Close Menu
    Son Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Pazartesi, Ekim 12
    X (Twitter) Instagram Facebook
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    • YAŞAM
      1. Aktüel
      2. Beslenme
      3. Felsefe
      4. Fitness
      5. İlişkiler
      6. Kişisel Bakım
      7. Kişisel Gelişim
      8. Psikoloji
      9. Sağlık
      10. Seyahat
      11. Sürdürülebilir Yaşam
      12. Teknoloji
      13. View All

      Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği: “Türk Gençliğine Atasını Unutturamazsınız”

      Ocak 16, 2026

      Apaçık Radyo’dan gençlere açık çağrı: “Açık Alan” başvuruları başladı

      Ocak 15, 2026

      Nazlı Eray’a “Yaşayan Efsane” Onuru

      Temmuz 5, 2025

      Yüzüncüyıl Gazeteciler Derneği’nden anlamlı seminer

      Temmuz 3, 2025

      İnovatif makarnacı Pastavilla 32. yaşını ödülle kutluyor

      Nisan 22, 2024

      Buğday Derneği ‘zehirsiz kentler’ için harekete geçti

      Aralık 23, 2021

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      Anlama giden yol: Sembolizm

      Ağustos 3, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      İkarus -Yükselme Arzusu, Protez Kanatlar ve Çöküş

      Mart 8, 2026

      Ailemizin ‘Sessiz Odası’

      Mart 23, 2026

      Ergen ebeveynleri için kılavuz

      Eylül 23, 2024

      Aşkın Lotus Hali… 

      Temmuz 4, 2024

      “Doktordan Az Kullanılmış” bu defa bir kitap adı oldu

      Ağustos 29, 2023

      Parfümde şişe tasarımı kokudan önemli olabilir mi?

      Mart 28, 2023

      Saç bakımına ilişkin merak edilen 6 soru ve 6 yanıt

      Nisan 17, 2022

      Melda Kamhi Kosif’in yeni kitabı ‘Ruhun Fısıltısı’ okurla buluştu

      Haziran 8, 2026

      Pandora – Yasak Bilgi ve Merak, Felaket ya da Umut

      Nisan 5, 2026

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Stresten Huzura: Deneyimlenmiş bir dönüşüm süreci

      Mart 6, 2025

      Beynini Resetle: Zihinsel rahatsızlıklar ve metabolizmayla ilişkisi

      Eylül 30, 2025

      Kimdir bu “Narsist Sapkınlar?”

      Mayıs 29, 2025

      Borderline: Bir Kişilik Bozukluğunun Biyografisi

      Mayıs 6, 2025

      Dementor – Ruh Emici: Narsisizmin gölgesinde bir yok oluş ya da yeniden doğuş hikâyesi

      Şubat 17, 2025

      Prof. Dr. Ahmet Karacalar’dan Lipödem Sendromu: Evrimsel Bir Uyumsuzluk

      Haziran 14, 2026

      ‘Bağımlılık’ bir hastalık olmayabilir (mi?)

      Şubat 18, 2026

      Longevity: Daha uzun ve daha iyi bir hayat mümkün mü?

      Şubat 4, 2026

      ‘Hepimiz Narsistiz’ kitabının yazarı Şule Öncü: Sanıldığından yaygın!

      Mayıs 17, 2024

      KOPENHAG: GÜVENİN VE HAFİFLİĞİN KONFORU

      Eylül 1, 2026

      Sayım Çınar’dan Graz Notları: Sakinliğin, sanatın ve lezzetin şehri

      Şubat 6, 2026

      Melis Melek ile Yeryüzü Günlükleri

      Aralık 21, 2025

      IŞIĞIN İZİNDE, GÖLGENİN PEŞİNDE: PARİS

      Kasım 1, 2025

      Nihal Gündüz’den ‘makarna’ ile ‘Çevre Krizi’ fotoğrafları

      Ağustos 15, 2025

      ‘Baumit ile Olasılıklar’ kitabı ile geleceği yeniden düşünüyor

      Eylül 20, 2023

      Heykeltıraş Varol Topaç’ın çelik üretim atıklarından yarattığı eser Contemporary İstanbul’da

