Close Menu
    Son Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Ekim 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » OTOBÜS GEÇMEYEN DURAK
    SUAREMAG

    OTOBÜS GEÇMEYEN DURAK

    Şubat 1, 2026Yorum yapılmamış5 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    zeynep Pınarbaşı
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Zeynep Pınarbaşı 

    Zincirlikuyu Mezarlığının kapısındayım, tipi şeklinde kar yağıyor. Kafamın üstündeki gösterişli kapının üstünde “Her canlı ölümü tadacaktır,” yazıyor. Kocaman bir yalnızlık var kapının ardında. 

    Sabah saatlerinde Taksim’de bir görüşmem vardı. Sonra mezarlığa gidip işlerimi hallederim, diye düşündüm. Ama hayatın planları hep kendine göre olduğu gibi o gün de öyle işledi. Kar sebebiyle karayolunda sıkıntı yaşamamak için tramvaya bindim. İnsanlar çörekotu taneleri gibi kalabalık bir nokta yığını, ilk duraktan binmeme rağmen oturamadım. Oturamadığım gibi o kalabalık beni sıkıştırdıkça sıkıştırdı. İkinci durakta o kadar insan yetmez gibi birbirini iterek içeri girmeye çalışan ve kalan boşluklara sığmayacak bir yığın vardı. Üçüncü durak benim için varacağım yer değildi ama orada kalmak zihnim için müthiş bir acıydı. Ter bastı, yanaklarıma alev oturdu, içim o tramvayın vagonu gibi sıkıştı, kendimi dışarı zor attım. Boş olabilecek bir otobüs bekledim. Kalabalığın azaldığı kendime yalnızlık kurabileceğim bir alana ihtiyacım vardı. 

    Taksimde kar kış kimseyi etkilememiş, su dalgası gibi dağılıyordu insanlar. İstanbul eskiden görünmez bir şehirdi benim için içinde kaybolduğum, su dalgasına kapılıp oradan oraya savrulduğum, şimdi yalnızlığıma bile izin vermeyen bir canavar gibi. 

    Taksim sonrası madem çıktım, diyerek planımı bozmadım. Metroya bindim. Kendine ritim yaratmış insan kalabalığında süzüldüm vagonun içine. Yalnızlığıma ait bir alanım vardı. 

    Yazı grubumuzda her gün bir tetikleyici kelime, cümlemiz oluyor. O günün kelimesi: Otobüs geçmeyen durak. Kendi içinde nasıl da yalnız bir mekân aslında üstüne çok şey yazılabilirdi. Yazdı da herkes, ben hariç. Ben olmayan bir varlığı, otobüs geçmeyen durağım yaptım o gün. 

    Taksim sonrası durağım Zincirlikuyu Mezarlığı’ydı. İnsanın işi düşünce orası resmi bir alana dönüşüyormuş. Yıllarca her gün önünden geçtiğimiz, dalga geçerken “Haydi Zincirlikuyu’ya ya da seni Zincirlikuyu paklar” dediğimiz yer o gün güçlü bir varlık oldu benim için. Mezarcı oradaydı, almadığımız mezarlık tapusu oradaydı, mezarcı ile sözleşme yapmak gerekti, mermerden yapılacak mezar için ruhsat gerekti. Hepsi o sessizliğin gömülü olduğu ihtişamlı kapının ardındaydı. 

    Birisi ölünce onun adına her yaptığın şeyde biraz daha ölüyormuş, gerçekten öldüğünde de siz var oluyormuşsunuz. Ben artık var olduğumu düşünmeye başlamıştım. Osmanlı tokadını yemeden önce. Nuri Bilge Ceylan’ın dediği gibi “Biri ölür, üzülmezsiniz. Sonra sandalyeye asılı hırkasını görürsünüz. O hırkanın duruşu kalbinize oturur.” 

    Metrodan çıkıp mezarlığa doğru yürürken eşime mesaj attım, “babamın mezarlık ada parseli neydi?” yazdım, cevap gelmedi. Bir tanıdığın attığı fotoğrafı bulup eşime yolladım. “Bana sorsan söylerdim,” yazdı. “Yazdım cevap vermedin,” dedim. Baktım mesaj gerçekten yok. Başkasına yollamışım. Geri dönüp mesaj kutusuna baktım kime sordum diye, mesajı babama atmışım. 

    Otobüs geçmeyen durak: Babamdı. O kocaman arazinin içindeki yalnızlıkta içimde bir kalabalık oldu, çekip gittiğini düşündüğüm tüm eski tanıdıklar, anılar, okul arkadaşlarım, mahalle komşularım koluma girmiş mezarlığa doğru benimle geliyordu. Arkadaşımı arayıp ağladım, ağlaya ağlaya yürüdüm. İşim bitince yakınlarda olan bir çocukluk arkadaşımı aradım yanına gittim. 

    O koca şehir, beyaz taşlarla döşeli mezarlık, kar taneleri, yığınla insan ve tek başıma ben. Yalnızlık kimsesizliktir. Yalnızlık ve tek başınalık birbirinden ayrı iki kavramdır. Tek başına olmak, kendi seçimimiz olduğunda; rahatlatıcıdır, iyi hissettirir ve olumludur. Tek başına kalıp resim yapmak veya kitap okumak isteyebiliriz. Evde tek başına televizyon seyretmekten, sinemaya gitmekten, sosyal medyada gezinmekten hoşlanır, bunun için kendimize programlar yapabiliriz. Kişinin kendi seçimi olmadığını hissettiren durumlarda ise tek başınalık yalnızlık duygusunun açığa çıkmasına neden olur. Ben hayatım boyunca tek başınalığı sevdim. Birileri varken kendimle olmayı öğrendim ama o gün, o dakika, sokakta üşüyen kibritçi kızdan farkım yoktu. Otobüs geçmeyen bir durağa dikilmiş gelecek aracı bekliyordum. 

