Furkan Semih Dündar, “Kuantum 101”de, modern fiziğin iki temel unsurundan biri olan kuantumu, baştan aşağı deşeleyip ortaya dört başı mamur bir kuantum dosyası çıkarmakla beraber, günümüzde kuantumun yaygın olarak kullanıldığı popüler bilimin çok ötesine, biz sıradan fizik meraklıları için gayet anlaşılır ve yormayan bir anlatı biçimiyle geçip, kuantumu tüm derinliğiyle anlaşılır kılıyor.
BURAK SOYER

Latince kökenli olan kuantum kelimesi (quantum), “ne kadar” anlamına gelmektedir ve bir kuram olarak 20. yüzyıl başlarında ortaya çıkmıştır. Bir “devrim” olarak nitelenen kuantumun ilk baştaki süreci, kuantumun mekaniği yasalarının teknolojik alanlardaki kullanımını kapsar. Transistörler, diyotlar, işlemciler, güneş enerji panelleri, MR görüntüleme ve nükleer enerji gibi teknolojilerde kuantum mekaniği kullanılmıştır. Kuantum devriminin ikinci sekmesindeyse kuantum sistemleri daha gelişmiş bir şekilde ortaya çıkar. Kuantum bilgisayarlar, kuantum internet, kuantum şifreleme gibi günümüze kadar gelen sistemler, bunlar için örnek teşkil edebilir.
Bilkent Üniversitesi Fizik Bölümü’nde lisans, ODTÜ Fizik Bölümü’nde yüksek lisans eğitimini tamamlayan, doktora derecesini ise Boğaziçi Üniversitesi Fizik Bölümü’nden alan ve şu anda Wolfram Institute’te “afiliye araştırmacı” olarak görev yapan Furkan Semih Dündar’ın yazdığı, Say Yayınları’nın “Herkes İçin Bilim” dizisinden çıkan “Kuantum 101”, son yıllarda dünya genelinde oldukça popüler bir bilim alanı hâline gelen kuantumu, ortaya çıkış sürecinden itibaren adım adım izleyerek şu anda geldiği noktaya kadar kapsamlı bir biçimde ele alan bir kitap. İki kuantum devriminin sadece bilimsel alanda değil, gerçekliğe dair de felsefi bir soruşturma yapan “Kuantum 101”, fiziğin en kafa karıştırıcı konularından birini sade bir dille anlatarak konunun meraklıları için bir kılavuz niteliği taşıyor.
Sekiz bölüme ayrılan “Kuantum 101”in ilk bölümünde Furkan Semih Dündar, her şeyin başlangıcı olan atomun keşfinden yola çıkarak bu “büyük” buluş ile birlikte gelişen elektron, proton ve nötronun keşfine değiniyor. Buradan çift yarık deneyiyle fotoelektrik etki ve dalga-parçacık eksikliği üzerinde duran Dündar, morötest felaketi açıklamaya girişiyor.
İkinci bölümde dalga fonksiyonu, süperpozisyon, spin, dolanıklık, gözlem, belirsizlik ilkesi, yoğunluk matrisi, tünelleme, hidrojen atomu ve Feynman Yol İntegrali gibi terimlerin ne anlama geldiğini açıklayan yazar, devamında yan iletken teknolojisi, lazerler, süperiletkenlik, tıbbi görüntüleme, atom saatleri, rastgele sayı üreteçleri, nükleer teknoloji gibi alanlarda kuantumun etkisini araştırıyor. Dördüncü bölümde ikinci kuantum devrimine göz atılan kitapta, kubitler, kuantum bilgisayarlar, kuantum şifreleme, kuantum makine öğrenmesi, kuantum internet, kuantum algoritmalar, kuantum tomografi, süperyoğunkodlama ve kuantum ışınlanma gibi kuantumun ileri seviyedeki kullanım alanlarını masaya yatırıyor.
“Kuantum Alan Kuramı” adlı beşinci bölümde, fiziğin iki büyük kuramı olan kuantum ve izafiyet hakkında görüş belirten Dündar, sürekli simetrilerle korunan niceliklerden ayar kuramlarına, kuantum elektrodinamiğinden kuantum renk dinamiğine, efektif alan kuramlarından Feynman diyagramlarından kendiliğinden simetri kırılmasına, süpersimetriden unruhışımına kuantumun alan kuramına giren belli başlı konuları detaylandırıyor. Kuantumun standart modellerini incelediği altıncı bölümde, elektromanyetik etkileşim, zayıf ve güçlü etkileşim ile standart modeldeki parçacıklar ve yine bu model kapsamındaki korunan sayılar, simetrilerle, renormalizasyon, karanlık madde için olası parçacıklarla standart modelin sorunları konu ediliyor.
Kuantumun kütle çekimi ihtiyacının incelendiği yedinci bölümden sonra da kuantumla ilgili Everett’in çoklu dünyaları, gizli değişkenler ve Bell eşitsizlikleri, Pilot dalga yorumu gibi alternatif fikirlere göz atılıyor.
Furkan Semih Dündar, “Kuantum 101”de, modern fiziğin iki temel unsurundan biri olan kuantumu, baştan aşağı deşeleyip ortaya dört başı mamur bir kuantum dosyası çıkarmakla beraber, günümüzde kuantumun yaygın olarak kullanıldığı popüler bilimin çok ötesine, biz sıradan fizik meraklıları için gayet anlaşılır ve yormayan bir anlatı biçimiyle geçip, kuantumu tüm derinliğiyle anlaşılır kılıyor.

Burak Soyer
Gazeteciliğe 2005 yılında Radikal Gazetesi Kültür Sanat Servisi ve Kitap Eki’nde başladı. Şimdiye kadar Milliyet, Hürriyet, Hürriyet Kitap Sanat, BirGün, BirGün Pazar, BirGünKitap, Taraf, Cumhuriyet Pazar, T24, Gazete Duvar, sendika.org, solhaber.org’a, siyaset, edebiyat, müzik, sinema, tiyatro yazıları yazdı. Halen Gazete Pencere, Bianet, Gazete İkinci Yüzyıl ve OT dergisine kültür sanat, K24, Edebiyathaber.net, Oggito, Ne Okuyorum?, Ajandakolik, Mahal Dergi, Romanoku internet sitelerine de edebiyat yazıları yazıyor. 2017 yılında ilk kitabı Zıvana Doğan Kitap etiketiyle yayımlandı. Zıvana’nın devamı olanBuji de 2019 yılında aynı yayınevinden çıktı. Son romanı Ring ise, geçtiğimiz Eylül ayında Karakarga Yayınları etiketiyle okuyucuyla buluştu. 2015 yılında Anadolu Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun olan Burak Soyer, halen Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Sanat Tarihi bölümündeki eğitimine devam etmektedir.


