Close Menu
    Son Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Temmuz 6
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Medusa – Kadın Öfkesi ve Öteki’nin Bakışı 

      Şubat 24, 2026

      Narcissus – Benlik, İmaj ve Modern Ego

      Ocak 7, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      ORTAÇAĞ’IN ORTASINDA BİR ŞEHİR: MDINA

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Suare Kitaplığı ve Suare Yazarları Sarıyer Edebiyat Günleri’nde Okurlarla Buluşuyor

      Haziran 15, 2026

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026

      Kendi ‘araf’ının çıkmaz sokağındaki insan

      Haziran 30, 2026

      Figen Ormancı’dan yeni roman: Hiç Kimsenin Gölgesi

      Haziran 29, 2026

      40 Dilde Yayımlanan Dünya Çapındaki Fenomen Roman “Theo” Türkiye’de!

      Haziran 26, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Şarkıları: HAZİRAN AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Haziran 2, 2026

      Ayın Filmleri: MAYIS AYINDA NE İZLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      Ayın Şarkıları: MAYIS AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Mayıs 1, 2026

      İsmi Olmayan Hikayeler – VI

      Haziran 19, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Mayıs 9, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – lV

      Nisan 12, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Gustav Klimt – Danaë: Altının içinden gelen sessiz uyanış

      Aralık 6, 2025

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Serçe Limanı batığının 1000. yılına sanatsal bir selam: Marmaris’te Cam Sanatı Sergisi

      Mayıs 2, 2026

      Peaky Blinders’ın klasik otomobilleri Rahmi M. Koç Müzesi’nde

      Mart 23, 2026

      Meşher’den Çevrimiçi Rehberli Turlar Başlıyor: İstanbul Temalı Sergiler

      Mart 23, 2026

      İfşa Günü: Yeni Başlayanlar İçin ‘Yeni Gerçeklik’

      Haziran 13, 2026

      Altın Palmiye Cristian Mungiu’nun oldu

      Mayıs 26, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Kadıköy Sinematek’te Louis Malle Retrospektifi ve dünya sinemasından özel seçki

      Nisan 27, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kültürler Mut! Tiyatrosu’nda buluşuyor

      Mayıs 5, 2026

      Moda Sahnesi’nde sıkışan zaman: blueScat prömiyere hazır

      Nisan 8, 2026

      Listeler, Hisler ve Kadınlar

      Nisan 6, 2026

      27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde ‘Bir Sahne Şövalyesinin’ mirasına bakmak

      Mart 27, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Ayın Kitapları: TEMMUZ AYINDA NE OKUYALIM?

      Temmuz 1, 2026
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      ‘Hikâye Hepimiz İçin Temel İhtiyaç’

      Haziran 23, 2026

      Bir Yansımanın İçinden Dünyaya Bakmak

      Haziran 22, 2026

      Baran Gündüzalp ile ödüllü filmi Rosinante ve ötesi üzerine

      Mayıs 20, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      Bir gölün kıyısındaki Leylâ: Epstein ve depremin kayıp çocukları

      Şubat 17, 2026

      Don Quixote’un zırhı: Dünyaya karşı giyinmek

      Ocak 10, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Maria Anna Mozart

      Temmuz 20, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      SEANS VE SONRASI

      Temmuz 1, 2026

      IL TEMPO SOSPESO.            

      Temmuz 1, 2026

      GATTACA: SEÇİMLERİMİZ GERÇEKTEN BİZE Mİ AİT? 