    Şu an oturduğumuz siteye on yıl önce taşındık. Bu mahallenin en sevdiğim yanı, etrafı çok fazla mezarlıkla çevrili olmasıydı. Mahallenin büyük parkının arka tarafı mezarlık, piknik masaları, yürüyüş ve koşu parkuru olan bu alanın mezarlığa bakan tarafları genelde boş oluyor. Saklanan aşıklar dışında bir de ben oluyorum. Yaşamın gürültüsüne karşı ölümün huzuru kaplıyor etrafı.  Şehrin kaosu kalabalık bir yaşam belirtisi olarak hemen arkamda devam ederken mezarlığın sükuneti kendi yalnızlığım olarak eşlik ediyor. Bazen insan, yaşayanların sahte kalabalığından kaçıp ölülerin dürüst sessizliğine sığınmak istiyor. 

    Bazen o mezarlıklar yas tutanlar için bir buluşma noktası, bir tür “keder kalabalığı” haline gelir. After Life dizisinde olduğu gibi Tony (Ricky Gervais) sık sık eşini ziyarete gider ve bir süre sonra mezarlıkta yine eşini ziyarete gelen Anne (Penelope Wilton) ile tanışır. Bu yalnızlık ikisi arasındaki keder kalabalığına dönüşür. 

    Ahlat Ağacı birçok Nuri Bilge Ceylan filmi gibi yalnızlık temasını çok iyi işler. Ama burada o kalabalık içindeki yalnızlık daha fazla vurgulanır. Filmin adını aldığı “Ahlat Ağacı” doğada tek başına, eğri büğrü ve uyumsuz büyüyen bir ağaçtır. Doğada yalnızlığın fiziksel ve ruhsal temsilidir.

    Filmde Sinan’ın (Doğu Demirkol) yalnızlığı başlangıçta bir üstünlük kurma çabasıdır, kendi dünyasında entelektüel yalnızlıktır. Kitabını bastırdıktan sonra kimsenin onu okumamasıyla bu durum, acı bir “terk edilmişliğe” dönüşür. Kitaplarının bir bodrum katında küflenmesi yalnızlığı ve kimsesizliğini perçinler. Sinan, film boyunca babası İdris’i (Murat Cemcir) hor görür ve onun toplumdan dışlanmışlığını borçlar, kumar, gariplik durumunu bir başarısızlık sayar. Finalde, kalabalığın içinde ona gerçekten dokunabilen, onu “okuyan” tek kişinin, kendisi gibi yalnız ve uyumsuz olan babası olduğunu anlar. Filmin finaline doğru gelişen olaylar ve kuyu metaforu, bir tür “yaşarken gömülme” veya kendi yalnızlığında boğulma hissini çok iyi verir. Mezarlık sahneleri olmasa bile, ölümün soğukluğu ve bireyin toplum içindeki izolasyonu filmin her karesindedir. İnsandan duvarların içinde yine insanın kendisi tektir. 

    Doğarken kalabalığa doğan çoğu insan, ölürken yalnızdır. Ölüm insanın tek başına kalmasını kollar, Azrail bir duvarın ardında kalabalığın yok oluşunu bekler. 

    Hayat, tüm kalabalıklara rağmen insanın içine yalnızlığı sıkıştırıvermiştir. Ne yaparsan yap o yalnızlık dolmak bilmez. Çok az insan kalabalıktır ya da öyle olduğunu zanneder. Martin Heidegger’e göre insan, “Ölüme doğan varlık”tır.  Heidegger kalabalığa “Herkes” der. Kalabalık, ölümü unutmak için sürekli konuşur, oyalanır ve gürültü çıkarır.

    Aslında modernitenin öncesi yalnızlık kavramı yoktu, sanayi devrimiyle beraber ortaya çıkan bir kavram oldu. Yıllar içinde yalnızlık bir soruna dönüştü hatta anketlerde hava kirliliği, obezite, aşırı alkolden daha ölümcül olarak belirlendi. Evliliğin ömrü uzattığı sonuçlarına varıldı. Evlilik olmasa bile her insanın bir yol arkadaşına ihtiyacı var. Tek başınalık gerekli ama bir yoldaş her daim olmalı, hayatın çekilir tarafı bu dostluklardır. 

    Kendi kalabalığımızı yaratmalıyız. Her insanın, kalabalığın içinde otobüs geçmeyen bir durağı vardır ve bir gün onu bulur. 

    Zeynep Pınarbaşı için her şey mektuplarla başladı. Sonra şiirler geldi. Ardından iç dökmeler… Yıllar kelimeleri kovaladı, o da peşinden gitti. Şimdi sırada öyküler var. Yazdı, yazıyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI

    Zeynep Pınarbaşı için her şey mektuplarla başladı. Sonra şiirler geldi. Ardından iç dökmeler… Yıllar kelimeleri kovaladı, o da peşinden gitti. Şimdi sırada öyküler var. Yazdı, yazıyor.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    suaremag yazar zeynep Pınarbaşı

    Related Posts

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Kitapları
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün fotoğraflarıyla yer aldığı yeni kitabı Kırık Yansımalar üzerine İstanbul…

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    Afife’nin hikâyesi modern bale ile hayat buluyor

    Ekim 1, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    Banu Mushtaq’ın Kalp Lambası: Booker Ödüllü bir tanıklık

    Ocak 3, 2026 Kitap

    ÇATLAKLARDAN SIZAN

    Kasım 1, 2025 SUARE ÖYKÜ DERGİSİ
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.