Close Menu
    Son Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Temmuz 6
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Figen Ormancı’dan yeni roman: Hiç Kimsenin Gölgesi

      Haziran 29, 2026

      40 Dilde Yayımlanan Dünya Çapındaki Fenomen Roman “Theo” Türkiye’de!

      Haziran 26, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » ŞÜKÜR DEFTERİ
    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    ŞÜKÜR DEFTERİ

    Ocak 1, 2026Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Melike Erdoğan

    Küçük adımlarla etrafımdaki ağaçları izleyerek yürüyorum. Kimi uzun, kimi kısa; kimi kalın gövdeli, kimi ince… Eğri büğrü büyüyenler, dimdik uzayanlar, kökleriyle kaldırım taşlarını yerinden oynatanlar. İnsanoğlunun doğaya verdiği zararlara inat, kendi bildiği yoldan şaşmayan ve doğallığını bozamaya çalışanları adeta kızdırmak istercesine kendinden ödün vermeyen ağaçlar… Kendi içsel yolculuğumda bana arkadaşlık eden ağaçlar…

    Adımlarımı yavaşlatıp içime, ruhumun derinliklerine dalıyorum. Ben kimim? Ben neredeyim? Nereye gidiyorum? Zaman öylece akıp giderken hayatın neresindeyim? Türlü sorularla boğuşurken ağaçların hayata karşı dimdik duruşu, istediği yöne doğru uzamalarındaki kararlılıkları pek manidar geldi bana. Hele sonbaharın bu ayında yapraklarının büyüleyici edayla hayata karşı selam duruşları beni benden alıp uzaklara, çok uzaklara götürdü. Yeşilini korumaya çalışırken yavaş yavaş sararan, sonra turunculaşan ve ardından kızaran yapraklar…

    Sanki bir renk çemberinin içinden geçiyordum. Her yerde bu kadar renk çeşitliliği varken, benim ruhum neden bu kadar renksizdi? Karanlık… Siyah…Simsiyah bir renk. 

    Çok zorlu ve yorucu günlerden geçiriyordum. Annemin yokluğu beni büyük bir kedere sürüklemişti. Onun ardından altüst olan benliğimi, darmadağın zihnimi toparlamaya çalışıyordum. İlk kez ölümün soğuk yüzüyle tanıştım. İlk kez kendimi bu denli yalnız bir o kadar da çaresiz hissediyordum. Aslında yapı itibariyle vurdumduymaz biri olduğumu sanırdım; dünyayı, insanları, olayları takmadığımı… Ama yanılmışım. Etrafım insan doluydu ama ben kalabalığın içinde yapayalnızdım. Bir çukurdaydım, bir çıkmazın içinde… Bu yalnızlık çukurundan çıkıp, ağaçlar gibi dimdik ayakta durabilecek miydim? 

    Rengârenk çiçek açıp, yaprak dökecek, başımı semaya doğru kaldırabilecek miydim? Kökleriyle kaldırımlar taşlarını yerinden söken ağaçlar gibi kararlı, istikrarlı basabilecek miydim toprağa…

    Sevdiğim insandan ayrılmanın acısını henüz üzerinden atamamışken, tek dert ortağım annemin yokluğuna alışabilecek miydim?

    Zihnimdeki bu düşüncelerle ağaçlı yolu bitirmiştim. Yolculuğum boyunca bana eşlik eden ağaçlar bir bir arkamda kaldı. Şehrin kalabalığını da geride bırakıp bahçe kapısından girdim. Fakat nasıl girecektim eve… Evimize…

    Psikoloğum “Acıların var anlıyorum, ama her şeye rağmen hayat devam ediyor,” demişti haklıydı. Ben yeniden “ben” olabilecek miydim?

    Ellerim titreyip, terlerken zor da olsa anahtarı çevirdim ve içeri girdim. Her yer annemdi… Elinin değdiği eşyalar, yemek yaptığı tencereler, tavalar, koltuklar, perdesi, masası, masa örtüleri… Fotoğraflar, çerçeveler… Her şey onundu, her yer annem kokuyordu. Ama o yoktu artık.

