Amber Alert, yönetmen Kerry Bellessa imzasıyla, sıradan bir araç yolculuğunu ahlaki bir sınava dönüştüren yüksek tempolu bir gerilim filmi. Başrollerinde Hayden Panettiere ve Tyler James Williams’ın yer aldığı yapım, gerçek hayattaki Amber Alert sisteminden aldığı ilhamla izleyiciyi vicdan, sorumluluk ve hız arasında sıkışmış bir kurtarma operasyonunun tam ortasına bırakıyor. Film, çocuk kaçırma vakalarının yarattığı toplumsal travmayı sömürüye kaçmadan ele alırken, “Ben olsam ne yapardım?” sorusunu izleyicinin zihnine ısrarla bırakıyor.
ALPERHAN BENLİOĞLU

Hayden Panettiere ve Tyler James Williams’ın başrollerini paylaştığı Amber Alert (2024), sıradan bir araç yolculuğunun nasıl nefes kesen bir kurtarma operasyonuna dönüştüğünü mercek altına alıyor. Gerçek hayattaki çocuk kaçırma ihbar sisteminden adını alan film, izleyiciyi vicdan ve hız arasında sıkışmış bir kovalamacanın içine bırakıyor. Özellikle Epstein olayları sonucu hepimizin uykularını kaçıran çocuk istismarı konusunda da filmin bir farkındalık uyandırmasını dileyerek incelemeye başlıyorum.
Her şey bir yolculuk uygulaması üzerinden Jaq ve Shane’in yollarının kesişmesiyle başlar. Ancak telefonlarına düşen o tiz sesli “Amber Alert” bildirimi, yolculuğun rotasını tamamen değiştirir. Önlerindeki aracın eşkalinin ihbardaki bilgilerle uyuştuğunu fark eden ikili, polisin yetersiz kaldığı noktalarda inisiyatif alarak zamana karşı bir yarışa girer.
Yönetmen, kapalı bir alan olan araç içi ile uçsuz bucaksız otoyollar arasındaki tezatlığı gerilimi tırmandırmak için iyi kullanıyor. Bir yandan şüpheliyi gözden kaçırmama çabası, diğer yandan deşifre olma korkusu filmin atmosferini sürekli canlı tutuyor. Amber Alert sisteminin yarattığı o toplumsal sorumluluk duygusu, izleyiciye “Ben olsam ne yapardım?” sorusunu sordurmayı başarıyor.
Özellikle Hollywood’un son dönemde konudan ziyade bol kanlı sahnelerle insanı germe çabasını düşünürsek Amber Alert bu açıdan kanın ötesinde gerilim dolu kovalama sahneleriyle insanı kendine çekiyor.
Bu arada sistem, 1996 yılında Texas’ta bisiklet sürerken kaçırılan ve maalesef cansız bedenine ulaşılan 9 yaşındaki Amber Hagerman’ın anısına kurulmuş. Ayrıca bu isim, bir kısaltma (backronym) olarak da kullanılıyor: America’s Missing: Broadcast Emergency Response (Amerika’nın Kayıpları: Yayın Acil Durum Yanıtı).
Kovalama gerilimlerini seven biri olarak filmi genel anlamda beğendiğimi söylemeliyim. Allah hepimizin çocuklarını bu kötü dünyadan korusun. Amin. İyi Seyirler 😊

Alperhan Benlioğlu
Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü ve Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümleri mezun olduktan sonra kariyerime Hacettepe Üniversitesi’nde MBA ile devam ettim. Aselsan’da 12 yıl Proje Yöneticisi olarak görev yaptıktan sonra, kariyerini Prowin Danışmanlık’ta Genel Müdür Yardımcısı olarak sürdürüyorum. Sinema ve edebiyat ile yakından ilgileniyorum. “Sihirli Maceralar Kitabı”, “Bal Porsuğu Uzaylılara Karşı” ve “Hindistan Cevizine Ne Oldu?” isimli üç çocuk kitabım bulunuyor. Bugüne kadar şiir ve hikayelerim 10’un üzerinde farklı kolektif kitapta yer alırken, yazmaya devam ediyorum.


