Close Menu
    Son Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Temmuz 6
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Figen Ormancı’dan yeni roman: Hiç Kimsenin Gölgesi

      Haziran 29, 2026

      40 Dilde Yayımlanan Dünya Çapındaki Fenomen Roman “Theo” Türkiye’de!

      Haziran 26, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » TOMBUK TEYZE
    Kadir Horzum - SuareMag

    TOMBUK TEYZE

    Ocak 1, 2026Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Kadir Horzum

    İnsanız. Başımıza ne geleceğini biliriz de yine de dönmeyiz yolumuzdan. Yetmezmiş gibi bir de bağırırız sağa sola, en ukala halimizle. “Dönen dönsün! Ben dönmezem yolumdan!” Sanki çok matah işler yapıyormuşuz gibi. En her şeyi bilen bizmişiz gibi… Bunca tantananın ardından ulaştığımız o şairane hüsransa; bir o kadar ukala olur. Sanırsın Napolyon savaş kaybetmiş de ağıtlar yakıp mazeretler anlatıyor, Neron haklılığını ispat ediyor ya da Abdülhakhamit Makber’i yazıyormuş gibi. 

    Yollar kişiye göre değişse de sürecin değiştiğini görmedim ben daha. Hüsrana verilen tepkiler bile diğerinin kopyası gibi.

    Ne diyordu o sevimsiz filozof? “İnsanın kendi yasasının yargıcı ve celladıyla baş başa kalması korkunçtur.” Sözün ihtişamını kenara bırakıp da özünü anladıysanız ne mutlu. Tüm o sonunu bile bile çıkılan yollara dinlemediğimiz ya da yanlış anladığımız sözler yüzünden çıkarız zira. Misal ben…

    Ah ah! Hani diyor ya şarkıda. “Ah bu ben kendimi nerelere koysam,” diye. Ömrüm bu belirsizlik içinde geçti. Asla bulamadım kendimi nerelere koyacağımı. Kimi yer çok yukarı geldi, kimi yer çok aşağı. Ortada kalmaktansa hep sıkıldım. Oysa babam, “Önde gidenin burnunu, arkada kalanın götünü keserler.” derdi hep. 

    Dinleseydim onu farklı mı olurdu yaşamım diye, çok düşündüm zamanında. Cevabını ise bulamadım. Aramayı da bıraktım. Dedim ki kendi kendime:

    “Ben de buyum. Hayata yakışmayan adam.” Tıpkı evinizde nereye koyacağınızı bilemediğiniz fakat atamadığınız o eşyalar gibi. Gregor Samsa, İnce Memed, Hayri İrdal, Quasimodo gibi.

    İnsana aşk bile yakışmaz mı? Bana hiç yakışmadı. Oysa her şeyden biraz da olsa vardı. Bir çimdik romantizm, bir tutam empati, biraz anlayış ve kararında ilgi… Fakat olmadı işte. Günün sonunda, 

    “Her şey mükemmel. Bu işin içinde kesin bir şey var. İpne falan mısın?” lâfını duyunca anladım ki sorun, en her şeyi bilen tarafımıza öğretilenlerde. Yaşanmışlıklarda. Mamafih insan cevap aramayı bırakınca tek şeye odaklanıyormuş. Zihninde yarattığı o muhteşem finale. O hayalle de yolu kaçırıyormuş. Bitiş çizgisinde ise hayal ettiği cennet yerine o büyük boşlukta yapayalnız; pişman ve yorgun halde bakakalıyormuş, baba yadigarı saatine ve geçip gittiği yollara. En azından bende böyle oldu. Şimdiki aklım olsa, o saatin hamallığını yapacağıma bir kez olsun bakar bir kez olsun usul usul ilerleyişini izlerdim. İzlerdim ki yaşamak denen sürgünde başıma gelenlerin hiç de o kadar özel olmadığını, karşılaştığım Adem ile Havvaların da aynı dertlerle uğraştığını hatta aynı meyvelerin hayaliyle avunduğunu fark ederdim ve en ukala tavrımla derdim ki onlara,

    “Mesele falan değil öyle, To be or not to be. Bir akşam uyur, uyanmayıverirsiniz. Alırlar götürürler ve gömüverirler, üstünde tepindiğiniz o yolun altına. O yüzden, o aylak şairlerin lafını dinleyin. Dinleyin de saatler gecikmiş zamanları çalmadan bir şeyler beklemeyi bırakın yürüyüşünüzden. Sadece yürüyün.”

