Close Menu
    Son Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Perşembe, Nisan 30
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      1 KAVRAM 10 DÜŞÜNÜR: Varoluşun On Yüzü

      Ağustos 2, 2025

      Ulus Baker: Kısacık hayatına çağları sığdıran ‘birisi’

      Temmuz 12, 2025

      Institut français, Fransız yazar, felsefeci ve filolog Barbara Cassin’i ağırlıyor

      Şubat 25, 2025

      Sade Yaşamın Gücü: Epikür ve Tao’nun izinde sadeleşmek

      Aralık 7, 2024

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Yeni Eril: Dr. Nil Keskin’den kapsamlı bir dönüşüm rehberi

      Mart 4, 2025

      Cansel Oruç’un ‘Başarmaktan Korkma’ kitabı okuyucuyla buluştu

      Aralık 26, 2024

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      “Bir ‘teselli’ ver…”

      Nisan 20, 2026

      Sandviç Kuşağı: Arada Kalmışlık

      Nisan 19, 2026

      Var ol! Kelime büyücüsü çok yaşa!

      Nisan 15, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026

      Filiz Çiçek’ten adalet ve intikam romanı: Kayıp Ada ve Şeytanları

      Nisan 22, 2026

      Adını Sen Koy: İki farklı zaman, iki farklı kadın ve benzer bir hikaye

      Nisan 21, 2026

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Ayın Şarkıları: MART AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mart 8, 2026

      İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar konserleri devam ediyor

      Ocak 15, 2026

      AYIN ŞARKILARI: OCAK AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Ocak 1, 2026

      Sanatın özgür ruhlu bilgesi Patti Smith İstanbul’a geliyor

      Aralık 14, 2025

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

      Mart 16, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lll

      Mart 16, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Río Sur, Pera Müzesi’nde

      Ekim 16, 2025

      Dalí’nin Tavşan Deliği: Bir romanın resme dönüşen rüyası

      Haziran 12, 2025

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nden ücretsiz sergi turları

      Şubat 20, 2026

      Isabel Muñoz’un Göbeklitepe fotoğrafları Berlin’de

      Şubat 10, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Palu Ailesi skandalı belgesel oldu

      Nisan 10, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      İstanbul Film Festivali 9-19 Nisan’da sinemaseverlerle buluşuyor

      Mart 24, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Sahnede paranormal bir deneyim: “Geceyarısı Hayaleti” başlıyor

      Mart 19, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

      Nisan 29, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      Ebru Karaayvaz’dan ağlarken güldüren kitap: Reçeteye Mizah Ekledim

      Mart 9, 2026

      Bozkurt: Yeni nesil yayıncı Toros, kitabı sadece basılı ürün gibi görmüyor!

      Mart 2, 2026

      “Gençler Nereye?” kitabının yazarı Tuğçe Tatari: Türkiye gençlerini duymuyor ve görmüyor

      Şubat 27, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Pablo Neruda: Aşkın, kavganın ve sessiz coğrafyaların şairi

      Temmuz 12, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » DUVARLAR
    SUARE ÖYKÜ DERGİSİ

    DUVARLAR

    Mart 1, 2026Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Dilek Nilsu Tüfekci

    Köşkün sevimsiz koridorlarında amaçsızca yürüyorum. Bu saatte benden başka bir temizlikçiler, bir de Erdem Bey ile konuşmayı talep eden kızgın vatandaşlar buradadır herhalde. Evime gidecek cesareti kendimde bulamıyorum. Kalıp raporları gözden geçirecek cesaretimse hiç yok. Ben de bu rüküş tablolarla döşeli, cansız duvarların çevrelediği koridorları bir turistmişim gibi geziyorum işte.

    Ülkemizin ulaştırma bakanı Erdem Bey, beni yanına yardımcı olarak alalı yaklaşık bir yıl oldu. En prestijli, en seçici üniversitelerimizden birinden mezun olan ben, o zamana kadar başıboş bir aylak gibi zamanımı at yarışı oynayarak geçiriyordum. Ailemin canına tak etmesiyle birlikte evden atılmakla tehdit edilince üstünde hiç düşünmeden oraya buraya özgeçmişimi yollamıştım. Sırf çenelerini kapamak için, belki de biraz isyankârlıkla yaptığım bu hamle, beni Erdem Bey’in yanına getirdi.

