Bu haftaki filmimiz; Avustralya yapımı doğaüstü korku fimi Talk To Me – Konuş Benimle, merkezine 17 yaşındaki Mia’yı alıyor ve mumyalanmış bir eli kullanarak ruhların canlanmasını sağlayan bir grup arkadaşın hikayesini konu ediyor. Çok işlenmiş bir konuyu ele alsa da insanı gerçekten korkutan bir korku filmi olan, bunu elde ettiği gişe geliriyle de ispatlayan bu filmi izlerken insan kendine sormadan edemiyor: Böyle bir deneyimi yaşamak ister miydim?
ALPERHAN BENLİOĞLU

Gerilim filmi serisini bu kez dozu biraz daha arttırarak yeni korku filmi devam etmek istiyorum. Prömiyerini Adelaide Film Festivi’nde yapan, elde ettiği büyük gişe başarısıyla yapımcıların yüzünü güldüren Talk To Me – Konuş Benimle, Michael Philippou ve Danny Philippou’nun ilk uzun metraj filmi özelliğini de taşıyor.
Filmi izlerken neden uzun zamandır korku-gerilim türü izlemediğimi tekrar fark ettim. Nazım Hikmet “Sen mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin?” diye sorarken hemen arkasından devam eder: “İşin kolayına kaçmadan ama. Gül yanaklı bebesini emziren melek yüzlü anneciğin resmini değil” der. Nasıl mutlu resimlerde anne – çocuk kullanmak çok kolaysa korku filmi çekerken insanı rahatsız etmek için çocuk ve ebeveynlik temasını kullanmak da o kadar kolay. Artık Hollywood filmi olsun olmasın bütün yapımcılar ve senaristler bunu keşfetmiş durumdalar. Hemen çocuk ve aile teması yerleştir, çocuğa da zarar versinler olsun bitsin. Kimse kusura bakmasın ama bu gerçekten de işin çok kolayına kaçmak. Bir baba olarak sanırım bir süre daha en sevdiğim türe ara vermek durumunda kalacağım.
Hazır eleştirileri başta sıralamışken filmimizin konusunda biraz bahsedelim. Daha önce çok işlenmiş olan cin çağırma seanslarına farklı bir yorum katarak bu kez mumyalanmış bir medyum elini kullanan çocukların araftaki ölülerle temas kurması temel alınmış. Filmimizin kahramanı Mia, annesini kaybetmesinin travmasını üzerinden atamamış babasıyla yaşayan genç bir kız olarak karşımızda. En yakın arkadaşı Jade ve onun ergen kardeşi Riley filmin merkezindeki diğer isimler. Jade ile Riley anlaşamayan iki kardeş rolündeyken Mia ise Riley’i anlayan ablanın en yakın arkadaşı olarak oldukça gerçekçi roller üstlenmiş durumdalar. Mumu yakıp eli tuttunuz anda araftaki ölülerden birini karşısında görüveriyorsunuz. Bunun ötesinde ona filme de ismini veren replik olan Konuş Benimle dedikten sonra bir de içinize girmenize izin verirseniz boyutlar arası bir deneyim yaşıyorsunuz.
Filmde ebeveyn sorumlulukları, telaşları onları koruma içgüdüsüne rağmen nasıl başarısız olunabileceği de alt metinlerde net şekilde vurgulanıyor. Ablasının izin vermemesine rağmen mistik deneyimi yaşamak isteyen Riley’in başına gelenler de ekran karşısındaki ebeveynlerin gecesini kahretmek için hazırlanmış gibi adeta. Mia’nın tesadüfen temasların birinde annesiyle denk gelmesi de filmi ayrı bir boyuta taşıyor. Bu kez yine anne – çocuk ilişkisi boyutlar arasındaki sınır kaldırılarak vurgulanıyor.
Filmi son yıllarda izlediğim korku filmleri içerisinde en başarılı bulduğum film olarak adlandırsam abartmış olmam sanırım. Rollerin tam oturduğu, ses efekti yerine olay örgüsüyle insanı korkutan bir film Talk To Me. ABD içinde 38.9 milyon dolar; dış pazarda ise 11.2 milyon dolar hasılat elde etmesi de bunu kanıtlar nitelikte. Bu rakamların 4.5 milyon dolarlık bir yapımla yapılmış olduğu gerçeğini göz önüne alırsak filmin devamının da geleceğini şimdiden ön görmek zor olmaz.
Her zamanki gibi filmi sohbetimizi bir soru ile bitirip sizi fazla kasvete sokmadan olayı dahil edeyim istiyorum. Arkadaşlarınızla toplandınız ve sizi arafla temas kurduracak bir el ile baş başasınız. Ne dersiniz siz böyle bir deneyimi yaşamak ister miydiniz? Herkese iyi seyirler.