    Gerçi zamanın değerinin değil de ederinin olduğu bu en özel çağda ne anlam arayan ne de yollarında yürüyen görünüyor. Öyle olmasaydı eğer başımdan geçen o garip hikâyeye illa ki şahit bulurdum. 

    Kaç zamandır mahallemin girişindeki ışıklarda, elinde mendil ve su ile bekleyen yaşlı bir teyze belirmişti. Altmışın üzerinde gösteren bu yanakları da tıpkı kendi gibi tombik, ufak tefek kadını gelip geçtikçe, geriden geriye inceledim. Kadın, dilenciliği meslek haline getirmiş insanların pişkinliğiyle yalvarmıyor, arabalara sokulmuyor, kimseden bir şey de istemiyırdu. Utanç içindeki bakışları kimsenin göremediği uzaklara dalmış vaziyette araçların arasında geziniyor, seslenen araçlara çocuk gibi sevinerek yaklaşıyordu. Elindeki umutlarını uzatırken de tıpkı torununa bakan büyükanne gibi şefkatle bakıyordu, çağıran kişiye. Her sabah mesaiye gelir gibi ışıklara geliyor akşam hava kararana kadar da kırmızı ile yeşil arasında umutlarını sunuyordu gelip geçenlere. Namaza bile vakit buluyordu. Köşeye geçiyor, kaldırımın kenarına oturuyor, elleri ve gözleriyle ibadetini yapıyordu. Sesi ise hiç çıkmıyordu. Sanki konuşmayı bilmiyormuş gibi duran bu kadını eğer duymasaydım kesin lâl derdim. 

    Akşam vaktiydi. Namazını bitirmiş, sağa sola selamını vermiş, elleri dizlerinde kaygılı bakışlarla, hızla geçen insanları ve arabaları süzüyordu. Bense kırmızı ışık bahanesiyle yanına dikilmiş onu süzüyordum. 

    “Bu gitmeler nereye ola ki her gün?” Dedi kendince.

    Duyduğumu fark etmiş gibi birden bana döndü. Şair ruhlu bu hassas kadını utandırmak istemediğimden sesimi çıkarmadan yoluma devam ettim o gün. Başka bir gün ise işten dönerken göz göze geldik. Yüzünde, beni daha önceden tanıdığını fakat çıkaramadığını düşündüren bir ifade belirdi. “İyi akşamlar.” dedim ve cevabını beklemeden geçtim yanından. Nitekim bu olay bizim için ritüele dönüştü o günden sonra. Her akşam iş çıkışı iyi akşamlar diliyor, o da hiç sesini çıkarmadan bana bakıyor, geçip gitmemi süzüyordu. Bu böyle ne kadar devam etti bilmiyorum. Bir akşam bu monoloğun dışına çıkmaya, bir şeyler konuşmaya karar verdim. İşten çıkar çıkmaz onun için yiyecek alıp, hızla ışıklara gittim. Gel gör ki her gün asker gibi orada bekleyen kadın o akşam yoktu. Çaresizce eve döndüm ve yeniden ışıklara gelmesini bekledim. Bir gün, iki gün, üç gün… derken baktım olacak gibi değil, ışıklara çıktım. İlk önce büfeciye sordum. Adam cevap vermektense bana garip garip baktı. Sanki orada hiç kadın görmemiş gibiydi. Sanki, “Ne kadını, ne teyzesi birader? Sapık mısın yoksa deli mi?” der gibiydi. Yanından ayrılıp yolun karşısına geçtim ve muhtarlığa girdim. Muhtar daha garip baktı. Hatta, “Komutan isterse doktora git. Hiç iyi görünmüyorsun,” dedi. Hırsla çıkıp komşularımı aradım. Heyhat, kimsenin haberi yoktu. Kimse kadını görmemişti. Bu nasıl olabilirdi? Nasıl kimse göremezdi? Tamam ufak tefekti ama görünmez de değildi. Ellerinde umutları, günlerce o kavşakta beklemişti işte. Çıldıracak gibi oldum hırsımdan. Bu kadar mı umursamaz olmuştuk milletçe. Sadece kırmızıyla yeşille mi ilgileniyordu herkes? Hiç mi gelip geçenleri merak etmiyordu kimse? 