      Eylül 17, 2023

      Jeotermal enerjiyi çocuklara anlatan kitap: Damla Adamlar

      Ağustos 31, 2023

      Kim Korkar Yapay Zekadan

      Haziran 8, 2025

      Türkiye’nin mutfak ve kültür mirasından seçkiler dijital erişime açılıyor

      Ekim 20, 2023

      Mevzular Açık Mikrofon, artık GAİN’de

      Eylül 1, 2023

      Akıllı makineler ve robotlar denilince akla gelen filmler

      Ağustos 31, 2023

      2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

      Ekim 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      2026 Emmy Ödülleri’nde Rekorlar Gecesi: Televizyonun Ezberleri Bozuldu

      Eylül 16, 2026

      ÇYDD’nin 2026-2027 burs başvuruları başladı

      Eylül 14, 2026
    • KÜLTÜR – SANAT
      1. Kitap
      2. Müzik
      3. Öykü
      4. Sanat
      5. Sergi
      6. Sinema
      7. Şiir
      8. Tiyatro
      9. Video
      10. View All

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      Sıradan insanın bir “derbeder” olarak portresi

      Ekim 7, 2026

      Celal Kadri Kınoğlu’nun yeni romanı “Provalar” raflarda

      Ekim 3, 2026

      Kıraathane Kitap Şenliği 8. yaşında

      Ekim 2, 2026

      Tutu Aydınoğlu’ndan Mirzayev’e yeni bir yorum: “Hafızanın Kontrpuanı” albümü çıktı

      Eylül 29, 2026

      Klasik Müziğin çağdaş yorumcularından Janoska Ensemble Bodrum’da

      Ağustos 7, 2026

      AYIN ŞARKILARI: AĞUSTOS AYINDA NE DİNLEYELİM

      Ağustos 2, 2026

      Ayın Şarkıları: TEMMUZ AYINDA NE DİNLEYELİM?

      Temmuz 1, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      İsmi olmayan hikâyeler – VIII

      Ağustos 30, 2026

      İsmi olmayan hikayeler – VII

      Temmuz 25, 2026

      AH BAVULUM VAH BAVULUM

      Temmuz 15, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Kapı tokmaklarından kuş evlerine izleri görünür kılan bir sanatçı: Ayşen Erte

      Temmuz 1, 2026

      Görüş alanını aşan bir başarı: Dolunay Kocabağ’ın New York’a uzanan yolculuğu

      Nisan 29, 2026

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Pera Müzesi’nde İki Yeni Sergi: Cumhuriyetin Kamera Arkası ve Frank Bowling

      Eylül 30, 2026

      ‘1914 Kuşağı: Tanıdığımız Ressamlar’ sergisi RHM’de

      Eylül 23, 2026

      Fotoğraf Sanatçısı Nihal Gündüz’ün Küratörlüğünü yaptığı “Yüzleşme: Hayalet Ağlar” Projesine Prestijli Ödül!

      Temmuz 5, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      Cennete 9 Tapınak: İnanç, aile ve ölüm arasında 9 durak

      Ekim 5, 2026

      Yalnızlar Rıhtımı restore edilmiş kopyasıyla beyazperdede

      Ekim 2, 2026

      İki Dünyanın Prometheus’ları: Ateşin, Bilginin ve Isdırabın Sinematik Silsilesi

      Eylül 18, 2026

      Bahar Geldi

      Nisan 26, 2026

      ŞİİR – KADİR HORZUM

      Ocak 12, 2026

      Şiir: Kapandık kaldık içimize 

      Temmuz 18, 2025

      Şiir: Huy İşte

      Temmuz 7, 2025

      Kaş Tiyatro Günleri Likya’nın izinde beşinci kez perde açıyor

      Ekim 6, 2026

      14 yıl sonra yeniden perde: Muammer Karaca Tiyatrosu bağımsız tiyatrolara açılıyor

