Close Menu
    Son Eklenenler

    Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026

    Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026

    Ayın Kitapları: MAYIS AYINDA NE OKUYALIM?

    Mayıs 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Cuma, Mayıs 1
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      1 KAVRAM 10 DÜŞÜNÜR: Varoluşun On Yüzü

      Ağustos 2, 2025

      Ulus Baker: Kısacık hayatına çağları sığdıran ‘birisi’

      Temmuz 12, 2025

      Institut français, Fransız yazar, felsefeci ve filolog Barbara Cassin’i ağırlıyor

      Şubat 25, 2025

      Sade Yaşamın Gücü: Epikür ve Tao’nun izinde sadeleşmek

      Aralık 7, 2024

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Yeni Eril: Dr. Nil Keskin’den kapsamlı bir dönüşüm rehberi

      Mart 4, 2025

      Cansel Oruç’un ‘Başarmaktan Korkma’ kitabı okuyucuyla buluştu

      Aralık 26, 2024

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      “Bir ‘teselli’ ver…”

      Nisan 20, 2026

      Sandviç Kuşağı: Arada Kalmışlık

      Nisan 19, 2026

      Var ol! Kelime büyücüsü çok yaşa!

      Nisan 15, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: MAYIS AYINDA NE OKUYALIM?

      Mayıs 1, 2026

      Mayın Tarlası: Sessiz gerilimlerin izinde bir ilk kitap

      Nisan 27, 2026

      Filiz Çiçek’ten adalet ve intikam romanı: Kayıp Ada ve Şeytanları

      Nisan 22, 2026

      Adını Sen Koy: İki farklı zaman, iki farklı kadın ve benzer bir hikaye

      Nisan 21, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MART AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mart 8, 2026

      İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar konserleri devam ediyor

      Ocak 15, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Sibel Kırcadere Uslu ile İsmi Olmayan Hikayeler

      Mart 16, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lll

      Mart 16, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Río Sur, Pera Müzesi’nde

      Ekim 16, 2025

      Dalí’nin Tavşan Deliği: Bir romanın resme dönüşen rüyası

      Haziran 12, 2025

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nden ücretsiz sergi turları

      Şubat 20, 2026

      Isabel Muñoz’un Göbeklitepe fotoğrafları Berlin’de

      Şubat 10, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Palu Ailesi skandalı belgesel oldu

      Nisan 10, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      İstanbul Film Festivali 9-19 Nisan’da sinemaseverlerle buluşuyor

      Mart 24, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Sahnede paranormal bir deneyim: “Geceyarısı Hayaleti” başlıyor

      Mart 19, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Kitapları: MAYIS AYINDA NE OKUYALIM?

      Mayıs 1, 2026

      EDİTÖR’DEN

      Mayıs 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Vildan Külahlı Tanış: Kelimeler efsunlu nesneler gibidir

      Nisan 11, 2026

      Ebru Karaayvaz’dan ağlarken güldüren kitap: Reçeteye Mizah Ekledim

      Mart 9, 2026

      Bozkurt: Yeni nesil yayıncı Toros, kitabı sadece basılı ürün gibi görmüyor!

      Mart 2, 2026

      “Gençler Nereye?” kitabının yazarı Tuğçe Tatari: Türkiye gençlerini duymuyor ve görmüyor

      Şubat 27, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Pablo Neruda: Aşkın, kavganın ve sessiz coğrafyaların şairi

      Temmuz 12, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      İMDAT POLİS

      Mayıs 1, 2026

      KİNGU

      Mayıs 1, 2026

      Duygularımı Tanıyorum Serisi

      Nisan 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » SİYAH GİYMEK, GİDEBİLMEKTİR…
    Fatma Maksude Kılınç

    SİYAH GİYMEK, GİDEBİLMEKTİR…

    Mayıs 1, 2026Yorum yapılmamış4 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Fatma Maksude Kılınç

    Henüz on yediydim yani çok genç. Bir erkekle nasıl yaşanır hiç bilmiyordum. Babam oldukça fazla koruyucu, kıskanç bir babaydı. Beni oraya buraya giderken takip etmişliği bile vardır. Ama ben her nasılsa onun takibinden kurtulup hayatımın aşkıyla kaçmayı başardım. Ninem olsaydı yanımda, “boyunun ölçüsünü aldın işte haylaz seni, gör bakalım ananın örekesini,” derdi. Onun yerine ben dedim kendime, hem de yakın zaman sonra. Çünkü sevdiğim ya da sevdiğimi sandığım adam, son derece kıskanç, neredeyse sadist, babasının yaptığı sakatlanmaları hayatındaki tüm kadınlara ödetmeyi ilke edinmiş zavallı biriymiş. Aşk gözümü boyamış meğer, ben bilememişim.