    Ertesi gün acemi hafiye misali çevredeki kameraları kontrol etmeye karar verdim. Yine ilk büfeciye gittim. Büfeci hiç de nazik diyemeyeceğim tavrıyla, “Dükkânın önünü kapatma kardeş. İşine bak hadi.” deyince, muhtarı alıp gittim yanına. Büfeci gönülsüz gönülsüz açtı kayıtları. Kamera açısı az da olsa her akşam karşılaştığımız yeri görüyordu. Geldiğim saati bulup açtım. Evet ben geliyordum. Biriyle selamlaşıyordum lâkin selamlaştığım kişi kamera açısının dışında kalıyordu. İlerleyen dakikalarda da kamera açısına hiç girmiyordu. 

    Muhtar ve büfeciye hikâyeyi ayrıntısıyla anlattım. İkisi de ısrarla, orada bir kadın görmediklerini söylediler. Ben kadını tarif edince de en son, “Olabilir fakat biz fark etmedik,” dediler. Bu cevap mı kötüydü, yoksa kimsenin hiç görmemiş olması mı bilemedim. Günlerce de düşünüp durdum bunu. Başka kameralara da baktım ama nafile, sanki bir rüzgardı ve izi dahi kalmamıştı. Artık sıkıntıdan yüzümde gözümde yaralar çıkmaya başladığı günlerde, aynı yerden geçerken altı yedi yaşlarında bir çocuğun annesine söylediklerini işittim.

    “Anne o teyze nerdedir ki şimdi?”

    Hava kararmak üzere olduğundan annenin yüzünü net seçemiyordum ama ikisinin de mahallemden olmadığını anladım. Kadın, hangi teyze, der gibi baktı kızına. 

    “Hani köşede oturan, ağlarken gördüğümüz, beni görünce gülen tombuk teyze.”

    Kadın memnuniyetsiz bakışlarıyla, “Bilmem, torunları vardır belki, onları seviyordur.” dedi ve kızını çekiştire çekiştire uzaklaştı. 

    O akşam karnımdaki ağrıyla uzun uzun düşündüm. 

    Çağ mı kör etmişti insanları, yoksa kişiler mi görünmez olmuştu.

    Cevap bulmak değildi derdim. Dedim ya, çok oldum cevap aramayı bırakalı. Sadece ayrıntı adledilenlerin ne kadar büyük şeyler olduğunu, beklentilerin zihnimize neler yaptığını fark ettim ve tombuk teyze için dua ettim. 

    Olaydan aylar sonra yaşadığım olaysa bambaşka bir hikâyedir. Mahallemden hayli uzak bir yerde, ışıklarda arabamla bekliyordum ki bir kadın yaklaştı. Zihnim bambaşka bir dertle meşguldü ve yeşil yanmak üzereydi. Kadının yüzüne dahi bakmadan elime gelen ilk parayı uzattım fakat alan olmadı. Başımı çevirip baktığımda yine o tanımaya çalışan bakışlarla karşılaştım. Tüylerimi diken diken eden bu bakışma esnasında yeşil yanmış, araçlar ileri atılmıştı. Kulakları sağır eden bir fren sesi duydum önce. Ardından da önüme düşen bir erkek cesedi gördüm. Ben daha ne var ne oluyor demeye kalmadan da yok oldu gitti, kalabalığın arasında.

    Nitekim arabayı kenara çekip bir sigara yaktım. Karmaşık duygular içerisinde,

    “Bu gitmeler nereye ola ki her gün.” Dedim kendimce, gelip geçenlere bakarak.


    Kadir Horzum, Uşak doğumlu. Eğitimini Balıkesir Astsubay MYO, Anadolu Üniversitesi AÖF İşletme ve Sosyoloji bölümlerinde tamamladı. Halen Aile Danışmanlığı ve Yaşam Koçluğu yapıyor. “Kafamdaki Kalabalık” ve “Kalabalıktan Kalanlar” isimli iki adet kitabı Banliyö Yayınevi tarafından yayımlanan Horzum, yazmaya devam ediyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    kadir Horzum suaremag yazar

    Related Posts

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026 Manşet

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026 Hakan Akdoğan

    Ayın Filmleri: TEMMUZ AYINDA NE İZLEYELİM?

    Temmuz 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

    Temmuz 1, 2026 Ayın Kitapları
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Nihal Gündüz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle hazırladığı “Yüzleşme: Hayalet…

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    SIZI

    Mart 1, 2026 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    İKİ KÜÇÜREK: KUM TEPELERİ – ON ÜÇ GÜN

    Temmuz 1, 2025 Demet Çaltepe

    AKM’de Sevgililer Günü haftasına özel klasik müzik buluşması

    Ocak 9, 2026 Konser
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.