    Ona ait olan ne varsa sahipsiz kalmıştı… Boynu bükük öksüz…

    Tıpkı benim gibi…

    Boş dolaplar, boş çekmeceler, bomboş bir yatak…

    Büyük bir boşluk, sessizlik ve sessizliğin ortasında terk edilmiş bir ben.

    Sahi ben kimim?

    Neredeyim?       

    Neden bu kadar acıyla dolu hayat?      

    Derin düşünceler içinde gelgitler yaşarken açmadığım bir çekmece çarptı gözüme. Fotoğraflarımızı koyardı annem oraya. Hayatımıza giren teknolojiyle birlikte fotoğraf tab ettirmediğimizi düşünerek ilerledim çekmeceye. Eskiden film rulosu tab edilmek üzere fotoğrafçıya götürülür, günler sonra kavuştuğumuz fotoğraflar, eve gelince evde şenlik başlar, elden ele gezdirilir kahkahalar atılır, sımsıcak anlar yaşanırdı. Ahh ne heyecanlı anlardı onlar. Huzur dolu günlere büyük bir özlem duyarak çektim çekmeceyi ve fotoğrafları desteyle alıp, bağdaş kurup oturdum yere. Evlilik fotoğrafları, bizlerin türlü türlü çocukluk halleri, siyah beyaz, renkli fotoğraflar… Tek tek inceledim hepsini. Sevinçle karışan hüzünlü hallerim…

    Ne kadar zaman geçti öylece farkında değilim. Annemin en sevdiği kolyesi, teki kaybolmuş küpesi, birkaç kaset, banka cüzdanı, kısa bir doğum günü notu, birkaç yılbaşı ve bayram tebrik kartları, kurutulmuş bir gül…Yeşil ve pembe renklerinin harmanlandığı ciltli bir defter.  Daha önce hiç görmemiştim bu defteri. Açıp incelemeye başladım.  Birkaç cümle okuyunca anladım ki bu annemin Şükür Defteriydi. Annem ağzı şükürlü bir kadındı ama şükürlerini bir deftere yazdığını bilmiyordum. Ne çok şey yazmıştı. Parmaklarımı yazılar üstünde gezdirdim. Sanki anneme dokunur gibi… Öncelikle varlığına şükretmişti, sonra sağlığına, sonra çocuklarına ve onların sağlığına. Madde madde yazmıştı; gözlerine, kalbine, elinin ayağının tuttuğuna, yürüdüğüne, ağzına, burnuna, nefes alıp verdiğine, çiğneyebildiğine, akıl sağlığına, düşünebildiğine, karar alıp verebildiğine… Gözyaşlarım sel gibi akıyordu. Aklıma dahi getirmediğim ne çok şeye şükretmişti annem. Yediğine, içtiğine, yuttuğuna, tek başına giyinebildiğine ve çok kıymet verdiği giysilerine…

    Aldıklarına, alamadıklarına…

    Renk renk giysileri gelip geçti gözümün önünden. Sonra öldüğü günü hatırladım istemeye istemeye. Eş dost, yakın akrabalarımız toplanıp cenazenin arkasından ona ait eşyaları, giysileri dağıtmak lazım demişlerdi. Evde kalması iyi değilmiş rivayete göre arkasından başkalarını da çekermiş.

    Hemen harekete geçip el elden dolapları, çekmeceleri boşaltmaya başladılar. Salonun ortasında dağ gibi kocaman bir yığın oluştu. Gezmelikler, evlilik kıyafetler, pijama takımları, gecelikler, kazaklar, etekler, bluzlar, hırkalar, kabanlar…

    Öncelikle teyzemler birer ikişer parça seçti “Hatıra olarak saklayalım ablamızdan,” dediler. “Bu eteği namaz kılarken giyerim, bu başörtüsünü ben alayım.” “Aa şu ceketini benim komşum Fadime’ye vereyim.” “Bu kaban yeniymiş, alt kattaki Nuriye’ye verelim.” “Ayşe, rahmetliyi çok severdi; şimdi sevmesin! Bir parça da ona ayıralım.” “Aman temizliğe gelen kadına; neydi adı? Gücenmesin ona da yelek, etek bir şeyler verelim,” diyerek pay ettiler. Kimi torbaya doldurdu. “Köyde fakir fukaraya dağıtırım ben.” Kimi çantasına bastı seçtiklerini…

    Derken kocaman yığın bir solukta ah vah, vah vah, tüh tüh nidalarıyla eriyip bitti.