      Temmuz 1, 2026
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Suare Öykü
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » Oidipus: Bilginin Laneti, Rasyonel Akıl ve Kendi Trajedisinin Dedektifi
    H. Nilgün Karataş - Suare

    Oidipus: Bilginin Laneti, Rasyonel Akıl ve Kendi Trajedisinin Dedektifi

    Mayıs 9, 2026Yorum yapılmamış7 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email
    FELSEFEYİ, EDEBİYATI VE MODERN DÜŞÜNCEYİ ETKİLEYEN MİTOLOJİK FİGÜRLER – 7

    H. Nilgün Karataş

    İnsanlık tarihinin en tekinsiz sorusu ne geleceğin karanlığında ne de gökyüzünün dehlizlerinde saklıdır; o soru, insanın kendi varoluşsal aynasında asılı durur: “Ben kimim?” Mitoloji serimizin bu yeni halkasında, rasyonel zekânın, iktidarın ve kaçınılmaz çöküşün en radikal ikonografisiyle, Kral Oidipus ile yüzleşiyoruz. Oidipus’u popüler kültürün klişe “yatak odası kompleksi” ezberine hapsetmek, insanlık tarihinin bu en büyük epistemolojik trajedisine haksızlık olur. Oidipus; edebiyatta hakikat aşkının, psikolojide bastırılmış suçluluğun, kültür teorisinde ise iktidarın kendi ürettiği bilgi rejimi tarafından yutuluşunun sarsıcı bir manifestosudur.

    Oedipus and the Sphinx – François-Xavier Fabre

    Hikâyenin başlangıcı aslında bir trajediye dayanır. Genç Oidipus, bir kehanetten -öz babasını öldürüp annesiyle evleneceği bilgisinden- kaçmak için yollara düşer. Yolculuğu sırasında, kim olduğunu bilmediği bir adamla tartışıp onu öldürür. Ardından Tebai kentine varır; şehre dadanan ve gelip geçene sorduğu bilmeceyi bilemeyenleri parçalayan canavar Sfenks’in karşısına çıkar.

    Sfenks ona o meşhur soruyu sorar: “Hangi varlık sabah dört bacak, öğlen iki bacak, akşam üç bacak üzerinde yürür?”

    Oidipus hiç tereddüt etmeden “İnsan” cevabını verir; çünkü insan bebekken dört ayak emekler, gençken iki ayağı üstünde durur, yaşlandığında ise bastonla üç bacaklı olur. Sfenks yenilgiyle kendini kayalıklardan aşağı atar. Tebai halkı bu dahi genci minnetle karşılar, onu kentin yeni kralı yapar ve dul kalan eski kraliçeyle evlendirir. Oidipus, bilmeden kehaneti gerçekleştirmiştir.

    Yıllar geçer ve Tebai kentini kırıp geçiren uğursuz bir veba salgını baş gösterir. Tanrılar, salgının bitmesi için tek bir şart koşar: Eski kral Laios’un katili bulunmalı ve bu topraklardan sürülmelidir. Halkını yürekten seven, rasyonel ve adil bir lider olan Oidipus, tahtından gururla haykırır: “O katili yeryüzünün neresinde olursa olsun bulup çıkaracağım.”

    İşte Sophokles’in Kral Oidipus tragedyasını dünya edebiyat tarihinin ilk büyük polisiye hikâyesine dönüştüren tekinsiz süreç burada başlar. Oidipus, katili ararken aslında kendi geçmişini soruşturmaktadır. Adeta titiz bir dedektif gibi ipuçlarını toplar, şahitleri sorgular ve ipin ucunu takip eder. Ancak soruşturmanın sonuna geldiğinde, feneri tuttuğu o karanlık suç mahallinde gördüğü yüz başkasının değil, bizzat kendisinindir; yıllar önce yolda öldürdüğü o yabancı, öz babası Laios’tan başkası değildir.

    Sophokles bize bilginin dehşetini anlatır: Oidipus, katili bulma hırsıyla adalet ararken, kendi felaketinin izini süren o trajik “bilme arzusu”dur.

    Freud ve Bilinçaltının Körlüğü: Hazmedilemeyen Gerçek

    Freud, Sophokles’in bu yapıtını psikanalizin kurucu miti haline getirirken odağı toplumsal düzenden insanın içsel karanlığına kaydırır. Freudyen perspektifte Oidipus’un sahnede bilmeden işlediği bu iki büyük günah (baba katli ve ensest), aslında insanlığın bir uygarlık kurabilmek adına bilinçaltının en derin odalarına gömdüğü, bastırılmış en ilkel dürtülerdir.

