Close Menu
    Son Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Temmuz 6
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Figen Ormancı’dan yeni roman: Hiç Kimsenin Gölgesi

      Haziran 29, 2026

      40 Dilde Yayımlanan Dünya Çapındaki Fenomen Roman “Theo” Türkiye’de!

      Haziran 26, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » İÇİMDEKİ MÜZİK
    Güzin Arar

    İÇİMDEKİ MÜZİK

    Haziran 1, 2026Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Güzin Arar

    Başhekimin odasında beklerken dakikalar geçmiyor. Yaşamın ve ölümün tüm olasılıklarının, bütün umutlar ve bütün umutsuzlukların aynı anda hücum ettiği koltuklarda beklemek arafın ta kendisiydi. Cahit’le birbirimizin gözlerinden medet umarak bakışırken, birkaç dakika sonra düşeceğimiz uçurumdan habersizdik. Umay’ın ağır bir kaza geçirdiği haberi gelince, hastaneye nasıl geldiğimizi bilememiş, üstüne bir de bizi kapıda karşılayan başhekim ve bir grup doktor kısa bir açıklamayla bizden acele ameliyat izni için imza alınca paniğimiz katlanmıştı. Ve saatlerdir bu bilgi dışında ne olduğuna dair en ufak bir şey söylenmemişti.

    Zaman… Geçmesini istediğinizde nasıl da sonsuza doğru genişleyen bir karanlık oluveriyordu.

    Başhekim kapıda göründüğünde, biz çoktan hazır ol vaziyetine geçmiş, endişeyle yüzünü, hareketlerini izlemeye başlamıştık. Canı sıkkın, hem de çok sıkkın gibiydi. İyice endişelendik.

    “Oturun lütfen, rahatsız olmayın”

    “Doktor Hanım, neler oluyor, durumu çok mu kötü?” Daha oturmasına izin vermeden soruyu sormuştum, yerimde duramıyordum. “Umay’ın on gün sonra Berlin Filarmoniyle konseri vardı, yetişmesi mümkün olamayacak mı?” İnsanın kaygı düzeyi artınca nasıl saçmalarsa, öyle saçmalıyordum. Neyse ki, doktor durumumun iyi olmadığını anlamış, sakin tutmaya çalıştığı sesiyle,

    “Pelin Hanım, kızınız Umay oldukça ağır bir kaza geçirdi. Sol el ve parmaklar kırık. Parçalı ve ağır bir kırık olduğu için el cerrahı olan yakın bir arkadaşımı çağırdım. Şimdi… Aman Pelin Hanım dikkat!!! Şöyle uzanın muayene yatağına…” Hafif bir baygınlık geçiriyordum. Bilincimi kaybetmemek için kendimi o kadar sıkıyordum ki, dişlerimin birbirine sürtündüğünü hissediyordum… Beş dakika uzandıktan sonra, yavaşça kalkarak tekrar doktorun karşısındaki koltuğa oturdum. Beynim boşalmıştı, doktora ne soracağımı dahi bilemez haldeydim.

    “Pelin Hanım, şu anda ameliyat devam ediyor, eli düzelecek, sadece biraz zaman alacak. Ancak elinden daha önemli bir sorunun işaretleri var ve bunu sizlere anlatmak zorundayım. Bizi zorlu bir süreç bekliyor olabilir, çok zor bir şey istiyorum sizden ama olabildiğince soğukkanlı kalmak zorundasınız.”

    Bundan daha kötü ne olabilirdi, yan flütte bir dünya virtüözüydü Umay ve Berlin Filarmoni ile vereceği konsere on gün kala sol elini kırmıştı. Flüt kızımızın hayatıydı, ya tekrar eskisi gibi kullanamazsa elini, nasıl yaşayacaktı? Henüz altı yaşındayken duyduğu yan flüt sesine vurulmuş, adeta transa geçerek dinlemişti. Sonraki yirmi yıl özel dersler, hocalar, konservatuar, üstün yetenek başarıları derken baş döndürücü bir hızda kazandığı uluslararası şöhret babasıyla beni gönendirmişti. Bazen yemeden içmeden oniki-onbeş saat çalıştığı günler olur, babasıyla müdahale etmek zorunda kalırdık.

    Endişeyle başhekimin ağzından çıkacaklara kilitlenmiştik. Başhekim konuşmakta zorlandıkça benim kaygım artıyor, kalbim adeta ağzımdan fırlayacak gibi çarpıyordu. Doktorun yüzü kireç gibiydi. Ameliyatın çok riskli olduğunu, bir daha flüt çalamayacağını söyleyecekti belki de. Aman Tanrım, bu kadar tutkuyla süren bir kariyerin sonu bu kadar erken, bu kadar acı olamazdı.

