöleni şarap servisiyle başlarken, sıcak ekmekler masaya geldi. Konukların ayaklarının altındaki renk renk dev çınar yaprakları çıtırdıyor, her adımda hışır hışır hareket ediyordu. Her kırılma sesi, sessiz odada alışılmamış bir ritimle yankılanıyordu. 

    Kütük evin içi de doğaya uygun döşenmişti. Mekâna hükmeden görkemli bir ayna girişteki askılıkların yanında yerini almıştı. Köşelerde mumluklar titriyordu. Duvarlardaki aplikler ve tavandaki avize yüzlerce mumun sıcak ışığını saçıyordu. Geniş odanın bir köşesine iki yeşil kadife berjer, bir de vişne çürüğü kadifeden kanepe yerleştirilmişti. Alevlerin aydınlattığı şömine, Orta Çağ’dan sızmış bir hayalet gibi duruyordu. Karşıdaki duvarın önüne ise ahşap bir büfe konmuş, üzerine de geniş yatay bir ayna, öne hafifçe eğik olarak asılmıştı. Aynadan son yemeği andıran, on üç kişinin puslu görüntüleri yansıyordu. Aynı, zihinlerinin tozlu yansımaları gibi ya da yaşamlarını yenileyememiş yaşlı kişilerin tozlu ürkek bakışları gibi hepsi huzursuzdular. 

    O sırada, beyaz eldivenli siyah takım elbiseli üç garson, şarap servisini bitirip av etlerinden oluşan ana yemek hazırlığı için mutfağa çekildi. Müzisyenler, kapalı kapının arkasında dışarıdaki soğuğu hissederek, davetlilerin ön konuşmalarının bitmesini ve sıralarının gelmesini bekliyorlardı.

    Masanın en başında, orta boylu, zayıf, saçsız ve sakalsız bir adam oturuyordu. Kalın siyah çerçeveli gözlüklerinin ardında, sanki kendi sessizliğini izliyordu. Birden, eline şarap kadehini alıp ayağa kalktı. Diğer beyler de ayağa kalkmaya yeltenince eliyle işaret edip hepsini oturttu. Salon bir anda yeniden sessizliğe gömüldü; sadece şöminenin çıtırtısı, emir gibi yankılanan o hareketin ardından duyuluyordu. Otorite, sözcüklere gerek duymamıştı. Bir el hareketi, bütün itaat reflekslerini harekete geçirmeye yetmişti. Konuşmaya başlamadan önce hepsinin yüzlerine tek tek baktı. Gözleri ateş püskürüyordu. Dudağının ucunda tekinsiz acı bir kıvrım oluştu. Bulaşıcı tedirginlik bir anlığına hepsini sardı. Odaya ölü sessizliği doldu. Sonra, herkes bir ağacın kalın kabuğu gibi sakinleşti. Dışarıdan gelen hayvan ulumaları ve şöminedeki odun çıtırtıları sessizliği bozsa da on iki kişi ellerindeki kadehleri kaldırmış, dışları sert, içleri çürümüş halde, kıpırtısız, ayaktaki adamın konuşmasını bekledi. Şarap ise, âdeta kadim toprakların kokusunu sunuyordu. Sofradaki ekmeğe henüz el sürülmemişti. Adam, “Hoş geldiniz,” dedi. Şarabı önce kokladı, koca bir yudumu damağında çevirdi ve bir kere de yuttu. Masanın çevresinde bir tur attı. Ardından, “Başlayalım, afiyet olsun,” diye ekledi. Başka hiçbir söz söylemeden, yerine oturdu. Boş kadeh havada donmuştu. Eliyle değil, iradesiyle tutuyordu sanki. Aynadaki puslu görüntüsü daha düşünceliydi. Ne tabağına ne de çatalına dokundu. Bir kişi daha hiçbir şeye dokunmamıştı. Diğer on bir kişi, sıcak ekmek ve tereyağının tadına varıyordu. 

    Garsonlar servise başladı. Müzisyenler içeri çağrıldı. Macar Dansı No:5’i çalmaya başlasalar da yemek ritüeli, kutlamaya yakışmayan ruhsuzlukta devam etti. Söylenmeyen sözlerin ağırlığını sinik bedenlerine yerleştirmiş altı erkek, şarap etkisiyle birbirlerine belirsiz tebessümler atarken, kadınlar az da olsa sohbet ettiler. Hepsi, bu sefer, müziğe kulak veriyordu. Akordeon sesi geriye çekildikçe keman baskınlaşıyor, odanın havasını bir nebze neşelendiriyordu. 