      Eylül 27, 2026

      Tiyatroda “VR” deneyimi: “35 Mayıs” yeniden sahnede

      Eylül 22, 2026

      Sait Faik ile Orhan Kemal “Düş Payı”nda buluşuyor

      Eylül 1, 2026

      Parazit – Sınıfsal uçurumların sarsıcı anlatımı

      Haziran 30, 2025

      Garfield’in resmi posteri yayınlandı

      Aralık 19, 2023

      Napolyon bu kez Jaquin Phoenix’in yorumuyla sinemada

      Kasım 23, 2023

      Freud’s Last Session filminden fragman

      Ekim 27, 2023

      Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

      Ekim 11, 2026

      Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

      Ekim 9, 2026

      2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

      Ekim 9, 2026

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026
    • KİTAPLIK
    • ATÖLYE
    • PODCAST

      Podcast: Hayati Tavsiyeler ‘Bahar ve Mitoloji’ ile yayında

      Mayıs 5, 2023

      Denenmiş, test edilmiş, onaylanmış: Hayati Tavsiyeler

      Mayıs 5, 2023

      Meraklı bünyeler için podcast kanalı: Suare Online

      Mayıs 1, 2023

      Akla takılan sorulara yanıt arayan podcast: Neymiş?

      Nisan 9, 2023

      Hayati Tavsiyeler: Kendine yatırım yapanlara özel podcast

      Nisan 9, 2023
    • YAZARLARIMIZ
    • SuareMag
    • Öykü
    • SD+
      1. Röportaj
      2. Haber
      3. Makale
      4. Portre
      5. Diğer
      6. View All

      Küçük bir kâğıtta koca bir hayat: Hasip Pektaş ve ekslibrisin hafızası

      Eylül 25, 2026

      ÖZLEM GÜLLER ÜNAL RÖPORTAJLARI

      Eylül 13, 2026

      ‘Yazmak ömür boyu sığınağım oldu’

      Ağustos 29, 2026

      Nebahat Kavak ile ‘Medeniyet Hamuru’: Kültürel bir mirası görünür kılmak

      Ağustos 13, 2026

      Feriköy Antika Pazarı kapanıyor mu?

      Nisan 13, 2026

      79. Cannes Film Festivali seçkisi duyuruldu

      Nisan 10, 2026

      Yeşilçam’ın köklü şirketi Erman Film’de yollar ayrıldı

      Şubat 6, 2025

      Defne ya da Bazı Tuhaf Hayatlar: Herkes kendi hikayesine sahip çıksın!

      Kasım 16, 2024

      Karanlığın değişen yüzü: Gotik edebiyatın tarihsel gelişimi

      Eylül 15, 2026

      Gotik Mimari: Gotik edebiyatın görkemli yapıları

      Ağustos 10, 2026

      Gerçekler Sizi Özgürleştirir Ama Önce Öfkelendirir: 8 Mart’ta Gloria Steinem’i yeniden okumak

      Mart 8, 2026

      Tahakküme Meydan Okuyan Küçük Harfler: bell hooks ve Duygu Yoldaşlığı

      Mart 8, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      100 Yıllık Bir Ses: David Attenborough

      Mayıs 8, 2026

      Sinemanın Şairi Béla Tarr’ın Ardından

      Ocak 7, 2026

      Yolda Olmak, Var Olmaktır

      Ağustos 9, 2025

      Gülhane Parkında sarnıç olduğunu biliyor muydunuz?

      Nisan 2, 2023

      Klasik mobilyada en çok tercih edilen ağaç türlerini biliyor musunuz?

      Nisan 1, 2023

      Mart ayında Türkiye’nin en çok konuştuğu başlıklar

      Nisan 1, 2023

      “Miras alanlarını rant projesine dönüştürmeden kentin ortak yaşamının parçası haline getirmek meselemiz”

      Ekim 7, 2026

      İoanna Kuçuradi: Bir ömrü insanın değerini düşünmeye adadı

      Ekim 3, 2026

      ÜST GEÇİT

      Ekim 1, 2026

      BİR REPLİKANTLA HAYATIN ANLAMINI ARAMAK

      Ekim 1, 2026
    Suare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve DahasıSuare Dergi – Film – Kitap – Sanat – Hayat ve Dahası
    Buradasınız:Anasayfa » DAHA ÖNCEKİ YARIN
    Belgin Ulutay