    Bitti ama benim içimde de derin izler bıraktı bu yok oluş… Günlerce şahit olduğum bu durumu kabullenemedim. Anladım ki her şey insan hayattayken kıymetliymiş. Meğer eşyaya değerini katan sahibiymiş. Annem gezmelik kıyafetlerine pek titizdi. Dışarıdan gelir gelmez, üstünü değiştirir hemen dolabına asardı. Ütüsüz kıyafet asla giymezdi. Kabanlarının tüylerini temizlerdi tek tek… Oysa bir saat sürmeden bütün kıyafetleri, kıyamayıp arada sırada giydikleri; yeni sahiplerine ulaştırılmak üzere paylaşılıvermişti. Sahibi öldükten sonra hepsi bir kumaş parçası olup başka bedenlerde hatıra olarak anılacaktı…

    Oysa annem için her biri ne kadar kıymet taşıyordu ki, Şükür Defterine bile yazmıştı “İyi ki alım gücüm var, güzel güzel kıyafetler alabiliyorum,” diye. Defter elimde saatlerce okudum, oturduğum yerde. Tüm uzuvlarım uyuşmuştu.  Yerimden zorla kalkıp annemin en sevdiği yere; pencere önündeki koltuğa oturdum. Annem bu koltuğa oturur, perdeleri aralayıp ağaçları, gelip geçen çocukları, sonbaharda düşen yaprakları, yağmurları izler; ilkbaharı karşılardı bu camın önünde. Sımsıkı sarıldım annemin defterine anneme sarılır gibi… Dalgın ve hüzünlü…

    Güneş batmış, gecenin karanlığı çökmüştü. Zamanı yitirmiştim aslında. Saniyeler, dakikalar, saatler birbirine karıştı. Ne kadar kaldım öyle bilmiyorum. Belki uyudum, belki rüya gördüm. Uykuyla uyanıklık arasında sendeleyip durdum. Psikoloğum Ayça Hanımın sesini duydum bir ara. Bir seansta “Yazı iyileştirir,” demişti. Ben de yazılanların büyüsüne kapılmıştım. Okudukça şükür kelimesi anlam kazanmaya başladı zihnimde. Hayatım boyunca hiç şükretmediğimi fark ettim. Sahip olduğum nimetlerin, aldığım nefesin ne kadar kıymetli olduğunun farkında bile değildim. Ciğerlerime kadar indiğini hissettiğim derin bir nefes aldım. Bir nefes… Bir nefes… Öylesine yaşıyor, oradan oraya savruluyordum. Kuruyup sararan, kızaran ve dalından düşen yaprak misali… Bu defterin sayfalarında, satır aralarında “ben” olma yolculuğumdaki “beni” buluyordum. Annemin geride bıraktığı Şükür Defteri bana bir kapı aralamıştı.

    Ben kimim? Nereye gidiyorum? Soruları tek tek cevaplarını buluyordu. Bir yerlerden annemin beni izlediğini düşünerek deftere sımsıkı sarıldım, tüm bedenimde annemin sıcaklığını hissederek.

    “Yazı iyileştirir,” diyerek mırıldandım. Ve ben de yazarak iyileşecektim. Yol üstündeki ağaçlar gibi kararlı, dimdik ayakta duracaktım.


    çekmece melike erdoğan öykü suare öykü

    Related Posts

    İsmi olmayan hikayeler – lV

    Mayıs 9, 2026 Manşet 2

    Suare Öykü Dergisi – 4. Sayı

    Mayıs 1, 2026 Manşet

    EDİTÖR’DEN

    Mayıs 1, 2026 H. Nilgün Karataş - Suare

    SESSİZ KOPUŞ

    Mayıs 1, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Nihal Gündüz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle hazırladığı “Yüzleşme: Hayalet…

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    ATEŞİN HATIRASI

    Ağustos 1, 2025 Sevin Bayrı

    ARAYIŞIN KARANLIK MERİDYENİ

    Ocak 1, 2026 Eylem Akdere

    Sunay Akın imzalı ‘Kedi Müzesi’ Beşiktaş’ta açıldı

    Ekim 5, 2023 Haber
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.