    İyice derinlere batmadan insan, gecenin bile bir ışığı olduğunu fark etmiyor. Bunu zamanla anlıyorum. Simsiyah ruhum gibi tüm elbiselerim. Gecelerin bana diken gibi batmasından sıkıldım, yalnızlığımın hayvansı sessizliğinde öylesine yorgunum ki… Askere gittiğinden beri, her gün bir şeyi çekmeceye kilitledim. Artık onunla ilgili hiçbir şey yok hayatımda, o tutkulu aşkımın bittiğini anladığımda, çekmeceyi bir daha hiç açmamaya karar verdim. Geri gelmeyeceğini biliyorum. Çünkü rüyamda gördüm, o öldü.

    Akşam haberlerinde kimsenin kurtulamadığını söylediler. Demek ki gerçekten öldü, artık beni koyduğu kafesten çıkabilirim. Ayağımdaki dikeni çıkarabilirim. Kendi limanımdan denize açılabilir, fırtınanın içinde kaybolabilirim.

    Ama önce, önce kendimi kaybederek ağladım. Hem özgürlüğüme hem yalnızlığıma hem de onun gidişine… Ağlamak arınmak demiş ya biri hiç değil. Ağladıkça doldum. Başlarda sanki yanımdaymış da izin verdiği kadar ağlayabilirmişim gibi, yavaş, tutuk, itaatkâr ağladım. Önce ters dönmüş bir kara böcek kadar çaresiz sonraysa kapandan kurtulan bir hayvanın özgürlüğünde ne yapacağını bilemeyecek kadar çılgın. Ağladım… Ağladım…

    Geçen onca zamana bakıyorum da kuşkularla, acıyla geçti hep, of ne yalnızlık. Ruhu hasta biriyle yaşamak insanı delik deşik ediyor.

    Daha ilk günlerimizde beni dikenli kör kuyularda yaşatmıştı. Bence aşk bugüne dek hiç kimseyi böyle yaralamamıştır.

    Karanlığı tanıtmıştı bana ilk kez o yaz. Siyah giymeye o zaman başladım. Siyah giymek en büyük çıplaklıktır demişti. İnadına giydim. Ailesindeki kadınların nadiren de olsa yaşadıkları neşelerine sinirlenir ve zorbalığını onlara da gösterirdi. Hiçbir şey anlamamışım meğer ben hiç. Yüreğimin orta yerine sapladığı o en büyük kara dikeni fark etmemişim bile… Tüm kadınlar itaat halindeydiler. Onun dediği olurdu hep. Çıldırırdım ama yapacak bir şey yoktu. Kurban kabul etmişse kurbanlığını, zalime tutkundur artık. Anası, iki kız kardeşi, evin yanaşması, yan evde yaşayan teyzesi ve üç kuzeni. Bunca kadının el pençe divan olmalarını aklım almıyordu. Ama bozamadım bu disiplini, kopamadılar elleri ve beyinleriyle.

    Bir gün ormanda gezerken bir ağaca yapıştırılmış babasının resmini gördüm. Resim yırtık pırtık kalmış, babayı tanımayan birinin asla tanıyamayacağı bir şekil almış, acınası haldeydi. Ona baktım. Dudağının kenarında oluşan pis bir gülüşle gidip cebindeki çakıyla resmi iyice parçalamasını seyrettim. Artık resimden hiçbir şey anlaşılmıyordu. Bana döndü, hayat insana bunları yapar işte, dedi. Hele ki bunu ben yapıyorsam tadından yenmez. İşte o zaman çok korktum. Beni de kesip parçalayacak gibi bakmıştı bana. Sonra gelip hoyratça öpmüştü. Kollarından kaçamamış kuş gibi titremiştim. Korktuğumu anlamak onu daha da kudurtmuştu. Tam bana sarılacakken ellerinden kurtuldum, eve doğru koştum. Ondan ilk kaçışımdı, ilk karşı duruşumdu. Ardımdan gelmedi. İçimde şekillenen ilk isyanı böyle yaşadım. Aslında korkuyu da bilmezmişim o zamanlar ben meğer, ah böylece onu da öğrendim. Kafesimin kilidi de bu korku oldu.