    DAHA ÖNCEKİ YARIN

    Nisan 1, 2026Yorum yapılmamış6 dk Okuma Süresi
    Facebook Twitter Pinterest LinkedIn WhatsApp Email
    Paylaş
    Facebook Twitter Pinterest WhatsApp Email

    Belgin Ulutay

    Kapının önünde duruyorum. Kapıyı çalmadan önce bir süre bekledim. Zile basmadan önce hep aynı şeyi düşünüyorum. İçeride biri varsa neden kapıyı açmıyor, içeride kimse yoksa neden yine de geliyorum? Elimi zile götürdüm, sonra vazgeçtim. Tam geri dönecekken içeriden bir ses geliyor.

    “Geç kaldın ve yine zile basmadın.”

    Sesi sakin. Rahatsız edici bir gıcırtıyla kapı aralanıyor. İçeri giriyorum. Koridorun kokusu tanıdık. Toz, eski bir parfümün geniz yakan tortusuna karışmış. Merdivenlere doğru ilerliyorum.

    Adam mutfakta oturuyor. Önünde bir çay bardağı, buharı çoktan bitmiş. Adamı ilk gördüğümde yüzünü tanıdığımı düşündüm. Bir yerlerde görmüş olmalıydım ama sesini duyar duymaz tanıdık bir huzursuzluk hissettim. Uzun bir süre aynaya bakınca gelen o tuhaf his gibi.

    “Rahatsız etmek istemedim,” dedim.

    Bana bakmadan sordu, “Yol uzun muydu?”

    “Hayır,” dedim. “Aslında oldukça kısaydı.”

    “Yine yürüyerek geldin.”

    “Evet.”

    “Otobüs daha hızlı olurdu.”

    “Biliyorum.”

    “Peki neden yürüyorsun?”

    Başını kaldırıp dikkatlice baktı. Sanki yüzümü değil, yüzümün ardındaki bir şeyleri görmek ister gibiydi.

    Omuz silkerek, “Bazı şeyler yürürken daha net görünüyor,” diyorum

    Adam alaycı bir tavırla gülümsüyor. “Bazı şeyler yürürken kaybolur da.”

    Sandalyeye oturuyorum. Masanın köşesindeki derin çizik dikkatimi çekiyor. Sanki biri özellikle milimetrik bir hesapla yaralamış. Masanın üzerinde bir defter var. Kapağı yıpranmış, üzerinde parmak izleri katmanlaşmış.

    “Yazıyor musun?” diye soruyorum.

    “Bazen.”

    “Ne yazıyorsun?”

    “Hatırladıklarımı.”

    “Hatırlamak iyi bir şey mi?” diyorum.

    Cevap vermiyor. Çay bardağını parmağıyla döndürüyor. Hani şu rakı kadehinin ucuna parmakla daire çizilen cinsten bir hareket var ya o edayla daireler çiziyor. Başını yana doğru eğiyor, dikkatle gözlerini gözlerime dikiyor. Ürküyorum.

    “Sen ne yapıyorsun?” diye soruyor.

    “Dinliyorum.”

    “Ne dinliyorsun?”

    “İnsanların söylediklerini değil.”

    Adam başını sallıyor. “İnsanlar genelde söylediklerinden başka şeyler anlatır,” diyor fısıltıyla.

    Bir süre ikimizde sessiz kalıyoruz. Etrafı izliyorum. Evin içi fazla sade görünüyordu. Az eşya, bolca boşluk. Duvarda çiviler ve bazı yerlerde ise izleri vardı ama tablo yoktu. Yalnızca eski bir saat. Zevkli bir seçim. Sanki bir zamanlar birileri burada uzun süre yaşamış da sonra bir gün eşyaların birçoğunu götürmüş. Garip bir hisse kapılıyorum. Perdeler, masanın çizik köşesi, duvardaki saatin tik takları… hepsini, hepsini sanki daha önce görmüş gibiyim.