    Mülakata girdiğim günü dün gibi hatırlıyorum. Başta benimle birlikte 50’den fazla genç vardı. Büyük bir kısmı ufak bir ön görüşmeden sonra asıl odaya bile alınmadan evlerine yollandılar. İşi gerçekten alma ihtimalimin arttığını fark ettiğimde çok gerildiğimi hatırlıyorum. Sonra kalanlarımızın hepsini teker teker Erdem Bey’in odasına çağırdılar. Sıra bana geldiğinde vücudumu ben yönetmiyordum artık. Bilmediğim, tanımlayamadığım bir varlık zihnimi ele geçirmişti sanki.

    “Nasılsınız Koray Bey?”

    “Daha önce bir sekreterlik deneyiminiz oldu mu?”

    “Hükümetimizin güncel politikası hakkında ne düşünüyorsunuz?”

    “Ne kadar yük üstlenmeye isteklisiniz?”

    Soruların hepsini teker teker, onların istediği gibi yanıtladım. Yanıtladım yanıtlamasına ama, gözüm sürekli istemsiz olarak karşı duvardaki çatlağa kayıyordu. Konuştuğum kişiyle göz temasını sürdürmeye çalışıyordum ama sanki gizli bir güç gözümü yuvasından o çatlağa doğru itiyordu. En sonunda karşımdaki kişiyi de sinirlendirdim:

    “Neye bakıyorsunuz Koray Bey? Şu an konuştuklarımızdan daha önemli bir şey mi var odada?”

    Aniden ağzım kurudu. Bir şey söylemem lazımdı ama dudaklarım bana ihanet ediyordu. En sonunda bir şeyler gevelemeyi başardım. “Plaketler. Plaketler ne kadar güzel görünüyorlar öyle. Bakanımız şu ana kadar çok şey başarmış olmalı.”

    Karşımdaki kişi birkaç saniye duraksadı. Umutsuzca yüz ifadesini okumaya çalışıyordum ama nafile. Robot gibi bir ifadeyle “Biz sizi arayacağız.” dedi. Süklüm püklüm ayrıldım o gün köşkten. İş bulup kıymetli vaktimden vazgeçmek istediğim son şeydi ama rezil oluşuma fena bozulmuştum. Aynı günün akşamında işi aldığımın haberi gelince ne kadar kafamın karıştığını tahmin edersiniz.

    İlk ay bir tür eğitimden geçtim. Onu takip eden birkaç ay da son derece durağan geçti. Bakan beyin odasına defalarca girip çıkmış olmama rağmen aynı mekânda olduğumuz seferler bir elin parmağı kadar ya vardır ya yoktur. O odaya her girdiğimde gözüm çatlağa kayardı. Benden başka kimsenin fark edip etmediğini merak ederdim. O çirkin, küçük, yamuk yumuk çatlağın içinden bu duvarların duyduğu en büyük sırlar fışkıracakmış gibi gelirdi. Kimse onun orada olduğunu bildiğimi fark etmesin diye her seferinde sakar bir aceleyle terk ederdim odayı.

    O talihli gün, işimdeki altıncı ayımda yaşandı sanırım. Eğer yaşamım bir kamışsa, yüce bir güç tam bulunduğum boğumdan çat diye bükmüş olmalı onu o gün. Fırtınalı olmasına rağmen sıradan bir sabahtı. Birbiriyle alakasız, tüm hayatımdan daha pahalı mobilyalarla döşenmiş bir odada, bakanlığın dağıtacağı bazı ihalelerle ilgili son kontrolleri yapıyordum. Koridorlardaki ayak sesleri normalde olduğundan daha gürültülü ve telaşlıydı ama kötüye yormadım, Bakan Bey gelecekse hazırlık yapıyor olmalılardı. Telefonumun durmadan titreşişini görmezden geldim, bitirmem gereken işlerim vardı. En sonunda bir kahve molası için odadan çıktığım an, işte o an, bir felaket dalgasının beni denizin dibine gömdüğünü hissetmiştim. Tarif etmesi zor bir duyguydu bu, hiçbir şeyden haberim yoktu ama bir şeylerin ters gittiğinden adım gibi emindim. Zihnim kaç diyordu, burası tamamen sular altında kalmak üzere. Modern yaşamın gerektirdiği gibi zihnime kulak tıkadım.

