İstanbul Devlet Opera ve Balesi, Türk tiyatro tarihinin simge isimlerinden Afife Jale’nin hayatını sahneye taşıyan modern bale Afifeyi 2026-2027 sanat sezonunda izleyiciyle buluşturuyor. Bestesi Turgay Erdener’e, librettosu ve koreografisi Beyhan Murphy’ye ait eser, Afife Jale’nin sahneye çıkma cesaretini, sanat uğruna verdiği mücadeleyi ve trajik yaşamını dansın diliyle anlatıyor.

1919 yılında, Müslüman Türk kadınlarının sahneye çıkmasının yasak olduğu bir dönemde tiyatro sahnesine çıkan Afife Jale, Türkiye’nin sahne tarihinde bir dönüm noktası oldu. İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin yeni prodüksiyonuyla yeniden hayat bulan bale, bir sanatçının kişisel hikâyesinden hareketle kadınların sahnedeki varlığına dair daha geniş bir anlatı kuruyor.
Eser, Afife Jale’nin yaşamının farklı dönemlerini dört ayrı dansçı üzerinden ele alıyor. Hikâye, Afife’nin Bakırköy Akıl Hastanesi’nde geçirdiği son günlerden geriye doğru uzanıyor. Hayatının son döneminde, fiziksel ve ruhsal olarak yıpranmış halde bulunan Afife, geçmişinin dört ayrı dönemini ve her döneme eşlik eden rüyalarını hatırlıyor.
Bu rüyalar, zaman ilerledikçe yerini bir kabusa bırakırken Afife’nin yaşamındaki mücadele, aşk, yalnızlık ve sahne tutkusu giderek trajik bir sona yaklaşıyor. Seyirci, hikâyenin sonunda Afife’yi ilk aşkı Ziya’nın kollarında, sefalet ve yalnızlık içinde hayata veda ederken buluyor.
İlk kez 1998 yılında Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından AKM’de sahnelenen Afife, yıllar sonra İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin yeni prodüksiyonuyla yeniden sahneye taşınıyor. Eser, Afife Jale’nin kişisel trajedisinin ötesinde, onun sahneye attığı adımın sonraki kuşak kadın sanatçılar üzerindeki etkisini de hatırlatıyor.
Afife, tutkuyu, özgürlüğü ve sahnede var olma cesaretini modern balenin diliyle yeniden yorumlarken, Türkiye’nin sanat tarihinde iz bırakan bir kadının hikâyesini günümüz seyircisiyle buluşturacak.