    “Daha önce burada bulunmuş muydum?” diye soruyorum. Adam bana bakıyor.

    “Sen söyle.”

    “Hatırlamıyorum.”

    “Hatırlamamak bazen bir seçimdir. Bazen de sığınak.”

    Bu cümle odanın içinde bir süre dolaştı, sanki görünmez bir toz bulutu gibi eşyaların üzerine çöktü. Adam elindeki kalemi çeviriyor. Oldukça düşünceli ve dalgın.   

    “Bugün neden geldin?”

    “Bilmiyorum.”

    “İnsan bilmediği yerlere gelmez,” diyor. “Sadece bildiği yerlerin yabancısı olur.”

    “Belki de gelir.”

    Adam hafifçe gülümsüyor.

    “Bir şeyi anlamaya çalışıyorsun.”

    “Evet.”

    “Ne olduğunu biliyor musun?”

    “Hayır.”

    “İyi.”

    “İyi mi?”

    “Çünkü bildiğini düşünenler genelde yanlış şeyi bilirler.”

    Pencereden dışarı bakıyorum. Sokakta kimseler yok. Dışarıda rüzgâr var. Ağaçların dalları birbirine sürtünüyor. Rüzgâr kaldırım kenarındaki kağıtları sürüklüyor.

    “Burada ne kadar zamandır oturuyorsun?” diye soruyorum.

    Adam biraz düşünüyor.

    “Zaman garip bir şey.”

    “Biliyorum.”

    “Bazı günler yıllar gibi geçer. Bazı yıllar da bir gün gibi.”

    “Evet.”

    Bir süre sonra ayağa kalkıyor. Raflardan bir kitap alıp, “Okur musun?” diye soruyor.

    “Bazen.”

    Üzerinde “TUTANAMAYANLAR” yazılı bir kitabı bana uzatarak “Bu kitabı okudun mu?”  diye soruyor.

    Kapağına bakıyorum. Tanıdık geliyor ama emin değilim. Midemin içinde ince bir boşluk açılıyor.

    “Sanmıyorum.”

    “Ben de öyle düşünmüştüm.”

    “Ne demek o?”

    Adam sandalyeye geri oturuyor.

    “Bazen bir kitabı okuruz ama hatırlamayız ya da hiç okumamışızdır.”

    “Belki de yazmışızdır.” Bu son cümle havada asılı kalıyor.

    “Sen sürekli notlar mı alırsın?” diye soruyorum.

    “Bazen.”

    “Yani?”

    “Bazen gelenleri.”

    “Benim gibi mi?”

    Adam cevap vermiyor yine sessiz kalıyor.

    Masadaki deftere gözüm takılıyor. Sayfalar dolu. Yazı özenli ama estetik görünmüyor. Bir reçete gibi. Sadece şifresini bilenlerin okuyabileceği, iyileşmek için mi yoksa zehirlenmek için mi yazıldığı belirsiz bir komut dizisi… Bir süre sessizliğin ardından “Bu yazıyı kim yazdı?” diye soruyorum, duyacağı cevaptan korkan bir sesle titreyerek.

    Adam dikkatlice bana bakıyor.

    “Okuyunca anlayacaksın.” Sayfaları çevirmeye başlıyorum. İlk satırı okuduğumda kalbim kafesinden çıkacakmış gibi oldu. “Bugün yine kapıya geldi. Zili çalmadı. Bekledi. İçeriden bir ses duyunca içeri girdi…”

    “Bu…”  

    “Evet.”

    “Bu az önce olan şey!”

    “Evet.”

    “Bunu ne zaman yazdın?”

    “Bir süre önce.”

    “Nasıl yani?”

    “Bazı şeyler yaşanmadan önce de yazılabilir,” diyor sinir bozucu bir sakinlikle. Ellerim terliyor. Kulaklarımdaki çınlama şakaklarıma kadar yayılıyor.

    Defteri kapatıyorum.

    “Bu saçma.”

    “Olabilir.”

    “Beni tanıyor musun?”

    Adam bana uzun uzun bakıyor. Akreple yelkovan da.

    “Bazen.”