    Çocukluğunda ruhunu hasta eden babasını anlatırdı sık sık. Köyde yakalayıp ıssıza götürdüğü kimsesiz dul kadınlara neler yaptığını anlatırdı. Hep onları izlermiş. Çok erken, gençlik çağındaki ilk boşalmayı bu sırada yaşamış; babasını izlerken. Sonra… Sonra takibe devam etmiş durmuş. Bu kadar pis birine bu kadar âşık olmamı kendime hiç açıklayamadım. Ondan nefret etmeye başladığımda kendimden de nefret ettim. Bu iki nesil baba oğul, sürekli ısıran, hastalık taşıyan bir böcek gibi yaşamışlar. Tüm ailenin dört duvar arasında, sımsıkı kapalı kapılar ardında yaşamaları babadan başlayan bir hastalıkmış. Baba gitmiş ama oğul aynı görevi üstlenmiş. Kadınlar da sessizce kabul etmiş. Korku dağları bekler dedikleri bu olsa gerek. Baba oğuldaki bu delilik kadınlarda doğal bir korku oluşturmuş. Kabul etmişler bunu kadınlar. Anlayamadığım bir sakinlikle itaatkâr olmuşlar. Tıpkı benim gibi…

    Ben bunları hiç bilmeden, hiç görmeden ona gelmişim. Bu dikenli ve belki de tek taraflı hastalıklı aşk, babasının fotoğrafları gibi delik deşik etti beni. Boşuna değilmiş annesinin ara ara ‘oğlumu affet’ sözleri…

    Onun askere gidişine kadar yaşadığım o iki yıl, yirmi yaşımı tonlarca ağırlığın altına attı. İki yılı yirmi yıl gibi yaşadım. Bu genç yaşımda çöktüm, yıkıldım. Kaçamadım, bırakamadım, konuşamadım, her defasında sessizce kalakaldım. Bugün geriye baktığımda kızamıyorum kendime. Kabul ederek yaşamışım çünkü. Gördüklerimle hissettiklerim uyuşmamış birbirine.

    Sonra o gitti. Evdeki kadınlar ve ben bomboş kaldık. Onlar karanlığı sevmişlerdi. Sessizce, öylece kalakaldılar. Bense karanlığın beni sarışından kurtulmak için çok çabaladım.

    Taa ki bir gün gecenin ışığını fark edinceye kadar. Sustum ve sessizce geceyi dinledim. Benim bombam da işte o zaman patladı. Hem özgürlüğün hem isyanın başladığı o tarih benim için öylesine değerli ki… Bedelini peşin peşin ödediğim özgürlük benim için işte böyle başladı.


    Fatma Maksude Kılınç, Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Sinema-TV Ana Sanat Dalı mezunudur. Daha çok senarist olma hedefiyle okurken, on iki eylül karanlığında, reklam yazarlığına mecbur kaldı. İzmir Reklamcılar Derneği’nin ilk ve tek kadın başkanı oldu. Kitvak kurucularındandır. İlk yazarlık yıllarında iki çocuk radyo oyunu TRT’de yayımlandı. Atilla İlhan’ın şiirlerini beğenmesiyle Sanat Olayı’nda şiirleri yayımlandı. İki şiir dosyası var ama yayınlatmaya korkuyor. İzmir’de çeşitli gazetelerde köşe yazarlığı yaptı. Son dönemde kadın yazarlardan oluşan bir grupla üç öykü seçkisinde yer aldı. Distopya dergisi editörlerinden. Bir kızı ve iki minik oğlan torunu var.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    fatma Maksude kılınç suaremag yazar

    Related Posts

    Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: MAYIS AYINDA NE OKUYALIM?

    Mayıs 1, 2026 Ayın Kitapları

    SuareMag Mayıs 2026

    Mayıs 1, 2026 Manşet
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026 Ayın Filmleri

    İTAAT VE İSYAN TEMASINI HİSSETTİREN FİLM SEÇKİSİ Hazırlayan: Sevin Bayrı Dördüncü duvarı yıkıp kameradan sana bakan…

    Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026

    Ayın Kitapları: MAYIS AYINDA NE OKUYALIM?

    Mayıs 1, 2026

    EDİTÖR’DEN

    Mayıs 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    ARZU KURT

    Mart 1, 2025 Arzu Kurt

    SuareMag Mart 2026

    Mart 8, 2026 SUAREMAG

    Kemal Sunal, Michael Jackson’ın konser provasını polis kostümüyle izlemiş!

    Şubat 19, 2025 Manşet 2
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026

    Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Mayıs 1, 2026

    Ayın Kitapları: MAYIS AYINDA NE OKUYALIM?

    Mayıs 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.