    Ağzından dökülen ilk kelimeleri önce algılayamadık. “Pelin Hanım, Cahit Bey, beden bütünlüğü kimlik bozukluğu hakkında daha önce herhangi bir şey duydunuz mu? Duymamanız çok doğal çünkü çok çok nadir görülen bir sendromdur. Ben şahsen bugüne kadarki meslek hayatımda karşılaşmadım. O kadar üzgünüm ki, bunu size anlatmanın kolay bir yolu yok maalesef. Psikiyatri bölümüyle birlikte yaptığımız değerlendirmeye göre kızınızda bu sendromun gelişmiş olması ihtimali çok yüksek.

    “Ne demek bu doktor hanım, hiçbir şey anlamadım ben”

    “Baştan alayım Pelin Hanım. Kızınızın eli geçirdiğini söylediği kaza ile kırılmamış. Spor salonunda 20 kiloluk ağırlığın elinin üzerine düşmesine göz yummuş. Yani aslında kendisi kırmış elini. Adli bir vaka kabul edildiği için bunu görenlerin ifadesinden öğrendik biz de.

    Nefesim kesildi, konuşmak istiyordum ama dudaklarım felç olmuştu. Nasıl baktıysam yüzüne, doktor sözünü yarıda keserek yerinden kalktı, yanıma geldi. “Tamam Pelin Hanım, sakinleşelim biraz, derin nefes alın, renginiz soldu, hemen bir dilaltı verelim size. Biraz sonra devam ederiz.”

    “Hayır hayır lütfen Doktor Hanım, rica ediyorum susmayın, öğrenmek istiyorum. 27 yaşında bir insan neden kendine böyle bir şey yapar, lütfen yardım edin, ben ben aklımı yitireceğim…”

    “Tamam, yalnız biraz sakinleşelim. Siz metanetli olmazsanız Umay’a yardım edemeyiz.

     Bu acıyla nasıl ağrı şokuna girmedi bilmiyorum ama ambulansta, “İstemiyorum, kesin, bana ait değil, tiksiniyorum” diye yarı baygın sayıklamış. İlk etapta anlamsız olabilecek kelimeler gibi dursa da, ameliyata alınmadan önce söyledikleri ile bu sendromun belirtilerini verdi.”

    “Ne demek kesin tiksiniyorum?!! Siz ne dediğinizin farkıda mısınız doktor hanım? Çektiği ağrı yüzünde bilinçsizce edilmiş kelimeler bunlar. Bir insan sağlıklı bir uzvunun kesilmesini nasıl isteyebilir, bunu kabul etmem mümkün değil.” Artık mantığımı yitirmiş, hem bağırıyor hem ağlıyordum.

    “Pelin Hanım, bu oldukça ağır ruhsal bir rahatsızlık. Tıbbın bir noktadan sonra çaresiz kaldığı alanlardan biri. Böyle bir histeriyi neyin tetiklediğini bilmiyoruz, beyin kimyası mı, şizofreni benzeri genetik nedenler mi, yoksa dışsal etkiler mi, kesin olarak henüz tespit edilememiş bir durum. Belki hepsi birden. Kabullenmenin ne kadar zor olduğunu biliyorum. Ancak bundan sonra Umay için seçilecek en doğru tedavi protokolünü belirleyebilmek için sizlerin sağlam durmasına çok ihtiyacımız var. Sağlıklı bir uzva ampütasyon tıp etiğine uygun bir şey değil zaten, bu ülkede bunu yapacak bir doktor yok merak etmeyin.

    “Neler diyorsunuz doktor hanım, ampütasyon ne demek, aman Tanrım. Bu çılgınlık, böyle bir istek nasıl olabilir, delireceğim.

    “Bakın, bu kompleks bir nöro-psikolojik rahatsızlık. Umay takıntılı biçimde sol elinin vücudunun bütünselliğini bozduğuna inanıyor. Ona göre sol eli vücuduna ait değil, onu bir ur gibi algılıyor. Öncelikle onun bu algı kaymasını delilik veya saçmalık olarak nitelendirmeyeceğiz, özellikle onunla konuşurken buna çok dikkat etmelisiniz. Çünkü bu algılama şekli onun elinde olan bir durum değil. Psikanalitik tedavi ile ilaç tedavisi eş zamanlı gidecek. Uyarmam gerekir ki, yolumuz uzun ve meşakkatli. Bu süreçte sizlerin de ruhsal olarak desteklenmesine ihtiyaç duyacağız. En önemli şey, sağlam uzvunun kesilmesiyle vücut bütünlüğü algısına kavuşacağının garantisi olmadığını ve bu işlemin geri dönülmez bir işlem olduğunu ona göstermek.”

    Ben kendimi kaybetmiş gibi konuşup, doktoru bombardımana tutarken, Cahit’i tamamen unutmuştum. Baştan beri sadece göz yaşı döktüğünü o anda fark ettiğimde, “Cahit Allah aşkına sen de bir şey söylesene, çıldıracağım” diye çıkışmış, suskun ama derin kederini görememiştim.

    “Pelin Hanım, sizler şu anda büyük bir şok yaşıyorsunuz ama önümüzdeki dönemde Cahit Bey’le birbirinizi desteklemeniz gerekecek. Bu yüzden bu depremin ilişkinizi yıpratması ihtimaline karşı da dikkatli olmak çok önemli.”