    Oidipus, gerçeğin sarsıcı çıplaklığıyla yüzleştiğinde, annesinin elbiselerindeki altın iğneleri alarak kendi gözlerini oyar. Bu kör etme eylemi, Freudyen bir okumayla, bilincin kaldıramayacağı o devasa suçluluk yükü karşısında öznenin kendi algı kapılarını kapatması, yani bir kastrasyon (hadım edilme) sembolüdür. İnsan, kendi içindeki canavarı (id) rasyonel aklıyla (ego) evcilleştiremediğinde, gerçeği hazmedemez ve kendi trajedisinin hem hakimi hem de celladı olur.

    Oidipus, Sfenks’in bilmecesini çözerek ‘insanı’ tanımlayan ama kendinin kim olduğunu bilmeyen modern entelektüelin prototipidir. Kendi dışındaki her sırrı çözen akıl, kendi karanlığıyla karşılaştığında gözlerini oymak zorunda kalır.

    Foucault ve İktidarın Bilgisi: Hakikat Rejiminin Çöküşü

    Michel Foucault ise Freud’un bu içsel/ailevi yorumuna çok sert bir şerh düşerek Oidipus’u yatak odasından çıkarıp doğrudan meydanlara, yani iktidar ve bilgi (iktidar-bilgi) teorisinin kalbine taşır. Foucault’ya göre Oidipus’un hikâyesi bir arzu krizi değil, baştan sona bir siyasi hakikat mücadelesidir.

    Oidipus, soy bağıyla değil, “Sfenks’in bilmecesini çözen o üstün rasyonel bilgisi” sayesinde Tebai’ye tiran olmuş bir liderdir. Dolayısıyla onun iktidarı, yukarıdan aşağıya işleyen, her şeyi bildiğini iddia eden totaliter bir yönetim bilgisidir. Ancak eski kralın nasıl ve kim tarafından öldürüldüğünün hakikati, sarayın uzağında, toplumun en alt katmanında; sıradan bir çobanın, yaşlı bir kölenin hafızasında (aşağıdan yukarıya gelen kolektif hafızada) saklıdır.

    Oidipus, adli bir soruşturma açarak kendi hukuk ve hakikat rejimini işletmek ister; fakat o mekanizma o kadar tarafsız ve acımasızdır ki, en tepedeki tiranı kendi kurduğu sistemle vurur. Foucault’ya göre Oidipus’un dikey çöküşü, iktidarın kendi ürettiği adalet ve bilgi çarkları tarafından yutulmasıdır.

    Ingres’in Işığı ve Görsel Körlük

    Fransız neoklasizminin ustası Jean-Auguste-Dominique Ingres, 1808 tarihli ünlü Oidipus ve Sfenks tablosunda mitin o en kibirli, en parlak anını resmeder.

    Karanlık, kemiklerle dolu tekinsiz bir mağara girişinde Oidipus, Sfenks’in karşısında dimdik ayakta durmaktadır. Parmağıyla kararlı bir şekilde aşağıyı işaret ederek bilmeceyi çözdüğünü, “İnsan”ı bulduğunu ilan eder. Üzerine düşen rasyonel aydınlanma ışığı, onun kaslı ve kusursuz bedenini yüceltir.

    Ancak bu tablonun alt metni, arkada karanlıkta kaçışan ve dehşete düşen diğer insan figüründe saklıdır. Ingres bize trajedinin geometrisini gösterir: Fiziksel olarak görüyorken, kendi kibri yüzünden gerçeğe karşı kör olan Oidipus; mitin sonunda gözlerini kör ettiğinde nihai içsel görüye (hakikate) ulaşacaktır. Tıpkı kâhin Teiresias gibi, dış dünyanın sahte ışıklarından kurtulup içsel bir bilgeye dönüşecektir.