    O sırada Yılmaz’ı gördüm, bakanlıkta staj yapan genç bir çocuk. Zavallının benzi, köşkün kapısındaki aslan heykellerinden halliceydi. Ne olduğunu öğrenmek istemiyordum aslında ama bir noktada öğrenecektim zaten, el mahkûm Yılmaz’ın yanına gittim.

    “Hayrola Yılmaz, sorun nedir?”

    Bana celladını görmüş kurbanlık bir keçi gibi baktı. Sesi boğazına kaçmış gibiydi.

    “Feribot kazası. Büyükçe de bir feribot. Kayıplar var diyorlar.”

    O sırada karnımdaki hissin ne anlama geldiğini tam anlayamadım ama şimdi biliyorum; geleceğini görmenin verdiği histi bu. Bir çıkış yolum yoktu. Bakanlık sorumluluk üstlenmeyecekti. Ya işimi kaybedecektim ya da dışarıda aynı suyu içtiğim, aynı otobüse bindiğim, aynı trafikte beklediğim insanlara ihanet edecektim. Hangisini tercih ettiğimi bilmiyordum.

    Kelimeler Yılmaz’ın ağzından çıktıktan sonrası ileri sarılmış bir film şeridi gibi. Kısım kısım hatırlıyorum; Bakan Bey’e haber verildi, basın açıklaması hazırlandı, ölüm ve kayıp haberleri gelmeye devam etti. Bariz hataların üzeri örtüldü. Sorumluluk, kelime cambazlıklarıyla üzerimizden atıldı. Ben haberlere bakmaya devam ettim. Gördüğüm yüzler, okuduğum isimler bende beni korkutan bir uyuşukluk yarattı. Saatler geçti. Günler geçti.

    HABERCİ POSTA

    FERİBOT FACİASI: 16 ÖLÜ

    KAYIPLAR İÇİN ARAMA KURTARMA ÇALIŞMALARI SÜRÜYOR

    BAKANLIKTAN AÇIKLAMA

    YUNANİSTAN TAZİYELERİNİ İLETTİ

    İLKBAHAR SEZONUNUN EN TREND CEKETLERİ İÇİN TIKLAYIN

    İlk haftadan sonra kamuoyunun tepkisi hissedilir derecede azaldı. İnsanlar hayatın kendilerine özel hazırladığı cehennemlerine döndüler. Kurbanların ailelerinin cehennemlerinde ise zaman hep asılı kalmıştı, suya düşen dijital saatler gibi. Köşke kaç kez görüşmeye geldiler, kaç kez kapıdan döndürüldüler inanın sayamadım. Her gelişlerinde kapıya arkamı döndüm. Hesap kitaplarımı Erdem Bey’in odasına bırakmaya, molalarımdan koşar adım dönerken renk cümbüşü halılara kahvemi dökmeye devam ettim. Onlar da benim kalbime kara ayak izlerini bıraktılar.

    Kimseye itiraf edemediğim, ağzımdan kaçarsa deli muamelesi göreceğimden korktuğum bir sır vardı Erdem Bey’in odasında. İlk fark ettiğimde azar işittiğim, göze bir kürdan gibi batan o çatlak, aileler her köşke uğradığında biraz daha genişliyordu sanki. Belki strestendi, belki uykusuzluktan. Belki bu çirkin duvarları her gün göre göre gözüme her şey biraz daha büyük geliyordu. Ama emin olduğum bir şey vardı, o da o çatlaktan gözümü her kaçırmaya çalıştığımda kendimi yeniden ona bakarken bulduğum. Uzun süre bakarsam başım dönüyor, nefesimin daraldığını hissediyordum. Çatlağın egemenliği, işimi yapmamı engellemeye başlamıştı.