    “Bazen mi?”

    “Bazen çok iyi.”

    “Bazen?”

    “Bazen hiç.”

    Şaşkınlıkla ayağa kalkıyorum. Evin içinde dolaşmaya başlıyorum. Koridorda bir ayna var. Baktım. Yüzümde tuhaf bir ifade. Tik, tak…

    “Burada yalnız mı yaşıyorsun?” diye seslendim.

    “Genelde.”

    “Genelde mi?”

    “Bazen biri gelir.”

    “Benim gibi.”

    “Evet.”

    “Onlar da zile basmaz mı?”

    Adam mutfaktan seslendi. “Hiçbiri basmaz.”

    Bu cevap beni huzursuz etti. Geri döndüm.

    “Başka kimler geliyor?”

    Adam omuz silkti. “İsimleri pek önemli değil.”

    “Yüzlerini hatırlıyor musun?”

    “Bazılarını.”

    “Ben onlardan birine benziyor muyum?”

    Dikkatle baktı. Sonra yavaşça başını salladı. “Biraz.”

    “Ne kadar?”

    “Oldukça.”

    Masaya geri döndüm. Oturdum. “Garip bir şey söyleyeceğim,”

    “Dinliyorum,” dedi.

    “Bu ev bana tanıdık geliyor.”

    Adam hiç şaşırmadı. “Burası birçok kişiye tanıdık gelir.”

    “Niye?”

    “Belki bazı yerler insanları bekler.”

    “Evler insanları beklemez.”

    “Bazıları bekler.”

    Masadaki defterin kapağını tekrar açtım. Sayfaları çevirdim. Her sayfada kısa kısa notlar vardı.

    “Bugün geldi. Kapıyı çalmadı. Pencereye uzun süre baktı. Bir şey sormak istedi ama vazgeçti.”

    Sayfaları okudukça bir şey fark ettim ki, notlar birbirine çok benziyordu. Sanki aynı kişi defalarca gelmişti.

    “Bu sayfalar…” dedim.

    “Evet?”

    “Bunların çoğu aynı şeyi anlatıyor.”

    “Doğru.”

    “Niye?”

    Adam bana baktı. “Çünkü gelen kişi hep benzer şeyler yapıyor.”

    “Benzer mi?”

    “Evet.”

    “Kim o?”

    Yine sessizlik.

    Defteri kapatıp ayağa kalktım. “Sanırım gitmem gerekiyor.”

    Adam başını salladı. “Hep aynı şey.”

    Kapıya doğru yürürken birden durdum. “Bir şey soracağım.”

    “Sor.”

    “Ben buraya tekrar gelecek miyim?”

    Gülümsedi. “Muhtemelen,” dedi.

    “Ne zaman?”

    “Bazen yarın.”

    “Bazen?”

    “Daha önceleri.”

    Kapıyı açıyorum. Koridor çok sessiz.  

    Tam çıkacakken arkamdan sesleniyor. “Bir dakika.”

    Döndüm.

    “Elini gösterir misin?” dedi.

    Elimi kaldırdım. Bir süre dikkatle inceledi.

    “İlginç,” diyor.

    “Ne?”

    “Tam hatırladığım gibi.”

    “Elimde ne var?”

    “Bir çizik.”

    Elime bakıyorum. İnce bir yara izi.

    “Nasıl oldu bu?” diye soruyorum.

    Adam düşündü. Omuz silkti.

    “Hatırlamıyor musun?”

    “Hayır.”

    “Ben de tam hatırlamıyorum.”

    Koridora çıkıyorum. Tam kapıyı kapatacakken, “Bir dahaki gelişinde yine zile basmayacaksın,” dedi.

    “Belki gelmem.”

    Adam gülümsedi. “Gelirsin.”

    Bu sırada garip bir düşünce geldi aklıma.  Adamın yüzü, yazısı ve o defter…

    Merdivenlerden indim. Sokağa çıktığımda hava biraz kararmıştı. Yürümeye başladım. Elimi cebime soktuğumda parmaklarımın arasında soğuk, metalik bir his vardı. Küçük bir anahtar. Daha önce görmediğime eminim. Anahtarın üzerindeki etiketi görünce durdum.  Etikette bir isim yazıyordu. Tek bir kelime, bir isim.