    Ingres’in tablosu ne kadar rasyonel kibrin ve “gören körlüğün” zirvesiyse, yazının girişinde paylaştığım François-Xavier Fabre’ın eseri de o trajik çöküşün ve nihai içsel uyanışın görsel manifestosudur. Gerçeğin sarsıcı çıplaklığıyla yüzleşip kendi elleriyle gözlerini oyan yaşlı Oidipus, artık bir tiran değil, yersiz yurtsuz bir sürgündür. Fabre bize onu, sadık kızı Antigone’nin rehberliğinde Kolonos topraklarına sığınırken resmeder. Fiziksel ışığı tamamen kaybetmiştir ama yüzündeki o dingin acı, Sfenks’in karşısındaki kibirli gençten çok daha derin bir “bilme” halini fısıldar.

    Ingres’te “insanı” dışarıda arayan rasyonel akıl, Fabre’da kendi içsel karanlığıyla hesaplaşmış trajik kahramana dönüşür.

    Çağımızın ‘Aşırı Aydınlanmış’ Oidipus’ları

    Modern dünya bugün veriyle, datayla, yapay zekâ analizleriyle her bilmeceyi çözdüğünü iddia eden, ‘aşırı aydınlanmış’ Oidipus’larla doludur. Sırf “bildiğimiz ve çözebildiğimiz için” kurduğumuz o devasa bilgi ve iktidar sistemleri, tıpkı Tebai’deki veba gibi, kendi ellerimizle yarattığımız o modern krizleri besliyor. Kaçtığımız kehanetlere (çevresel felaketler, dijital kölelik, varoluşsal krizler) doğru kendi özgür irademizle koşuyoruz.

    Oidipus’un makus talihi bize şunu hatırlatıyor: Bizi kurtaracak olan şey her bilmeceyi çözen o kibirli ve tiranik akıl değil; hakikatle yüzleştiğimizde o tahtı terk edebilme, kendi sınırlarımızı görebilme ve o insani sorumluluk duygusuna geri dönebilme cesaretidir.


    OİDİPUS OKUMA LİSTESİ

    I. TEMEL OKUMA

    • Sophokles – Kral Oidipus (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) – Oidipus’un bir dedektif gibi katilin izini sürüşünü, o dikey çöküş anını ve hakikat uğruna gözlerini feda edişini ilk elden anlatan, dünya edebiyat tarihinin kurucu tragedyası.
    • Sophokles – Oidipus Kolonos’ta (Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları) – Gözlerini oymuş ve tahtını kaybetmiş yaşlı Oidipus’un, kızı Antigone rehberliğinde sürgüne gidişini, arınışını ve bilgeleşmesini anlatan; Fabre’ın tablosuna da esin veren o sarsıcı devam metni.
    • Aristoteles – Poetika (Can Yayınları) – Aristoteles’in trajedi teorisinde “hamartia” (trajik hata/kusur) kavramını açıklarken neden Kral Oidipus’u tüm zamanların en kusursuz örnek metni olarak seçtiğini gösteren kuramsal temel.

    II. FELSEFİ ARKA PLAN

    • Michel Foucault — Büyük Kapatılma / Hakikat Usulleri (Ayrıntı Yayınları) – Foucault’nun Oidipus efsanesini Freud’un elinden alıp siyaset meydanına taşıdığı; “yukarıdan gelen tiranik bilgi” ile “aşağıda saklanan çoban hafızası” arasındaki iktidar mücadelesini incelediği kült ders notları.
    • Roland Barthes – Çağdaş Söylenler (Metis Yayınları) –  Toplumsal mitlerin ve “büyük anlatıların” egemen yapılar tarafından nasıl inşa edildiğini; bireyin kendi gerçeğine yabancılaşırken sistemin kehanetlerine nasıl körü körüne inandığını deşifre eden kültür teorisi kaynak metni.
    • Friedrich Nietzsche — Tragedyanın Doğuşu (Can Yayınları) – Nietzsche’nin Sfenks’in bilmecesini çözen o rasyonel “Apollonik” akıl ile gözlerini oyan “Dionysosçu” içsel görü, acı ve doğanın gizemleri arasındaki sarsıcı felsefi hesaplaşmasını kurduğu başyapıtı.