    Zamanla, ailelerden aşina olduğum kalabalık, yerini özel güvenlik ordusuna bıraktı. Özel bir kartım oldu, beni kumlu ayakkabılı insanlardan ayırmasını sağladı. Bugün aylar sonra ilk kez birtakım istatistikleri masaya bırakmak için yine Bakan Bey’in odasına yolum düştü. Beni bir taburede duvara bir şey asan Yılmaz karşıladı.

    “Hayırdır Yılmaz, nedir bu?”

    “Bakan Bey için özel plaket. Şu kaza esnasında olağanüstü çabalarından dolayı yollamışlar. Ben de daha estetik dursun diye şu çatlağı kapayarak asayım dedim. Güya sıva yapılacaktı oraya, unutuldu herhalde. Komik olan ne biliyor musunuz? Malzeme odası sıva dolu.”

    O an zihnim durdu. Damarlarımdaki kanın buza döndüğünü hissettim. Ağzımı açıp bir şey söyleyecek gibi oldum ama sadece titrek bir nefes çıktı. Boğazımı temizleyip en güçlü tavrımı takındım.

    “Tamamdır Yılmaz, dosyayı masaya bıraktım. Olur da Bakan Bey bugün köşke gelirse bilgilendirirsin.”

    Bir yaban domuzundan korktuğumu saklarcasına odadan çıkmaya yeltendim. Tam o sırada şeytan aklıma tohumunu düşürdü: Dosyaları Erdem Bey’in istediği gibi kırmızı bir klasöre koymuş muydum? Karar bile veremeyecek kadar kısa bir sürede arkamı döndüm. Klasör kırmızıydı. Plaket, koyu kahverengi kenarlarla çerçevelenmişti.

    Ve plaketin arkasından fışkıran çatlak, olmayan gözleriyle benimkileri kendine kilitliyordu.

    Kendimi bir nefes için savaşırcasına odanın dışına attım. Merakla, yargılayarak, ayıplayarak bakan gözlerin arasından bir çita gibi sıyrıldım, kendimi lavabolardan birine kapattım. Titremem ne zaman geçti, orada kaç saat kaldım bilmiyorum. Kendimi tekrar toparlayabildiğimde köşkte kimse kalmamıştı. Ne yaptığımı bilmeden koridorlarda yürümeye başladım.

    Bu saat oldu, hâlâ da yürüyorum işte. O zavallı aileler de benim yürüdüğüm kadar yol yürümüş müdür merak ediyorum. Eve gittiğimde onlar için dua ederim. Birkaçı için bağış kampanyaları görmüştüm, döndüğümde onlardan birine bağış da yaparım belki. Bir de sabah evden erken çıkar, hırdavattan sıva alırım. Kendim yapmaya kalkışıp üstümü pisletmem tabii, benim elimi taşın altına koyacak halim yok; yapacak başka birini bulurum mutlaka. Çatlak da bu şekilde tamir edilmiş olur. O zaman sonunda huzuru bulacağımdan eminim.


    Suare Öykü Dergisi – Tüm Sayılar
    çatlak dilek nilsu tüfekci öykü suare öykü suare öykü dergisi

    Related Posts

    İsmi olmayan hikayeler – lV

    Nisan 12, 2026 Edebiyat

    SuareMag Nisan 2026

    Nisan 7, 2026 Manşet

    Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

    Mart 16, 2026 Öykü

    İsmi olmayan hikayeler – lll

    Mart 16, 2026 Edebiyat
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026 Sanat

    Dolunay Kocabağ, New York’taki oyunculuk kariyerine yeni başarılar eklemeye devam ediyor. Sahne adıyla Luna Vintner…

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026

    Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

    Nisan 27, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    2024; birçok ödülden sonra 7 Oscar’la Oppenheimer yılı oldu

    Mart 11, 2024 Film

    Sahne arkasını merak edenler için UNSEEN Tur

    Ekim 11, 2023 Etkinlik

    George Orwell’in Hayvan Çiftliği romanından 10 unutulmaz alıntı

    Haziran 15, 2023 Edebiyat
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

    Nisan 29, 2026

    NİHAL GÜNDÜZ ile GÖRÜNTÜNÜN SESSİZ İZLERİ

    Nisan 29, 2026

    Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

    Nisan 27, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.