    İsim.

    Benim ismim.

    Yavaşça başımı kaldırdım. Apartmana bakıyorum. Yukarıdaki pencere açık. Adam pencerenin önünde duruyor. Bana bakıyordu.

    Bir an için elini kaldırıyor. Refleksle ben de kaldırıyorum.

    Tam o anda tuhaf bir şey fark ediyorum.

    Elimizi kaldırma şeklimiz aynı. Başımızı yana eğişimiz. Dururken sağ ayağımı biraz geriye çekmem. Omuzlarımızın duruşu. Hepsi.

    Penceredeki adam gülümsüyor. Sonra perdeyi kapatıyor.

    Bir süre daha apartmana baktım. Sonra yürümeye devam ettim. Ama birkaç adım sonra aklıma bir şey daha geliyor.  Az önce içerideki masada duran defter.

    Sayfanın altındaki imza. O an dikkat etmemiştim ama şimdi hatırlıyordum.

    O imza…


    Belgin Ulutay, 20 yılı aşkın süredir çeşitli sektörlerde orta düzey yönetici olarak görev yaptı. Yazmaya ve seslendirmeye şiir ile başladı, çeşitli eğitimlerin ardından edebiyat yolculuğunu öyküler ile devam ettiriyor. Tiyatro, seslendirme, kitaplar, seyahatler ve yazı ile kendine bir dünya kuran Ulutay’ın bir çok kollektif kitapta öyküleri yayımlanmıştır.

    LİSTEYİ GÖR
    belgin ulutay suaremag yazar

    Related Posts

    Ayın Filmleri: EKİM AYINDA NE İZLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Filmleri

    Ayın Şarkıları: EKİM AYINDA NE DİNLEYELİM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Şarkıları

    Ayın Kitapları: EKİM AYINDA NE OKUYALIM?

    Ekim 1, 2026 Ayın Kitapları

    SuareMag Ekim 2026

    Ekim 1, 2026 Manşet
    Yorum Yap
    Yorum yazın Cancel Reply

    Yeni Eklenenler

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026 Edebiyat

    Yazar Tuba Ayşe Özgür’ün, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz’ün fotoğraflarıyla yer aldığı yeni kitabı Kırık Yansımalar üzerine İstanbul…

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    2026 Nobel Edebiyat Ödülü Anne Carson’a verildi

    Ekim 8, 2026
    Sosyal Medya'da Biz
    • Facebook
    • Twitter
    • Instagram
    • YouTube
    Bu Haberleri Kaçırmayın

    SAYIM ÇINAR İLE KÜLTÜR SANAT DÜNYASI – Haziran 2025

    Haziran 24, 2025 KÜLTÜR - SANAT

    Herkes için kuantum!

    Ocak 9, 2026 BURAK SOYER

    Weapons: İzleyicisini duygusal ve zihinsel olarak zorlayan bir korku filmi

    Ekim 11, 2025 Alperhan Benlioğlu
    Hakkımızda
    Hakkımızda

    Film, kitap, sanat, hayat ve daha fazlası için haber, röportaj, makale, podcast, güncel bilgiler içeren e-dergi.

    Email : editor@suaredergi.com.tr

    Künye

    Son Eklenen Yazılar

    Kırık Yansımalar, İstanbul Concept’te edebiyat ve fotoğrafı buluşturdu

    Ekim 11, 2026

    Arjantin sinemasından Lütfi Ö. Akad’a: Sinematek’in yeni sezonunda neler var?

    Ekim 9, 2026

    2026 Uluslararası Booker Ödülü’nün Kazananı “Tayvan Seyahatnamesi” Türkçede!

    Ekim 9, 2026

    Haber Bülteni

    Haber Bültenimize Abone Olun

    X (Twitter) Instagram Facebook
    © 2026 Tüm Hakları Saklıdır. Do Medya & Ekipbizz İçerik İşbirliğiyle hazırlanmaktadır.

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.