    III. PSİKANALİTİK KATMAN

    • Sigmund Freud – Düşlerin Yorumu (Payel Yayınları) – Sophokles’in tragedyasındaki ensest ve baba katli suçlarının insanlığın ortak bilinçaltındaki bastırılmış karşılıklarını ortaya koyarak Oidipus Kompleksi kavramını dünyaya tanıtan kurucu yapıt.
    • Carl Gustav Jung – Arketipler ve Kolektif Bilinçdışı (Pinhan Yayıncılık) – Oidipus’un karşısına çıkan Sfenks canavarını dişil bir arketip olarak ele alan ve kahramanın kendi gölgesiyle (bastırdığı geçmişiyle) yüzleşmesinin mitsel sembollerini çözen temel psikoloji kaynağı.
    • Jacques Lacan – Seminerler: Ötekine Doğru Psikanaliz (Metis Yayınları) – Lacan’ın Oidipus efsanesini dil, yasa ve “Babanın Adı” kavramları üzerinden yeniden kurgulayarak, öznenin toplumsal düzene adım atarken ödediği ağır bedelleri deşifre ettiği kuramsal metin.

    IV. EDEBİ YANSIMALAR

    • Edgar Allan Poe – Morgue Sokağı Cinayeti (İthaki Yayınları) – Sophokles’in açtığı o “titiz rasyonel dedektiflik” patikasının modern edebiyattaki ilk resmi adımı. Akıl yürüterek ipuçlarını birleştiren analitik zekânın, tıpkı Oidipus gibi tekinsiz suç mahalliyle yüzleşmesi.
    • Haruki Murakami – Sahilde Kafka (Doğan Kitap) – Oidipus kehanetinin modern bir genç üzerinden büyüsel gerçekçi bir tonda, minimalist bir dille yeniden üretimi. Kaderden ve kehanetlerden kaçmaya çalıştıkça ona doğru yürüyen insanın çağdaş anlatısı.

    Henize Nilgün Karataş

    Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar romanının yazarı, gazeteci, editör ve felsefe öğrencisidir. İlk romanı için Medusa ile Daphne eksenli mitolojik okumalar yaparken, araştırmalarını yoğunlaştıran yazar, bu anlatıları felsefi bir disiplin ve yeni bir bakış açısıyla harmanlıyor. Üretimlerinde mitolojiden beslenmeye devam eden Karataş, Suare Dergi için hazırladığı bu yazı dizisinde ise her ay bir mitolojik figürün günümüzdeki izdüşümlerini inceleyerek modern insanın hikayesini yeniden yorumluyor.

    DİĞER YAZILAR
    mitoloji oidipius

    Related Posts

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026 KÜLTÜR - SANAT

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026 Manşet

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026 Hakan Akdoğan
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026 Fotoğraf

    Fotoğraf sanatçısı ve akademisyen Nihal Gündüz, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle hazırladığı “Yüzleşme: Hayalet…

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026

    BIRAKIN ÇELİŞEYİM

    Temmuz 1, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    SIKIŞANLAR

    Ekim 1, 2025 Betül Çakıroğlu

    Luis Amavisca’dan sıcacık bir okul hikâyesi: Sizi Seviyoruz Öğretmenim

    Kasım 30, 2023 Çocuk

    Yaşanılabilir bir gezegen için; uzmanlar We-Cycle’da konuştu

    Mayıs 14, 2022 Sürdürülebilir Yaşam
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

    Temmuz 5, 2026

    Golconda: Gerçekten Seçiyor muyuz?

    Temmuz 5, 2026

    SuareMag Temmuz 2026

    Temmuz 1, 2026
    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.