Kategori: Zeynep Tezel
Zeynep Tezel Pazara gittim. Tezgâhlarda satılıyordu. ‘Hakikat’ miş ismi. Aldım bir şişe. Eve geldim. Bir yudum içtim. Hakikati, bulmayı umut…
Zeynep Tezel “Ne güzel bahçe!” diyorlar. Herkesin bakıp gördüğüyle, benim gördüğüm, bakışlarımı kilitlediğim yer farklı. Bahçenin ortasında tuhaf bir kesinti.…
Zeynep Tezel Var olmaya çalışmanın dayanılmaz ağırlığını taşıyorum üzerimde. İçinden su geçen kadim bir metropolde yaşamak zor. Kalabalığın içinde var…
Zeynep Tezel Sararmış bir çınar yaprağının yerde sürüklendiğini görürseniz, bilin ki gamsızlığından değil tam aksine yükü çok olduğundan düşmüştür. Yaşam…
Zeynep Tezel Gözlerden geçen görüntüler aldatıcı olabiliyor. Görüntü akışkanlıktan maddeye, maddeden akışkanlığa veya bağlama göre değişebiliyor. Gördüklerimle, hissettiklerim aynı değil.…
Zeynep Tezel Kütükten yapılmış büyükçe bir evdi. Dev çınar ağaçlarından oluşan ormanın içinde, bir tepenin üzerinde yükseliyordu. Aynı masal kitaplarından fırlamışçasına kırmızı tuğlalı çatısı, küçük…
Zeynep Tezel Kirpiklerimin üzerinde bir gölge var. Tamamını henüz göremiyorum ama dolanırken, göz kırpmalarımın arasından parça parça yakalıyorum. Kirpiklerim, ara…
Zeynep Tezel Çivisi yerinden çıkmış dünyanın, haberimiz yok. Mavi bir misket misali yuvarlanıp gelmiş uçurumun kıyısına,düşmekle düşmemek arası o ince çizgide inleyip duruyor. Endazesi şaşmış, şakulü eğilmiş, kördüğüm olmuş, labirente dönüşmüş yorgun dünya. …
Zeynep Tezel Her ilk ağlayış, bir mahzenin sessizliğini bozan hakikattir. Her doğum bir yeniden çıkıştır. Öyle söylediler. Zaman, Lethe Irmağı’nın yüzeyinde ince bir sis…