    Baş köşede oturan adam, yeniden, aniden ayağa kalktı. Müzik dalgalanıp azalarak durdu. Adam, birkaç adımda duvar boyunca dizilmiş kabakların yanına yürüdü; ortadaki karpuz, sanki hem kırılgan bir sır hem de sermayenin tek başına duran bir simgesiydi. Eline aldı ve soğukkanlılıkla söyledi: “İhanet kötülüktür.”

    Karpuz elinden kaydı, yere düşerek patladı. Kırmızı su etrafa yayıldı. Adam aldırmadı. Çünkü ne ihanetin ağırlığı ne de kaybedilen değerler, sistemin soğuk düzeninde onun sarsılmasını sağlayabilirdi. Bakışları ise duvarları deliyordu. Yine de uykuda gibiydi. Tuhaf hali tavrıyla, ortamdan ve tepkilerini gerilmiş bedenleriyle yansıtan topluluktan ayrışmıştı. Çıtırdayıp patlayan bir odun, sessizliği bölünce kendine geldi. Şaşkın müzisyenlere, eliyle, başlayın işaretini verdi. Gecenin kararttığı ormana, suskunluğa ve kırmızı ateşe uygun ağır bir ritim yükseldi. 

    Yerine oturdu adam. Hemen solundaki erkeğin yüzündeki çizgiler derinleşmiş, gözleri iyice kararmış, ensesinden ince ince terler akıyordu. Baş köşedeki adama dikti gözlerini. Kollarını sıvayıp eline sadece bıçağı aldı. Pahalı saati göz alıyordu. Baş köşedeki adam yine de aldırmadı. Elindeki bıçağa ateşin şavkı vurunca ufak ufak anlarda bir ışık oyunu oluşuyor, parlama odayı, masanın etrafındakileri ve adamın yüzünü yalayıp geçiyordu. Ardından bıçağı konuşmayı yapan adama doğrulttu. Sessizliğin içinde, görünmez bir savaş filizleniyordu.

    İnci kolyeleri boyunlarında ağırlaşmış, ince ipek elbiseleri nemlenmiş, belli ki sıkıntıdan terlemiş mutsuz kadınlar kıpırdanmaya başlamıştı. Salondaki mumlar teker teker eriyip koku salmaya başladığında adı konmamış kutlama gecesi de bitti. Müzisyenler gitti. Garsonlar çekildi. 

    Ayağa kalktı adam, hanımlara katıldıkları için teşekkür etti. Beylere dönüp “Gidelim, yarın şirkette açıklamalar yapacağım. Zor bir gün olacak,” dedi.

    Topluluk, teker teker sarıp sarmalanıp dışarı çıktı. Gece inmişti. Karanlığın içinde adım adım ilerlediler. Koyu ormanın ıslıklarını dinleyerek, çürük yaprakların üzerinde nemli toprak kokusu ve fenerlerin eşliğinde patikanın dokuz kıvrımını da geçerek uzakta bekleyen araçlarına doğru yürüdüler. Adam ise, topluluğu yine önüne katarak en arkada ve yine yalnız ilerledi. Zaman da oyunlar da değişmişti. Biliyordu. İçinden, kendi tanrısının onu hiçbir zaman terk etmediği için şükretti. 

    Yeni bir savaş çoktan filizlenmişti. İhanet eden havarinin ince planlarıyla, sahnede yükselip düşecekti. Güç ve servetin yasalarıyla şekillenen bir üst düzey yöneticinin gölgesi ormanda beliriverdi.

    Âdeta ormanın kabuğu soyulmuş, geriye yalnızca yüzey kalmıştı. Karanlıkta bile kökler görünür olmuş, bütün derinlikler tüketilmişti. Hayat artık sadece gösteriş ve boş ritüellerin üstünde sürecekti.


    kabuk öykü suare öyküler Zeynep Tezel

    Related Posts

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026 Manşet

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026 Hakan Akdoğan
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Nihal Gündüz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle hazırladığı “Yüzleşme: Hayalet…

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Listeler, Hisler ve Kadınlar

    Nisan 6, 2026 Manşet 2

    İstanbul Modern Sinema’da Düşten Maddeye seçkisi

    Ekim 18, 2023 Sinema

    Zeynep Pınarbaşı

    Ağustos 1, 2025 SUAREMAG
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.