    Zorlu geçen iki aydan sonra bir öğle üzeri Pelin hafifçe Umay’ın oda kapısını tıklatmış, ses gelmeyince kaygıyla yavaşça kapıyı açarak başını içeri uzatmıştı. Umay sırtı kapıya dönük yatağında uyuyordu. Tatlı esintili bir bahar güneşi, yastığa dağılmış uzun kumral saçlarına vurmuş, sargılı eli narince bel oyuğuna yerleşmişti. Galway Bach çalıyor, meltemle dalgalanan tül perde müziğe eşlik ediyordu. Bu görüntüde sonsuz bir huzur olsa da,  bir anne olarak yataktaki derin kederi bunca zamandır görememiş olmasına içi yandı. Bu karanlık yolun sonunda sahici bir huzurla buluşabilecek miydi kızı?

    Tutkularımız gerçekte bize mi aitti? Yoksa bir travma, ruhsal bir karmaşa, kabul görme arzusu ya da derin bir hayal kırıklığının üzerimize giydirdiği ateşten gömlek miydi? Belki sevgisizliğin getirdiği bir aşırılıktı, ihtirasa kardeş; insanın dengeye kodlanmış ruhuna uymayan bir anomali belki de… Oysa, bu anomali üstüne binlerce yıldır güzellemeler yapılagelmiş, tutkusuz insan çolak, eksik ilân edilmişti.

    Fakat tiksinmek öyle miydi? O özümüzden sızan, sadece bize ait makyajsız, maskesiz tepkilerimiz. Bize dayatılanlara karşı varoluşumuzun isyanı çoğu zaman. Belki bizi birçok tehlikeden, kötülükten, kötü olmaktan alıkoyan sezgisel bir kalkan. Bazen de bize vicdanımızı hatırlatan iç sesimiz tiksinmek, Lady Macbeth’in ellerindeki kandan yükselen çığlık gibi.

    Oysa tutkunun ve tiksinmenin korkuluksuz burçlarında gezinmeden de seçenekler mevcuttu insan için. Bu geniş yelpazede, çalışmak, anlam yaratmak, varlığının anlamını bulmak, azim vardı. Ve nihayet dengeyle gelmiş sakin bir başarı ve sevgi vardı.

    Tutku bir çağlayan gibiydi, o sadece coşkun akar, aşındırdığı kayayı, parçaladığı dalları umursamazdı. Nasıl deli akan bir ırmağın doğasında empati yeteneği yoksa tutkular da verdiği zararları düşünmez, sadece akardı. Umayı’ın çılgın ırmağı da artık denizine kavuşmak istiyordu.

    Sahip olduğumuz yetenek her zaman bu dünyadaki varoluş nedenimiz değildi. Umay  da belki sadece müziği içine alıp, onu ruhuyla kutsamak için gelmişti bu hayata; o küçük kız çocuğu gibi sadece dinlemek için belki de.


    Güzin Arar, Ankara’da doğdu. Lisans ve yüksek lisans eğitimini ODTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü’nde tamamladı. 1993-2007 yılları arasında, büyük bölümü Çevre Bakanlığı’nda olmak üzere, çevre diplomasisi, uluslararası çevre politikaları ve sürdürülebilir kalkınma alanlarında görev yaptı. İlk öykülerini üniversite yıllarında kaleme aldı. 1999-2000 yılları arasında Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’nda (UM-AG) Yaratıcı Yazarlık Eğitimi’ni tamamladı. Ardından Ankara’da kurulan Sokak Yazarları Grubu’na katıldı. Bu grubun yayımladığı çeşitli dergi ve kolektif kitaplarda öyküleri yer aldı.2008-2020 yılları arasında, eşinin görevi nedeniyle bulunduğu farklı coğrafyalarda resmî temsil görevlerinin yanı sıra çeşitli kadın ve sanat kuruluşlarında gönüllü çalışmalar yürüttü. İlk öykü kitabı Saçlarıma Yağan Can Taneleri, 2015 yılında, Deneme türündeki ikinci kitabı Ben de Denedim ise 2022 yılında okurla buluştu. Farklı türlerde yazmayı sevse de kendisini öncelikle bir öykücü olarak tanımlamayı tercih ediyor. Yaşamını İstanbul’da sürdüren Arar, evli ve bir çocuk annesidir.

    YAZARIN DİĞER YAZILARI
    güzin arar suaremag yazar

    Related Posts

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026 Manşet

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026 Hakan Akdoğan
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Nihal Gündüz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle hazırladığı “Yüzleşme: Hayalet…

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    İlgi Alanı: Cennetin arkasına gizlenen insanlık dramı!

    Ekim 6, 2024 Alperhan Benlioğlu

    Alice Notley’nin modern destanı “Alette’in Yeraltına İnişi” ilk kez Türkçede

    Şubat 23, 2026 Kitap

    BİZ İstanbul, AKM’de misafirlerini bekliyor 

    Mayıs 9, 2023 mekan
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.